Sylvia Plath - Bayan Lazarus

Mart 2, 2011 by admin  
Filed under Edebiyat, Sanat, Siir, Ustalara Saygı

İşte yine yaptım
Her on yılda bir
Böyle bir tane beceririm

Bir tür ayaklı mucize, tenim
Bir Nazi lamba siperliği kadar parlak,
Sağ ayağım

Tüy kadar hafif
Yüzüm ifadesiz, incecik
Yahudi kumaşından.

Çözün kundağı
Ah, sevgili düşmanım.
Korkutuyor muyum? -

Burnu, göz bebekleri, 32 dişi yerli yerinde mi?
Acı nefesi
Ertesi gün yok olacak.

Yakında, çok yakında
Vahim bir öldür gücü
Evimde, etimde olacak

Ve ben işte gülümseyen bir .
Daha sadece otuzunda.
Ve kedi gibi dokuz canlıyım.

Bu Üçüncü Sefer.
Ne lüzumsuzluk
On yılda bir imha.

Bu ne çok iplik.
Çekirdek yiyen kalabalık
İtişir içeri görmek için

Ellerimi ayaklarımı çözmelerini -
Muhteşem soyunmalar.
Baylar, bayanlar

Bunlar ellerim benim,
Bunlar dizlerim.
Bir deri bir kemik olabilirim, farketmez,

Ben de onlardandım, tek tip işte
İlk seferinde on yaşındaydım.
Kazaydı.

İkinci seferinde istedim
Bitirip gitmeyi ve hiç daha dönmemeyi.
Üstüstüme kapaklandım.

Tıpkı bir midye gibi.
Tekrar tekrar bağırmaları gerekti çağırmaları
Ve üstümden ayıklamaları inci gibi parlak yapışkan
Solucanları

Ölmek
Bir sanattır, herşey gibi.
Özellikle iyi yaparım.

Bir ölürüm ki, cehennemden gelir gibi olurum.
Bir ölürüm ki, adeta hakikaten olurum.
Sanki gider gibi bir davete.

Bunu yapmak çok kolay bir hücrede
Ölmek ve kımıldamamak
Ölüyü oynadığım tiyatroda sıranın gelmesi gibi

Güneşli bir günde geri gel
Aynı yere, aynı yüze, zalim
Eğlenen çığrışlara:

‘Mucize!’
İşte bu yere yıkar beni.
Ama bir bedeli var.

Yara izlerime bakmanın, bir bedeli var.
Kalbimi dinlemenin —-
Hakikaten çalışıyor.

Bir bedeli var, çok büyük bir bedeli var.
Bir sözün, veya bir dokunuşun.
Ya da biraz kanımı akıtmanın.

Bir tutam saçımın veya elbisemden bir parçanın.
Eee, Herr Doktor.
Eee, Herr Düşman.

Sizin eserinizim ben,
Paha biçilmez,
Altın topu bebeğinizim

Bir çığlığa eriyen
Dönüyorum ve yanıyorum.
Gösterdiğiniz alakaya aldırmadığımı sanmayın.

Kül, kül -
Külü eşele bak.
Etten kemikten eser yok—-

Bir kalıp sabun
Bir nişan yüzüğü
Altın bir diş.

Herr Tanrı, Herr Şeytan
Savulun
Savulun.

Küllerin arasından
Doğrulurum kızıl saçlarımla
Ve çıtır çıtır adam yerim.

Sylvia Plath

Bayan Lazarus

Çeviri: Enis Akın

Kahramanmaraş’ta Bir Guernica

“Yüzünü hayalime nakşetmek için kalbimin bütün kuvvetiyle bakıyordum” demiş Yahya Kemal Beyatlı. Geçenlerde gezdiğim bir sergiden nakşetmenin kalbinin bütün kuvvetini vererek bakmak olduğunu daha iyi anladım. Çünkü bu sergiyi hazırlayan kişi resimlere gerçekten bütün yüreğiyle bakmış bir insandı.

