Fundo Swing Nardis’te

Funda Sezer’in vokali ve değerli caz müzisyeni arkadaşlarıyla Nardis’te sahne alacağı etkinlik, 17 Temmuz Cumartesi, saat 22:30′da…

Proje adı: Fundo Swings
Tarih: 17. Temmuz 2010, Cumartesi
Saat: 22.30
Yer: Nardis Jazz Club

Funda Sezer / vokal
Baki Duyarlar / piyano
Kagan Yıldız / bas
Berke Özgümüş / davul

Daha once Fundolatino isimli projesiyle Nardis sahnesinde birçok defa yer alan Funda Sezer yeni projesi Fundo Swings ile bu kez caz standartlarını yorumlayacak. Randy Esen ile caz vokal, Donovan Mixon ile armoni calışan ve 2007′de Berklee School of Music Jazz Clinics’e katılan çı 4.Nardis Genç Caz Vokal yarışmasında da dereceye girmişti. Çeşitli mekan ve organizasyonlarda caz ve latin caz söyleyen çı ayrıca 19.Akbank Caz Festivali’ne de katıldı.

Daha ayrıntılı bilgi için: Funda Sezer, 0532-384 7544 – 532-740 1218, Nardis Caz Klübü: 0212-244 6327, kuledibi sok no:14
fundas7628@yahoo.co.uk

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

Üçleme: Resim, Heykel, Seramik

Moda Deniiz Kulübü 6-27 Temmuz tarihleri arasında ‘Üçleme’ isimli ilginç bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Seramik çısı Şara Yazıcı, ressam İnci Öktem ve heykeltıraş Ahmet Yazıcı üç güzel ı izleyicilerle buluşturuyor.

Üç çı bir sergide bir araya geliyor. Seramik çısı Şara Yazıcı, ressam İnci Öktem, heykeltıraş Ahmet Yazıcı’nın, Moda Deniz Kulübü’nde açtıkları ‘Üçleme’ isimli sergileri 6-27 Temmuz tarihleri arasında izlenebilir.

‘Üçleme’ hem üç dalının bir araya getirilmesinden dolayı hem de Şara-Ahmet Yazıcı kardeşler ve Ahmet Yazıcı’nın ressam eşi İnci Öktem’in buluşmasından kaynaklanıyor.

İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Dekoratif Sanatlar Bölümü Seramik Atölyesinden , Pröfesör Sadi Diren’in öğrencisi olarak 1968 yılında mezun olan, Şara Yazıcı’nın sergide kırk yılı aşkın yaşamındaki eserlerinden bir seçki yer alıyor. ‘El Değmemiş Doğa’ ismini verdiği çalışmalarında büyük panoların yanı sıra objeler de dikkat çekiyor.

1971 yılında Devlet Güzel Sanatlar akademisi ‘Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesi’nden mezun olan İnci Öktem bu sergide ‘viski’ ve ‘deniz’ resimleriyle yer alıyor. Viski resimlerinde çı renk ve formlarla öyküler (viski hikayeleri) anlatıyor. Ancak bunların anlaşılmasını değerlendirilmesini izleyicinin fantezisine ve hayal dünyasına bırakıyor. Tabiat konulu resimlerinde ise çı gözlemlediği doğayı renk ve ışık dengesi kurarak tualine yansıtıyor. Denizleri ruh haline bağlı olarak kimi zaman coşkulu ve dalgalı, kimi zamansa sakin ve dingin.

Asıl mesleği metalurji mühendisliği olan Ahmet Yazıcı ise, çalışmalarına hayatının geç bir evresinde başladı. Ağaçtan heykel yapmayı seçmesindeki en büyük etken, yontuya renk dünyasının sonsuz güzelliğini de katabilmek olduğunu söylüyor. Heykellerini ‘duvar panoları’ ve ‘iç mekan masa üstü’ heykelleri olarak iki ana grupta tasarlıyor ve yontuyor.

Adres: Moda Caddesi Ferit Tek Sk. No:1 81300 Moda-Kadıköy-İstanbul

Tel: 0216-346 90 72

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

Piha Kolektif Sanat “Yargı ve Hoşgörü” Konseptli Sergi Başvuru Duyurusu

Başlangıç: 21 Haziran 2010 Pazartesi, 10:30
Bitiş: 19 Temmuz 2010 Pazartesi, 18:00
Yer: PİHA KOLEKTİF
Cadde/Sokak: Caferağa Mah. Bademaltı Sok.17/B
Şehir/Kasaba: İstanbul, Turkey

Açıklama

PİHA ’ DAN ÇILARA KATILIM DUYURUSU:

çıları desteklemek ve bir araya getirmek amacı ile;

24 Temmuz – 4 Ağustos tarihleri arasında “Yargı ve Hoşgörü” konseptli;(Resim, Heykel, Cam-Seramik, Video-art, Enstalasyon) dallarında karma sergi düzenleyecektir.

