SanatLog yazılarına abone olunYazılar RSSSanatLogYorumlar RSS

Kentte Ayak İzleri ve Kayıp Mimarlıklar

Aralık 30, 2011 by  
Filed under Duyurular, Mimarlık, Sanat

Ünlü İspanyol Mimar ’ın sergileri devam ediyor…

İspanyol mimarisinin en önemli isimlerinden biri olan Oriol Bohigas’ın “Kentte  Ayak İzleri” ve “Kayıp Mimarlıklar” başlıklı sergileri 9 Ocak ve 25 Ocak tarihleri arasında ve Odası İstanbul Büyükkent Şubesi işbirliği ile tekrar açılıyor.

Bohigas 28 Kasım’da İstanbul Cervantes Enstitüsü ve Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin davetlisi olarak “Kent İçin ” temasıyla  bir  konferans vermiş ve aynı 6 Aralık’a kadar ilgilisiyle buluşmuştu.

Bohigas’ın daha önce farklı ülkelerde de sergilenen “Kentte  Ayak İzleri” ve “Kayıp Mimarlıklar” sergileri mimarlık dünyasının farklı konularına değiniyor. Sergilerde bir yandan mimarlığın kentte bıraktığı izler, diğer yandan ise farklı nedenlerden ötürü hayata geçirilememiş farklı projeler yer alıyor. Sergiler 9 Ocak’tan itibaren pazar günü hariç her gün 09.00 ile 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

Oriol Bohigas(Barselona,1925) mimarlık ve planlama eğitimi aldı ve doktorasını tamamladı. Grup R’nin önderlerinden biridir (1953-1963). Josep Martorell (1951), David Mackay (1962), Oriol Capdevilla ve Francesc Gual (2000) ile birlikte çalışarak, MBM Mimarlar Grubu’nu kurdu. Barselona Mimarlık Teknik Yüksek Okulu müdürlüğü, Barselona’da belediye müşavirliği yapmış olan Bohigas’a 1992’de Darmstadt Üniversitesi, 1995’te Menendez y Pelayo de Santander Üniversitesi ve Barselona Politeknik Üniversitesi, 2011’de de San Fernando Güzel Sanatlar Real Akademisi tarafından fahri profesör unvanı verildi. 2003-2011 yılları arasında Ateneu Barcelones başkanlığını da yürüten Bohigas birçok ödül ve madalyaya layık görüldü:  Barselona Şehri Sanatsal Başarı Altın Madalyası (1986), Paris Mimarlık Akademisi Şehir Madalyası (1988), Sikkens Ödülü (Rotterdam, 1989), İspanya Mimarlar Üst Kurulu Mimarlık Altın Madalyası (Madrid, 1990), Katalonya Hükümeti tarafından verilen la Creu de Sant Jordi nişanı (1991), Sant Lluc Sanatçılar Birliği Altın Madalyası (2004), Narcis Monturiol Madalyası (2005), President Macia Madalyası (2006), Katalonya Resmi Mimarlar Okulu Altın Madalyası (2007), Milli Mimari Ödülü 2006 (2008), Katalonya Hükümeti Ulusal Ödülü (2011).

MBM mimarlık ofisiyle birlikte Barselona’nın birçok yerinde farklı konularda projeler üreten ve çok sayıda ödülün sahibi olan Bohigas’ın çalışmalarına örnek olarak Olimpia Villa ve Olimpik Liman verilebilir. Ulusal ve uluslararası platformda birçok gazete ve dergi için farklı konularda makaleler yazan Bohigas çok sayıda kitaba da imza atmıştır.

Türkiye’de Çağdaş Cami Mimarisinde Eğilimler

Aralık 13, 2011 by  
Filed under Duyurular, Mimarlık, Sanat

Arka Oda Toplantıları devam ediyor…

Doç. Dr. Kayahan Türkantoz
Türkiye’de Çağdaş Cami Mimarisinde Eğilimler
22 Aralık 2011, Perşembe18.30

“Arka Oda Toplantıları”, İstanbul araştırmalarına farklı bir boyut kazandırmak amacıyla kentin gizli tarihine doğru yolculuğuna devam ediyor. 2011-2012 programının ikinci toplantısı, 22 Aralık Perşembe günü Doç. Dr. Kayahan Türkantoz’un Türkiye’de Çağdaş Cami Mimarisinde Eğilimler konulu konferansıyla gerçekleşecek.

