Anasayfa / Etiket Arşivi: Sanat

Etiket Arşivi: Sanat

Müzik ve Medeniyet

sanatlog-muzik-yazilari

Müzik kelimesinin menşei olarak kabul edilen Müz (muse) adlı periler, Yunan mitolojisine göre, tanrı Zeus’un Mnémosyne’den (hafıza) olan dokuz kızıdır. Yani müzik, tanrısal güç ile hafızanın birlikteliğinden doğmuştur. Dünya hayatının geçici zevklerinin ötesinde, en derin, en yüce hisleri, fikirleri ifade edebilen müzikler zaman ve mekânı aşarak evrensel bir boyut kazanmışlardır. ...

Devamı »

Melih Cevdet’in “Garip”i (I)

melih-cevdet-anday

Edebiyat tarihçileri ve eleştirmenleri tarafından epeyce şey yazıldı; Türkçe şiirin esaslı damarlarından olan “Garip akımı”yla ilgili. Gerek akımın sahneye çıktığı başlangıç evresinde (1937-1941) gerekse sonraki dönemlerde yapılan yorumlara “yeni yorumları” eklemek hakikaten zor. Zira böylesi bir işe girişecek kişinin karşısına “Garip şiirinin kendisinden çok” bu şiir hakkında yapılmış yorumlar silsilesi ...

Devamı »

Tek Beden Pek Sanat

bedri-rahmi-eyuboglu-resimleri

Kabul edilmeli ki bir sanat dalında kült sayılabilecek ürünler vermek büyük bir lütuf. Dünyaya sanatçı gözüyle bakabilmek -bunun büyük bir ceza olduğunu düşünenler de yok değil-  bir insanın genlerine yerleştirilmiş en büyük armağan. Böyle insanların dünyayı nasıl algıladıkları ve bunu insanı hazzın doruklarında dolaştıran ürünlere ne ölçüde dönüştürdükleri malum. Farklı ...

Devamı »

Edebiyattan Beyazperdeye Koyu Kırmızı Bir Tabu: Ensest

Charles François Jalabeat, Antigone Leads Oedipus Out of Thebes (1849)

“Her öyküde arzu ile yasa çatışır ki öykünün temelini de bu çatışma oluşturur.” (A.J. Greimas, Semantique Structurale) Nasıl ki edebiyat kutsal kitaplardan, mit, efsane ve söylencelerden esinlenmişse, sinema da edebiyattan beslenerek “kutsal” olanı yeniden üretmiş, kendini kutsalın arketipi üzerine var etmiştir. Sinemanın göstereni edebiyat ise edebiyatın sürekli yararlandığı kutsal da ...

Devamı »

The U.S. vs. John Lennon (2006, David Leaf, John Scheinfeld)

the-us-vs-john-lennon-2006

Richard Nixon ya da bir başkası da olabilirdi, genelde iktidar sahiplerinin paranoyak eğilimlerinin arkaplanını siyasal karizmalarını korumak ve koşut düzeyde egemenliklerini istikrarlı biçimde sürdürmek fikri oluşturuyor, denebilir. Belgeseldeki kurban ise sadece John Lennon değil, ilişki kurduğu radikal aktivistler ve Kara Panterler adıyla anılan siyahi eylemciler. Amerikan hapishaneleri için yeni kurban ...

Devamı »

Gabriel Garcia Marquez’in Nobel Konuşması: Latin Amerika’nın Yalnızlığı

Gabriel Garcia Marquez: Paris, France - september 11. Colombian writer Gabriel Garcia Marquez during Portrait Session held on september 11, 1990. Photo by Ulf Andersen / Getty Images

Antonio Pigafetta, Macellan’ın dünya çevresinde yaptığı ilk seyahate katılan Floransa’lı denizci, Amerika’nın güney kıyılarına geldiğinde bir serüveni fanteziye dönüştüren anlatısını tamı tamına yazmıştı. O anlatıda; karınları uyluklarında domuzlar, yumurtalarını erkeklerinin sırtına bırakan pençesiz dişi kuşlar ve diğerleri, mesela dilleri olmayan kaşık ağızlı pelikanlara benzer yaratıklar gördüğünü kaydetmişti. Bir katırın  başına ...

Devamı »

Türk Müziği’ne Dair

klasik-turk-muzigi-sanatlog

Müzik, birçokları için bir eğlence aracı; bazıları için rahatlama vasıtası; kimileri içinse anlamlı ve ibadete yakın bir değer atfedilen bir sanat. Müziğe bakış ne kadar farklı olursa olsun, birçok dilde müziğin (kelime) anlamı aynıdır. Türkçe’de müzik, Osmanlıca’da mûsîki, İngilizce’de music, Almanca’da musik, İspanyolca’da musica… Bütün bu kelimeler eski Yunanca’daki mus ...