SERGİYE KATILIM ŞARTLARI:

Sergiye katılmak isteyen çılar, özgeçmişleri ve sergilemek istedikleri eserlerin fotoğraflarını, teknik özellikleri ile (Eserin adı, ebatları, yapım yılı gibi) ve iletişim bilgilerini (Adres, e-mail ve telefonlarını mutlaka) pihakolektifsanatlar@gmail.com adresine göndermelidir. Fotoğraflar JPG formatında olmalıdır.

Eserlerin boyutları, eni 50 cm- boyu 150 cm’yi geçmeyecek şekilde olmalıdır. Verilen ebatlarda çalışması olmayan çıların da detaylı bilgi için iletişime geçmesi rica olunur.

Kokteyl, Afiş, Davetiye, Basın ı PİHA ’ aittir.
Satışlardan %20 komisyon alınmaktadır.
Eser başına 50 TL katılım ücreti alınmaktadır.
Nakliye sırasında eserlerde oluşabilecek hasardan galeri sorumlu değildir. Eserlerin galeriye teslimi yapıldıktan sonraki sorumluluğu Piha ’a ait olacaktır.

Eserler sergi bitiş tarihinden sonra en geç beş iş günü içerisinde sahiplerine elden ya da kargo ile iade edilecektir.

Sergiye katılmak isteyen çıların en geç;

19 Temmuz 2010 tarihine kadar pihakolektifsanatlar@gmail.com adresine bilgilerini göndermesi, ya da; 0536 254 84 24 No’lu telefonlardan Didem Hazinedar ile (11.00 – 19.00 saatleri arasında) iletişime geçmesi gerekmektedir.

çılar eserlerini en geç 22 Temmuz 2010 tarihinde; Caferağa Mah. Bademaltı Sok. 17/B Kadıköy/Moda- İstanbul, adresine elden ya da kargo ile ulaştırması gerekmektedir.
Kargo ücretleri çıya aittir.
Kargo ile yollanan eserlerin yanında çıya ait iletişim bilgileri ve katılım ücreti ile ilgili banka dekontlarının gönderilmesi gerekmektedir!
İnternet sitemiz güncellenmektedir, etkinliklerimiz sitemizde yayınlanacaktır

Adres:
Piha Kolektif
Caferağa Mah. Bademaltı Sok. 17/B
Kadıköy/Moda- İstanbul

TEL: 0216 337 1513

Didem Hazinedar
GSM : 0536 254 8424
pihakolektifsanatlar@gmail.com

Sergiye katılacak çılar, katılacakları eser miktarı ile orantılı olarak aşağıdaki banka hesabına katılım ücretlerini 22 Temmuz 2010 tarihine kadar yatırmalıdırlar.

TÜRK LİRASI BANKA HESABI – TL
Banka adı: : Garanti Bankası
Şubesi: : Moda
Hesap Numarası : 124 / 6685804
Hesap sahibi: : Funda Seher KARADAĞ
Swift code, IBAN : TR12 0006 2000 1240 0006 6858 04

Adres: : PİHA KOLEKTİF
Caferağa Mah. Bademaltı Sk. 17/B Moda /Kadıköy –İST

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

Ayaz Dergisi’nin 4. Sayısı Raflarda…

5 Temmuz 2010 Yazan: admin  
Kategori: Dergi & Fanzin, Duyurular, Edebiyat, Sanat

İMTİHANIMIZDIR MUTSUZLUĞUMUZ!

4. sayısında Ayaz, mutluluğu sayfalarına taşıyor. Mutsuzluğa neden olan şeyleri göz önüne serip mutluluğun ne olduğunu sorguluyor. Üstelik bu işi sokaklara düşüp insanları yollarından çevirerek yapıyor ve soruyor? Mutluluk nedir? Mutlu musunuz?

Sayfalarında, misafir yazarların da mutluluk arayışları sürüyor. “Dünyevi olan her şey insanın mutluluğuna ortak olmaya çalışır.” diyen, Fatih Mehmet Mirza, mutluluğun arzulanan bir değer olup olmadığını tartışıyor.

