Anasayfa / Edebiyat / Ustalara Saygı

Ustalara Saygı

Melih Cevdet’in “Garip”i (I)

melih-cevdet-anday

Edebiyat tarihçileri ve eleştirmenleri tarafından epeyce şey yazıldı; Türkçe şiirin esaslı damarlarından olan “Garip akımı”yla ilgili. Gerek akımın sahneye çıktığı başlangıç evresinde (1937-1941) gerekse sonraki dönemlerde yapılan yorumlara “yeni yorumları” eklemek hakikaten zor. Zira böylesi bir işe girişecek kişinin karşısına “Garip şiirinin kendisinden çok” bu şiir hakkında yapılmış yorumlar silsilesi ...

Devamı »

Sevgi Soysal Üzerine

sevgi-soysal

12 Mart, Sevgi Soysal’ın hayatında ve edebiyatında dönüm noktasıdır. Tutkulu Perçem ve Tante Rosa’nın yazarı ile Şafak’ın yazarı arasında epey fark vardır. Sudan nedenlerle girdiği cezaevinden “gerçek hayat sahneleri” biriktirerek çıkmıştır Soysal. Konuları ve karakterleri gittikçe politikleşmiştir. Ama bu, onda bir devrimci ajitasyon itkisine yol açmamıştır. Eleştirel mesafesini bir algı ...

Devamı »

Chuck Palahniuk Kitaplarından Alıntılar

chuck-palahniuk-kitaplari_sanatlog-com

Günce “Bir ressamın aslında tek yapabildiği kendi yüzünü tarif etmektir. Kendin olmaya mahkumsun. El yazın. Yürüyüşün. Seçtiğin porselenlerin deseni. Bunların hepsi seni ele verir. Yaptığın her şey elini açık etmene neden olur. Her şey bir otoportre. Her şey bir günce.” “Bir sanatçının görevi kaostan düzen yaratmaktır. Ayrıntıları toplarsın, model oluşturur, ...

Devamı »

Gabriel Garcia Marquez’in Nobel Konuşması: Latin Amerika’nın Yalnızlığı

Gabriel Garcia Marquez: Paris, France - september 11. Colombian writer Gabriel Garcia Marquez during Portrait Session held on september 11, 1990. Photo by Ulf Andersen / Getty Images

Antonio Pigafetta, Macellan’ın dünya çevresinde yaptığı ilk seyahate katılan Floransa’lı denizci, Amerika’nın güney kıyılarına geldiğinde bir serüveni fanteziye dönüştüren anlatısını tamı tamına yazmıştı. O anlatıda; karınları uyluklarında domuzlar, yumurtalarını erkeklerinin sırtına bırakan pençesiz dişi kuşlar ve diğerleri, mesela dilleri olmayan kaşık ağızlı pelikanlara benzer yaratıklar gördüğünü kaydetmişti. Bir katırın  başına ...

Devamı »

“Tiksinti”nin Lordu: Georges Bataille

georges-bataille

ANNEM VE GÖZÜN ÖYKÜSÜ Yalnızca şehvet yüklü, saldırgan olmayan bir tür dans, parçalama zevkine olduğu kadar zina yapma zevkine de dalıyor ve kendini en bayağı zevke vererek aynı zamanda acıya, ölümün soluğunu kesmeye göz dikiyordu. Zina polemiği hâlâ sürerken yüzyıl önce bu satırları kaleme alan Georges Bataille’ın, ‘Annem’ adlı öyküsünden, ...

Devamı »

Joyce Carol Oates

joyce-carol-oates_sanatlog.com-edebiyat

Gotik çığlık, kör karanlık “Ne zaman bir kasaptan içeri girsem, orada asılı duran hayvanın yerinde olmayışım beni hep çok şaşırtır.” Francis Bacon Hayvanın doğasında asılı olmak yoktur. Doğasından edilip bozuşturularak bir et parçasına dönüştürülmesi ve sonra yeniden dolaşıma sokularak, yani sahte bir can bahşedilerek doğal düzenin ritminin simule edilmesi, sistemin ...

Devamı »

Eşsiz Bir Okuma Serüveni: Gülün Adı

umberto-eco

Epey uzun zaman önce, yeni olmayan ama daha çok uzun süre güncelliğini koruyabilecek bir kitapla ilgili yazmak üzere bir not almıştım. 16 Mayıs 2015’te “Gerçeğin Yalanı” diyen bir yazım da şöyle bitiyordu: “Gerçeğin adı hangi dildedir? Peki gülün adı?” 1 Yanıtı o kitapla ilgili yazacağım yazının girişinde vermeyi planlamıştım. En ...

