Yayıncılık Devriminin Anatomisi
Türkiye’de bir şiir kitabını 10.000 kişi okuyabilir mi? “Şiir kitabı” diyorum ama, şiir taklidi yapan, ergenlerin aşk bunalımlarını sömüren ucubeleri demiyorum, Kahraman Tazeoğlu, İkbal Aydın, Cezmi Ersöz, Ceyhun Yılmaz, Sunay Akın, İkbal Gürpınar, İbrahim Sadri, Şebnem Kısaparmak gibi pop kültür ikonu sahne esnaflarının piyasaya sürdükleri “ticari meta”ları kastetmiyorum. Sanat tarihi kronolojisinde özgün ve yetkin biçemiyle yer edinen ve/veya edinmesi olası sanat eserlerinden bahsediyorum, Ece Ayhan, Nazım Hikmet, Hüseyin Alemdar, Şükrü Erbaş, Cemal Süreya, Ersan Erçelik, Özkan Mert, Yılmaz Odabaşı… gibi has şairlerin ürettikleri.
Bu isimlerden ancak Nazım Hikmet ve Yılmaz Odabaşı’nın şiir kitapları binlerle ifade edilen satış oranlarını aşabiliyor, diğerleri ise senede bin tane bile satmıyor maalesef. Komik bir paradoks yaşanıyor bu ülkede, başka herhangi bir ülkede yaşanıyor mu bilemiyorum, şiir okuru sayısıyla şairlerin ve şair geçinenlerin sayısı ters orantılı. Şiir okumayı sevmeyen şairlerin cirit attığı gülünç ve hazin bir coğrafya burası. Şiir okumayı sevmiyorlar, ama şiir kitabı çıkartmaya bayılıyorlar. Hal böyle paradoksal olunca serbest piyasa ekonomisi talebe uygun arzı realize ediyor ve vampir yayıncılık türüyor, yani yayınevinin şairin sırtından para kazandığı, akabinde kitabı satıp satmamayı umursamadığı yayıncılık anlayışı. Şairden kitabın basım maliyeti artı en az yüzde yüz kâr peşin alınıyor, “marka değeri” yüksek yayınevlerinde bu oran % 300–400 gibi rakamlara kadar çıkabiliyor. Topu topu 500 tane basılıyor bir şiir kitabı, onu da dağıtımcı istemiyor, kitapçı kabul etmiyor satmadığı için. Bir kısmı şairin ve yayınevinin arşivine konuyor, bir kısmı kişisel bağlantılarla kütüphanelere “kakalanıyor”, bir kısmı da “dostlar alışverişte görsün” misali diğer şairlere postalanıyor. Bir kısmı kapı kapı dolaşılıp dilenciliğe payanda ediliyor. Yolda sizi çevirip “Falanca derneğe yardım etmek ister misiniz” diyen neo-dilencilerin yaptığı gibi elde çanta kapılar aşındırılıp rica minnet kitap satmaya, kitabı bahane ederek dilenmeye çalışılıyor. Aynı dilencilik mekanizmasının vitrini olan ve kolay kolay kimsenin getirilemediği “imza günlerinde” ve “kitap fuarları standlarında” kazara gelenlere ve eşe dosta zorla birkaç -sadece birkaç- kitap dilenerek satılıyor.
Yakın zamana kadar bu denli sefil durumdaydı şiir kitaplarının seyir rotası, şimdi çok mu değişti, elbette hayır. Çoğunluk gene aynı bataklıkta debelenmeye devam ediyor, ama birileri, bizler, Emeğin Sanatı Kolektifi üyeleri, kendi alternatifimizi yarattık ve epey verimli sonuçlar elde ettik.