Cumhuriyet öncesi Türk cami mimarisine kıyasla, bu yapı tipinin çağımıza ait örnekleri daha az incelenmiştir. Konferansta, Cumhuriyet dönemi cami mimarisinin gelişimini genel olarak gözden geçirmek, çeşitli üslup eğilimlerini saptamak ve bunların gerisindeki toplumsal dürtüleri irdelemek amaçlanıyor. Dönemin camilerinde iki farklı eğilim ve iki ana gruptan söz edilebilir: “özgün tasarımlı camiler” ve “geleneksel tasarımlı camiler”. Özgün tasarımlı yapıların sayıca daha az olduğu, buna karşılık geleneksel şemalara bağlı kalan örneklerin diğeriyle kıyaslanmayacak kadar yaygın olduğu söylenebilir. Geleneksel şemalardan özellikle bazılarının neden tercih edildiği üzerinde de ayrıca durulacak.

22 Aralık 2011 Perşembe 18.30
Doç. Dr. Kayahan TÜRKANTOZ (MSGSÜ Fak.)
Türkiye’de Çağdaş Cami Mimarisinde Eğilimler

www.sanatlog.com

Tarihi Yapılardan 4 Bin Yılllık Deprem Dersi!

Ekim 25, 2011 by  
Filed under Duyurular, Mimarlık, Sanat

Tarihi yapılardaki şaşırtıcı deprem uygulaması

Anadolu yapı medeniyetini araştıran arkeologlar, binlerce yıldır ayakta kalan tarihi yapıların temellerinde deprem sönümleme sistemlerinin uygulandığını belirledi.

İlk uygulaması M.Ö. 1900′lü yıllara dayanan ve uygulandığı yapıların geçmişten bugüne hala ayakta kaldığı deprem izolatör sistemi ”Orthostat”, İstanbul Büyükşehir Belediyesi A.Ş. yayınları arasında yer alan 1453 İstanbul ve Dergisi’nin 11. sayısında tüm yönleriyle ele alındı.

Jeoloji uzmanı Ali Bayraktar tarafından kaleme alınan ”Tarihi Yapı Temellerinde Uygulanan Deprem Sönümleme Sistemleri” başlıklı yazıda, Kâbe, Augustus Tapınağı, Ayasofya ve Süleymaniye Camisi’nin temellerinde de aynı sistemin kullanıldığı belirtiliyor.

Yazıda, Anadolu yapı medeniyetlerini araştıran arkeologların araştırmaları çerçevesinde, ”tarihi yapılarda, taşıyıcı beden duvarlarının altına isabet eden temel duvar kısımların tabaka tabaka, harç kullanılmadan kırık taşlarla örüldüğünü, böylelikle tabandan gelen deprem yüklerinin, yapının üst katmanlarına geçmesine engel olan sisteminin keşfedildiğini” belirledikleri kaydedildi.

Arkeologların ”Orhostat Taş Döşeği Sistemi” adını verdikleri bu uygulamanın görüldüğü yapılar arasında Kâbe, Agustus Tapınağı, Ayasofya ve Süleymaniye Camisi’nin de yer aldığı ifade edildi.

Sistemin ilkleri ve çalışması

Yazıda, sistemin ilke ve çalışması ile ilgili şu bilgilere yer verildi:
  ”Temel tabakası sağlam zeminden itibaren kırık taşlarla tabaka tabaka örülen sistem yer üstüne çıkınca, ‘düzleme tabakası’ ile sonlandırılmış. Temelde kullanılan taşlarla mukayese dahi edilemeyecek büyüklükteki taşlarla yapı beden duvarlarına taban teşkil edilmekte. Bu tabakada kullanılan taşlar 1,50 metre genişliğinde 1,80–2,00 metre yüksekliğinde 3,0 metre ile 5,0 metre boyunda. Bu büyüklükteki taşlar, kırık taşlarla örülen temel tabanının üstüne yerleştirilir. Kırık taş taban 10–20 santimetre büyük taşlardan dışarı taşmakta. Taş döşeğin teşkili için büyük taşlar yerine yerleştirildikten sonra alt boşlukları kırık taşlar ile sıkıca doldurulmakta. Bu tabakanın altında enine, boyuna ve dikine hiçbir bağlantı yapılmamaktadır. Bu tabaka tam bir yatay derz oluşturmaktadır.”

Hazreti İbrahim’in ateşe atılma hikâyesinin de ele alındığı yazıda, ateşin ortasına açılan su kuyusundan yükselen buharla ateşin sönmesi ve Hazreti İbrahim’in kurtuluşu bilimsel olarak anlatıldı.

Kendisi için hazırlanan devasa ateşten kurtulan Hazreti İbrahim gördüğü rüya üzerine Mekke’ye yola çıkar. Düşünde bildirilen su kuyusunun üstü açılır ve böylece Kâbe’nin ilk yapılan temel taşlarına ulaşılır. Hazreti İbrahim kırık taşlardan oluşturduğu temelle bugün bile kullanılan Allah’ın ilk mabedini yapar.

