Anasayfa / Etiket Arşivi: klasik filmler

Etiket Arşivi: klasik filmler

The Godfather Üzerine Bilinmeyenler

the-godfather-vito-corleone

Francis Ford Coppola’nın The Godfather Blu-ray’inde yer alan yorumlarını aşağıda okuyabilirsiniz. Bu yorumlar arasında, Coppola’nın bazı önemsiz yorumlarını listeye almadım. Bazılarında çeviri hatası yapmış olabilirim. Doğrusunu bilen olursa yorum bölümünde ekleyebilir. 1-Açılış jeneriğinde filmin adının başına yazarın ismini koyduğu ilk film The Godfather olmuş. Daha sonra bu gelenekselleşmiş ve Dracula, ...

Devamı »

Sinemanın Zarafet Kraliçesi: Audrey Hepburn

audrey-hepburn-sanatlog

Acının saçlarını taramayan insan yoktur. Ya da kaybettiklerinin arkasından gözyaşı dökmeyen… Doğumla başlayan insan ömrü ölümle bitiyor. Sonsuz bir sessizliği yüreğinde duyumsamak ne tür bir acıdır ben bilirim. Sevdiğin insana bir daha sarılamamak, onunla sohbet edememek… Kaybettiğinde anlıyor insan güncel yaşamın angaryası içinde farkına varamadığı kıymetli anları/ anıları… Bir kavganın ...

Devamı »

Sinemanın Ölümsüz Dehası: Andrey Tarkovski

andrei-tarkovsky

Yaşam ile yaşamak iki ayrı kavram. İnsanlarla, yaşam hakkındaki verilere dayanarak bir tanıma ulaşmak insanın yaşadıklarından beslenmesinin ilk basamağıdır. İkinci basamağıysa bu tanımın değerini anlamaktır. İnsanın duygu ve düşüncelerini yaşam değil yaşadıkları biçimlendiriyor. Yaşam, yaşama uzanan bir yolculuk. İnsanın gökyüzü hayalleridir. Yıldızlarıysa karşısına çıkan insanlarla yaşama kattığı anlamdır. Kutup Yıldızı ...

Devamı »

Metropolis (1927, Fritz Lang)

metropolis-1927-fritz-lang

Metropolis: Bir Şehre Ruh Aramak Metropolis… Meçhul bir geleceğin ürpertici bir ihtişam barındıran kocaşehri… Madde namına hiçbir eksiği yoktur bu metropolün. Her evresinin en ince ayrıntısına değin mükemmel tasarlanmışlığı neresine bakılırsa bakılsın alenileşen bu varlık kütlesi, içinde barındırdığı insanatıyla, hayvanatıyla, nebatatıyla, cemadatıyla devasa bir makinedir. Ve elbette mekanik aksamıyla. Bilim ...

Devamı »

Edebiyattan Beyazperdeye Koyu Kırmızı Bir Tabu: Ensest

Charles François Jalabeat, Antigone Leads Oedipus Out of Thebes (1849)

“Her öyküde arzu ile yasa çatışır ki öykünün temelini de bu çatışma oluşturur.” (A.J. Greimas, Semantique Structurale) Nasıl ki edebiyat kutsal kitaplardan, mit, efsane ve söylencelerden esinlenmişse, sinema da edebiyattan beslenerek “kutsal” olanı yeniden üretmiş, kendini kutsalın arketipi üzerine var etmiştir. Sinemanın göstereni edebiyat ise edebiyatın sürekli yararlandığı kutsal da ...

Devamı »

We Were Strangers (1949, John Huston)

john-huston-filmleri-sanatlog

John Huston’ın 1940’lı yıllarda çektiği kara filmlerden biridir We Were Strangers (1949). Huston mücadeleci, kararlı, yazgısını avcunun içine almak arzusundaki serüven ruhlu portreler çizmiştir. Sinemasını tek sözcük özetleyebilir düşüncesindeyim: mücadele. We Were Strangers da kuşkusuz böyle bir filmdir. Bu kez mücadele alanı Küba dolayları. Artık tesadüf müdür, bilinçaltından süzülüp gelen ...

Devamı »

Kuşbakışı Rio Bravo (1959, Howard Hawks)

rio-bravo-howard-hawks

Howard Hawks’ın filmlerindeki erkek karakterlerin cinsel belirsizliği dikkat çekicidir. Yönetmenin en ünlü western filmlerinden Rio Bravo’da (1959, Kahramanlar Şehri) kasaba şerifi John T. Chance (John Wayne) güzel ve alımlı bir kadın olan Feathers’ı (Angie Dickinson) defalarca reddeder. Niçin? Dekor, kasabayı acımasız bir çetenin tahrikkâr reisi ve onun tehditkâr kiralık haydutlarının ...

