Politik Taşlama Örneği: Memleketin Birinde

Aydın Belediyesi 2. günleri etkinlikleri çerçevesinde, Türk tiyatrosunun “politik ” anlamında bir köşe taşı olan aydınlı seyircilerle buluştu. Etkinliklerin açılış oyunu olan “” adlı komedi izleyenlere gündeme yönelik “seyirlik bir ibret” sundu.

Oyuna yoğun katılım gösteren izleyiciler Aydın Belediyesi Şehir Tiyatroları Şükran Güngör sahnesini tıklım tıklım doldurdular. Seyircinin bu büyük ilgisi, günümüzde politik yönelişini açıkça gösteren tiyatro oyunlarının azlığının bir göstergesi olarak not düşülmesi gereken bir durumdu.

Oyun, ülkemizin içinde bulunduğu toplumsal ve siyasal panoramaya çomak sokan ve seyirciye gerçekleri sanatsal ve estetik bütünlük çerçevesinde slogancı bir anlayışa düşmeden gösteren önemli bir tiyatro örneği olduğunu gösterdi. Oyunun özellikle seyirciye düşünme payı vermekle kalmayan aynı zamanda yaşanılan çağa acil müdahale edilmesi gerekliğini gösteren bir metin olması itibariyle benzerlerinden ayrılan bir yapısı bulunmakta.

Özellikle Türk tiyatrosunun içine düştüğü, politikadan uzaklaşma ve uzaklaştırılmanın revaçta olduğu, ülkenin hakim siyasal anlayışına paralel şekillenen dünyası içerisinde, böyle bir oyuna ne kadar gereksinim olduğu o günoyunu izleyen herkesin ortak görüşüydü.

“Memleketin Birinde” yapısal olarak, geleneksel türk tiyatrosunun biçimsel özelliklerini başarı ile kullanan bir oyun olarak öne çıkıyor. Karagöz ve Hacivat’ın perdenin önüne geçmesi ile bir nevi anlatıcı konumuna gelmesi ve gerçeklere çomak sokanın karagöz ile var edilmesi, karagöz’ün kişilik özelliklerine uygun bir yansıtma olarak başarıyla kurgulanmış. Geleneksel tiyatronun oyunculuk anlayışının da, Ankara Ekin Tiyatrosu’nun usta ve yeni oyuncularının bütünlüklü bir yapıda yansıtmaları, izleyenlerin sıkılmalarına olanak tanımayan bir yapıda kendini var eden bir etmen olarak öne çıkıyor. Şarkıların, dansın oyunun biçimsel ve anlamsal yapısına yaptığı işlevsel katkı oyuna organik bir bütünlük katıyor. Böylece geleneksel tiyatronun batı tiyatrosu ile harmanlanmış bir hali ortaya çıkıyor.

Oyunun dekor ve kostüm tasarımı, oyunun yapısına uygun olarak gayet işlevsel hazırlanmış, özellikle kostüm tasarımının oyun kişilerinin sosyo-psikolojik durumlarına uygun tasarlanmış olması titiz bir ayrıntı çalışmasının yapıldığının göstergesi. Sade ve abartıdan uzak, oyunun atmosferine ve dramatik yapısına uygun olan ışık tasarımı da usta tasarımcı Osman Koçak’a ait.

Yazar Semih Çelenk’in oyun broşüründe düştüğü notta önemle vurguladığı gibi “Memleketin Birinde, içerik olarak güne gündeme müdahale eden politik taşlama tiyatrosunun bir örneğidir” Yazarın vermek istediği mesaj gayet net. Özellikle ülkemizin kimliksizleşen ve kişiliksizleşen popüler(!) örneklerinin içerisinde sanat ve yaşam için birer umuttur tiyatro!

Yönetmen Faruk Güvenç’in “Ülkemiz birbirinden çetrefil, kurgulanmış oyunlarla çalkalanırken, biz bu görünmez oyunları görünür oyunlar haline getirmek görevimizden vazgeçmiyoruz” ifadesi Ankara Ekin Tiyatrosu’nun misyonunu yansıtması bakımından oyunun yazarını tamamlayan bir düşünce oluyor…

Tiyatronun sadece eğlence amaçlı oyunlarla bezendiği, izleyenlerinin sadece belirli bir entelektüel seyircide çakılı kalan deneysel çalışmalar arasında gerçek anlamda geniş seyirci kitlelerine ulaşabilen “politik tiyatro” örneği olarak “Memleketin Birinde”, ülkemizde sık ve yaygın bir şekilde sahnelenmesi gereken bir oyun. Sanatı gerçek anlamda halkı ile bütünleştirmeye çalışan herkesin bu oyunu izlemesi, izlettirmesi gerekmektedir… Aydın olmanın sorumluluğu elini taşın altına koymaksa eğer, Ankara Ekin Tiyatrosu bunun yolunu gösteriyor…

Serkan Fırtına

serkanfirtina35@gmail.com

Barselona Devlet Tiyatrosu Direktörü Sergi Belbel 1 Nisan’da İstanbul’da…

Oyunları birçok dile çevrilen ve İspanya’nın en önemli oyun yazarlarından , İstanbul Cervantes Enstitüsü desteğiyle Yeni Metin Yeni projesi kapsamında 30 Mart – 1 Nisan tarihleri arasında İstanbul’a geliyor. Belbel’in“Okşamalar” adlı oyunu 1 Nisan Pazar günü saat 18:00’dePera Müzesi’nde okuma tiyatrosu olarak sahnelenecek. Okumanın ardından yazarla bir de söyleşi gerçekleştirilecek. Etkinliğe katılım ücretsiz.

