SanatLog yazılarına abone olunYazılar RSSSanatLogYorumlar RSS

Santralistanbul Çocuk ve Genç Kış Atölyeleri 29 Ekim’de Başlıyor!

, genç ve aileler santralistanbul’da her zaman keşfedecekleri bir şeyler bulur!

Merak ve heyecanınızı besleyen, birikim ve paylaşımlarınızı artıran Kış Atölyeleri için kültür, , eğitim ve eğlence merkezi olan santralistanbul’da buluşuyoruz.

29 Ekim 2011 – 15 Ocak 2012

santralistanbul’un içeriği ve mimarisine paralel olarak geliştirilen santralistanbul’a özgün atölyelerde, çocuklar keşfediyor, yaratıyor ve yeni deneyimler kazanıyorlar. Gençler, heyecan duydukları veya hiç bilmedikleri bir konuda kendilerini geliştiriyor, ilham alıyor, birikim ediniyor ve sosyal becerilerini geliştiriyorlar. Ebeveynler ise isterlerse çocuklarıyla beraber atölyelere katılıyor veya sadece santralistanbul’un sunduğu birbirinden farklı içeriklerin tadını çıkarıyor…

Çocuk Atölyeleri

“Bilim”, “sanat”, “teknoloji” temaları altında 31 ayrı başlık ve 70’in üzerinde atölyeyle gerçekleşen programa, bu dönem yepyeni bir tema eklendi; “ekoloji”.

Bu kış, çocuklar elektrik santralları kuruyor, kendi yaptıkları elektrik devrelerinden oluşan bilmeceleri çözüyor, gürültücü robotlar tasarlayıp üretiyor, ışık ve gölgeler ile bir yaratım süreci yaşıyor, kendi kameralarını üretiyor, yılbaşı çikolatalarını yapıyor ve Picasso’yu keşfediyorlar.

Genç Atölyeleri

Gençler, ilham alacakları, heyecanlanacakları atölyelerde buluşuyor. “Dijital Fotoğraf”, “Bilgisayarla Müzik”, “Çizgi Roman” ve “Hikaye Fotoğrafçılığı” atölyelerden sadece birkaçı.

Aile Atölyeleri

Çocukları ile birlikte öğrenme, eğlenme, paylaşma ve üretme fırsatını yakalamak isteyen aileler, “bilim”, “sanat”, “teknoloji” ve “ekoloji” temaları altında yer alan bazı “Aile Atölyeleri”ne çocuklarıyla beraber katılma imkanını buluyorlar.

Yaratıcı, keyifli, yeni deneyim ve birikimler kazanmaya yönelik zamanını değerlendirmek isteyen çocuk, genç ve aileler, hafta sonlarında santralistanbul’un benzersiz ortamında buluşuyorlar.

ASKIDA ATÖLYE

Askıda Atölye’ye yapacağınız her katkı, bu atölyelere maddi sebepler nedeni ile katılamayan çocukların/gençlerin bu etkinliklerden yararlanmasını sağlıyor. santralistanbul sizi, kendiniz, çocuğunuz ya da kurumunuz adına askıya atölyeler asmaya davet ediyor.

Çocuk ve Genç Kış Atölyeleri (29 Ekim 2011 – 15 Ocak 2012) hakkında detaylı bilgi ve katılım için:

0212 311 78 35

0212 311 77 03

info@santralatolye.com                                                                                                                www.santralatolye.com

www.sanatlog.com

“Heavy Paper - Ağır Kağıt” Sergisi

Eylül 5, 2011 by  
Filed under Duyurular, El Sanatları, Sanat, Sanatsal Etkinlikler

Leave a Comment

8 Uluslararası sanatçının eserlerinin yer aldığı “Heavy Paper - Ağır Kağıt” sergisi 12 - 30 Eylül 2011 tarihleri arasında MERKUR’de…

Denizhan Özer küratörlüğünde gerçekleşecek olan sergide Elvan Erdin, Gülin Girişmen, Maria Hinze, Maslen & Mehra, Seçkin Pirim, Dallas Seltz, Duygu Süzen, Thurle Wrighy’nin kağıt işleri ve enstalasyonları yer alıyor.

