Ücretsiz Müze Günleri ve Sanatçı Atölyeleri

Kasım 4, 2011 by  
Filed under Duyurular, Müzeler, Sanat, Sanatsal Etkinlikler

İstanbul Modern, “Sizin Perşembeniz Ücretsiz Müze Günleri”ni Tepe İnşaat’ın Narkule projesi sponsorluğunda gerçekleştiriyor. Sanatı her kesimden ziyaretçinin yaşamının bir parçası yapmak amacıyla İstanbul Modern, her Perşembe saat 10.00-20.00 arasında, özel programlarla ve ücretsiz olarak kapılarını tüm ziyaretçilere açıyor.

Yetişkinler için hazırlanan “Sizin Perşembeniz Sanatçı Atölyeleri” ise yine Tepe İnşaat’ın Narkule projesi sponsorluğunda ayda bir kez düzenleniyor. Sanatçılarla katılımcıları bir araya getiren bu etkinlik dizisi, kasım ve mayıs ayları arasında gerçekleşiyor.“Sizin Perşembeniz Sanatçı Atölyeleri”, farklı sanatçıların uygulayacağı, yetişkinlere yönelik sekiz atölye çalışmasını içeriyor.

“Sizin Perşembeniz Sanatçı Atölyeleri” etkinliklerinde Seyhun Topuz, Hüsamettin Koçan, Merih Akoğul, Taldans, Meriç Hızal, Mürüvvet Türkyılmaz, Mustafa Pancar ve Ramazan Bayrakoğlu atölyeleri yer alıyor. Sanatçıların yaratım süreçlerini ve sanatsal deneyimlerini katılımcılarla paylaştıkları atölye çalışmaları, kısa söyleşi ve uygulamalarından oluşuyor. İstanbul Modern, bu etkinliklerle ziyaretçilerini hem müzeyi, yapıtlarını ve sanatsal üretim süreçlerini keşfetmeye hem de sanatçıları tanıyıp onlarla birlikte üreterek zengin deneyimler kazanmaya davet ediyor.

“Sizin Perşembeniz Sanatçı Atölyeleri” kapsamında;

17 Kasım 2011’de Seyhun Topuz,

24 Kasım 2011’da Hüsamettin Koçan,

15 Aralık 2011’de Merih Akoğul,

19 Ocak 2012’de Taldans,

9 Şubat 2012’de Meriç Hızal,

8 Mart 2012’de Mürüvvet Türkyılmaz,

5 ve 12 Nisan 2012’de Mustafa Pancar,

24 Mayıs 2012 tarihinde Ramazan Bayrakoğlu atölyeleri gerçekleşiyor.

“Sizin Perşembeniz Sanatçı Atölyeleri”nde katılımcılar, Seyhun Topuz ile maketlerle biçimin, rengin, boşluk ve dengenin türlü ifade biçimlerini ve ilişkilerini sorguluyor. Hüsamettin Koçan’ın rehberliğinde akrilik kökenli farklı teknikleri deniyor. Merih Akoğul ile, sanatçının fotoğraflarındaki kentin görünen yüzünü değerlendirerek, edebi metinler hazırlıyor. Taldans atölyesinde, sanatçılarla birlikte mekan algısı, boşluk, doluluk ve bir durumun analizi üzerine doğaçlama yapıyor.  Meriç Hızal ile birlikte doğa ve zaman kavramlarından yola çıkarak heykel çalışmaları gerçekleştiriyor.  Mürüvvet Türkyılmaz’ın rehberliğinde yazılarla şekillenen desenler ve yerleştirmeler yaratıyor. Mustafa Pancar ile “ütopya” ve “distopya” kavramlarını irdeleyerek, desenler çiziyor ve çeşitli konstrüksiyonlar kuruyor. Ramazan Bayrakoğlu ile kumaşlarla sanat çalışmaları gerçekleştiriyor.

İstanbul Modern Eğitim Odası’nda 16.00-18.00 saatleri arasında düzenlenen atölyelere 20 kişi katılabiliyor. Rezervasyon ve detaylı bilgi için: 0212 334 73 41.