Öncelikle asli sorun iyi belirlendi, yani OKUR YARATMA zorunluluğu. Cemal Süreya’nın 1974′te TRT’de konuk olduğu bir programda, kamera önü heyecanıyla sigarasından hızlı nefesler alırken bahsettiği bir realite vardı, “okur yaratma sorunu”. O yıllardan bu yana okur sayısı daha da azaldı ve paradoksal şekilde şair geçinenlerin sayısı aynı oranda arttı. Emeğin Sanatı Kolektifi üyeleri ise vampir yayıncılık sistemindeki gibi şairden para talep etmeden, kendi ideolojik ve poetik algılarına koşut kitapları, sıfır basım, dağıtım, tanıtım maliyetiyle yayımlamak için internetin sonsuz olanaklarını verimli kullandılar. Şairden para talep edilmediği gibi okurdan da para talep edilmiyordu, hazin imza günlerinde ya da elde çanta kapı kapı dolanarak zorla kitap satmaya çalışılmıyordu, şiir kitabı maddi ve sosyal rant dilenciliğine payanda edilmiyordu. Üstelik internetin olanakları sayesinde, okur evinden çıkmadan ve hiç para ödemeden iki tuşla bilgisayarına şiir kitabını indirebiliyor ve beğendiklerini de gene hiç evden çıkmadan iki tuşla dostlarına iletebiliyordu. Tabi, bu tip yayıncılık anlayışında, şairler uyduruk imza günlerinde, kimsenin uğramadığı kitap fuarı standlarında ellerindeki kitapların kapağını objektiflere sokarak dostlarıyla poz veremiyor, bu pozları sosyal medyada teşhir edemiyorlardı, kitap bahanesiyle şiir sanatı dilenciliğe alet edilemiyordu, vampir yayıncıya para kaptırılmıyor, dağıtım şirketlerine, kitapçılara yalvar yakar olunmuyor, sadece saf “şiir okuma talebi” ile “has şiir kitabı” buluşturuluyordu. N’oldu peki sonuç, 16 ay önce ilk yayımlanan şiir e-kitapları 10.000′den fazla kişi tarafından okundu, OKUR YARATILDI, yani potansiyel şiir okuru şiir e-kitaplara çekildi, çirkin yayın ve tanıtım çarklarına bulaşmadan matbu şiir kitaplarından kat kat fazla oranda şiir okuruna ulaşıldı, ŞİİR OKUTULDU.
ŞİİR SATMAZ BU ÜLKEDE, AMA OKUTULABİLİR, OKUTTUK, OKUTACAĞIZ!
Emeğin Sanatı Kolektifi Üyesi Serkan Engin
Mayıs 2013
Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.
Emeğin Sanatı E-Yayınevi, Emeğin Sanatı Kolektifi’nin yan kuruluşudur. Emeğin Sanatı Kolektifi’nin yayın organı, 6 yıldan beri 15 günlük periyotla yayınlanan EMEĞİN SANATI E-DERGİ’dir…
Blog:emeginsanatie-yayinevi.blogspot.com
Website:emeginsanati.blogspot.com
Issuu:issuu.com/emeginsanati
Karabatak: 8. Sayı
10 Mayıs 2013 Yazan: Editör
Kategori: Dergi & Fanzin, Edebiyat, Sanat
İlk sayının heyecanından hiçbir şey kaybetmeyen Karabatak, sekizinci sayısıyla okurunun karşısında. Karabatak, edebiyat başta olmak üzere, sanatın bütün yollarına geçitler açmaya devam edip her sayıda olduğu gibi usta ve genç kalemlerden eserler sunuyor.
Karabatak’ın bu ayki dosya konusu Necip Fazıl. M. Fatih Andı “Dilin Yazdığı Şiir, Şairin Yazdığı Şiir”, Fikret Turan “Çile, Hafakan ve Hayat: Bir Ruhsal Girdabın Tasviri”, Zeynep Kevser Şerefoğlu “Çile’nin Kadını Yok Annesi Var”, Turgay Anar “Necip Fazıl ‘Küllük Akademyası’na Karşı” ve Hümeyra Hancıoğlu “Davetiye” başlıklı yazılarıyla Şairler Sultanı Necip Fazıl Kısakürek’i yeni bakış açılarıyla özgün bir çerçevede değerlendirdiler.
Röportajın bu sayısının konuğu, ömrünü kitaba, dolayısıyla kelama adamış olan Mehmet Serhan Tayşi. Kitabın arkasındaki asıl sırlı evreni yılların birikimiyle aktaran Tayşi, “Allah’a Giden Muhabbet Yolu İnsandan Geçer” diyor.