Hazreti İbrahim’in yapı sanatının Anadolu’da 500 yıl tüm deprem bölgelerinde uygulandıktan sonra unutulduğu ifade edilen yazıda, bu döneme ait hiçbir yapının günümüze kadar ulaşamamış olmasını arkeologların bu asırları Anadolu mimarlık tarihinin kara yılları olarak nitelendirdikleri ifade edildi.

M.Ö 900 yılında bu sistemin yeniden bulunduğu ve tüm deprem bölgelerinde tekrar uygulanmasıyla mimarlık tarihinin tekrar yazıldığı kaydedilen yazıda, bu tekniğin en bilinen ve görülen uygulamasının İstanbul Sultan Ahmet Meydanı’ndaki Dikili Taş’ın temeli olduğu, M.S. 390 yılında dikildiği bilinen tek parça granit taşın, İstanbul’un önemli depremlerinde bile yerinden santim oynamadığı vurgulandı.


Anadolu yapı mühendisliğinin temelini oluşturan ve Osmanlı yapı standartlarına şekil veren bu keşfin Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılması ile unutulduğu belirtilen yazıda, modern deprem yapı mühendisliğinin eskinin buluşlarından ve tecrübelerinden yoksun, tarihi geçmişi olmayan bir bilim olarak yürütüldüğü görüşüne yer verildi.

İlk uygulaması M.Ö. 1900’lü yıllara dayanan ve uygulandığı yapılar geçmişten bugüne hala ayakta kalan deprem izolatör sistemi “Orthostat” 1453 İstanbul Kültür ve Sanat Dergisi’nin11. sayısında tüm yönleriyle ele alındı. Jeoloji uzmanı Ali Bayraktar tarafından kaleme alınan yazıda Kabe’nin, Augustus Tapınağı’nın, Ayasofya’nın ve Süleymaniye Camii’nin temellerinde de aynı sistemin kullanıldığı belirtiliyor.

www.sanatlog.com

Le Corbusier ve Gösel Kayıt

İstanbul’a gelişinin 100. Yılında LE CORBUSIER DOĞU GEZİSİ 1911 konferansı ve GÖRSEL KAYIT sergisi Ekim ayında İstanbul’da…

Modern mimarlığın kurucu liderlerinden olan Le Corbusier’nin 1911 yılında gerçekleştirdiği ve Türk kentlerine de uğradığı Doğu Gezisi’nin 100. yıldönümünde, BİLGİ- ile Fondation Le Corbusier’nin ortaklaşa düzenlediği ve Kalebodur’un ana sponsor olarak destek verdiği konferans ve sergi Ekim 2011’de İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü ve santralistanbul’da gerçekleşecek. “Le Corbusier Doğu Gezisi 1911: Mimarın Formasyonunda Seyahatin Rolü” başlıklı İstanbul konferansı, Ekim ve Kasım aylarında Atina ve Napoli’de aynı tema çerçevesinde düzenlenecek konferanslar dizisinin ilk ayağı. Le Corbusier’nin mesleki kimliğinin oluşumunda önemli etkisi olduğu bilinen Doğu Gezisi’nin çeşitli yönleriyle tartışılacağı konferans, 7-8 Ekim 2011 tarihlerinde İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi E-3 binasında 10.00-18.00 saatleri arasında izlenebilir. Türk ve yabancı akademisyenlerin konuşmacı olarak katılacağı konferansın detaylı programı BİLGİ-Mimarlık (http://mimarlik.bilgi.edu.tr) ve Fondation Le Corbusier (www.fondationlecorbusier.fr) web sitelerinde yer almakta.

Konferansa paralel olarak mimarlık fotoğrafçısı Cemal Emden’in “GÖRSEL KAYIT: Le Corbusier Yapıtdökümüne Bir Bakış” isimli sergisi 8 Ekim-13 Kasım tarihleri arasında santralistanbul Ana Galeri’de yer alacak. Emden, Kalebodur’un sponsorluğunda İsviçre, Fransa, Almanya ve Hindistan’a seyahat ederek Le Corbusier’nin bu ülkelerde bulunan yapılarının en güncel fotoğraflarını üretti. santralistanbul’da 5 hafta süreyle sergilenecek bu fotoğraflar, Le Corbusier’nin 1905 yılında İsviçre’de tasarladığı ilk yapısından 1965’te projelendirdiği ve inşası 2006’da tamamlanan son kilisesine kadar uzanan geniş bir portfolyoyu görselleştiriyor. Ünlü mimarın en önemli işlerinin Cemal Emden’in özgün bakış açısından izlenebileceği sergi, 100 yıl sonra tekrar Le Corbusier’yi İstanbullularla buluşturuyor…

Konferans:

Tarih:7-8 Ekim 2011

Saat: 10:00 -18:00

Yer: İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü E3 Binası

Sergi

Tarih: 8 Ekim – 13 Kasım

Yer: santralistanbul Ana Galeri

www.santralistanbul.org  

Haber

www.sanatlog.com

Açık Kapı Mimarlık Festivali

İstanbul’un Gizemli Yapıları, Açık Kapı Mimarlık Festivali için kapılarını aralıyor… 

İstanbul`un yapılı mirasını kentlilerin dikkatine sunmayı amaçlayan ve normalde halka açık olmayan binaları etkinlik süresince gezilebilir kılan Açık Kapı Mimarlık Festivali bu yıl 1-9 Ekim 2011 tarihlerinde gerçekleşiyor.

Arkitera Mimarlık Merkezi tarafından ikincisi düzenlenen Açık Kapı Mimarlık Festivalin, bu yık ki en önemli özelliği kentlilerin gündelik hayatta merakla izlediği yapıları gezme fırsatı bulacak olmaları.

Gezilecek önemli yapılar

Bu yıl Açık Kapı Mimarlık Festivali`nde gezilecek binalar arasında Hollanda Başkonsolosluğu, İngiltere Başkonsolosluğu, Cumhurbaşkanlığı Huber Köşkü, Fransız Sarayı gibi prestijli yapıların yanı sıra İstanbul Üniversitesi Gözlemevi, Kandilli Rasathanesi gibi merak uyandıran çalışmalara ev sahipliği yapan mekanlar da bulunuyor. Festival kapsamında yer alan Taksim Aya Triada Kilisesi, Fener Rum Patrikhanesi, Göztepe Şahkulu Sultan Dergahı gibi mekanlar ise kapıları herkese açık olan, ancak; festival kapsamında farklı bir gözle ele alınacak mekanlar arasında.

Sapphire Seyir Terası

Ziyaret edilecek yerler arasındaİstanbul`un önemli seyir noktalarından biri olan Sapphire Seyir Terası ise 3-7 Ekim tarihleri arasında Açık Kapı Mimarlık Festivali kapsamında mimarlık öğrencileri ve mimarlarca indirimli gezilebilecek.

Mimarlık dünyasında ses getiren ve uluslararası alanda ödüller kazanan Nakkaştepe`deki Vakko Moda Merkezi de Açık kapı Festivali kapsamında gezilebilecek binalardan bir diğeri.

İstanbul`un mimarlık üretiminin odağında yer alan Tabanlıoğlu Mimarlık, Emre Arolat Mimarlık, Teğet Mimarlık, Brigitte Weber gibi önemli ofisler de festival süresince kapılarını ziyaretçilere açmaya hazırlanıyor.Açık Kapı Festivali kapsamında gönüllü rehberler eşliğinde yapılacak gezilere dokuzyüzü aşkın ziyaretçinin katılması bekleniyor.Sınırlı sayıda kontenjanın bulunduğu gezilere kayıt olmak ve ayrıntılı bilgi almak için www.acikkapi.gen.tr adresi ziyaret edilebilir.

Festival kapsamında gezilecek binalar:

, All Saints Moda Kilisesi, Avusturya Başkonsolosluğu, Aya Triada Kilisesi (Kadıköy), Aya Triada Kilisesi (Taksim), Bab-ı Ali Osmanlı Arşiv Binası, , Belçika Başkonsolosluğu, Beylikdüzü Anten Kulesi, Boğaziçi Üniversitesi, Kandilli Rasathanesi, , Fener Rum Patrikhanesi, Florya Atatürk Deniz Köşkü, Fransız Sarayı, Göztepe Şahkulu Dergahı, Haliç Tersanesi, Halki Palas, Haydarpaşa İngiliz Mezarlığı, Haydarpaşa Lisesi, Heybeliada Ruhban Okulu, Hollanda Konsolosluğu, Huber Köşkü, , İngiliz Hastanesi, İstanbul Erkek Lisesi, İstanbul Hilton Oteli, İstanbul Radyo Evi, İstanbul Üniversitesi Gözlem Evi, İstanbul Valilik Binası, İtalyan Sefareti Yazlık Binası, Karaköy Yeraltı Camisi, , Kuleli Askeri Lisesi, Levent Loft, Özel Saint Joseph Lisesi, Özel Saint Michel Lisesi, Sapphire Teras, Scheneider Temple, Selimiye Kışlası, Sirkeci PTT Binası ve Müzesi, Splendid Palas Otel, Sveti Stefan Bulgar Kilisesi, Vortvots Vorodman Kilisesi, Yenikapı Marmaray Kazıları, Yenikapı Mevlevihanesi.

www.sanatlog.com

Sonraki Sayfa »