Anasayfa / Etiket Arşivi: istanbul

Etiket Arşivi: istanbul

Bir Kara Kitap Güzellemesi: Ya İçindesindir Romanın ya da Dışında

Orhan_Pamuk

“Günlük yaşamdaki basit bir olay, kurmacanın dünyasına girildiği andan başlayarak çok karmaşık bir nitelik kazanabilir.”[1] Aslında bu söz Kara Kitap’la ilgili çoğu şeyi daha kabul edilebilir kılıyor. Ne ki, Pamuk eserinde buna benzer bir önermeyi çok daha önceden paylaşmış bile: “Her hayat benzersizdir. Her hikâye bir eşi olmadığı için hikâyedir.” ...

Devamı »

John Berger – Boğaz’da

  On gün boyunca, İstanbul’daki ilk izlenimlerimi daha sonra toplayabilmek umuduyla not tuttum (on gün sonra, insan hiçbir şey fark etmeyen bir müdavime dönüşüyor). Her şeyi yeniden toparlamak sanıldığı kadar kolay olmadı. Siyasal şiddet olayları, bu arada Maraş’ta bir katliam, Başbakan Bülent Ecevit’i on üç ilde sıkıyönetim ilan etmeye götürmüştü. ...

Devamı »

Fatih-Harbiye’den Nişantaşı-Tophane’ye

Pietro-Annigoni-picture

GAG isimli bir program vardı hani, eski reklamlar, kamera şakaları, “komik görüntüler”den müteşekkil; özgün sayılamayacak, sanıyorum, hafta sonu gecelerini doldurması için yayınlanan bir yapım. Bir de, bu GAG ile hayatımıza giren, işin açığı, fiziki açıdan, ekrana pek de estetik olmayan bir görüntü veren ve ilgili kasetler arasında, içerikle ilgili, bazen ...

Devamı »

Hande Öğüt – Bomonti’den Harbiye’ye

bomontiden-harbiyeye-hande-ogut

Hande Öğüt’ün “Bomonti’den Harbiye’ye” adını taşıyan kitabı Heyamola Yayınlarından çıktı. Aşağıda, Funda Şenol Cantek’in kitapla ilgili kaleme aldığı ve ilk kez Radikal Kitap’ta yayımlanan metni bulacaksınız. İyi okumalar… HERKES KENDİ KURDUĞU ŞEHİRDE YAŞAR Yeni taşınılan bir ev, ev sakinine sırlarını verecekse eğer, başlangıçta onu epey yıpratır. Her evin kendine has ...

Devamı »

Uzak (2002; Nuri Bilge Ceylan)

uzak-4-590-x-393

İstanbul: UZAK Yarim   İstanbul’a ne zaman insem kent uğultuyla üzerime gelir, beni bilmediğim köşelere alıp götürüverecekmiş hissi içime korkunç bir çığlık gibi dolar. Uğultular beynimde titreşimlerle ayaklarımı birbirine dolaştırır ve yürümeyi yeni öğrenmiş bir çocuk ürkekliğiyle korkarım. Korkarım, kocaman avcı kentin ellerine düşmekten, ellerindeyim zaten; beni nereye isterse oraya ...

Devamı »