SanatLog yazılarına abone olunYazılar RSSSanatLogYorumlar RSS

Red Hot Chili Peppers - Dream of Californication

15 Haziran 2012 Yazan:  
Kategori: Gösteriler & Topluluklar, Müzik, Müzik Albümleri, Sanat

İlk olarak gibi fazlasıyla uzun bir isimle, , Micheal Balzary (Flea), Hillel Slovak ve Jack Irons tarafından kurulan grup aynı yılın sonunda isimlerini Red Hot Cili Peppers ile değiştirerek kariyerlerine ilk adımı yine aynı isme sahip ilk albüm “la (1983) atarak başlamışlardır. Albüm büyük bir ticari başarı sağlayamasa da onların dönemin Punk ve Funk müzik dinleyicileri arasında tanınmaya başlamasını sağlamıştır. Ardından gelen  Freaky Styley (1985) ve  The Uplift Mofo Party Plan (1987) albümlerinin olduğu bu dönemde (1984–1987) gruba damgasını vuran  Hillel Slovak’ın, son albümlerinin Bilboard listelerine girmesinin hemen ardından 1988′de aşırı dozda uyuşturucudan kaynaklanan talihsiz ölümü ardından grup, onun yerine gelen John Frusciante ile yepyeni bir döneme girmiştir. Bu dönemi incelemeden önce Slovak dönemini ve grubun kuruluşunu mercek altına alalım.

Hillel Slovak Dönemi: R.H.C.P İlk Yıllar

Soy isminin aksine İsrail doğumlu olan genç gitarist ailesinin o henüz 5 yaşındayken yaşanan Arap-İsrail savaş koşullarından etkilenerek ABD’ye göçmesiyle yepyeni bir dünyayla karşılaşmış ve kişiliği büyük ölçüde etkilenmiştir. Lise günlerinde, daha sonra beraber çalacakları, Micheal Balzary, Jack Irons ve Anthony Kiedis ile tanışan Slovak aynı zamanda gitar dersleri almaya başlamıştır. İlk grup çalışmaları olan ve sonradan What İs This? adını alacak olan gruba lise arkadaşları Alain Johannes ve Todd Strasman’la başlayan Slovak daha sonra Strasman’ın bass gitar çalışından memnun kalmayarak Flea’ya bass gitar öğretmiş ve Flea’yı gruba dâhil etmesine rağmen bir süre sonra başka bir gruba gitmesiyle yolları ilk kez ayrılmıştır. Aradan geçen zaman sonrasında sahne öncesi kendi gruplarının önünde çalması için Anthony Kiedis’in bir arkdaşı Flea, Slovak ve Kiedis’den onlardan bir günlük bir grup kurmasını istemesinden sonra aralarına davulcu Jack İrons’ında katılmasıyla bu grup işte “Tony Flow And the Miraculously Majestic Masters of Mayhem”i ve ardından “Red Hot Chili Peppers“i oluşturacak; The Beatles’ın Hamburg günlerine benzetebileceğimiz 6 aylık Los Angels canlı müzik maceralarına başlayacaklardır. Lakin R.H.C.P’ye yan bir proje olarak bakan Slovak, İrons’la beraber gruptan ayrılmış ve What İs This grubuyla albüm çalışmalarına başlamıştır. Bu sırada çıkan “Red Hot Chili Peppers” (1983) albümünü deHillel SlovakyerineJack Sherman, Jack İrons yerine Cliff Martinez’in katkılarıyla ortaya çıkarmışlardır. Slovak’ın albümün başarısı ve kendi grup arkadaşlarıyla yaşadığı uyumsuzluklar sebebiyle tekrar R.H.C.P’ye gelmek istemiş ve ardından grup Jack Sherman’la karşılaştırıldığında kendilerine çok daha yakın olan Slovak’ı kabul etmiştir (Anthony Kiedis’e solfej dersleri verip şarkı söylemeyi, Flea’ya bass gitar dersleri vererek çalmasına önayak olan kişi Slovak’tır). R.H.C.P’nin ikinci albümü olan Freaky Styley EMI etiketiyle,  George Clinton prodüktörlüğü ve Slovak gitarları üstlenmesiyle çıkmasının ardından üçüncü albüm olan The Uplift Mofo Party Plan ile gruba davulcu Irons’ın da tekrar katılmasıyla ilk kez Billboard listelerinde 184. sıradan girmesiyle başarı kazanan grup, albümdeki “Skinny Sweaty Man” şarkısını da başarılarında büyük etkisi olan Slovak hakkında yazmıştır. Ama bu başarı felaketi de getirmiş, Slovak ve Kiedis’ın uyuşturucuyla olan bağlarının artmasına yol açmış, The Uplift Mofo Party Plan albümünün turnesinde problemler oluşturmuştur. Slovak’ın aşırı doz alması müziği ikinci plan itmesini tetikledikten sonra ve gruptan bir süre tedavi olmak amacıyla uzaklaştırılmak zorunda kalınmasının ardından çok sıkıntılı tedavi süreci ve gruba tekrar dönüş beklentilerin aksine daha kötü sonuçlara yol açmış, Slovak uyuşturucu kullanmaya devam etmiş ve 25 Haziran 1988’de aldığı aşırı dozun etkisiyle belki de biraz Oblamovluk yaparak hiç uyanmayacağı bir uykuya dalmış ve ardından Anthony Kiedis tedavi olmasına, Jack Irons ölümüne dayanamayarak gruptan ayrılmasına ve  John Frusciante’in gruba Slovak yerine dâhil olmasına sebep olmuştur.