İstanbul Bienaline Paralel programlar içinde yer alan sergi, kendi kendini tahrip eden günümüz gerçeğini irdeleyip bir direnç noktası oluşturmaktadır.

“Karşıtlıklar, derin çelişkiler bilginin değişimini sağlarken, bir yandan yapıyı bozup yıkmadan yeni bir gerçeklik yaratmaya çalışmış ama yaratılan bu gerçek de kendi kendini tahrip eden bir unsur haline gelmiştir. Artık her şey sanallık içinde bir kurgudur ve kağıdın belgeci yanına ve inandırıcılığına karşı durmaktadır. Durum her ne kadar bu noktaya gelse de “kağıt” tüm süreçlerde olduğu gibi, bugün de sanallığa karşı direnç gösteren bir olgu olarak hayata ve sanata anlam kazandırmaya devam etmektedir. Doğru bir söylemle sonsuzluk içinde kağıt ile anlatılacak çok şey vardır.” (Denizhan Ozer, 2011)

www.sanatlog.com

‘Sınırlar Yörüngeler’den 5. Yılda 10. Sergi

10’ sergisi Siemens ’ta ziyaretçilerle buluşuyor…

’ın genç sanatçıları desteklemek ve güncel sanat için bir platform oluşturmak amacıyla düzenlediği ‘Sınırlar Yörüngeler’ yarışması bu yıl beşinci kez gerçekleştirildi. Bu yılki ‘Sınırlar Yörüngeler 09-10’ yarışmasında başarılı bulunan yapıtların ilk bölümünün sergilendiği Sınırlar Yörüngeler 09 sergisinin ardından, başarılı bulunan diğer 7 sanatçının yapıtları 29 Haziran – 31 Temmuz 2011 tarihleri arasında Siemens Sanat’ta sanatseverlerle buluşuyor.

Sınırlar yörüngeler 10 sergisinde, yedi genç sanatçının yapıtları yer alıyor…

, , , ve ’un yer aldığı ‘Sergi Değerlendirme Kurulu’ tarafından titizlikle yapılan değerlendirme sonucunda, “Sınırlar Yörüngeler 10” sergisinde çalışmalarına yer verilen genç yetenekler arasında Sibel Ay, Hüseyin Arıcı, Güler Âşık, N. Güneş Güven, Faruk Yigen, Rabia Öner ve Zeynep Güler bulunuyor.

Sergi Değerlendirme Kurulu üyelerinden Mürteza Fidan, sergide yer alan genç sanatçıların kimlik sorununun türdeşliği yerine kimliklerin değişkenliğini günümüz görsel kültürünün zeitgeist’ı (zamanın ruhu) olarak gündemlerine yerleştirdiğini ifade ediyor.

‘Sınırlar Yörüngeler 10’ sergisi 29 Haziran – 31 Temmuz 2011 tarihleri arasında, haftanın her günü saat 10.00 – 19.00 saatleri arasında Siemens Sanat’ta ziyaret edilebilir.

Siemens Sanat -

Meclis-i Mebusan Cad. No: 45 Fındıklı - İstanbul

Tel: (0212) 334 11 04

www.siemenssanat.com

http://twitter.com/siemenssanat

www.facebook.com/siemenssanat

SINIRLAR YÖRÜNGELER 10 SERGİSİ KONSEPT METNİ

Zamanın mitolojiden, doğanın gizemden arındırılmasıyla çevremiz daha da fazla seyirlik hale dönüşmekte ve araçsallaştırılmış akıl, içerikleri boşaltılmış kavramların basit bir biçimsel kılıfı haline gelmekte. Bu da sanatı salt entelektüel meselelerle sınırlayarak gerçekleştirmemenin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Görülen o ki, saptanmış gündemlerin tek tipleştiriciliğine karşı, direnişin ruhunu günümüz sanatının aurasına yerleştirmek sanatçıya düşmekte. Güncel olanın hem içinde yer almak, hem de onun gündemini oluşturmak tek çıkar yol olarak gözükmekte.