Muhammed Tahir, “Tanrı Olsa Mutlu Olur mu?” diyerek meydan okuyor ve cevap veriyor: “Tanrı olmak sadece mutlu olmak değildir. Benim tanrım merhamet eder, acır, öfkelenir, intikam alır. Haz ve lezzet tanrısal mıdır? Habire tanrı olmaya çalışanlara demeli; tanrı kan ve ter içerek yaşamaz.” Ahmet Yüksel Özemre, Rumeysa Bakkal’ın kaleminden, misafir oluyor, Ayaz sayfalarına.

M. Ertuğrul Evyapar ve Gürhan Bıyıklı, Ayaz dergisinin ilk şiirlerinin şairleri oluyor.

Ahmet Yusuf Kuyucu, “Şizofren Duası”yla, Abdullah Başaran, “Bir Murat Hikâyesi”yle konuk oluyorlar, dördüncü Ayaz’a.

Kültür- köşesinde, bir devrimciyi konuk ediyor, Medine Batkitar, V For Vendetta ile… Le Semercande kitabıyla, Esra Keklik: “Yaşam içinde yaşamı, aşk içinde aşkı, zaman içinde zamanı keşfediyor.” Farid Farjad, Sema Yılmaz’ın kaleminden, Ayaz’a konuk oluyor.

AyazKafe bu sayıda, İstanbul’da kuruluyor ve kahve’ye Bülent Parlak’ı davet ediyor.

“Bilinmelidir ki Sivas, bir mekânı, bir beldeyi ya da bir şehri görmenin çok ötesinde bir yar-i diyara, bir mekân-ı muhabbete kavuşmak demektir.” diyor, “Sivas Elleri” yazısında İmran Biçer ve sizi, Sivas’ı bilinmeyen yönleriyle gezmek ve tanımak üzere bir yolculuğa çıkarıyor.

Aslıhan Koçer, “Keşke yeniden”le çocukluğunu özlüyor. Esra Abaoğlu “Bir El-Kaide Kaçkınının Namaz Kılma Serencamları” yazısıyla sosyal yaşam alanlarındaki mescitsizliğe savaş açıyor. F. Betül Yıldız, heyecan dolu, tarih kokulu bir yazı kaleme alıyor: “Yeni Yetmelere Dedelerinden Hatıra: ASKERİ DERBELER”. Esma Uygun, “Yaşamın yönü”ne şaşırıyor. İmran Biçer, “Uyarsız Uyarlama Diziler”le RTÜK’e ders veriyor.

Uzun lafın kısası, 2009 yılının İlkbahar mevsimde, yayın hayatına “merhaba” diyen AYAZ; bir yılı geride bırakmanın huzuruyla ve olgunluğuyla karşında, peki ya sen neredesin okur?

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

Bireylikler’in 33. Sayısı Çıkıyor…

25 Haziran 2010 Yazan: admin  
Kategori: Deneme, Dergi & Fanzin, Duyurular, Edebiyat, Eleştiri, Sanat, Siir

Feodalizm erkektir, tecavüz eder!

“Feodalizm erkektir, erildir, insana bütün varlığını sarsacak denli tecavüz eder. Bundan büyük bir zevk duyar. Üzerinde iktidar eyledikleri kadınlar, çocuklar, yoksullar, mağdurlar ve ötekileştirilenlerdir hep. Feodalizm erkekler aracılığıyla insana, en çok da çocuğa ve kadına tecavüz eder ve bu tecavüzün mağdurlarının, kendi koyduğu/ürettiği toplumsallık normlarına göre de utanç duymasını ve yaşadığı travmanın acısını bir sır gibi saklamasını sağlar. Bu yapısıyla feodalizm, en çok kadınlara ve çocuklara düşmandır. Onların kanı ile beslenir ve semirir, böylece müstakbel gelecekteki yeni mağdurları için kendinde güç bulur.”

Yeraltı politizmini ve yıkıcılığını geri çağırıyor!

“Yerüstünde/yeraltında oluşturulan başta ürettiği politizmin ve politik şiddetin dışına düşmüştür. Hatta bu bağlamda ürettiği bir politiklik yoktur. Buysa ancak dünyaya dönük uzlaşmalı bir karşıtlıkla açıklanabilir. Yeraltı ı başta altını çizdiğimiz gibi kültür endüstrinin alanına girmiş, kapitalist dünyada politikliğinden ve şiddetinden kurtulmuş, “alternatif” hayat önerilerine dâhil olmuştur. Bunun edebi karşılığının da benzer akıbeti paylaşması anlaşılır bir şeydir. Anarşizmlerle ilişki kurmuş yazarların estetizmi öne çıkaran apolitik tavrı da bunu besleyen başka bir durum olmuştur.