Frusciante Dönemi: R.H.C.P “Mania”

Grup Flea olarak tanıdığımız, Micheal Balzary’in çabalarıyla dağılmaktan dönmüş, kendisi de Jimi Hendrix, Jimmy Page ve Hilal Slovak hayranı olani günde 15 saatini gitar çalışmaya adayan henüz 18 yaşındaki genç gitarist John Frusciante ve harika davulcu Chad Smith gruba dâhil edilmiştir. Ardından 1989 yılında gelen Mothers Milk albümü onlara Altın Plak başarısını kazandırmış ve ünlü prodüktör Rick Rubin’in dikkatini çekerek Warner Bros müzik şirketi adına çalışmalarını sağlayarak harika albümleri Blood Sugar Sex Magik (1991) ve albümdeki “Give It Away”le en iyi hard parçası dalında Grammy ödülü kazanmalarına yol açıcak süreci açmıştır. Bu sıralar çeşitli nedenlerle gruptan ayrılan Frusciante yerine Jane’s Addiction ve Porno For Pyros gibi grupların gitaristi Dave Navarro katılarak 1995 menşeli One Hot Minute adlı albümü piyasaya sürülmüş ve 5 milyon kopyaya ulaşmıştır. Ardından gelen süreçte burnu sürtülen Frusciante sağlık problemlerini eski grup arkadaşlarının desteğiyle aşarak yeniden gruba katılmış (1998) ve Navorro gruptan atılmıştır. Yakın süreç içinde gelen Californication (1999) ve ) milyonlarca kopya satarak grubu zirveye taşımış ve Türk dinleyicileri arasında da oldukça popüler olmasını sağlamıştır. 2004 yılında üç günlük konser dizisinden 17 milyon dolar kazanarak kayıtlara geçen grup bu performansı albümleştirerek Live in Hyde Park isimli ilk konser albümlerini çıkarmaları ardından gelen Stadium Arcadium (2006) ve sonrasında epey uzun süren bir dinlenme süreci sırasında R.H.C.P ile yaptığı her şeyle gurur duyduğunu ama ilgi alanlarını takip etmek zorunda olduğunu söyleyerek gruptan ayrıldığında grubun hayran kitlesinden büyük bir hayal kırıklığı yaratsa da R.H.CP yoluna devam etmiş ve aralarına yeni katılan gitarist, Josh Klinghoffer’lı yeni haliyle I’m With You albümünü 2011 yılında piyasaya sürmüştür.