“Sınırlar Yörüngeler 10” sergisinde yer alan genç sanatçılar, kimlik sorununun türdeşliği yerine, kimliklerin değişkenliğini, kültürün antropolojik durağanlığı yerine, kültür-ötesi geçirgenliğini, günümüz görsel kültürünün zeitgeist’ı (zamanın ruhu) olarak gündemlerine yerleştirmekteler. Günümüzde, kültürel alanın akışkan ve hareketli yapısı, onu ulus ve coğrafi sınırlar içinde açıklamamızı imkânsız hale getirmektedir. Dolayısıyla sanat da, kültüre, kültür-ötesi birliktelikler açısından bakarak kendisini yapılandırmakta. Günümüz sanatçıları, kültür-ötesi geçirgenliğin küresel diasporasında ve görsel kültürün melez formlarının küresel dolaşımın türbülansında yeni politikalar/stratejiler geliştirme çabası içerisindeler.

İnsan belleğinde geri dönüp, şeyleri şimdiki zamanda bilmeye yönelerek hem geçmişi hem de şimdiyi anlamlandırma çabası içerisinde olmuştur hep.

Bellek kategorileri arasındaki boşluklar, bilinmezlikten kaynaklanan geçmiş ve şimdi arasındaki konsensüsü üretememenin tekinsizliğiyle karşı karşıya bırakır insanı. Sibel Ay, video çalışmalarında bu muallak sisli zeminde belleğin hayaletlerinin izini sürmekte.

Hüseyin Arıcı’nın anıtsal tuvalleri, merak eden gözün temsil kaygıları arasında gidip gelmekte; seyirlik olanın ödünç aldığı “pasif ten”, araçsal gerçeklik olarak seyirlik hale gelmekte. (…) taklitten öte bir yanılsamayla kavramsallaşıyor bu mekanizma.

Rabia Öner çalışmalarında fotoğrafı ara yüzey transfer aracı olarak kullanıp, alanı/yeri kodlamakta. Geleneksel yağlı boya uygulamalarıyla bu saptamaları cisimleştirerek arzunun görüntülerini üretmekte.

Çocukluğumuzun içgüdüsel oyunları, aslında beden bütünlüğüne yönelen arzu dolu girişimlerdir. Ölüm içgüdüsüyle yaşama içgüdüsünün çatıştığı ambivalent (çift değerli) bir tutum, erişkinliğimizin provasının kodları olarak yansıtılıyor Güler Âşık’ın videosunda.

N. Güneş Güven, birbirinden farklı anlatılardan, farklı enstantanelerden keserek bağlamından koparttığı desen-imgeleri yeniden montajlamakta; eklektik bir mekanizmayla yeni bir anlatı, enstantane başka bir bağlamda yeniden inşa edilmekte.

Faruk Yigen bütün bir algıyla günlük kullanım nesnelerini, ayrıntıdan uzak tutan bir desenle imliyor. Bu görüntüler onların temsil değerlerini içermekten çok, öznenin arzusu içinde eriyen özgün formlara dönüşüyor.

Tekillik, diyalojik bir mesafeyi içerir ve kendine dönük bir formdur. Akışkan ve açık zeminlerde iletişim gerçekleştirilebilir. İletişimin bireyler arasındaki akışıyla ilişkisel- birliktelik formları geliştirilebilir. Zeynep Gürler’in “İletişim Şebekesi” adlı metaforik plastik göstergesinde olduğu gibi; günümüzde toplumsal iletişim mekanizmaları, bir yandan kolektif bir iradeyi mümkün hale getirirken, diğer yandan da birbirine bağımlılığın sersemletici hissiyatına terk etmekte bizleri. (Mürteza Fidan – T. Melih Görgün - Mayıs 2011)

www.sanatlog.com

Alexander Calder ile “Sanat Sirki”

Nisan 13, 2011 by  
Filed under Duyurular, El Sanatları, Sanat, Sanatsal Etkinlikler

Leave a Comment

Genç İstanbul Modern, çocukları ve ailelerini renkli bir dünyaya davet ediyor…

, Paris’teki Centre Georges Pompidou’nun işbirliği ve Eğitim Sponsoru Garanti Bankası’nın katkılarıyla gerçekleştirdiği “Genç İstanbul Modern” etkinliklerinin dokuzuncusu “Sanat Sirki” başlıklı etkinlikle sürdürüyor.