İpliklerle resim yapmak konusunu uzun zamandır düşünüyordum. Bunu düşünmeme neden olan kuzenim Nimet Eren’in hazırladığı bir sergiydi. O, yapmak istediklerini anlatır anlatmaz çalışmalarıyla yakından ilgilenmeye başlamıştım. Eren, dünyaca ünlü ressamların resimlerini, hat sanatının çeşitli örneklerini, çini sanatını farklı boyutlara taşımayı düşünüyordu. Ve bunları da ipliklerin yardımıyla yapacaktı.

İpliklerle tanışıklığım eskidir. Onlar ben çocukken annemin, teyzelerimin dünyası olmuştu. Herkesin az çok bildiği, kadınların duygu dünyalarını yansıtan nakış sanatı ipliklerle gerçekleşiyordu. Usta eller ipliği bin bir türlü hale sokarak onlarla adeta dans ederlerdi. Saksılarda envai çeşit çiçekler, salkım salkım hanımelleri, karanfiller, sardunyalar kumaşın üzerinde rengarenk ipliklerle canlanırdı.

İpliklerle Dans

Eren ise o çocukluğumda tanık olup da bir türlü ayaklarımı uyduramadığım dansa, devam ediyor ve onu geliştiriyor. Zaten çocukluğundan beri yeteneği olan resmi, üniversitede de nakış öğretmenliği bünü bitirerek kanıtlamıştı. Son olarak da işlemeli resim tekniğini geliştirerek bu konuda gerçekten yetenekli olduğunu herkese ispatladı. Üç senedir çalıştığı bu farklı teknik resim anlayışına da farklı bir boyut kattı. Bu teknikte ressamlar gibi fırça kullanmıyor. Onun fırçası iğne, boyaları iplikler, paleti ise beynine gizlenmiş. Kendi adını verdiği işlemeli resim tekniğiyle birçok ressamın resmini bizlere yansıtıyor.

Fırçanın İğneli Ucu

“Bu sergi çalışmalarına nakışı nasıl başka bir boyuta taşıyabilirim sorusuna yanıt ararken başladım. Önce yağlıboya tablolarını işleyerek denemeler yaptım. Tablolarımı boya yerine iplik, fırça yerine iğne kullanarak yaptım. Ve çalışmalarımı zamanla genişlettim. Üç yılı aşkın bir süredir de hiç ara vermeden soluksuz çalışıyordum” diyor Nimet Eren çalışmalarını sergilerken. Ayrıca bazı renkleri elde etmek için iplikleri karıştırıp kullanmış. Sergide birçok eserin ipliklerle yapılmış örnekleri yer alıyor. Van Gogh’un “Ay Çiçekleri”, Osman Hamdi Bey’in “Kaplumbağa Terbiyecisi”, Picasso’nun “Guernica”sı, minyatürler ve hat örnekleri yer alıyor.

Guernica’ya İpliklerle Dokunmak

Sergide beni en çok etkileyen resim Guernica oldu. Bu resmin dünyaca ünlü olduğu malum. Picasso, 1937 yılında Hitler ordusunun Guernica kasabasını yerle bir edip, binlerce sivili katletmesini simgesel olarak yansıtarak, savaşın evrensel acılarını yansıtmıştır bu tablosunda.

Tabloya yakından baktığınızda ipliklerin nasıl fırça darbeleri gibi özenle işlendiğine tanıklık ediyorsunuz. Gerçekten resmin işlenirken kalbin bütün kuvvetinin katılmış olduğunu daha iyi anlıyorsunuz. Bu da o bildiğimiz geleneksel nakışın hangi boyutlara taşınabileceğinin açık bir kanıtı olsa gerek!

Saniye Kısakürek

haticesaniye@gmail.com

Kazakistan Sanatçıları Resim Sergisi

27 Kazak ressamın karma sergisi Almanya, Belçika, Hollanda, Avusturya’dan sonra Türkiye’de, IC Sanat Galerisi’nde sergileniyor…

IC Sanat Galerisi’nde sergilenen Kazakistan’lı ressamların sanat eserleri Kazakistan Cumhuriyeti bağımsızlığının 20. yılı münasebetiyle Kazakistan Büyükelçiliği ve Has Sanat Galerisi işbirliğiyle.Türk sanatseverlerin beğenisine sunuluyor.