m.onurkocabiyik@hotmail.com

Yazarın öteki yazıları için tıklayınız

Red Hot Chili Peppers İlk Kez Türkiye’ye Geliyor

İLK KEZ İSTANBUL’DA…  

Pozitif Live tarafından düzenlenen, 8 Eylül Cumartesi akşamı Santral İstanbul’da müzikseverlerimuhteşem bir bekliyor. İstanbul’a ilk defa gelen Red Hot Chili Peppers, dünya çapında yaklaşık 60 farklı şehri kapsayan turnenin Türkiye ayağında İstanbullu müzikseverler ile buluşacak. 

Bugüne kadar gerçekleştirdiği başarılı konserlere bir yenisi ekleyen Pozitif,  farklı tarzları, eğlenceli sahne performansları, inanılmaz enerjileri ile tüm dünyada beğeni toplayan ve Türkiye’de büyük bir hayran kitlesi olan grubu Red Hot Chili Peppers’ı ağırlıyor! Yapılan araştırmalarda Türkiye’ye gelmesi istenen sanatçılar arasında birinci sırada yer alan Red Hot Chili Peppers, Santralistanbul’da bu konser için özel olarak hazırlanan sahnede, sürpriz şovları ve klasikleşmiş hitlerin yanı sıra yeni albümleriI’m With Youparçalarının da yer alacağı unutulmaz bir konsere imza atacak. 

Yedigrammy ödüllü ve multiplatinum sahibi Red Hot Chili Peppers tarihteki en başarılı rock gruplarının arasında gösteriliyor. Bugüne kadar 60 milyon üzerinde albüm satışına imza atan grup, en iyi rock albümü, en iyi rock sanatçısı, en iyi rock performansı gibi birçok dalda Grammy ödülü kazandı. Radyolarda en çok çalınan parçalar sıralamasında üst sıralarda yer alan grubun parçaları arka arkayatoplam81 hafta 1 numara kalmayı başardı. Son yıllarda en çok aranılan gruplar arasında da ilk sıralarda yer alması da bunun kanıtı! Rock, punk ve funk üçlemesinden oluşturdukları eşsiz sound ile kategorilerinden sıyrılmayı başaran grup, bu sound’un yanı sıra sahnede sergiledikleri sürpriz performanslarve etkileyici sahne kostümleriyle farklarını ortaya koymayı başarıyorlar.

 

1983 yılından beri Californication, Otherside, Scar Tissue, Under the Bridge gibi dünyada yankı uyandıran hitlerin sahibi olan grubun 8 Eylül’de İstanbul’da sahne alacağı Santral İstanbul konserinin biletleri çok yakındabiletix.com, tüm biletix gişelerinde ve Biletix i-phone uygulaması ile satışta olacak.

 Red Hot Chili Peppers Hakkında:

1983 yılında Los Angeles’da kurulan Amerikalı bir alternatif-rock grubu olan Red Hot Chili Peppers, tarzını genelde rock olarak tanımlansa da, funk, punk rock, hip hop ve psychedelic rock tarzlarını da müziklerinde bulmak mümkün. Grubun kurucu üyeleri arasında  (vokaller), Michael “Flea” Balzary (bas) ve baterist Chad Smith yer alıyor. Grup kurulduğundan beri çeşitli gitaristler gruba eşlik etti. Red Hot Chili Peppers’ın şu anki gitaristi ise gruba 2009’da katılan Josh Klinghoffer oldu.

Red Hot Chili Peppers, müzik hayatı boyunca 10 stüdyo albümü, 2 canlı album, 3 compilation albüm, bir EP, 2 box set, 4 video albüm, 43 single ve 44 müzik videosuna imza attı.