Sekizinci sayının şairleri A. Ali Ural, Celal Fedai, Hüseyin Akın, Ayşe Sevim, Yahya Kurtkaya, Çayan Özvaran, Yusuf Duruk, Şafak Çelik, Emirhan Kömürcü, Kamil Remzi Cin, Faysal Soysal, Meryem Kılıç, Fuat Eren, Sümeyra Yaman, Hasibe Çerko, F. Nuriye Torun, Sevgi Yerlioğlu, Edanur Aydın ve Hayrünnisa Çetin. Poetika yazarları Ali Galip Yener, Celal Fedai ve Metin Erol. Deneme yazarları Hakkı Özdemir, Mehmet Sabri Genç, Kamil Yıldız, Eray Sarıçam, Prof. Dr. Fevzi Yılmaz, Nur Kıpçak ve Sare Çizmecioğlu. Öykücüleri Demet Soysal, Hasibe Çerko, Murat Dai, Emel Dumankaya ve Ümit Çakır. Gezi yazarları Rahşan Tekşen, F. Hande Topbaş ve Şule Köklü. Kitap eleştirmenleri Semiha Fikret, Muhsin Mete. Ayrıca her sayıda olduğu gibi Hüseyin Sorgun tiyatro, Faysal Soysal ve Hakan Bilge sinema, Yasemin Karahüseyin Âşık Veysel’i kaleme aldığı müzik yazısıyla, Ertan Ayhan Sertöz çizimleriyle, Fatih Korgan fotoğraf kareleri ve Sedat Gever eşsiz tasarımıyla bu sayıyı zenginleştiren ve Karabatak’ı sekizinci kez yükseklere çıkaran isimler.
Mahalle Mektebi: 11. Sayı
10 Mayıs 2013 Yazan: Editör
Kategori: Dergi & Fanzin, Edebiyat, Sanat
Mahalle Mektebi’nin 11. sayısı okurlarıyla buluştu. Derginin kapağı Sezai Karakoç’un “Biz koşu bittikten sonra da koşan atlarız.” dizelerini hatırlatıyor.
Önemli isimlerin bulunduğu sayıda, okurların beklentilerini karşılayacak nitelikte metinler var. Şiir ve öykünün ağırlıklı olduğu dergide deneme, inceleme, seyahat ve sinema yazıları bütün okurların beklentilerine cevap veriyor. Bu sayının söyleşisine de dikkat çekmek gerekir. Mustafa Yıldız’la hayatın içinden, hayata dair yapılmış bir söyleşi var. “Her yazı bir doğum gibidir; insanı çoğaltır.” diyen Yıldız’la sıcak, hoş bir sohbet gerçekleştirilmiş.
Dergi Mustafa Köneçoğlu’nun “Eksik Empati’ şiiriyle açılıyor. Köneçoğlu “empati”yi yaşadığı çağa yöneltiyor, “en mesut insanlar fotoğrafhanesi”ni aramaya çalışıyor şiirinde. Derginin neredeyse tamamını genç şairler oluşturuyor, bu bir dergi adına çok sevindirici bir durum. Murat Çelik, Afra Kutluğ Benli, Özgür İren Bayram, Ömer Avcı, Nergihan Yeşilyurt, Hakan Şahin, Nuray Kamer, Sibel Akın, Rıfat Eroğlu, Burcu Karakoç ve Ali Bektaş bu sayının şairleri. Ayrıca Dylan Thomas, Muhammed el-Mağut ve Murat Nemet-Nejat’ tan çevrilen şiirleri görüyoruz bu sayıda. Mahalle Mektebi için çeviri önemli bir husus gördüğümüz üzere.
Abdullah Harmancı uzun bir aradan sonra “Gıcır Kitap Cix Telefon” öyküsüyle 11. sayının öykücülerinden. Dördüncü öykü kitabı çıkan bir yazarın kitapla temasına, heyecanına tanık oluyoruz öyküde. Bu tanıklık bir sorgulayış aynı zamanda. Öyküdeki şu cümle çok ilginç: “Sen kimsin, kitapları milyarlara ulaşmışların yayında, sen kimsin, tarihi değiştirmiş kitapların yanında, sen kimsin, sen kimsin…” Köksal Alver ise “Köprübaşı” öyküsü ile kalemini şehre, şehrin insanına çeviriyor. Neler görür insan, şehre bakınca? Duyduğu şey nedir? Onca insan köprüde ne arar? “Umutlarını mı, kayıplarını mı?” On iki öykünün bulunduğu derginin diğer öykücüleri: Mehmet Kahraman, H. Yeşim Koçak, Duran Çetin, Meral Afacan Bayrak, Numan Altuğ Öksüz, İmdat Akkoyun, Emre Orhan, Elif Nihan Akbaş, Fatma Akkubak ve Safiye Gölbaşı.
