Anasayfa / Edebiyat / Kitaplar

Kitaplar

Leblebi Tozu Yediren, Gazoz İçtiren Öyküler: Mahir Ünsal Eriş

mahir-unsal-eris

Meddah öykücülüğü diyebileceğimiz bir tür ile modern öykünün kapılarını 19. yüzyılın sonlarında zorlayan bu coğrafyanın çocukları, 21. yüzyılın hemen başında özgün bir öykü dünyası yaratmayı başarabildi. Bu süreç, Türk edebiyatında modern öykü denemelerinin ilk temsilcileri Aziz Efendi, Samipaşazâde Sezâi ve Ahmet Mithat’tan günümüzün genç öykü yazarlarına, yüzlerce sanatçı sayesinde yaşandı. ...

Devamı »

Melih Cevdet’in “Garip”i (I)

melih-cevdet-anday

Edebiyat tarihçileri ve eleştirmenleri tarafından epeyce şey yazıldı; Türkçe şiirin esaslı damarlarından olan “Garip akımı”yla ilgili. Gerek akımın sahneye çıktığı başlangıç evresinde (1937-1941) gerekse sonraki dönemlerde yapılan yorumlara “yeni yorumları” eklemek hakikaten zor. Zira böylesi bir işe girişecek kişinin karşısına “Garip şiirinin kendisinden çok” bu şiir hakkında yapılmış yorumlar silsilesi ...

Devamı »

Sevgi Soysal Üzerine

sevgi-soysal

12 Mart, Sevgi Soysal’ın hayatında ve edebiyatında dönüm noktasıdır. Tutkulu Perçem ve Tante Rosa’nın yazarı ile Şafak’ın yazarı arasında epey fark vardır. Sudan nedenlerle girdiği cezaevinden “gerçek hayat sahneleri” biriktirerek çıkmıştır Soysal. Konuları ve karakterleri gittikçe politikleşmiştir. Ama bu, onda bir devrimci ajitasyon itkisine yol açmamıştır. Eleştirel mesafesini bir algı ...

Devamı »

Ütopyada Israr: Peter Pan

peter-pan

“Tek derdim asla büyümemek, hep çocuk kalmak, Peter Pan gibi neverland’e gitmek” diyen, Kobane direnişinde şehit düşen Nejat Suphi Ağırnaslı’ya… Dünyayı şimdi olduğundan başka türlü hayal etmek güç ister. Hayalin peşi sıra eyleme geçmekse cesaret işidir. Düşlerin iğvasına kapılmış özne hareket etmek zorundadır. Kasların gevşediği rüyalar, dallarında türlü yemişlerin olgunlaştığı ...

Devamı »

Tek Beden Pek Sanat

bedri-rahmi-eyuboglu-resimleri

Kabul edilmeli ki bir sanat dalında kült sayılabilecek ürünler vermek büyük bir lütuf. Dünyaya sanatçı gözüyle bakabilmek -bunun büyük bir ceza olduğunu düşünenler de yok değil-  bir insanın genlerine yerleştirilmiş en büyük armağan. Böyle insanların dünyayı nasıl algıladıkları ve bunu insanı hazzın doruklarında dolaştıran ürünlere ne ölçüde dönüştürdükleri malum. Farklı ...

Devamı »

Chuck Palahniuk Kitaplarından Alıntılar

chuck-palahniuk-kitaplari_sanatlog-com

Günce “Bir ressamın aslında tek yapabildiği kendi yüzünü tarif etmektir. Kendin olmaya mahkumsun. El yazın. Yürüyüşün. Seçtiğin porselenlerin deseni. Bunların hepsi seni ele verir. Yaptığın her şey elini açık etmene neden olur. Her şey bir otoportre. Her şey bir günce.” “Bir sanatçının görevi kaostan düzen yaratmaktır. Ayrıntıları toplarsın, model oluşturur, ...

Devamı »

“Tiksinti”nin Lordu: Georges Bataille

georges-bataille

ANNEM VE GÖZÜN ÖYKÜSÜ Yalnızca şehvet yüklü, saldırgan olmayan bir tür dans, parçalama zevkine olduğu kadar zina yapma zevkine de dalıyor ve kendini en bayağı zevke vererek aynı zamanda acıya, ölümün soluğunu kesmeye göz dikiyordu. Zina polemiği hâlâ sürerken yüzyıl önce bu satırları kaleme alan Georges Bataille’ın, ‘Annem’ adlı öyküsünden, ...