Red Hot Chili Peppers ilk üç albümlerini 1980’lerde yayınladılar. 1989 yılında yayınlanan 4.albümleri Mother’s Milk,  Billboard 200 listesinde 52.sıraya kadar yükseldi. İlk altın plaklarını, bu albümle kazandılar. 1991 yılında Rick Rubin prodüktörlüğünde Blood Sugar Sex Magik albümlerini yayınladıktan sonra birçok kitle tarafından tanınmaya başlandılar. Bu albümleri Amerika’da 7 milyon kopya, tüm dünya genelinde ise 13 milyon satış adedine ulaştı. Blood Sugar Sex Magik albümünde yer alan ”Give It Away” En İyi Hard Rock Parçası dalında Grammy kazandı. Grubun o dönemdeki çalışmaları alternatif rock’un yayılmasına büyük katkı sağladı.

 1995′de One Hot Minute adlı albüm tüm Dünya’da 5 milyon kopya satarak, 4 numaradan girdiği Amerika listelerinde 55 hafta boyunca yerini korudu.1999 yılında prodüktörlüğünü Rick Rubin’in yaptığı Californication albümü piyasaya çıktı. 

Grup 2000 yılında MTV Video Müzik Ödülleri’nde “Videoda Öncü Grup Ödülü”nü kazandı. 1999 yılında piyasaya çıkan 7.albümleri Californication’ı By the Way (2002) ve Stadium Arcadium (2006) izledi.  Californication müzik videosu “En İyi Yönetmen” ve “En İyi Yönetmenliği” ödüllerini kazandı.

2004 yılında Red Hot Chili Peppers, “Live in Hyde Park” adlı ilk konser albümünü piyasaya sürdü. Albüm, Londra’daki Hyde Park’ta sahne aldıkları üç gecenin kayıtlarından oluşurken, grup bu konser dizisinden 17 milyon dolar kazanarak bir rekora imza atmayı başardı.

Grup 10. Albümleri I’m With You için stüdyoya Eylül 2010’da girdi. Bu albümün en önemli özelliklerinden biri gruba yeni katılan gitarist Josh Klinghoffer ile kayıt edilen ilk albüm olmasıydı. 26 Ağustos 2011’de piyasaya çıkan albüm, Amerika ve Kanada’da ikinci sıraya yerleşmeyi başardı. I’m With You, Grammy’de En İyi Rock albümüne aday gösterildi. Grup üyeleri,  14 Nisan 2012’de Rock and Roll Hall of Fame müzesine girmeye hak kazandı.

The Rolling Stones’la 50. Yıla Genel Bir Bakış

25 Şubat 2012 Yazan:  
Kategori: Gösteriler & Topluluklar, Müzik, Sanat

Son geçen elli yıl, dünyaya geçtiği yolda iz bırakan müzisyenlerin pek çoğunu kaybettiğimiz zamanlar olarak belleklerimizde yer edinirken; , , Jimi Hendrix ve Kurt Cobain’in zamansız ölümleri süregelmiştir.

Bu kısa yazıda, yaptıkları ve dinledikleri müzikle hâlâ genç kalmayı sürdüren, Nazım Hikmet’in söyleyişiyle, ölmekten korktuğu halde ölüme inanmayan ve meydan okuyan bir kuşağın son temsilcilerinden bahsedeceğim size.

Dartford Tren İstasyonu’nda sıradan bir gün aceleci adımlarla, elindeki blues plaklarına sıkıca sarılarak arkadaşı Keith Richards’ı görmeye giderken başlatmıştı Mick Jagger ilk adımlarla The Rolling Stones’un hikâyesini.

Orta sınıf bir ailenin burslu olarak London School of Economics’de okumaya hak kazanan oğlu olmaktan, efsaneler ölmez sözcüğünü bugün her iki anlamında da yaşatan bir yıldız olacak olması… Bu adımlarla ilerliyordu Dartford Tren İstasyonu’nda.