Seyhun Topuz Atölyesi

Eserlerinde biçim ve biçimin heykel dilindeki ifade olanaklarını araştıran Seyhun Topuz’un, İstanbul Modern koleksiyonunda yer alan eserlerinin yaratım sürecini ele alan atölye programı kısa bir söyleşi ile başlıyor. Söyleşinin ardından katılımcılar, Seyhun Topuz’un rehberliğinde hazırlayacakları maketlerle biçimin, rengin, boşluk ve dengenin türlü ifade biçimlerini ve bu kavramların birbirleriyle olan ilişkilerini sorguluyor. 

Tarih: 17 Kasım 2011, Perşembe

Saat: 16.00-18.00

Hüsamettin Koçan Atölyesi

Resimlerinde doku, renk gibi öğeleri alışılmışın dışında kullanan, sanatı algılamada yeni karşılaşma önerileri yaratan Hüsamettin Koçan’ın, farklı yaratım süreçlerini ele alan atölye programında katılımcılar kısa bir söyleşinin ardından sanatçının rehberliğinde akrilik kökenli farklı teknikleri deniyor. 

Tarih: 24 Kasım 2011, Perşembe

Saat: 16.00-18.00

Merih Akoğul Atölyesi

Fotoğraf ve alanındaki çalışmalarıyla tanınan sanatçı Merih Akoğul, gerçekleştirdiği atölye çalışmasında fotoğraf ve arasındaki ilişkiyi konu alıyor. Kentin, sanatçının fotoğraflarında görünen yüzü hakkında fotoğraf okumalarının yapıldığı atölyede, katılımcılar, inceledikleri fotoğraflardan yola çıkarak edebi metinler hazırlayarak yaratıcı yazın çalışmalarını tamamlıyorlar.   

Tarih: 15 Aralık 2011

Saat: 16.00-18.00

Taldans Atölyesi

Mustafa Kaplan ve Filiz Sızanlı tarafından 2003 yılında kurulan bir sanatçı oluşumu olan Taldans’ın atölyesinde beden ve hareket kavramlarından yola çıkan katılımcılar, sanatçılarla birlikte mekan algısı, boşluk, doluluk ve bir durumun analizi üzerine araştırma ve doğaçlama çalışmalar yapıyorlar. 

Tarih: 19 Ocak 2011

Saat: 16.00-18.00

Meriç Hızal Atölyesi

Doğa ve zaman kavramlarından yola çıkarak heykellerini ışık, gölge, yansıma gibi öğelerle oluşturan Meriç Hızal’ın atölyesi, İstanbul Modern koleksiyonunda “Her Şey Sevgiyle” ve “Değirmendere Onuruna” isimli eserlerin yaratım süreçlerine odaklanıyor. Atölye programı kısa bir söyleşi ile başlıyor. Söyleşinin ardından katılımcılar, Meriç Hızal ile birlikte doğa ve zaman kavramlarından yola çıkarak heykel çalışmaları yapıyor. 

Tarih: 9 Şubat 2011

Saat: 16.00-18.00

Mürüvvet Türkyılmaz Atölyesi

Yazı-çizim ve yerleştirmeleriyle tanınan Mürüvvet Türkyılmaz’ın atölye çalışması sözcüklerle oluşturduğu duvar desenlerinin ve yerleştirmelerinin oluşum sürecinden yola çıkarak gerçekleştiriliyor. Katılımcılar sanatçının eserleri hakkında kısa bir söyleşinin ardından Mürüvvet Türkyılmaz’ın rehberliğinde yazılarla şekillenen desenler ve yerleştirmeler yaratıyor.

Tarih: 8 Mart 2011

Saat: 16.00-18.00

Mustafa Pancar Atölyesi

Alışıldık gündelik hayat manzaralarını ve sıradan durumları ironik anlatılar etrafında kurgulayan, resimlerinde rastlantısal olarak toplanmış artık imajlarla ”alıntı”yı da sıkça kullanan Mustafa Pancar, birbirinin devamı niteliğinde iki atölye çalışması düzenliyor. Atölye çalışması sanatçının yaratım sürecine işaret eden bir tasarı ve tasarım sürecini kapsıyor. İlk uygulama günü olan 5 Nisan 2012 tarihinde Mustafa Pancar ve katılımcılar “ütopya” ve “distopya” kavramlarını irdeleyen kısa bir söyleşinin ardından, desenler çiziyor ve çeşitli konstrüksiyonlar kuruyorlar. İkinci uygulama günü olan 12 Nisan 2012 tarihinde ise atölye sürecinde üretimlerinde somutlaştırdıkları fikirleri paylaşıyorlar.

