Anasayfa / Etiket Arşivi: Oykü

Etiket Arşivi: Oykü

“Tiksinti”nin Lordu: Georges Bataille

georges-bataille

ANNEM VE GÖZÜN ÖYKÜSÜ Yalnızca şehvet yüklü, saldırgan olmayan bir tür dans, parçalama zevkine olduğu kadar zina yapma zevkine de dalıyor ve kendini en bayağı zevke vererek aynı zamanda acıya, ölümün soluğunu kesmeye göz dikiyordu. Zina polemiği hâlâ sürerken yüzyıl önce bu satırları kaleme alan Georges Bataille’ın, ‘Annem’ adlı öyküsünden, ...

Devamı »

Joyce Carol Oates

joyce-carol-oates_sanatlog.com-edebiyat

Gotik çığlık, kör karanlık “Ne zaman bir kasaptan içeri girsem, orada asılı duran hayvanın yerinde olmayışım beni hep çok şaşırtır.” Francis Bacon Hayvanın doğasında asılı olmak yoktur. Doğasından edilip bozuşturularak bir et parçasına dönüştürülmesi ve sonra yeniden dolaşıma sokularak, yani sahte bir can bahşedilerek doğal düzenin ritminin simule edilmesi, sistemin ...

Devamı »

Met’in Teni (Tam Metin)

sanatlog-sanat

Geçen hafta birisi beni öldürdü. Katilimi bulmak için tutabileceğim bir sanal detektif var mıydı, bilmiyorum ama insanların topluca katledildikleri bir dünyada kendi yok oluşumla uğraşmayı gereksiz buldum. …. Cennet ve cehennem nerededir? Yakınımızda mı, uzağımızda mıdır? Dünyada mı, çok ötelerde midir? Güvende mi, korkuda mıdır? Sevgide mi, nefrette midir? Yaşamda ...

Devamı »

Barışın Öyküsü (2014 Öykü Yıllığı Üzerine)

2014-oyku-yilligi-sanatlog.com

Bu yıl da korktuğum başıma gelmemiş ama gelecek yıl için Kemal Gündüzalp’in bana kötü bir haberi varmış. Korktuğum bu kez başıma geliyor, “2014 Öykü Yıllığı – Öykü Yağmuru 3” (1) ile yıllık hazırlamayı bırakıyormuş. 2012 ve 2013 (2, 3, 4) yıllıklarından sonra yayımladığı bu yıllık sonuncusu olacakmış. Gerekçelerini sunu bölümünde ...

Devamı »

Öykünün Öyküsü (2013 Öykü Yıllığı Üzerine)

sanat-kultur-edebiyat-sinema-sanatlog.com

Kemal Gündüzalp öykü yıllıklarını sürdürmezse diye epey korkmuştum. 2013 Öykü Yıllığı’nı görünce çok sevindim. (1) Üstelik, böylece yine bedavacılık yapabilecektim. Kitaplar, dergiler, öyküler arasında yapılan yolculukların sonuçlarını elimde tuttuğum bir kitapta görüp aylar sürebilecek araştırmalara gerek kalmadan gökyüzündeki yıldızlar gibi değişik parlaklıktaki ışıltılarıyla yıla yayılan öykülerle ilgili çok değerli bilgilere ...

Devamı »

Kayısı Gülü

sanatlog.com

Neredeyse yatağa sığmayan doksan kiloluk cüsseli vücudu, bütün kaslarını salmış; ruhu, penceresinden izinsizce içeriye giren ve serinliğiyle tüylerini diken diken eden bir sabah meltemininönüne takılmış tüy misali, arada bir hırslanan esintiyle gökyüzüne yükselmiş, bulutların üzerinde aheste aheste sürükleniyormuşçasına hafiflemiş hissettiriyordu kendini. Öylesine tatlı bir sarhoşluk yaşamaktaydı ki, göz kapaklarını açmakta ...

Devamı »

Kemal Tahir – Zübük’ten Mektuplar (Er Kulübü)

Kemal-Tahir

Dünkü gece gözlerim o işi gördü mü görmedi mi, kulaklarım o lafları işitti mi işitmedi mi, gayri, ölsem de gam değil bacanak… ’’Neyin nesi domuz zübük? Gene ölümden berisi idare etmez olmuş’’ diyeceksin! Kaç para… Görmeyen bilemez! ‘’Her mahallede bir milyoner’’ lafının ne demeye geldiğini, ben dünkü günün gecesi anladım. ...