İbrahim Çeçen Vakfı Müdürü Dr. Meral Dinçer “Kazakistan kültürünün güçlenip, geniş kesimlere yayılmasına büyük etki yapan unsurlardan biri de resim sanatıdır. Ressamların fırçalarından ortaya çıkan eserler halkın manevi dünyasını zenginleştirilmesinin önemli başlangıçlardan sayılmaktadır. Resimlerdeki Kazak resim sanatına has sembolizm, figürlülük, insanoğlunun manevi içeriği, resimdeki hareketlerin felsefi açıdan değerlendirilmesi gibi özellikler günümüzdeki sanatsal gerçeği ortaya koymaktadır. Günümüzdeki Kazak ressamlar sadece kendi ülkelerinin vatandaşları olarak değil, dünyanın bir parçası ve düşünen bir birey olarak kendi sanat eserlerinde belirli sınırları zorlamaya çalışan birer araştırmacıdırlar.” dedi.

IC Sanat Galerisi olarak Rusya, Polonya, Almanya, Hollanda, Avusturya ve Belçika’dan sonra bu sergiyi Türkiye’de açtıklarından mutlu olduklarını ifade eden Dr. Meral Dinçer “Bu sergi ile sanatseverlerin tam 27 Kazakistanlı sanatçının farklı eserleriyle tanışma fırsatı bulacaklarını” söyledi.

Açılış Kokteyli: 3 Mart 2011 Perşembe Saat:18:30

Sergi Süresi:3-31 Mart 2011

Ziyaret Saatleri 10:00-18:00 (Pazar günleri hariç)

IC Sanat Galerisi

Kızılırmak Sokak No: 31 Kızılay-Ankara

Tel: (312) 417 82 64 Faks: (312) 417 82 96

www.icgaleri.org

meral.dincer@icvakfi.org

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

Sözcükler Dergisi’nin 30. Sayısı Çıktı…

İki aylık edebiyat dergisi Sözcükler’in 30. sayısı (mart-nisan 2011) çıktı…

İçindekiler:

120 MİLYAR DOLARIM OLSAYDI… / Nâzım Hikmet

TÜRLER ARASINDA / Tahsin Yücel

SÖZCÜKLERİN BİLİNCİ / Emin Özdemir

GÖRKEMLİ BİR BULUŞMA / Cemil Kavukçu

ÇALIŞKAN TEMMUZ / Memet Baydur

ŞİİR UZLAŞMAZ / Alova

HÜMANİZM VE NÂZIM HİKMET / Vecihi Timuroğlu

TANPINAR’DA DEĞİŞİM / Alper Akçam

KAPLUMBAĞA TERBİYECİSİ / Mehmet Serdar

ALMANYA’DA NÂZIM HİKMET OYUNLARI / Yüksel Pazarkaya



BABA VE PİÇ / A. Didem Uslu

ESKİ KİTAPLAR, YENİ KİTAPLAR / Gürhan Tümer

MELEZ ZAMANLAR / Ethem Akçelik

ŞİİR VE SİNEMA II / Hakan Savaş

YENİ / Ece Zerman

“DÜŞKAÇIRAN” / Aygün Güçer

“DİRENMENİN ESTETİĞİ” / Kaya Tokmakçıoğlu

KAĞNI, KAMYON, OTOBÜS / Mehmet Yıldırım

SOFİA İLE AYŞE / Besim Dalgıç

AKM / Alişan Çapan

Şiir: Cevat Çapan, Süreyya Berfe, Metin Demirtaş, Oğuzhan Akay, Memed Arif B., Güray Öz, Adnan Metin, Bahar Döner, Yusuf Turhallı, Doğacan Onaran, Burcu Yılmaz, Zeynep Sayın, Onur Sakarya, Burcu Atış.

Öykü: Demir Özlü, Murathan Mungan, Gizem Aras, Neslihan Gürel, Hakan Savlı, Didem Tali.

SanatLog Haber

www.sanatlog.com