Aralarına Ian Stewart ve blues gitaristi ’u da katan ikili 1960′ların fırtınasına yelken açtılar. Onlar Birleşik Krallığın kötü çocuklarıydı. Albüm kapaklarında asık suratlarıyla, uyuşturucu bulunmakla suçlanmalarıyla, çirkin ifadeleriyle The Beatles’ın sempatik imajının tam tersine hareket ediyorlardı ve bu, o gün için oldukça havalı bir imaj yaratıyordu.

The Rolling Stones’un John Pashe tarafından 1970 yılında yaratılan meşhur dudaklar ve dışarıya çıkan dil simgesi bir dönem Türkiye’de de olmak üzere her yerdeydi.

Bu imajın aksine müzikal açıdan Beatles’la oldukça benzerlikler taşıyan efsanevi Mick Jagger ve çetesi asla insanları onlar kadar arkalarından sürükleyememesine rağmen hatırı sayılır başarılara imza atmış, 2005 yılında son albümlerini yayınlayan grup hâlâ devam eden yaşamalrıyla insanları ortak çatısında birleştirerek adım adım başarıya yürümeyi bilmişlerdir.

Keith Richard, Brian Jones ve ’un ardından gruba dâhil olan Ronnie Wood, Charlie Watts ve tabii ki de Mick Jagger bugün ender görülen, ölmeden efsaneleşme mitinin en canlı örnekleridir.

Albümleri *

            Shine A Light Single Disc Edition

            Shine A Light Deluxe Edition

            A Bigger Bang

            Live Licks

            No Security

            Bridges to Babylon

            Stripped

            Voodoo Lounge

            Flashpoint

            Steel Wheels

            Dirty Work

            Undercover

            Still Life

            Tattoo You

            Emotional Rescue

            Some Girls

            Love You Live

            Black And Blue

            It’s Only ‘N Roll

            Goat’s Head Soup

            Exile On Main St

            Sticky Fingers

            Get Yer Ya Ya’s Out

            Let It Bleed

            Beggars Banquet

            Their Satanic Majesties Request

            Flowers

            Between The Buttons

            Got Live If You Want It

            Aftermath

            December’s Children (And Everybody’s)

            Out Of Our Heads

            The Rolling Stones Now!

            The Rolling Stones No. 2

            12 x 5

The Rolling Stones (England’s Newest Hitmakers)

Grup elemanları *

1962 - 1963

            Mick Jagger

            Keith Richards

            Brian Jones

            Dick Taylor

            Bill Wyman

            Ian Stewart

            Carlo Little, Tony Chapman, Mick Avory

1963 - 1968

            Mick Jagger

            Keith Richards

            Brian Jones

            Bill Wyman

            Charlie Watts

1969 - 1974

            Mick Jagger

            Keith Richards

            Mick Taylor

            Bill Wyman

            Charlie Watts

1975 - 1992    Mick Jagger

            Keith Richards

            Ronie Wood

            Bill Wyman

            Charlie Watts

1993 - Bugün

            Mick Jagger

            Keith Richards

            Ron Wood

            Charlie Watts

* Albümler ve Grup elamanları bilgisi 25.02.12 tarihinde http://tr.wikipedia.org/wiki/The_Rolling_Stones adresinden alınmıştır.

Mehmet Onur Kocabıyık

 m.onurkocabiyik@hotmail.com

Barış ve Müzik - Woodstock (1969)

3 Şubat 2012 Yazan:  
Kategori: Gösteriler & Topluluklar, Konser, Manşet, Müzik, Sanat

Geleceğin gölgesinde, akan sularda durulmak bilmeyen bir dünyada, “barış ve için” sloganıyla 3 gün süreyle düzenlenen bu festival, tarihi içinde sarsılmaz bir nokta olarak benliğini koruyan ve dünyayı etkileyen bir hareket olarak bugün benliklerimizde hâlâ yaşamaktadır. 

İlk olarak 1969 dünyasının fotoğrafını inceleyerek başlayalım yolculuğumuza.