Mustafa Arıcı ve Hasan Arslan yazılarında şehre adını yazdırmış insanları konu etmiş. Mustafa arıcı, İslahiye’de önemli çalışmalar yapmış, son zamanlarda özellikle Suriye’den gelen mültecilere yardımda önemli işler yapmış Mustafa Yıldız’ı ve çalışmalarını anlatmış. Hasan Arslan ise haziran ayının ilk haftasında verilecek olan “Zemçi Çetinkaya Şiir Ödülü” nedeniyle dostu/arkadaşı Zemçi Bey’le kurduğu dostluğu ve şehir okumalarını okurlarıyla paylaşmış. “İnsan yaşadığı şehri sevebilmenin yollarını aramalı,” diyor Arslan. Zemçi Bey’le şehri nasıl yeniden var ettiklerini anlatıyor yazısında.
İki maktul sufi şair, Hallacı Mansur ve İsmail Ma’şuki; Murat Ak, genç yaşlarda öldürülen bu iki sufi şairi konu etmiş. Ali Akar ise “Şuara Suresi”nden hareketle kıssalardan bugüne yansıyan önemli gerçekleri yalın, anlaşılır bir şekilde okurlarına sunuyor.
Fatma Atıcı “Werther’in Acıları”yla gezdiği Frankfurt’u anlatıyor okurlarına. “İnsan insandan ne ister”e; oradan, “insan tanrı’dan ne ister”e gelen süreçte acının, ölümün ve algıların hayata yansımalarını okuyoruz Atıcı’nın yazısında.
Sinema yazılarında Ahmet Aksoy “Kelebeğin Rüyası” ile adından çokça söz ettiren oyuncu/yönetmen Yılmaz Erdoğan’ın “Vizontele” ile başlayan filmografisini inceliyor.
Derginin son yazısı “ortadakarışık”. Artık köşe haline geldiği anlaşılan “ortadakaşırık”ta Ertuğrul Rast, Hacı Şair ve Ücra dergilerinin son sayılarını değerlendiriyor, yeni çıkan kitaplardan altını çizdiği yerleri okurlarıyla paylaşıyor, bu sayıda İsmail Aslan’ı ve Emre Öztürk’ü konuk etmiş.
Evet, 100 sayfalık Mahalle Mektebi, 4tl ücretiyle ve nitelikli yazılarıyla güzel bir iş çıkarmış.
Mavi Yeşil: 81. Sayı
10 Mayıs 2013 Yazan: Editör
Kategori: Dergi & Fanzin, Edebiyat, Sanat
81. sayı Sezgin Taş’ın Şiir Diye Bir Şey Yoktur adlı yazısıyla açılıyor. Yazı şiirin belli başlı bir tanımını yapmaktan çok şiir ve şairin şiir edimi üzerine düşünmeyi sağlıyor.
Sinan Şanlıtürk, Yeni Hayat’ta Kimlik Bunalımı adlı yazısıyla hem içinde yaşadığımız topluma bireyce bakmanın zorluklarını hem de bireyin parçalara bölünmüş bilincini Yeni Hayat’ın kahramanlarından yola çıkarak anlatıyor. Edebiyatın hukukla ilişkisi kurmaya çalışan Nurullah Ulutaş, bu yazısında edebiyat ve suç kavramlarının iç içe geçmişliğini sorguluyor. Bu sayının söyleşi konuğu Murat Gülsoy. İlker Aslan, Gülsoy’la buluştu; edebiyat, sanat, yaratıcı yazarlık ve daha birçok konuda konuştu. Fırat Caner, Itamar Even-Zohar ve Çoklusistem adlı yazısıyla dergide. Esra Polat, Necip Fazıl’ın şiirlerinde ölüm teması üzerine yazdı.
Yavuz Demirci, Burak Tokcan, Pınar Doğu, Altay Taşkın, Necip Fazıl Akkoç şiirleriyle dergide yerini almış.
