Anasayfa / Etiket Arşivi: Oykü

Etiket Arşivi: Oykü

Rus Edebiyatının Yeniden Dirilişi

“Bir hayatım tamamlandı, şimdi başka biri başladı.” (Tolstoy, Diriliş) Nabokov’un aktardığına göre Tolstoy’un, yaşlılık yıllarında canı hiçbir şey okumak çekmez, artık yorulmuş, bıkmıştır. Sadece tek bir romanın kendisini heyecanlandırdığını söyler, kitabın adı, Anna Karenina’dır. Klasikler böyledir; insan kendi yazdığına bile yabancılaşıp onu yeni bir eser gibi okuyabilir. Sıradanlığa, rutine ve ...

Devamı »

Feminist Bir Okumayla: Doris Dörrie

NE İSTİYORSUNUZ BENDEN? Yirmili yaşların arifesinde Ne İstiyorsunuz Benden?’i okuduğumda Doris Dörrie’yi feminist yazarlar kategorisine koyarak takipçisi olmuştum. Ancak sonradan anladım ki, Dörrie feminist bir yazar olmaktan ziyade cinsiyet kategorilerini sabitleştirmekte pek de beis görmeyen, eğlenceli kadın hikâyeleri anlatan bir yazardı. Filme de çektiği Ne İstiyorsunuz Benden?’in ilk öyküsü “Bir ...

Devamı »

Selim’in Küçük Öyküleri

İki bin on iki yılı, benim yeni bir dünyada yaşamaya başladığım yıldı. Nasıl olduysa, yazılmamış bir öykümden kaçan Selim de aynı zamanda geldi, Sima’yı buldu, öyküler yazmaya başladı. Yılı, “Yılın Son Günü” öyküsüyle bitirdi. (1) Aradan yıllar geçti. Selim yazdığı öykülerin çoğunu bir yerde toplamıştı. Ama küçük öyküleri dağınıktı. Annesiyle ...

Devamı »

Leblebi Tozu Yediren, Gazoz İçtiren Öyküler: Mahir Ünsal Eriş

Meddah öykücülüğü diyebileceğimiz bir tür ile modern öykünün kapılarını 19. yüzyılın sonlarında zorlayan bu coğrafyanın çocukları, 21. yüzyılın hemen başında özgün bir öykü dünyası yaratmayı başarabildi. Bu süreç, Türk edebiyatında modern öykü denemelerinin ilk temsilcileri Aziz Efendi, Samipaşazâde Sezâi ve Ahmet Mithat’tan günümüzün genç öykü yazarlarına, yüzlerce sanatçı sayesinde yaşandı. ...

Devamı »

“Tiksinti”nin Lordu: Georges Bataille

ANNEM VE GÖZÜN ÖYKÜSÜ Yalnızca şehvet yüklü, saldırgan olmayan bir tür dans, parçalama zevkine olduğu kadar zina yapma zevkine de dalıyor ve kendini en bayağı zevke vererek aynı zamanda acıya, ölümün soluğunu kesmeye göz dikiyordu. Zina polemiği hâlâ sürerken yüzyıl önce bu satırları kaleme alan Georges Bataille’ın, ‘Annem’ adlı öyküsünden, ...

Devamı »

Joyce Carol Oates

Gotik çığlık, kör karanlık “Ne zaman bir kasaptan içeri girsem, orada asılı duran hayvanın yerinde olmayışım beni hep çok şaşırtır.” Francis Bacon Hayvanın doğasında asılı olmak yoktur. Doğasından edilip bozuşturularak bir et parçasına dönüştürülmesi ve sonra yeniden dolaşıma sokularak, yani sahte bir can bahşedilerek doğal düzenin ritminin simule edilmesi, sistemin ...

Devamı »

Met’in Teni (Tam Metin)

Geçen hafta birisi beni öldürdü. Katilimi bulmak için tutabileceğim bir sanal detektif var mıydı, bilmiyorum ama insanların topluca katledildikleri bir dünyada kendi yok oluşumla uğraşmayı gereksiz buldum. …. Cennet ve cehennem nerededir? Yakınımızda mı, uzağımızda mıdır? Dünyada mı, çok ötelerde midir? Güvende mi, korkuda mıdır? Sevgide mi, nefrette midir? Yaşamda ...