Siyasi yaşamda Amerikan Tarihi’nin kara lekelerinden biri olan Wietnam Savaşı ve ülke gençliğinin savaş karşıtı hareketleri, dünyanın dört bir yanındaki gösterilerle birlikte artarak devam ediyor, Kara Panterler zenci hakları için silahlı eylemlerde bulunuyor, Nijeryadaki Biefra iç savaşı, Mozambik’te Portekizlilere karşı süren çatışmalar devam ederken kapitalizm; aya ilk insanı göndererek Doğu Bloğuna karşı psikolojik bir zafer kazanıyordu.

Sosyal yaşamda da yer yerinden oynamıştı. Mini etek kitleler tarafından kabul görmüş ve kadınların çıplak bacakları ilk kez birer bağımsızlık ve güç imgesi oluvermişti; doğum kontrol hapları geniş kitlelere ulaşırken, Almanya’da okullara cinsellik dersleri ilk defa girmiş ve eşcinsellik suç olmaktan çıkarılmıştı.

Bu yılın ortalarında festival fikri Michael Lang ve Artie Kornfeld’in gazetede gördükleri bir ilan üzerine John Roberts ve Joel Rosenman adındaki iki girişimciyle yapılan görüşmenin sonucunda ortaya çıkmıştı. İlginçtir, yaygın olan kanının aksine Woodstock’ta değil, tüm hazırlıkların tamamlanmasına 15 gün kala konser alanı için düşündükleri bölgenin belediye başkanının son anda izin vermemesi sonucunda Bathelde’ki, Max Yasgur adındaki bir çitçinin arazisinde düzenlenmiştir. İsmin değiştirilmesine fırsat kalmadığı için festivalin ismi Woodstock olarak tarihe geçmiştir. 

Konser alanı kurulduktan sonra inanılması güç bir şey oldu. İlk gün beklenilenin çok üstünde tam 250.000 kişi alana geldi ve daha 100.000 kişi tüm trafik alana gelmek üzere hareket edenlerin arabalarıyla kitlendiğinden alana gelebilmek için otostop çekmekle meşguldü. Civardaki benzinliklerin depoları boşalmıştı. Belirli bir bilet kontrol noktası belirlenememişti, etrafa yapılan telleri aşarak insanlar dört bir yandan alana akın ediyordu. Bunun sonucunda organizatörler festivali ücretsiz ilan etmek zorunda kalmışlardır. O kadar çok insanın biletini kontrol edebilmek imkânsızdı.

15 Ağustos 1969′da Richie Havens’in sahneye çıkmasıyla başlayan festival yaklaşık 500.000 kişinin doldurduğu konser alanının enerjisi 18 Ağustos’ta 12 saatlik gecikmeyle de olsa sahneye çıkan Jimi Hendrix’in kariyerinin en uzun canlı performansını vermesine neden olmuştur.

Festivalin önemli özelliklerinden biri tek bir odak noktasının asla olmamasıydı. Bir yanda “free stage”de oynayan çocuklar, göle giren insanlar, yoga yapanlar, sevişen çiftler festivalin 2. günü yağmaya başlayan şiddetli yağmurla baş etmek zorunda kalmışlardır. Festivalin proüktörü Chip Monck’un deyimiyle “…yağmur çok bereketliydi; ortada tam bir çorba vardı ve bu herkesi bir araya getirdi.”  

Birbirlerine yaklaşmış insanlar ve konser ortamının tadını çıkararak yağmur ve çamurun aksiliklerine aldırmayarak özgürce eğlenmiş ve savaşa karşı ciddi bir gençlik gücünün oluştuğunu göstererek barışa dolaylı olarak katkı sağlamışlardır.

