Anasayfa / Sinema / Kült Filmler

Kült Filmler

120 Maddede Alfred Hitchcock ve Filmleri

alfred-hitchcock-sanatlog-sitesi

1-Tam adı Alfred Joseph Hitchcock’tur. 1899’da İngiltere doğmuş, 1980’de ABD’de ölmüştür. 2-Sinemaya girmeden önce yalnızca Henley telgraf şirketinde tekniker olarak çalışmıştır. 3-Hayatı boyunca yalnızca bir kadınla birlikte olmuştur. O da ölümüne kadar evli kaldığı Alma Reville’dir. 4-Hitchcock çiftinin tek çocuğu olan Patricia Hitchcock, ustanın Stage Fright/Sahne Korkusu, Strangers On A ...

Devamı »

The Godfather Üzerine Bilinmeyenler

the-godfather-vito-corleone

Francis Ford Coppola’nın The Godfather Blu-ray’inde yer alan yorumlarını aşağıda okuyabilirsiniz. Bu yorumlar arasında, Coppola’nın bazı önemsiz yorumlarını listeye almadım. Bazılarında çeviri hatası yapmış olabilirim. Doğrusunu bilen olursa yorum bölümünde ekleyebilir. 1-Açılış jeneriğinde filmin adının başına yazarın ismini koyduğu ilk film The Godfather olmuş. Daha sonra bu gelenekselleşmiş ve Dracula, ...

Devamı »

SİNE K Dergi “Western” sayısıyla çıktı

sine-k-sinema-dergisi

Sinema dergiciliğine yeni bir soluk getirmeyi amaçlayan SİNE K Derginin “Western” dosya konulu yeni sayısı çıktı. İki ayda bir çıkan SİNE K Derginin Ocak-Şubat tarihli 2. sayının dosya konusu “Western”. Derginin Genel Yayın Yönetmeni Olcay Bağır, editör yazısında Western filmlerinin Amerikan tarihini hem kutsadığını hem de yeniden yazdığını söyledikten sonra devam ...

Devamı »

Aşktan da Üstün: Hitchcock Sinemasında Kişisel Bir Gezinti

asktan-da-ustun-hitchcock-sinemasinda-kisisel-bir-gezinti_hakan-bilge

The Birds/Kuşlar filminin açılış jeneriği kuş sesleriyle beraber ilerler. Bu jenerikte kanarya sesi yalnızca Tippi Hedren’in adı geçince duyulur. Ayrıca daha sakin gelen kuş sesleri ekranda Directed By: Alfred Hitchcock yazısı belirir belirmez bir anda saldırgan seslere dönüşür. Psycho’nun baş kadın karakterinin adı Marion Crane’dir. Crane İngilizcede vinç, turna ve ...

Devamı »

Hakan Bilge’nin Yeni Kitabı “Aşktan da Üstün: Hitchcock Sinemasında Kişisel Bir Gezinti” Raflardaki Yerini Aldı

hakan-bilge-asktan-da-ustun-hitchcock-sinemasinda-kisisel-bir-gezinti

“Aşktan da Üstün: Hitchcock Sinemasında Kişisel Bir Gezinti” adlı sinema kitabı Doruk Yayınları arasından çıktı. Kitapta Notorious‘tan (1946) hareketle Hitchcock sineması detaylı bir biçimde kuşatılarak yönetmenin ele almaktan haz duyduğu temalar ve kişisel saplantıları yine kişisel bir bakışla ele alınıyor. Ayrıca gerilim sinemasının ana bileşenleri, yönetmenin teknik ustalığı ve hitchcockyen ...

Devamı »

Yeni sinema dergisi SİNE K raflarda

sine-k-sinema-dergisi-1-sayi

Türkiye yeni bir sinema dergisine merhaba diyor. SİNE K adıyla okurlarıyla bulaşacak sine-teori dergisinin ilk sayısı raflardaki yerini aldı. İki ayda bir çıkacak derginin ilk sayısının dosya konusu “Yol Filmleri”. Derginin Genel Yayın Yönetmeni  Olcay Bağır, yazdığı editör yazısında Sokrates’in savunmasına atıfta bulunarak şunları söylüyor: “Sokrates savunmasında, ‘Ben Tanrı tarafından bu devlete ...

Devamı »

Dark City (1998, Alex Proyas)

dark-city-1998-film-analizi-sanatlog-com

Karanlık Sehir’de Hakikati Aramak Baştan söyleyelim: Karanlık Şehir (Dark City), sinema tarihinde fazla miktarda rastlayamayacağımız nadirattan. Kelimenin tam manâsıyla gizli bir hazine. Bu tespiti yalnızca filmin yeterince tanınmamasına dayanarak değil, tersine, meşhur meçhullüğüne vurgu için ifade ediyorum. Alex Proyas imzalı ve 1998 tarihli Karanlık Şehir, örtmeye çalışmaksızın kullanmaktan çekinmediği onca ...