Tarih: 5 ve 12 Nisan 2011

Saat: 16.00-18.00

www.sanatlog.com

“İyilik Ağacı” ve “Bu Dünya Hepimizin”

Leave a Comment

UYGUR TİYATROSU TARAFINDAN SAHNELENMEKTE OLAN “İYİLİK AĞACI” ve “BU DÜNYA HEPİMİZİN” İSİMLİ MÜZİKLİ – DANSLI OYUNLARI; KASIM AYINDA CADDEBOSTAN KÜLTÜR MERKEZİ’NDE…

İYİLİK AĞACI:
İbiş; saf ve sevimli bir görünüme sahip ama aslında oldukça bencil ve yalancı bir çocuktur. Memiş ise; İbiş’le aynı yaşlarda, iyi niyetli ve dürüst bir çocuktur. Aynı gün, bir çocuk tiyatrosuna gitmek için yola çıkan bu iki çocuk, tanışır ve arkadaş olurlar. İbiş, hasta annesine ilaç alabilmek için satmaya götürdüğü eşeğini kaybetmiş; Memiş ise, derslerindeki başarısından dolayı anne ve babasının kendisine armağan ettiği bisikletini çaldırmıştır. İki kafadar, başlarına gelen bu kötü olaylar nedeniyle ne yapacaklarını kara kara düşünürken, “İyilik Ağacı” onlara sorunlarını halletmeleri için bir kese altın verir ve altını eşit bir şekilde paylaşmalarını ister. Fakat aç gözlü İbiş, Memiş’i kandırır ve altınların hepsini alarak kaçar. Bunun üzerine Memiş, İyilik Ağacı, Pamuk Nine, Hork ve Cork; İbiş’e bir oyun oynarlar. Yaptığının yanlış olduğunu, İbiş’in anlamasını sağlarlar. Oyun “mutlu son”la biter.

 

BU DÜNYA HEPİMİZİN:
Bu dünyada olup biten olumsuzluklara, insanların diğer insanlara ve yaşadıkları dünyaya verdikleri zararlara dayanamayan “Bilgin Dede”, kendisine bir uzay aracı yapar. Bu dünyadan uzaklaşmak, kendisine başka yaşanası bir dünya bulmak istemektedir. İsteğini torunu Duygu’ya anlattığında, Duygu “neden bu dünyadan gitmek istediğini“ dedesine sorar. 
Dedesi de anlatmaya başlar: 
İnsanların nasıl hayvanları acımasızca yok ettiğini, çöpleriyle çevreyi kirletip gürültüleriyle diğer insanları nasıl rahatsız ettiğini, gecekondulaşmayı, çarpık yapılaşmayı, ağaçların yok edilişini, çıkarlar uğruna dünyanın talan edilişini, çocukların oyun alanlarının kalmayışını, kirli sağlıksız bir dünyada hastalıkların oluştuğunu, savaşların anlamsızlığını… 
Bilgin Dede bütün bunları anlatırken, anlatılanlar sahnede canlandırılır ve Duygu canlandırılan olayların içinde bulur kendini. Duygu olaylara karşı kendince savaş vermeye çalışır ama çoğunlukla başarısız olur. Buna rağmen uzay aracıyla dünyayı terk eden dedesiyle gitmek yerine, bu dünyada kalıp olumsuzluklarla mücadele etmeye karar verir.

BİLET FİYATI: 20.- TL

Detaylı bilgi için:
Filiz SENGER: 0532.2772957 filiz@uygurcocuktiyatrosu.com
Suha UYGUR: 0532.2215312 uygursuha@gmail.com

www.facebook.com/UygurCocukTiyatrosu 
www.twitter.com/UygurCckTiyatro

Mybilet Event Info:
İyilik Ağacı: http://www.mybilet.com/eventinfo.php?eventid=9169
Bu Dünya Hepimizin: http://www.mybilet.com/eventinfo.php?eventid=7377 

www.sanatlog.com

Türkiye Dergi Fuarı Sirkeci Garı’nda!