Devamı »

Truman Capote’nin Trajedisi

truman-capote

“Yaşamım -en azından bir sanatçı olarak- tıpkı bir vücut ısısı gibi kaydedilebilir: Yükselme ve düşüşler, son derece kesin evreler.” Çağdaş Amerikan edebiyatının ve Güney geleneğinin en önemli yazarlarından Truman Capote, en sevdiğim kitaplarından biri olan ‘Bukalemunlar İçin Müzik’e bu cümlelerle başlar. Kimseden örnek almadan, esinlenmeden, ansızın 8 yaşında yazmaya başladığında, ...

Devamı »

Chuck Palahniuk, “Görünmez Canavarlar”dan Alıntılar

chuck_palahniuk

“Televizyondaki şu talk showlarda olduğu gibi, yeterince izleyici bulunca dürüst olmak çok kolaydır. Eğer yeteri kadar insan dinliyorsa, her şeyi söyleyebilirsiniz. Kalabalık bir izleyici karşısında insanın tüm duyguları zirveye vurur. Ya gülme krizine tutulursunuz ya da ağlama krizine, arası yoktur.” “Şimdi (…) bütün hikâyeni anlatacaksın. Hepsini yazacaksın. Bana hikâyeni tekrar ...

Devamı »

“Bir Gün Elbette Orhan Pamuk’u Seveceksiniz (Orhan Pamuk’u Seviniz)”

orhan-pamuk

Bu gözler neler gördü Orhan Pamuk’la ilgili, bu kulaklar neler işitti. Bir canlı yayında “Burada Orhan Pamuk’un infazı var infazı,” diye bağıran çatlak profesörler mi? Benzer bir üslup ve öfke ile gazete manşetlerinden olmadık laflar edenler mi? Sanki dil insanların uzun yaşamı içinde olumsal bir şekilde oluşmuş bir şey değil ...

Devamı »

Kuşbakışı Aylak Adam ve Anayurt Oteli

aylak-adam_anayurt-oteli_yusuf-atilgan

Aylak Adam “Mektubumu “senin” diye bitirmeyi düşünüyor muyum? Hayır, bundan daha yanlış bir şey olamaz. Hayır, sonsuza dek kendime zincirlendim, neysem oyum ve bununla yaşamak zorundayım.” (Kafka, Felice’ye Mektuplar) Aylak adam biraz da benim. Böyle hissettiğim anlar oluyor. Ama bu sadece metinle aramdaki olabildiğince kişisel serüvene işaret etmekten başka neye ...

Devamı »

Yeniden Üretilen Roman: Kara Kitap ve İçerdiği Metinlerarası İlişkiler

orhan-pamuk_kara-kitap_sanatlog

Berna Moran, Orhan Pamuk’un Kara Kitap romanı üzerine yazdığı yazısında, Pamuk’un romanlarında; masal, mesnevi gibi geleneksel anlatı formlarından yararlandığını ifade etmektedir (2003, s. 95). Moran’ın bu tespiti, modern ve postmodern roman tekniğinde kullanılan kurgunun altyapısını anlamada zihin açıcıdır. Zira postmodern anlatıların, “yeniden” temeline dayanarak kendinden önce yazılmış ve anlatılmış bütün ...

Devamı »

J.D. Salinger

jd-salinger

HİÇKİMSE OLMAK İSTEYEN ÇOCUKLAR O zamanlar dünyayı reddettiğime inanıyordum, şimdiyse biliyorum boşluğu reddetmiş olduğumu. Boşluk bırakmadan yaşarken, sınırsız bir anlamsızlık duygusu, hiçlik ve boşvermişlikle doldurmaya çabalamışım sanki hayatımı… Reddederken bir öteki yarattığının, ikilikleri yıkmaya çalışırken taraf tuttuğunun pek de farkında olunmadığı o çağlar, boşluk değil, başıboşluk çağları olmalı besbelli. Hayatla ...

Devamı »

Pamuk’un Tanpınar’la Edebi Akımlar Arası Dansı

orhan-pamuk_kara-kitap

Giriş Nasıl ki bir çift keman konçertosu çalınırken ortaya bir harmoni çıkıyorsa, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Orhan Pamuk’u birer bestekâr virtüöz olarak düşünüyorum. Böylece romanlardaki karakterler de ister istemez birbirine karışmayan ama bir diğerini tamamlayan melodilerin farklı özelliklerine uygun biçimlerde adımlarını atarak sahnedeki müzikalin oyuncularına benziyorlar. Sanki birbirleriyle danslarında bir ...

Devamı »