Devamı »

They Live (1988, John Carpenter)

they-live-yasiyorlar-john-carpenter_sanatlog-sinema-film-analizi

Holywood Sineması çoğu zaman sinemayı ticari bir sektör ve filmi de ideoloji pompalayıcı bir meta olarak karşımıza çıkarır. Ancak “Her iyinin içinde bir kötü; her kötünün içinde de bir iyi vardır” düsturu gereğince, Holywood Sinemasını da toptan çöpe atamayız. Nitekim 1988 yapımı They Live (Yaşıyorlar) filmi de Holywood’un bize göre ...

Devamı »

À bout de souffle (1960) ve Jean-Luc Godard

jean-seberg-a-bout-de-souffle

Kahramanlara ve eylemlerine alıştırıldığımız Hollywood sineması (ya da Yeşilçam, fark etmez) bir “jestler nostaljisiydi…” Giorgio Agamben’in dediği gibi, jestlerini, geleneklerini, mekânlarını, hatta nostaljilerini bile kaybetmiş bir antropolojik türün (buna modern insan -burjuva veya proleter- diyebilirsiniz), yitirdiği jestlerini, yolda karşıdan karşıya geçişlerin, çarşı-pazar dolaşmaların, acele ayaküstü sevişmelerin, tesadüfi karşılaşmaların, her köşede ...

Devamı »

Once Upon a Time in America (1984, Sergio Leone)

once-upon-a-time-in-america-film-analizi_sanatlog-com-sinema

Harry Grey’in The Hoods (1952) adlı romanını sinemaya uyarlamak isteyen yönetmen Sergio Leone, telif haklarıyla ilgili yaşadığı sorunlardan sonra zamanlamayı, Hollywood’un Amerikan kültürüne atfettiği seçkin anlamları yıkıp daha realist bir janr oluşturarak çektiği Amerikan üçlemesine yayarak; 10 senelik bir senaryo çalışması ardından yarattı Bir Zamanlar Amerika’yı (1984, Once Upon a ...

Devamı »

Samuel Fuller’ı Anımsamak

samuel-fuller

Eleştirmenleri ikiye bölen yönetmenlerdendir Samuel Fuller. Ben sevenlerdenim. Maestronun filmleri temelde düşman bir dünyadaki tehlikelere açık anti-kahramanları betimler. Şiddet ya da kaba kuvvetin kaçınılmazlığı sinemasının en belirleyici ögesidir. Ünlü oyuncularla da hiç tanınmamış amatörlerle de çalışmış, filmlerinin senaryolarını da kaleme almıştır. Gazetecilikten geldiği için çarçabuk film senaryosu kotarmada üstüne yoktur. ...

Devamı »

Yılmaz Güney’in Gangster Filmleri

vurguncular_1971_yilmaz-guney

Yılmaz Güney, kariyerinin başından itibaren ‘yalnız adam mitosu’nun altını çizmiştir. Sadistik gangster filmlerinden (Yılmaz Atadeniz’in çektiği Çirkin Kral Affetmez ya da Güney Ölüm Saçıyor; kendi yönettiği Canlı Hedef, At Avrat Silah; Mehmet Aslan’ın Çifte Tabancalı Kabadayı’sı) üst düzey gangster filmlerine (kendi yönettiği Umutsuzlar ya da Lütfi Akad’ın Kurbanlık Katil’i), Anadolu ...

Devamı »

Kuşbakışı Dead Man (1995, Jim Jarmusch)

dead-man-jim-jarmusch

Geleneksel Amerikan kültürü ve onun uzantı kimliği niteliğindeki muhafazakâr Hollywood sineması; kendi dışındakini, duruşuna aykırı gelen ahlaki normları dıştalarken düşünsel dünyasını da belgeler ister istemez. Marjinal duruşları, orijinal fikirleri ötekileştirirken kendi düşünsel formlarını da dayatır aynı zamanda. Amerikan tarihi kanla örülüdür, hatta onun sokaklarda doğduğu esprisi belli açılardan doğrudur. Bunun ...

Devamı »

Room 237 (2012, Rodney Ascher)

room-237-belgesel_sanatlog.com-hakan-bilge

Bir filmi okumakla o filmin gösterenleri hakkında kategorilendirmelerde bulunmak kuşkusuz aynı şey değildir. Freudcu, göstergebilimci, marxist, feminist yaklaşımlar öteden beri film analizlerinde çok sık başvurulan kuramsal metotları teşkil eder, herkes bilir. Filmlerin gösterdikleri, bazen gözümüze soktukları, sekansın içeriğinde bulunan göstergelerin gösterilmeye değil, okunmaya, analiz edilmeye ihtiyaçları vardır. Yoksa film hakkında ...

Devamı »