Devamı »

Barışın Öyküsü (2014 Öykü Yıllığı Üzerine)

Bu yıl da korktuğum başıma gelmemiş ama gelecek yıl için Kemal Gündüzalp’in bana kötü bir haberi varmış. Korktuğum bu kez başıma geliyor, “2014 Öykü Yıllığı – Öykü Yağmuru 3” (1) ile yıllık hazırlamayı bırakıyormuş. 2012 ve 2013 (2, 3, 4) yıllıklarından sonra yayımladığı bu yıllık sonuncusu olacakmış. Gerekçelerini sunu bölümünde ...

Devamı »

Öykünün Öyküsü (2013 Öykü Yıllığı Üzerine)

Kemal Gündüzalp öykü yıllıklarını sürdürmezse diye epey korkmuştum. 2013 Öykü Yıllığı’nı görünce çok sevindim. (1) Üstelik, böylece yine bedavacılık yapabilecektim. Kitaplar, dergiler, öyküler arasında yapılan yolculukların sonuçlarını elimde tuttuğum bir kitapta görüp aylar sürebilecek araştırmalara gerek kalmadan gökyüzündeki yıldızlar gibi değişik parlaklıktaki ışıltılarıyla yıla yayılan öykülerle ilgili çok değerli bilgilere ...

Devamı »

Kayısı Gülü

Neredeyse yatağa sığmayan doksan kiloluk cüsseli vücudu, bütün kaslarını salmış; ruhu, penceresinden izinsizce içeriye giren ve serinliğiyle tüylerini diken diken eden bir sabah meltemininönüne takılmış tüy misali, arada bir hırslanan esintiyle gökyüzüne yükselmiş, bulutların üzerinde aheste aheste sürükleniyormuşçasına hafiflemiş hissettiriyordu kendini. Öylesine tatlı bir sarhoşluk yaşamaktaydı ki, göz kapaklarını açmakta ...

Devamı »

Kemal Tahir – Zübük’ten Mektuplar (Er Kulübü)

Dünkü gece gözlerim o işi gördü mü görmedi mi, kulaklarım o lafları işitti mi işitmedi mi, gayri, ölsem de gam değil bacanak… ’’Neyin nesi domuz zübük? Gene ölümden berisi idare etmez olmuş’’ diyeceksin! Kaç para… Görmeyen bilemez! ‘’Her mahallede bir milyoner’’ lafının ne demeye geldiğini, ben dünkü günün gecesi anladım. ...

Devamı »

Kirliliğin Kıyısında Uğursuzluk

Bahçenin uzak kuytularında sinsi sinsi avını bekleyen çakal, kadınsı sesini çıkarmadan etrafı gözlüyordu. Sarıya çalan kasımın son günleriydi. Uğultulu rüzgâr pencerelerin aralığından ıslık gibi sızıp evin içindeki matemin üzerinde dolaşırken bahçedeki tavukların uykularında boğulup kötücüllerin elinde paramparça olduklarını bilmeden ağlayan kadınların arasında anlamsız anlamsız bakan küçük kızın yüreğine çöreklenen bir ...

Devamı »

Ölümsüzlük Öpücüğü

“Babasını özleyen Clara’nın hayal ile gerçek arası yolculuğu…” Kapıdan gelen anahtarın sesini duyunca hemen eline kumandayı alıp çizgi film kanalını açtı ve sanki kapının açıldığını fark etmemiş gibi çizgi filmi izlemeye koyuldu. Annesi sessizce yanına geldi ve televizyona baktı. -Aferin benim güzel prensesime, bak ne güzel, şeker kız aynı sana ...

Devamı »

Evlat

Zincirlerini sürüye sürüye gidişinin üzerinden ne kadar geçti biliyor musun? Tamı tamına on beş ay. Nefreti silen benliğim zamanı silmeme en büyük engel. Her şeyi anlatmalıyım aslında sana. En başından, evden fenerin sarsak ışığına takılıp çıktığım geceden başlamalıyım. Hani toprak kokusunun yağmuru müjdelediği gece, kapına geldiğimde huzursuzluğunu iliklerimde hissetmiştim. Tiz ...

Devamı »

Derin Devlet Nasıl Kurulur?

Toprağın epey altında yapılan kazıların ve yıllar süren araştırmaların sonucunda doğaya yıllarca direnmiş naylon bir poşetin içinde ele geçirilen el yazmaları büyük bir ilgi ve tartışma yarattı. Sayfaların üzerinde çoğunlukla kısa notlar vardı. Sıralama biraz karışmıştı. Başlangıcını bulmak kolay olmadı. Yazılar ilginç bir başlığın altında toplanmıştı. “Derin Devlet Nasıl Kurulur?” ...

Devamı »
kuşadası escort
bursa escort
ümraniye escort
çankaya escort
escort izmir