5 Nisan -12 Haziran 2011 tarihleri arasında gerçekleştirilen, 6-16 yaş grubundaki çocuklara ve ailelerine yönelik “ Sirki”, Alexander Calder’in sirkleri anımsatan eserlerinden yola çıkarak tasarlandı.

Atölye, sanatıyla renkli ve eğlenceli bir dünya yaratmış olan büyük usta Alexander Calder’i tanıma, yaratım sürecini keşfetme ve onun heykellerinde kullandıklarına benzer malzemeleri kullanarak eğlenceli sanat oyunları oynama fırsatı sunuyor. Yaratıcılığa yönelik bu etkinlikte çocuklar, Calder’in kendine has dilini ve sanatsal formlarını keşfediyor; renkli, şaşırtıcı, eğlenceli kompozisyonlar yaratmış sanatçının büyülü dünyasında gündelik hayatımızdan tanıdığımız malzemelerle oynayarak, denge, hareket, kompozisyon, uzam, çizim, boşluk, doluluk ve performans gibi çeşitli kavramlarla tanışıyorlar. Gündelik malzemelerle kompozisyonlar oluşturarak, sirk kahramanları yaratıyorlar.

“Sanat Sirki” üç aşamada tamamlanıyor:

“Uçan renkler” aşamasında, çocuklar büyük renkli süngerleri asarak, renk plakalarını birleştirerek, akrobasi bandında yürüyerek heykel sanatında denge unsurunu arıyor ve dev heykeller kuruyorlar. Şekillerin büyüklükleri, renkleri ve yönleriyle oynanan bu oyunla çocuklar Calder’in dünyasını tanıyorlar.

“Boşlukta çizim” aşamasında, çocuklar zincirler ve teller kullanarak çizgileri heykelleştiriyorlar. İlk aşamada, ellerini hiç kaldırmadan, kesintisiz çizimlerle alıştırmalar yapıyorlar, ardından zincir veya kalem kullanarak, iki boyutlu çizgileri üçüncü boyuta taşıyorlar. Ardından oluşturdukları heykellerine ışığı kullanarak farklı görüntüler kazandırıyorlar.

“Calder’in sirki” aşamasında çocukları eğlenceli bir oyun bekliyor. Bu alanda çocuklar mandal, boncuk, mantar, tıpa, ataş, köpük gibi malzemelerle trapezde sallanan, sahnede koşturan, trambolinde zıplayan akrobatlarını ve sirk hayvanlarını yaratıyor, Calder’in eserlerindeki gibi gündelik malzemelerle sıra dışı, şaşırtıcı, komik, eğlenceli kompozisyonlar oluşturuyorlar.

Taşın İçinde Saklı Kuş, Ayın Altında, Dokunduğum Dünya, Oyunbaz Nesneler, Matisse-Picasso, Su İçinde Suluboya, Işığın Sihri ve Atölyesi adlı atölye çalışmalarını tamamlayan “Genç İstanbul Modern”, ve aileleri “Sanat Sirki” başlıklı dokuzuncu etkinliğiyle ağırlıyor.

Genç İstanbul Modern’in 5 Nisan - 12 Haziran 2011 tarihleri arasında gerçekleşen “Sanat Sirki” adlı atölyesi, Pazartesi hariç hafta içi her gün saat 10.00 ve 13.00’te okul grupları için; Cumartesi günleri saat 10.15 ve 13.00’te ve Pazar günleri ise saat 10.15’de bireysel katılımlar için düzenleniyor. Atölyeye aileler Pazar günleri saat 14.00’te katılabiliyor. 90 dakika süren “Sanat Sirki” çalışmasının kontenjanı 20 kişi ile sınırlı.