Devamı »

Tarkovsky’nin Aynasındaki Şiir: Zerkalo

zerkalo-andrei-tarkovsky

“Sinema, insanlığa hiçbir şey öğretemez, çünkü insanlık, hiçbir şey öğrenemeyeceğini, son dört bin yılda yeteri kadar ispatlamıştır…” –Andrei Tarkovsky “Kötülük ne kadar artarsa güzeli yaratma nedeni de bir o kadar artacak. Şüphesiz daha güç olacak, ama daha da gerekli.” –Andrei Tarkovsky İsveçli yönetmen Ingmar Bergman’a göre Andrei Tarkovsky, sinema yönetmenlerinin en ...

Devamı »

Viridiana (1961, Luis Bunuel)

klasik-filmler-viridiana-silvia-pinal

Viridiana (1961), Luis Bunuel’in dini, din kodamanlarını, burjuvazinin ahlak mastürbasyonunu ifşa edip irdeleyen bir filmidir. Viridiana (Silvia Pinal) rahibe olmak üzere olan bir genç kadındır. Rahibe olmadan önce hayatta kalan tek akrabasını -eniştesini- başrahibenin ısrarlarıyla ziyarete gider. Viridiana’nın eniştesi Don Jaime (Fernando Rey) bir şatoda yaşamaktadır. Şatonun içinin ilk gösterildiği ...

Devamı »

Yaşamın Eşiğinde (1958, Ingmar Bergman)

ingmar-bergman-filmleri

“Korkunç bir şey. Yaşamın kendisi ölmüş sanki. Sanki hiçbir şey doğmayacak bir daha.” Erkek arkadaşının hamile bıraktığı, çocuğunu doğurmakla doğurmamak arasında kalan Hjördis Petterson’un (Bibi Andersson) sözleridir bunlar. Hastanedeki oda arkadaşı Stina Andersson’un (Eva Dahlbeck) çok istediği bebeğinin ölü doğması neticesinde kısa dalgalı bir şok geçirir genç kadın ve olasılıkla ...

Devamı »

Le silence de la mer (1949, Jean-Pierre Melville)

le-silence-de-la-mer-1949-jean-pierre-melville-sanatlog-sinema

Direniş ve Estetiği: Le silence de la mer Jean-Pierre Melville’in kariyerinin ilk filmi Le silence de la mer (1949, Denizin Sessizliği), II. Dünya Savaşı sırasında yaşlı bir Fransız adam (bundan sonraki kısımda Amca olarak anılacaktır) ve yeğeninin, Alman General Wernervon Ebrennac’ın (Howard Vernon) geçici olarak evlerine yerleşip onlarla birlikte yaşamaya ...

Devamı »

Ta kokkina fanaria (1963, Vasilis Georgiadis)

ta-kokkina-fanaria-1963

Yunan yönetmen Vasilis Georgiadis’in 1963 yılında çektiği mükemmel bir melodram Ta kokkina fanaria (Kırmızı Fener). Kara film tarzında kotarılmış bir mücevherdir de denebilir. Bu filmi de kara filmlere duyduğum derin sevgiden ötürü keşfettim diyebilirim. Uzun süredir 50’li ve 60’lı yıllardan yaptığım kazı çalışmaları yine parlak bir sonuç verdi; çünkü enfes ...

Devamı »

Tozlanmış Benlikler: Hitchcock’un Ölüm Kararı

alfred-hitchcock-rope-sanatlog-sinema

“Sarışınlar çok iyi kurban olurlar. Kanlı ayak izlerini gösteren bakir kar gibiler.” –Alfred Hitchcock “Ben tür yönetmeniyim. Sindrella’yı film yapsam, insanlar at arabasında ceset ararlar.” –Alfred Hitchcock Cinayet ve gerilim türlerinin kült yönetmeni Alfred Hitchcock, ‘Gerilim Ustası’ (Master of Suspence) lakabını kazanma yolunda birçok farklı temayı filmlerinde işledi. Ele aldığı ...

Devamı »

Sunset Blvd. (1950, Billy Wilder)

sunset-bulvari-filmi-billy-wilder-sanatlog-com-sinema

Sunset Boulevard (1950, Sunset Bulvarı) şaşaalı Hollywood endüstrisinin acımasız iç yüzünü ve sesli döneme geçişle sönüp giden yıldızların kaybolan şöhretlerini, trajik düşüşlerini göstermekle kalmayıp aynı zamanda narsist bir eski yıldızın hayata, yarattığı sahte benlikle ve egolarıyla tutunmaya çalışmasını anlatmaktadır. Film her zaman havuzlu bir evi olmasını isteyen genç senarist Joe ...

Devamı »

Belle de jour (1967, Luis Buñuel)

belle-du-jour-1966_luis-bueul_sanatlog-sinema

Edebiyat ve Psikolojinin Birey Kavrayışındaki Farklılıklar Üzerine Bir İnceleme: Gündüz Güzeli Varlık dilsizdir ve zihin gevezedir. Bunun adına bilmek denir. –Cioran Yaşam tasarlanmamış ve planlanmamış bir kendiliğindenlik üzerine tutkuyla yaşandığında, içerisinde binlerce gizem, heyecan, haz ve keder taşır. Varlıkla hemhal olduğumuz her randevusuz karşılaşma, geçmiş yaşantıların biricikliği üzerine inşa edilen ...

Devamı »