Sahneye çıkan gruplar ve sanatçıların çıkış sırasıyla tam listesi:

15 Ağustos 1969 Cuma

Richie Havens : (Saat 17:07)

Country Joe McDonald

Bert Sommers (Akşam saat 20:00)

Tim Hardin (Akşam saat 21:00 civarı)

Ravi Shankar (Akşam 22:35) 

Melanie

Arlo Guthrie

Joan Baez (01:30)

02:00 Yağmur yağmaya başlıyor. 3 saat boyunca yağıyor.

16 Ağustos 1969 Cumartesi

Quill : (Gece 00:15) 

Sweetwater

John B. Sebastian (11:00) 

Keef Hartley 

Santana (14.30)

Incredible String Band

Canned Heat

Grateful Dead

Creedence Clearwater Revival 

Sly & the Family Stone (01:30)

The Who (03:00)

17 Ağustos 1969 Pazar 

Jefferson Airplane (08:30)

Joe Cocker : (14:00)

Çok şiddetli rüzgar ve yağmur (14:25) 

Max Yasgur yağmur sonrası sahneye davet ediliyor. (17:00)

Country Joe & Fish

Leslie West / Mountain (18:30) 

Ten Years After (20:00)

The Band (10:30)

Johnny Winter

Blood, Sweat & Tears (00:00)

18 Ağustos 1969 Pazartesi

Paul Butterfield Blues Band

Sha-Na-Na

Jimi Hendrix (08:30) 

Konser 10:30′da Jimi’nin sahneden inmesiyle biter.

Mehmet Onur Kocabıyık

 m.onurkocabiyik@hotmail.com

/aJohn B. Sebastian (11:00)

The Beatles: Devrim İçin Dans Et

6 Ocak 2012 Yazan:  
Kategori: Gösteriler & Topluluklar, Müzik, Metinler, Sanat

İngiltere, 1960’lı yılların başında halen Victoria çağı geleneklerine göre yetiştirilen çocukların, on altı yaşına geldiklerinde yetişkin birer birey sayıldığı ve ailelerinin birer kopyaları olması beklendiği bir ortam olmaktan çok da uzak değilken aniden karşı konulamaz isteklerin tutkuyla ve müzikle birleşerek statükoya başkaldırması dünyanın asla eskisi gibi olamayacak bir çıplaklığa kavuşmasını sağladı. Dünya, artık üzerindeki ipek giysilerini çıkarmış ve bluejeanleri bacaklarından aşağıya dalgalanan, gençliğin yaratıcılığına kavuşmuş seksi bir figürdü. 

Şüphesiz bu bombanın fitilini ateşleyenlerden biri de ufak liman kenti Liverpool’dan yankılanmaya başlayan The Beatles ve müziğiydi. Liverpool’lu bu dört genç (Paul McCartney, , George Harrison ve Ringo Starr) çok geçmeden ’un da başına fazlasıyla iş açmış deyimiyle “İsa’dan bile daha popüler olacaklardı.”

 

Bu süreç dikkate alınsın veya alınmasın, günümüzde hâlâ dinleyenleri kendine çekmesi ve dinlenmeye devam etmesi The Beatles’ı modern klasikler içinde ölümsüz bir çerçeveye koymamıza olanak sağlamaktadır. Zamanın getirdiği süreçte, yaşantılar ve The Beatles müziği, Beat Kuşağı unutulur mu bilmek pek mümkün değil. Ama devrim için dans etme kültürü yani mevcut bürokratik düzen ve kapitalizmle kendine ve birbirlerine yabancılaşmış insanların sanatın her dalıyla statükodan koparak ona karşı savaş açmış ve uluslararası bir gençlik kavramı arkasında buluşmaları, gençler arasında asla kaybolmayacak kitlesel bir eylem biçimi olarak belleklerinden silinmeyecek ve kapitalizmin kendilerini, sanatlarını kullanarak büyümesi ironik sorunsalından dönem şartlarına göre getirdikleri çözümlerle sıyrılarak devrim için ve özgürlük için dans etmeye devam edeceklerdir.

Mehmet Onur Kocabıyık

m.onurkocabiyik@hotmail.com 

Sonraki Sayfa »