Hafta içi her gün, 10.00, 13.00

Cumartesi, 10.15, 13.00

Pazar, 10.15, 14.00 (ailelerle birlikte)

Rezervasyon ve ayrıntılı bilgi için: 0212 334 73 41’i arayabilirsiniz…

ALEXANDER CALDER (1898-1976)

“Ben, bakması eğlenceli olan şeyler yapmak istiyorum.” A. Calder

1898 yılında Philadelphia’da doğan heykeltıraş ve ressam Alexander Calder, Stevens Teknoloji Enstitüsü’nde makine mühendisliği eğitimi görür. İlk çalışmalarından itibaren, kesintisiz tek bir çizgiyle hareket duygusunu yaratmaya çalışır. Özellikle sirklerden esinlenerek hayvanları, akrobatları ve palyaçoları işlediği çalışmalar gerçekleştirir. Desenlerden yola çıkarak tel heykeller ve devinen oyuncaklar üretir. Calder’in elle ya da motorla hareket eden yapıtları “mobil” olarak adlandırılır. Daha sonraları, ince tel ve levhalardan oluşan, kendi ağırlıklarına bağlı olarak salt hava akımıyla hareket eden konstrüksiyonlar da üretmiştir. Denge ve hareketi işlediği eserleri Kinetik Sanat’ın öncü örnekleri arasında yer alan Calder’in başlıca eserleri arasında “Kuleler”, “Çanlar”, “Stabil”, “Adam”, “Kırmızı ve Mavi Boyalı Anten”, “Totemler”, “Kızıl Güneş” ve “Kırmızı, Siyah ve Mavi” yer alır.

www.sanatlog.com

Fatma Nur Bayraktar ve Öğrencileri’nden “Takılası Aşklar” Sergisi

Tasarımcı Fatma Nur Bayraktar; İlk İz Evi’ndeki son dönem öğrencilerinden 10 kişi ile birlikte, farklı bir sergiye imza atıyor…

Farklı kültürler, dinler ve etnik kökenlerden beslenen kişilerin bir araya gelerek oluşturduğu bu renkli grup; hoşgörü anahtarını kullanarak, aşkın birbirinden değişik hallerini saf gümüş takılarında anlattılar.

Sermin Şekeroğlu, Şendil Coşansu, Elif Hande Gürsoy, Ünal Hayri, Erhan Yavuz, Anastasia Ünver, Esra Tavşan, Hale Elmacı, Kezban Gürol ve Işıl İpekçi ile birlikte oluşan 11 kişilik başarılı ekip; 2011’in ’ne kalıcı bir imza atmak istiyorlar.

Hazırlık aşamasında yaşadıkları çeşitli zorlukları, birlik olmanın gücü ile aşan bu grup; profesyonel takı tasarımcılarının yanı sıra, grafiker, avukat, bankacı, yönetici gibi farklı meslek ve disiplinlerden gelen kişilerden oluşuyor.

Adem ile Havva’dan, Doğunun Kavuşamayan Aşıkları’na, Şarkılardaki Aşklar’dan, Mitolojik Aşklara, Tasavvufi Aşk’tan, İlk Aşk’a kadar sevdayı birçok yönüyle işleyen koleksiyonlar; başta saf gümüş kili olmak üzere, el yapımı camlar, mine (emay), mozaikler, değerli ve yarı değerli taşlar ile hayat bulup takılası hale geldiler.

Açılış kokteyli 5 Şubat 2011 cumartesi günü saat 12:00’de Arkeopera Sanat Galerisi’nde yapılacak olan sergideki eserler, kendilerini anlatan dizelerle; bir hafta boyunca ziyaretçilerini bekliyor olacaklar.

İlk İz Sanat Evi / İSTANBUL
216 417 62 62

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

Sonraki Sayfa »