Yeraltının yine anti/estetik tavrına dönmek ve bütün iktidar ilişkilerini reddetmek dışında başka seçeneği yoktur. Yeraltına sızan düzen geldiği dünyaya gerisin geri gönderilmelidir. Yeraltı politizmini ve yıkıcılığını geri çağırmalıdır!”

Bireylikler’in 33. Sayısını;

*kendi düzeninden kaçan, kendi düzenine direnen şiir-ahmet oktay

*ardımızdan gelen cehennem-sessiz ölüm-katiller iş başına- insan yaşadıkça arınmıyor-ertuğrul meşe

*feodalizm erkektir, tecavüz eder!-ertuğrul meşe

*üzgünümmetinağbi-gökhantanergünsan

*şiddetin normalliği ve feodalizm!

*rahim-aynada bugün- murat serkek zor

*gözden çıkarılabilecek bedenler-handan çağlayan

*katresiyle-demirbaş-serkan sönmezgil

*feodalite ve kadın hakkında birkaç şey-sevim korkmaz dinç

*bir çırpıda vertigo-osman olmuş

*dünden bugüne devlet faşizminin teşhir mekanı olarak kızılay meydanı-ali toprak

*it is it-gizem malkoç

*kurtçuk-erbil çare

*aşk bitti-volkan şenkal

*yeraltına sızan düzen!

*ben öpeyim- barış yüce

*aşk, cevaptır-reha yünlüel

*dadaizmemetalkaşıksokulmaz-büşrakurtar

*dip sarnıç

*kaynaktaki kısa düğümün aslıdır- ismail aslan

*ölümcül dişi ve erotizm – hakan bilge

*avramhayalim-gizem okulu

*kema safa güntekin’le görüşme

*babalar ve oğlan çocukları-yağmursargın

*git artık! bizi martılarla asfalta gömecekler-semih yıldız

*en son fotoğrafta kaldı- musa yazıcı

*bar duvarları-hurşit gara

*tepe sarnıç

*hal ve gidiş-ahmet çakmak

*adam hikayesizliği-nihan gezeroğlu

*“eski mahrem”-mehmet muharrem tekin

*bireysel milas ansiklopedisi

*kadınlar-can semercioğlu

*iki yüzlü yarım gece-ömür acemi

*-subjektif mutasyon-alper volkan dikyar

*jose’nin parmağı kesildi- aynur dursun

*devlet/baba otoritesi ve aşk-kıvılcım giritli

*yanlış taktikler-kerim akbaş

*maya ve ikinci randevu-tayfungerz

*kendini kanatan halim şafak- hakkı çınar

*ş-ufuk uyumaz

*kara gökyüzü-sezer arslan

*dip oda

*bira ve şiir- çeviri ali toprak

*kitap rafı

*morfin etkisi-küçük iskender

resimler: mehmet muharrem tekin. fotoğraflar: merve masar, mehmet nergiz, melahat şanlıdağ

başlıklı şiir, öykü, görüşme, yazı, fotoğraf ve resimler oluşturdu.

bireylikler’i istanbul’da beyoğlu ve kadıköy mephisto’da, seyhan ’te, nazım kültür’de; ankara’da imge kitabevi ve kurgu kültür merkezinde; izmir’de yakın (alsancak), pan (karşıyaka); kayseri’de onur ve tunç kitabevinde bulabilirsiniz. eğer bulamıyorsanız abone olmanızı öneririz. sayısı: 5 tl. yıllık katkı payı: 30 tl. posta çeki no: halim şanlıdağ 692233 yazışma; p.k. 271 38002 kayseri, bireylikler@yahoo.com, bireylikler@gmail.com, bireylikler@hotmail.com. isteyen herkese örnek sayı gönderilir.

“eylül’de emin’i yazmak dışında ne yapacağımıza ilişkin pek bir düşüncemiz yok. en azından alınmış kararımız yok. dünya bize yazdıracak, tartıştıracak bir şeyler nasılsa bulur gönderir. hiç kuşkunuz olmasın. dostlukla.”

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

Sonraki Sayfa »