Devamı »

Kirliliğin Kıyısında Uğursuzluk

sanatlog.com-sanat-sitesi

Bahçenin uzak kuytularında sinsi sinsi avını bekleyen çakal, kadınsı sesini çıkarmadan etrafı gözlüyordu. Sarıya çalan kasımın son günleriydi. Uğultulu rüzgâr pencerelerin aralığından ıslık gibi sızıp evin içindeki matemin üzerinde dolaşırken bahçedeki tavukların uykularında boğulup kötücüllerin elinde paramparça olduklarını bilmeden ağlayan kadınların arasında anlamsız anlamsız bakan küçük kızın yüreğine çöreklenen bir ...

Devamı »

Ölümsüzlük Öpücüğü

Gustav-Klimt-öpücük

“Babasını özleyen Clara’nın hayal ile gerçek arası yolculuğu…” Kapıdan gelen anahtarın sesini duyunca hemen eline kumandayı alıp çizgi film kanalını açtı ve sanki kapının açıldığını fark etmemiş gibi çizgi filmi izlemeye koyuldu. Annesi sessizce yanına geldi ve televizyona baktı. -Aferin benim güzel prensesime, bak ne güzel, şeker kız aynı sana ...

Devamı »

Evlat

pablo-picasso-resimleri

Zincirlerini sürüye sürüye gidişinin üzerinden ne kadar geçti biliyor musun? Tamı tamına on beş ay. Nefreti silen benliğim zamanı silmeme en büyük engel. Her şeyi anlatmalıyım aslında sana. En başından, evden fenerin sarsak ışığına takılıp çıktığım geceden başlamalıyım. Hani toprak kokusunun yağmuru müjdelediği gece, kapına geldiğimde huzursuzluğunu iliklerimde hissetmiştim. Tiz ...

Devamı »

Derin Devlet Nasıl Kurulur?

sanatlog.com

Toprağın epey altında yapılan kazıların ve yıllar süren araştırmaların sonucunda doğaya yıllarca direnmiş naylon bir poşetin içinde ele geçirilen el yazmaları büyük bir ilgi ve tartışma yarattı. Sayfaların üzerinde çoğunlukla kısa notlar vardı. Sıralama biraz karışmıştı. Başlangıcını bulmak kolay olmadı. Yazılar ilginç bir başlığın altında toplanmıştı. “Derin Devlet Nasıl Kurulur?” ...

Devamı »

Yağmur Zamanı

Wheat-Field-in-Rain

Gecenin en koyu zamanında iniveriyordu büyük bir gürültüyle toprağa. Hafif bir esinti, sinsi bir saldırı halinden başka bir şey değildi. Kum kavaklarının arasından ışıltılı renklerini savuruyor, sonra sarsıcı bir gürültü bütün evlerin camlarını titretiyordu. Gülhan usulca “Gök gürültüsü sadece… Yakında bir yere yıldırım düştü o kadar.” diye mırıldandı. Küçük oğlunun ...

Devamı »

Ecel Güncesi

Franz-Von-Stuck-resimleri

“Amar Bedelahmi…” Ereza kapı çaldığında işini yeni bitirmişti. Postacının elinde tuttuğu kalın zarfa bakıp soru dolu bakışlarını adamın suratına çevirdiğinde okuldan çıkan öğrencilerin bağrışları ortalığı kaplamıştı.  Yağız, iri kıyım adam imzalaması için uzattığı kâğıdı hızla geri çekerken yarım ağızla “İyi günler!” dedi. Ereza oturma odasına gidip masanın üzerine zarfı bıraktı. ...

Devamı »

Kitara’nın Esintisi

Edward-Hopper-resimleri

        Kumsaldan ağaçların arasına doğru yürüyorum. Mart ayının canlılığı yaprakların yeşiline yansımış gibi ışıl ışıl her taraf. Yaşlı belimi tuta tuta başımı kaldırıp masmavi gökyüzüne bakıyorum. Kitara’nın hafif meltem esintisinde çıkardığı sesi duyar gibi olup büyüleniyorum. Girdabın oluşturduğu akım, kıvranan bir sandalyenin tıkırtısı gibi… Beyaz elbiseli bir ...

Devamı »

Anton Çehov – Memurun Ölümü

Edvard-Munch-resimleri

Güzel bir akşam vaktiydi. Yazı işlerinde memurluk yapan Ivan Dimitriç Çerviakov tiyatroda önce ikinci sıradaki bir koltuğa oturmuş, dürbünle “Kornevil’in Çanları” adlı oyunu izliyordu. Adamın oturuşuna bakılırsa mutluluğun doruklarında olmalıydı. Derken, birdenbire.. Sevimli Çerviakov’un suratı böyle birdenbire buruştu, gözleri kaydı, soluğu daraldı. Dürbününü gözünden indirdi, öne eğildi ve hapşu!!! Aksırmak ...

Devamı »