Devamı »

Sıcak Bir Yaz, Yeni Bir Sayfa

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Sıcak bir yaz geçmiş, İspanya’ya hiç gitmeden İspanya’da bir gezintiyi, İspanya bahçelerindeki bir gecenin müziğini yazmıştım. 1 Son yıllarda yazlar hep sıcak geçiyor. Küresel ısınmanın mı, küreselleşmenin mi etkisi? Hava da, yaşam da ısındıkça ısınıyor. Bu yaz da öncekileri aratmadı. “2016 yazında artık asla olmayacağı sanılan bir kalkışma yaşandı. Darbe ...

Devamı »

Bergman’ın Adası

ingmar-bergman-3-dokumentarer-om-film-teater-fro-och-livet-av-marie-nyrerod

Marie Nyreröd’ün 2004 yılında çektiği Ingmar Bergman belgeseli. Orijinal adı: Bergman och filmen Bergman och teatern Bergman och Fårö. Üç bölümdür: Bergman ve Fårö, Bergman ve Sinema, Bergman ve Tiyatro. 2004 yapımı, İsveç televizyonu için çekilmiş, 3 saate yakın, hayli bilgilendirici bir çalışma. Bergman’ın Fårö Adası’ndaki, yalnız yaşadığı evinde, bir ...

Devamı »

Rene Magrette’in Les Amants II’su

rene-migrette-les-amants-ii

“Benim resimlerim hiçbir şey anlatmayan görsel imgelerdir. Akla gizemi getirirler. Doğrusunu isterseniz, benim resimlerimi gören biri kendi kendine şu basit soruyu sorar: ‘Bunun manası ne?’ O resmin bir manası yoktur. Çünkü zaten gizem de aslında hiçbir şeydir, bilinmeyendir.” 21 Kasım 1898’de Belçika’nın Lessines şehrinde terzi Leopold Magritte ile kadın şapkacısı ...

Devamı »

Tous les matins du monde (1991, Alain Corneau)

tous-les-matins-du-monde-dunyanin-tum-sabahlari

Sadece Siyah Beyaz Lekeler Dünyanın bütün sabahları geri dönüşsüzdür…” der genç adam. Gece bitmiş sabah olmak üzeredir ve geriye sadece ümit kalmıştır. Yaşam geçmiştir ve yalnızca pişmanlık hissedilir. Yalnızlık. Ömrünü şöhret peşinde ve tutkusuzca geçirmiş olan adam, ustasının evini son defa ziyaret etmiştir. Yıllar boyunca ustasından ders alan adam, son ...

Devamı »

Entelektüelin Çöküşü

The-Petrified-Forest-1936-sanatlogcom-hakanbilge

“Ben nesli tükenmekte olan bir türe aidim; entelektüelim.” (Alan Squier, The Petrified Forest) “İnsan ve sanatçı bir bütündür. İkisi de yerlerde sürünüyor.” (Luchino Visconti, Morte a Venezia) Kıymeti bilinmemiş Archie Mayo’nun parlak filmi The Petrified Forest (1936, Taşlaşmış Orman) dekadansın filmidir görünüşte; fakat satırarasında hep başka bir şey anlatıyormuş izlenimi ...

Devamı »

Abluka (2015, Emin Alper)

abluka-filmi-emin-alper-sanatlog.com

Bunca zamandan ve yorumdan sonra amacına ulaşmış bir filmdir, çünkü çoğu izleyici değişik açılardan okuyabiliyor filmi, kendi yorumlarıyla zenginleştirip özgürleşebiliyor; ama kimi izleyiciler de her zamanki gibi vasatı aşamayıp bireysel ablukasına hapsolup sınırları aşamıyor. Bu filmi beğenmeyen bir daha sinemaya falan gitmesin. Belirsizlik üzerine kurgulanan her film gibi Abluka’da da ...

Devamı »

Tepenin Ardı (2011, Emin Alper)

tepenin-ardi-amin-alper

Abluka (2015) ile anlatım tarzını daha da olgunlaştıran, bundan böyle filmlerini tıpkı Nuri Bilge Ceylan’ınkiler gibi en sıkı biçimde takip edeceğimiz Emin Alper’in ilk filmi. Abluka örneği ile beraber baktığımızda, Emin Alper’in düş ve gerçek çatışması üzerinde kafa yorduğu, anlatım biçimleri ile tematik arasında diyalektik bağlantı arayışları içinde olduğu söylenebilir. ...

Devamı »