Devamı »

Sıcak Bir Yaz, Yeni Bir Sayfa

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Sıcak bir yaz geçmiş, İspanya’ya hiç gitmeden İspanya’da bir gezintiyi, İspanya bahçelerindeki bir gecenin müziğini yazmıştım. 1 Son yıllarda yazlar hep sıcak geçiyor. Küresel ısınmanın mı, küreselleşmenin mi etkisi? Hava da, yaşam da ısındıkça ısınıyor. Bu yaz da öncekileri aratmadı. “2016 yazında artık asla olmayacağı sanılan bir kalkışma yaşandı. Darbe ...

Devamı »

Arthur Schnitzler – Ölmek

arthur-schnitzler-olmek-kitap

“Siyah olan ben, beyaz olan ben’in yapacağı her hamleyi heyecanla bekliyordu.” – Stefan Zweig, Satranç) Bu yüzyılın insanları ne çok şey üzerine düşünüyor. Tüm koşturmaca içerisinde bizleri silah zoruyla yaşatan bir gerçek var. Yaşam çok tatlı geliyor olabilir. Neresi tatlı bunun bilinmez. Alın bakalım güneş, güzel insanlar, hava ama bir ...

Devamı »

Joyce Carol Oates

joyce-carol-oates_sanatlog.com-edebiyat

Gotik çığlık, kör karanlık “Ne zaman bir kasaptan içeri girsem, orada asılı duran hayvanın yerinde olmayışım beni hep çok şaşırtır.” Francis Bacon Hayvanın doğasında asılı olmak yoktur. Doğasından edilip bozuşturularak bir et parçasına dönüştürülmesi ve sonra yeniden dolaşıma sokularak, yani sahte bir can bahşedilerek doğal düzenin ritminin simule edilmesi, sistemin ...

Devamı »

Eşsiz Bir Okuma Serüveni: Gülün Adı

umberto-eco

Epey uzun zaman önce, yeni olmayan ama daha çok uzun süre güncelliğini koruyabilecek bir kitapla ilgili yazmak üzere bir not almıştım. 16 Mayıs 2015’te “Gerçeğin Yalanı” diyen bir yazım da şöyle bitiyordu: “Gerçeğin adı hangi dildedir? Peki gülün adı?” 1 Yanıtı o kitapla ilgili yazacağım yazının girişinde vermeyi planlamıştım. En ...

Devamı »

Bir Yeni Zaman Tanrısı: Palahniuk

chuck-palahniuk-kitaplari-sanatlog-com-edebiyat

Kapak Babalar şiddet evrenine dişlerini geçirmişse, çocukların dişlerini buradan çekmek zordur… Romanları kimilerince iğrenç, pornografik, müstehcen, hatta hastalıklı bir ruhun hezeyanları olarak algılanan Chuck Palahniuk’un genetik şiddet döngüsünden payını alan yazarlardan biri olduğunu, kişisel tarihinin vahşet, katl, intihar ve uyuşmazlıklarla örüldüğünü bilmek, onu daha iyi anlamlandırmaya yarar ise bu yararcılık ...

Devamı »

Truman Capote’nin Trajedisi

truman-capote

“Yaşamım -en azından bir sanatçı olarak- tıpkı bir vücut ısısı gibi kaydedilebilir: Yükselme ve düşüşler, son derece kesin evreler.” Çağdaş Amerikan edebiyatının ve Güney geleneğinin en önemli yazarlarından Truman Capote, en sevdiğim kitaplarından biri olan ‘Bukalemunlar İçin Müzik’e bu cümlelerle başlar. Kimseden örnek almadan, esinlenmeden, ansızın 8 yaşında yazmaya başladığında, ...

Devamı »

Chuck Palahniuk, “Görünmez Canavarlar”dan Alıntılar

chuck_palahniuk

“Televizyondaki şu talk showlarda olduğu gibi, yeterince izleyici bulunca dürüst olmak çok kolaydır. Eğer yeteri kadar insan dinliyorsa, her şeyi söyleyebilirsiniz. Kalabalık bir izleyici karşısında insanın tüm duyguları zirveye vurur. Ya gülme krizine tutulursunuz ya da ağlama krizine, arası yoktur.” “Şimdi (…) bütün hikâyeni anlatacaksın. Hepsini yazacaksın. Bana hikâyeni tekrar ...

Devamı »