Leave a Comment

Bu yıl Dergi Fuarının 2.si Sirkeci Tren Garında düzenlenecek. Geçen yıl Türkiye Dergi Editörleri ve Yayın Yönetmenleri Birliği () tarafından Türkiye’de bir ilk olarak düzenlenen Türkiye Dergi Fuarının ikincisi 10-14 Aralık tarihleri arasında Sirkeci Tren Garında yapılacak.

Geçen yıl Sultanahmet’te Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul şubesi olarak kullanılan Kızlarağası Medresesinde 55 derginin katıldığı , Kapanmış Dergiler Sergisi, söyleşi, panel ve oturumları ile büyük ilgi görmüştü.

Türkiye Dergi Fuarı ile ilgili detaylı bilgi almak için:

www.turkiyedergifuari.com

tel: 0505 346 01 91 

www.sanatlog.com

Bayramda Ziyaret Edilecek 3 Mekan!

Kasım 4, 2011 by  
Filed under Duyurular, Müzeler, Sanat, Sanatsal Etkinlikler

Leave a Comment

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. tarafından işletilen Yerebatan Sarnıcı, Panorama 1453 Tarih Müzesi ve Miniaturk, Kurban Bayramı’nda da kapılarını ziyaretçilerine açık tutacak. Müzelere girişte 7 yaşından küçük çocuklardan ücret alınmıyor.

Yerebatan Sarnıcı, Panorama 1453 Tarih Müzesi ve Miniaturk, sadece tarihî özellikler taşıyan birer olarak değil, çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapan kültürel mekânlar olarak da yerli ve yabancı turistlerin en çok ziyaret ettikleri arasında yer alıyor. Adeta birer ‘kültür merkezi’ gibi faaliyet gösteren bu , her yıl kendi ziyaretçi rekorlarını kırmaya devam ediyorlar. Bu üç müze de, İstanbul’a düzenlenen gezi programlarının ayrılmaz birer parçası durumunda.

Bayramın 1. günü Miniaturk 09.00’da, Panorama 1453 Tarih Müzesi 12.00’de, Yerebatan ise 13.00’te kapılarını açacak. Bayramın 2., 3. Ve 4. Günü saat 09.00’da ziyaretçi kabul etmeye başlayacak olan müzelerin kapanış saati ise 18.00’dir.

Yerebatan Sarnıcı

Tarihî Yarımada’nın ortasında bulunan Yerebatan Sarnıcı, 542 yılında Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından Büyük Saray’ın su ihtiyacını karşılamak üzere yaptırılmıştır. Suyun içinden yükselen mermer sütunlar arasındaki ihtişamından dolayı halk tarafından “Yerebatan Sarayı” olarak da anılıyor.

Yerebatan Sarnıcı, bir müze olarak hizmet vermesinin yanı sıra, ulusal ve uluslararası birçok etkinliğe ev sahipliği yapıyor.

Panorama 1453 Tarih Müzesi

Dünyadaki 30 kadar panoramik müze içerisinde “tam panoramik” özelliği taşıyan tek müze unvanını taşıyan Panorama 1453 Tarih Müzesi, 3 boyutlu panoramik görüntüsü ve ses efektleriyle gerçekçi bir etki uyandırarak, İstanbul’un fethini adeta yeniden yaşatıyor.

Ziyaretçiler, müzenin alt katındaki panoramik kısma girdiklerinde, kapalı bir mekâna girdikleri değil de, adeta açık bir alana çıktıkları duygusuna kapılıyorlar.

Miniaturk

Türkiye’nin geçmişten bugüne uzanan kültür ve medeniyet birikimini yansıtan mimarî eserlerini, sergilenen maketlerle bir araya getiren Miniaturk, “zamanın durduğu yer” olarak da nitelendiriliyor. Minyaturk’te, Türkiye ve dünyadan seçilmiş 120 mimarî eserin 1/25 oranında küçültülerek yapılmış maketleri sergileniyor.

Toplam 60 bin m2 alan üzerine kurulu olan ‘Büyük Ülkenin Küçük Modeli’ Miniaturk, restoran, kafeterya, alışveriş merkezi, açık hava gösteri alanı, oyun parkı ile dev bir kompleks durumunda. 

SanatLog Haber

www.sanatlog.com