İstanbul Cervantes Enstitüsü’nün desteğiyle gerçekleşen kapsamında Sergi Belbel 30 Mart – 1 Nisan tarihleri arasında İstanbul’a geliyor. Belbel’in ünlü yönetmen VenturaPons tarafından filme çekilen, İspanya’da ve dünyada çeşitli tiyatrolarda sahnelenmiş olan Okşamalar adlı oyunu Mark Levitas tarafından Türkçe’ye çevrildi ve 1 Nisan Pazar günü 18:00’de ’nde Okan Urun’un yönetimiyle okuma tiyatrosu olarak seyirciyle buluşacak. Oyunda, sinema ve tiyatrodan tanınan birçok oyuncu yer alacak. Okumanın ardından yazar Sergi Belbel ile bir söyleşi de gerçekleştirilecek.

Ünlü yazar aynı zamanda 30 ve 31 Mart tarihlerinde GalataPerform’da Yeni Metin Yeni Tiyatro Oyun Yazarlığı Atölyeleri katılımcılarıyla iki günlük bir çalışma gerçekleştirecek.

1963’te TerrassaKatalonya’da doğan Sergi Belbel “La nit del cigne” ve “Carícies” (“Okşamalar”) oyunlarıyla dikkatleri üzerine çekmeyi başardı ve yeni Katalan dramaturjisinin yetenekli temsilcileri arasına girdi. Daha sonra yazdığı “Después de la Lluvia” günümüzde en çok oynanan ve çevrilen Katalan oyunları arasında yer alıyor. Oyunun Fransızca sahnelemesi 1999’da ‘En İyi Komedi Oyunu’ dalında Molière ödülüne layık görüldü.  1994’te yazdığı “Morir” oyunu 2000 yılında VenturaPontos tarafından “Morir (o no)” ismiyle sinemaya uyarlandı. Sergi Belbel 2005 yılında beri Katalan Devlet Tiyatrosu’nun direktörlüğünü yürütmektedir.

Yeni Metin Yeni Tiyatro Projesi:

2001 yılında, oyun yazarı, yönetmen ve oyuncu Yeşim Özsoy Gülan’ın kurduğu çağdaş tiyatro topluluğu Ve Diğer Şeyler Topluluğu tarafından yürütülen Yeni Metin Yeni Tiyatro adlı proje çağdaş oyun yazımı ve çağdaş oyun yazarlığı konusuna dikkat çekiyor.

Yeni Metin Yeni Tiyatro projesi kapsamında bugüne dek çağdaş tiyatronun farklı alanlarından isimlerle söyleşiler ve yeni yazarların oyun okumaları gibi çeşitli etkinlikler düzenlendi. Oyun yazarlarının okumalarının yanı sıra yazarlık ve çeviri atölyelerinin de yer aldığı proje dahilinde birçok ülkeden (Romanya, Yunanistan, İspanya, İran, Portekiz, Rusya) çağdaş yazarlar davet edildi ve tüm oyun yazarlarının oyunları kendi orijinal dillerinden Türkçe’ye çevrilerek seyirciye tanıtıldı.

Etkinlik Bilgileri:

Tarih: 1 NisanPazar

Saat: 18:00

Yer: Pera Müzesi 

Aydın Belediyesi 2. “Tiyatro Günleri” Başlıyor!

Aydın Belediyesi tarafından geçen yıl, ilki düzenlenen etkinlikler tam beş gün boyunca Şükran Güngör Sahnesi’nde seyirci ile buluşacak. ..

Etkinlikler 24 Mart Cumartesi saat 11:00 ve 14 saatleri arasında “Karınca Çocuk Tiyatrosu”nun “Küçük Kara Balığın Yolculuğu” adlı çocuk oyunu ile başlayacak. Aynı gün akşamı saat 20:00 de, Semih Çelenk’in yazdığı Faruk Güvenç’in yönettiği yapımı olan, “” adlı, oyun seyirci ile buluşacak. Oyunun yazarı Semih Çelenk’te o gün seyircilerle beraber sahnede olacak.

25 Mart Pazar günü Aydın Belediyesi Şehir Tiyatroları yapımı olan Yılmaz Onay’ın yazdığı ’nın yönettiği “Şarkılarımız Ölmesin” adlı çocuk oyunu perde alacak. Aynı günün akşamı saat 20:OO de Milas Belediyesi Şehir Tiyatrosu yapımı olan, Haldun Taner’in yazdığı Dağlar Uygur’un yönettiği “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım” adlı komedi seyirci ile buluşacak.

