Anasayfa / Sinema / Klasik Filmler

Klasik Filmler

Edebiyattan Beyazperdeye Koyu Kırmızı Bir Tabu: Ensest

Charles François Jalabeat, Antigone Leads Oedipus Out of Thebes (1849)

“Her öyküde arzu ile yasa çatışır ki öykünün temelini de bu çatışma oluşturur.” (A.J. Greimas, Semantique Structurale) Nasıl ki edebiyat kutsal kitaplardan, mit, efsane ve söylencelerden esinlenmişse, sinema da edebiyattan beslenerek “kutsal” olanı yeniden üretmiş, kendini kutsalın arketipi üzerine var etmiştir. Sinemanın göstereni edebiyat ise edebiyatın sürekli yararlandığı kutsal da ...

Devamı »

We Were Strangers (1949, John Huston)

john-huston-filmleri-sanatlog

John Huston’ın 1940’lı yıllarda çektiği kara filmlerden biridir We Were Strangers (1949). Huston mücadeleci, kararlı, yazgısını avcunun içine almak arzusundaki serüven ruhlu portreler çizmiştir. Sinemasını tek sözcük özetleyebilir düşüncesindeyim: mücadele. We Were Strangers da kuşkusuz böyle bir filmdir. Bu kez mücadele alanı Küba dolayları. Artık tesadüf müdür, bilinçaltından süzülüp gelen ...

Devamı »

Kuşbakışı Rio Bravo (1959, Howard Hawks)

rio-bravo-howard-hawks

Howard Hawks’ın filmlerindeki erkek karakterlerin cinsel belirsizliği dikkat çekicidir. Yönetmenin en ünlü western filmlerinden Rio Bravo’da (1959, Kahramanlar Şehri) kasaba şerifi John T. Chance (John Wayne) güzel ve alımlı bir kadın olan Feathers’ı (Angie Dickinson) defalarca reddeder. Niçin? Dekor, kasabayı acımasız bir çetenin tahrikkâr reisi ve onun tehditkâr kiralık haydutlarının ...

Devamı »

Tarkovsky’nin Aynasındaki Şiir: Zerkalo

zerkalo-andrei-tarkovsky

“Sinema, insanlığa hiçbir şey öğretemez, çünkü insanlık, hiçbir şey öğrenemeyeceğini, son dört bin yılda yeteri kadar ispatlamıştır…” –Andrei Tarkovsky “Kötülük ne kadar artarsa güzeli yaratma nedeni de bir o kadar artacak. Şüphesiz daha güç olacak, ama daha da gerekli.” –Andrei Tarkovsky İsveçli yönetmen Ingmar Bergman’a göre Andrei Tarkovsky, sinema yönetmenlerinin en ...

Devamı »

Yeni sinema dergisi SİNE K raflarda

sine-k-sinema-dergisi-1-sayi

Türkiye yeni bir sinema dergisine merhaba diyor. SİNE K adıyla okurlarıyla bulaşacak sine-teori dergisinin ilk sayısı raflardaki yerini aldı. İki ayda bir çıkacak derginin ilk sayısının dosya konusu “Yol Filmleri”. Derginin Genel Yayın Yönetmeni  Olcay Bağır, yazdığı editör yazısında Sokrates’in savunmasına atıfta bulunarak şunları söylüyor: “Sokrates savunmasında, ‘Ben Tanrı tarafından bu devlete ...

Devamı »

Viridiana (1961, Luis Bunuel)

klasik-filmler-viridiana-silvia-pinal

Viridiana (1961), Luis Bunuel’in dini, din kodamanlarını, burjuvazinin ahlak mastürbasyonunu ifşa edip irdeleyen bir filmidir. Viridiana (Silvia Pinal) rahibe olmak üzere olan bir genç kadındır. Rahibe olmadan önce hayatta kalan tek akrabasını -eniştesini- başrahibenin ısrarlarıyla ziyarete gider. Viridiana’nın eniştesi Don Jaime (Fernando Rey) bir şatoda yaşamaktadır. Şatonun içinin ilk gösterildiği ...

Devamı »

Bergman’ın Adası

ingmar-bergman-3-dokumentarer-om-film-teater-fro-och-livet-av-marie-nyrerod

Marie Nyreröd’ün 2004 yılında çektiği Ingmar Bergman belgeseli. Orijinal adı: Bergman och filmen Bergman och teatern Bergman och Fårö. Üç bölümdür: Bergman ve Fårö, Bergman ve Sinema, Bergman ve Tiyatro. 2004 yapımı, İsveç televizyonu için çekilmiş, 3 saate yakın, hayli bilgilendirici bir çalışma. Bergman’ın Fårö Adası’ndaki, yalnız yaşadığı evinde, bir ...