81. sayının içindekiler
Şiir Diye Bir Şey Yoktur / Sezgin Taş… 2
Yarım Kalmış Bir Dünya / Yavuz Demirci… 7
Yeni Hayat’ta Kimlik Bunalımı / Sinan Şanlıtürk… 8
Suçun Edebiyatı veya Edebiyatın Suçu / Nurullah Ulutaş… 12
Fetvasız Su / Pınar Doğu… 15
Murat Gülsoy ile Söyleşi / İlker Aslan… 16
Itamar Even-Zohar ve Çoklusistem Teorisi / Fırat Caner… 22
Necip Fazıl Şiirlerinde Ölüm / Esra Polat… 24
Yarım / Burak Tokcan… 26
Bölünme / Elif Balcı Kaştaş… 27
Karayemiş Yaprağı / Sadık Da… 28
Unutulmuş Eldivenler / Sevda… 30
Sepet / Altay Taşkın… 32
İçlik / Necip Fazıl Akkoç…32
bilgi@maviyesildergisi.com
Ayna İnsan: 7. Sayı
Ayna İnsan Dergisi Nisan-Mayıs-Haziran 2013, Sayı 7
“’Babam ne derdi? İki dal arasına sıkışan kuşun iki kanadı da kırılır. Ben de buna kendi eklememi yapmak istiyorum. Baba: İki dünya arasına sıkışan bir adam yalnız yaşar ve yalnız ölür. Ben yeterince arada kaldım.” Dinaw Mengestu/Düşlediğimiz Cennet
Ayna İnsan, Nisan-Mayıs-Haziran 2013 7. sayısıyla okurla buluşuyor. Derginin 7.sayısında Esat Selışık, Kubilay Bürgan, Metin Dikeç, Semiha Kavak, Özge Akdemir deneme ve inceleme yazılarıyla, Nijat Aliyev, öyküyle yer aldılar. 7. sayının şairleri Abdullah Eraslan, Adnan Onay, Fatih Yavuz Çiçek, Hasan Parlak, H.Hüseyin Göksel, Metin Dikeç, Neslihan Yalman, Nihan Işıker, Nur Alan, Seyit Pelitli ve Yusuf Bal.
Ayna İnsan, İz Bırakan Şairler bölümünde Rene Char’ı andı.
8. sayıda buluşmak dileğiyle…
İçindekiler
Ayna İnsan/Sunuş: İnsan, Edebiyat ve Hukuk Üçgenine Bakış
Esat Selışık: Anlamak
Metin Dikeç: Mahkeme Kapısı’nın Aralığından
Kubilay Bürgan: İlhan Berk Şiiri Üzerine
Nijat Aliyev: Dâhi
Özge Akdemir: Bilim ve Sanatta Soyluluk
Semiha Kavak: Necip Fazıl Şiirlerinde Toplumsal Muhalefet–1
İz Bırakan Şairler: Rene Char
Ve şiirleriyle
Abdullah Eraslan: Olasılık–1
Adnan Onay: Serçe Günlüğü
Fatih Yavuz Çiçek: Algoloji
Hasan Parlak: İyilik Paradigması
H.Hüseyin Göksel: Sabır Atları
Metin Dikeç: Âşığın Öldüğü Kande Görülmüş
Neslihan Yalman: İlkte Son/suzduk
Nur Alan: Avluda Bir İp
Nihan Işıker: Hüzünçelen
Seyit Pelitli: Islak Gecenin Özeti
Yusuf Bal: Beni Ört
Ayna İnsan dergisini temin edebileceğiniz yerler;
Ayna İnsan 7. Sayı İstanbul’da Beyoğlu Mephısto, Ankara’da Kurtuba Kitabevi, Turhan Kitabevi, İhtiyar Kitap Kafe, İzmir’de Kemeraltı Salepçioğlu İş Merkezi İnsancıl Yayınları, Alsancak’da Yakın Kitabevi, Adana’da Alfabe Kitabevi, Antalya’da AKSAV Kültür Sanat Vakfı, Bursa’da ASA Kitabevi, Eskişehir’de Tepebaşı/İnsancıl Sahaf, Erzurum’da Üniversite Kitabevi, Giresun’da M-Store Kitabevi, Kahramanmaraş’da Kalyon Cafe, Şelale/Büfe, Kıraathane, Kırıkkale’de Yenigün Kitabevi, Konya’da Meram/Gençlik Kitabevi, Samsun’da İlkadım/Deniz Kültür Merkezi, Sivas’da Aralık Kitap Kafe, Trabzon’da Trabzon Sanat Evi, Uşak’ta Keyif Sanat Kahvesi’nden temin edilebilir.
İletişim: aynaveinsan@gmail.com