26 Mart Pazartesi günü saat 19:00’da Aydın Belediyesi Şehir Tiyatroları ve Kent Konseyi Kadın Meclisi işbirliği ile hazırlanan “Kadına Yönelik Şiddet” temalı ABŞT oyuncularından Özlem Çolak’ın yöneteceği drama gösterimi yapılacak. Aynı gün saat 20:00 de Yunus Emre Gümüş’ün yazdığı Metin Güler’in Yönetmenliğini yaptığı Menemen Belediye Tiyatrosu yapımı olan “Entrikalı Dolap Komedyası” adlı oyun sahnelenecek.

27 Mart Salı Dünya günü etkinliğinde ise, Aydın Belediyesi Şehir Tiyatroları “ Atölyesi” Moliere’in “Kibarlık Budalası” adlı yapıtından Serkan Fırtına’nın uyarladığı ve Fatih Bulut ile beraber yönettikleri oyun izleyicilerle buluşacak.

Etkinliklerin son günü olan 28 Mart Çarşamba günü ise, Aziz Nesin’in yazdığı, Serkan Fırtına’nın yönetmenliğini yaptığı “Hadi Öldürsene Canikom” adlı kara komedi perde alacak…

Tüm tiyatro emekçilerinin ve tiyatro severlerin  Dünya Tiyatro Günü’nü kutlayan T.C Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, “Geçen yıl Mart ayında Dünya Tiyatro Günü dolayısıyla düzenlediğimiz “Tiyatro Günleri” etkinliklerinin bu yıl 2.sini gerçekleştiriyoruz. Bu yıl da ve tiyatroyla dolu bir program sizleri bekliyor.” Dedi.

Sivas’ta Bir Amerikan Komedisi

Türkiye’de ilk kez, ’nun sahnelediği, klasik Amerikan bulvar komedisi olan, “GUS İLE YEMEK SAATİ” adlı oyun 22–23 Mart saat 19.30’da 24 Mart’ta ise saat 14.00 ve 19.30’da sahnesinde sahnelenecek.

Amerikanlı oyuncu ve oyun yazarı Jim BROCHU’nun yazdığı, Ekin Tunçay Turan’ın Türkçeye çevirdiği oyunu, Bölge Yönetmeni ve SDT Müdürü Abdullah CERAN yönetti. 

Oyun, değişen televizyon program alışkanlıyla ortaya çıkan yemek programlarını eleştirerek, bencil şöhret duygusu ile ikili insan ilişkilerinin çarpışmasını sahneye yansıtırken, aynı zamanda, şöhret duygusunun yarattığı travmanın kadını nasıl metalaştırdığını gözler önüne seriyor.

En son 7 Ocak’ta sahnelenerek 608 kişiye perde açan oyunda, Fulya ÜLVAN, Ömer ERYİĞİT, Ozan KALKAN ve Filiz UYSAL rol alıyor. 

Batakhane Güzeli

” adlı oyunuyla sahneye yansıtılacak…

, sahnede eleştirdiği erkek egemen toplumun kadına yönelik yarattığı psikolojik baskıyı yansıtan, 3 oyunundan biri olan, “Batakhane Güzeli” adlı oyunu, bu hafta seyirciyle buluşturuyor.

Osmanlı dönemindeki kabadayılık teması ile “erkeklik”  dayatmasını kadının sosyal yaşamına nasıl yansıdığını sahneye taşıyan oyun, kadının maruz kaldığı psikolojik şiddeti de eleştiriyor.

“ Sokaktan salınarak geçiyorsa bir dilber, bakarsınız gülerek/ Oysa ne acılar geçmiştir, ne yaralar almıştır hayatta bugüne dek./ Sokaktan salınarak geçiyorsa bir dilber, bakarsınız gülerek/Üstündeki giysiye, ağzındaki çiklete, gözündeki boyaya, yırtmaçlı eteğine/ Sırası geldiğinde, onlar hayat kadını, onlar hepimizin malı!” repliği ile kadını içinde bulunduğu psikolojik şiddetti özetleyen oyunun yönetmeni Abdullah Ceran, oyun hakkında şunları dile getirdi:

“Oyunumuz, iki kabadayının erk mücadelesinde giriştikleri, kimi zaman güldüren, kimi zaman düşündüren, kimi zaman da hüzünlendiren hikâyelerinin; sosyal bir yara halini almış “Kadın” varlığı üzerinden yansımasıdır aslında… Bir erkeği kadın gözüyle gösteren, bir kadını toplum gözüyle anlatan bu düşsel hikâye, toplumsal yanlışlarımızı bir birey olarak yıkmayı önermiştir bizlere…”

Erman Canatan kaleme aldığı, Abdullah Ceran’ın yönettiği oyun, 15-16 Mart saat 19:30’da 17 Mart’ta ise saat 14:00 ve saat 19:30’da sahnesinde sahnelenecek.

6 Ekimde perde açan oyunu bugüne kadar 9 bin 483 seyircisi izledi.

Sonraki Sayfa »