Devamı »

Kuşbakışı Burjuvazinin Gizemli Çekiciliği (1972, Luis Bunuel)

burjuvazinin-gizemli-cekiciligi

Burjuvazinin Maskesi Luis Bunuel’in sürrealist ressam Salvador Dali ile birlikte kotardığı Endülüs Köpeği (1929, Un chien andalou) ve Altın Çağ (1930, L’âge d’or) sürrealist sinemanın ataları. Böylelikle Bunuel de sinemada sürrealizmin kurucusu olarak selamlanabilir. Üstat ne acıdır ki Dali’nin, kendisini Amerikan hükümetine jurnallemesiyle kara listeye alındı ve Amerika’yı terk etmek ...

Devamı »

Yaşamın Eşiğinde (1958, Ingmar Bergman)

ingmar-bergman-filmleri

“Korkunç bir şey. Yaşamın kendisi ölmüş sanki. Sanki hiçbir şey doğmayacak bir daha.” Erkek arkadaşının hamile bıraktığı, çocuğunu doğurmakla doğurmamak arasında kalan Hjördis Petterson’un (Bibi Andersson) sözleridir bunlar. Hastanedeki oda arkadaşı Stina Andersson’un (Eva Dahlbeck) çok istediği bebeğinin ölü doğması neticesinde kısa dalgalı bir şok geçirir genç kadın ve olasılıkla ...

Devamı »

Le silence de la mer (1949, Jean-Pierre Melville)

le-silence-de-la-mer-1949-jean-pierre-melville-sanatlog-sinema

Direniş ve Estetiği: Le silence de la mer Jean-Pierre Melville’in kariyerinin ilk filmi Le silence de la mer (1949, Denizin Sessizliği), II. Dünya Savaşı sırasında yaşlı bir Fransız adam (bundan sonraki kısımda Amca olarak anılacaktır) ve yeğeninin, Alman General Wernervon Ebrennac’ın (Howard Vernon) geçici olarak evlerine yerleşip onlarla birlikte yaşamaya ...

Devamı »

Teorema (1968, Pier Paolo Pasolini)

pasolini-teorema-1968-sanatlog-sinema

Zihindeki dengesizlik, Piaget tarafından, “karşılaştığımız bir durum ya da nesnenin zihnimizdeki şemalara uymaması” şeklinde tanımlanmıştır. Karşılaştığımız durum, nesne ve olguları kategorize (şematize) ederek işleyen beyin, yeni durumları da bu şemalara dâhil ederek yoluna devam eder. Ancak bazen öyle şeylerle karşılaşır ki, bu durum ya da nesne zihindeki hiçbir şemaya uymaz ...

Devamı »

Ta kokkina fanaria (1963, Vasilis Georgiadis)

ta-kokkina-fanaria-1963

Yunan yönetmen Vasilis Georgiadis’in 1963 yılında çektiği mükemmel bir melodram Ta kokkina fanaria (Kırmızı Fener). Kara film tarzında kotarılmış bir mücevherdir de denebilir. Bu filmi de kara filmlere duyduğum derin sevgiden ötürü keşfettim diyebilirim. Uzun süredir 50’li ve 60’lı yıllardan yaptığım kazı çalışmaları yine parlak bir sonuç verdi; çünkü enfes ...

Devamı »

Tozlanmış Benlikler: Hitchcock’un Ölüm Kararı

alfred-hitchcock-rope-sanatlog-sinema

“Sarışınlar çok iyi kurban olurlar. Kanlı ayak izlerini gösteren bakir kar gibiler.” –Alfred Hitchcock “Ben tür yönetmeniyim. Sindrella’yı film yapsam, insanlar at arabasında ceset ararlar.” –Alfred Hitchcock Cinayet ve gerilim türlerinin kült yönetmeni Alfred Hitchcock, ‘Gerilim Ustası’ (Master of Suspence) lakabını kazanma yolunda birçok farklı temayı filmlerinde işledi. Ele aldığı ...

Devamı »

Sunset Blvd. (1950, Billy Wilder)

sunset-bulvari-filmi-billy-wilder-sanatlog-com-sinema

Sunset Boulevard (1950, Sunset Bulvarı) şaşaalı Hollywood endüstrisinin acımasız iç yüzünü ve sesli döneme geçişle sönüp giden yıldızların kaybolan şöhretlerini, trajik düşüşlerini göstermekle kalmayıp aynı zamanda narsist bir eski yıldızın hayata, yarattığı sahte benlikle ve egolarıyla tutunmaya çalışmasını anlatmaktadır. Film her zaman havuzlu bir evi olmasını isteyen genç senarist Joe ...

Devamı »

Feminist Filmlerde Sınır İhlali

feminist-sinema-ve-film-teorisi-sanatlog

Anneke Smelik’in feminist sinemaya ve film teorisine, dişil öznelliğin temsili içinden baktığı kitabının temelleri, 1978’de ilk kez feminist bir film seyrettiğinde atılır. Benliğinde iz bırakacak denli derinden sarsan, onu feminist bir seyirci olarak kuran bu film, Margarethe von Trotta’nın Christa Klages’in İkinci Uyanışı’dır. Filmlerinde mutlaka iki kadın kahramana yer vererek ...

Devamı »