Kütüphaneciler “Korsana Hayır” İçin Yürüdü!

29 Mart 2011 Yazar: admin  
Kategori: Duyurular, Sanat

YÜRÜYÜŞ BASIN BİLDİRİSİ

27 Mart 2011 – Taksim Meydanı

“KÜTÜPHANELERİ KEŞFEDİN, KORSANI YOK EDİN”

Hepiniz hoş geldiniz.

Kütüphaneciler, yayıncılık sektörü temsilcileri, yazarlar, basın/medya mensupları ve İstanbul halkı bugün burada “kentin kütüphanelerini konuşmak ve korsan yayınlara hayır demek” için bir araya geldik. Kıtaların, kültürlerin, tarihlerin buluştuğu bu “köprü kentte”, İstanbul’umuzda, şimdi duyarlılıklarımızı buluşturuyoruz.

Hep birlikte diyoruz ki; kütüphaneler bir kültürün, bir ülkenin, bir kentin zenginliğidir ve bu zenginliği yaşatmak, yaşamın içinde hissetmek gerekir. Kütüphaneler; kültürel hafızanın yaşatıldığı, düşünce özgürlüğünün yeşerdiği, bilinçli bir toplum olmayı olanaklı kılan vazgeçilmez kurumlardır. Gelişmişliğin, kalkınmanın, sosyal devletin göstergesidir. Ancak, kütüphaneler gündelik yaşamın içinde işlevsel bir biçimde yaşatıldığı, kullanıldığı ölçüde gerçek işlevini yerine getirir. Kütüphanelerimizi yaşamın içine koymalıyız. Kütüphanelerin gerçek sahipleri olan sizlere sesleniyoruz: kentin farklı yerlerinde çağdaş bilgi hizmetler sunan ve sizleri bekleyen 300’den fazla kütüphane ve bilgi merkezini keşfedin, yararlanın ve sahiplenin…

Kütüphaneler; aynı zamanda, düşünce ve ifade özgürlüğünün yaşatıldığı, korunduğu ve geliştiği kurumlar olmuştur tarih boyunca. Bir yandan insanlığın düşünsel ürünlerini ve birikimini yarınlara aktarılmasında bir köprü olurken, diğer yandan demokrasinin, kültürel hafızanın ve insan haklarının evrensel normlarının yaşatıldığı ortamlar olmuşlar, bilgiyi kullanma bilincinin gelişmesinde yaşamsal roller üstlenmişlerdir. Kütüphaneciler de, sahip oldukları mesleki duyarlılık ve misyonları gereği, hep düşünce ve fikir özgürlüğünün koruyucusu, yaşatıcısı ve savunucuları olagelmişlerdir. Bizler bu mesleğin mensupları olarak, gelişen ve değişen tüm her şeye rağmen, “düşünce özgürlüğünün temelinin, bilgiye erişim özgürlüğü” olduğuna inanıyoruz. Tüm halkımızı, kentin kütüphanelerine bekliyoruz ve vatandaşlık hakkı olan “bilgilenme özgürlüklerini” kullanmalarını ve talep etmelerini istiyoruz.

Bu ülkenin, bu kentin kütüphanecileri olarak; “cennet ülkemiz”in “ cenneti” haline dönüşmesini üzüntü ile karşılıyor ve “korsana hayır” diyoruz. Son verilere göre ülkemizde yayıncılık sektörünün neredeyse yarısının korsan yayıncılığı içerdiğini görmek ne kadar ironik değil mi? Yazılı, görsel, işitsel, elektronik her ortamdaki düşünce ürününün sahibinden, yazarından, yayıncısından izinsiz çoğaltılıp, dağıtılması demek olan “”, ülkemizdeki yayıncılık sektörünün ve düşünsel üretimlerin gelişmesini engellemekte, yazarlarımızı, sanatçılarımızı, bilgi ve fikir emekçilerimizi ve devleti zarara uğratmaktadır. Biz kütüphaneciler olarak, korsan yayıncılığa karşı çıkıyor ve “düşünce özgürlüğüne evet, düşüncelerin sömürülmesine, emeklerin çalınmasına, fikir hırsızlığına hayır” diyoruz.

Çıkarılan yasa ve yönetmeliklere, yayıncılık sektörü örgütlerinin, yayıncılarımızın ve yetkili kurumlarımızın verdikleri mücadelelere rağmen giderek yayılan korsan yayıncılığın önlenmesinde alternatif bir çözüm öneriyoruz: kütüphaneleri keşfetmek ve onları kullanmak. Halkımız, bilgilenme özgürlüğünü yaşadıkça, kütüphaneleri yaşamın aktif bir aracı haline getirdikçe, okuma ihtiyacını kütüphanelerden karşılayacağı için, korsan yayınlara olan talep azalacak, sonuçta da korsan yayınlar da rağbet görmeyecektir. Çünkü korsanla mücadelenin en etkili gücü “bilinçli tüketici” yani insandır. Burada; devlete ve ilgili kurumlarımıza da önemli bir görevler düşmektedir; nitelikli, işlevsel ve çekici okul, halk ve üniversite kütüphaneleri kurmak ve geliştirmek.

Kütüphanelerin yaşamın işlevsel bir parçası olabilmesi ve korsan yayıncılığın önlenmesine aktif katkı yapması açısından ilgili tüm kesimlere, etkin bir işbirliği anlayışı çerçevesinde önemli sorumluluklar düştüğüne inanıyoruz;

Devletimizin; halk ve okul kütüphaneleri sistemini geliştirmesini, zengin ve işlevsel kütüphaneler kurmasını ve buralarda mesleki eğitim almış kütüphaneciler istihdam etmesini, eğitim sistemini çocuk ve gençlerimizi bilgilenme bilinci yerleşmiş, ahlaki değerleri özümsemiş bireyler olarak yetiştirmesini, yayıncılık sektörünü olumsuz etkileyen, düşünce ve ifade özgürlüğünü engelleyen hukuki düzenleme ve uygulamaları kaldırmasını, bağımsız yayıncılığın geliştirilmesini ve dağıtımda tekelleşmenin önlenmesini,

Yerel yönetimlerimizin, bölgelerinde kütüphane ve bilgi merkezlerini kurarak, halkımızın bilgiye erişme olanaklarını geliştirmesini, ülkemizdeki en sorunlu tür olan okul kütüphanelerinin geliştirilmesinde kamu yönetimi ile işbirliği içerisinde katkılar yapmasını, korsan yayıncılıkla daha etkin mücadele etmesini,

Sivil toplum örgütlerimizin; kütüphanelerle ortak projeler ve işbirlikleri geliştirmesini, korsan yayıncılığın önlemesine yönelik bilinçlendirme ve hukuksal mücadelelerinin daha etkin ve yaygın hale getirmesini,

Yayıncı, Kitapçı ve dağıtımcılarımızın; kütüphanelere kaynak sağlamada daha aktif ve sorumlu davranarak, kütüphanelere özgü uygun fiyat ve indirimler uygulamalarını, maliyetinin çok üzerinde bir fiyat koymamalarını, kültürel çeşitliliğe özen göstermelerini,

Kütüphaneler ve kütüphanecilerimizin; koleksiyonlarını sürekli olarak imkanlar ölçüsünde güncel tutmaları ve zenginleşmelerinin sağlanmasını, telif hakları, her türlü fikir, emek hırsızlığı, izinsiz kopyalama ve konusundaki bilinçli tutumlarını koruyarak bu konudaki duyarlıklılarını topluma yaymalarını, bilinçli bilgi kullanıcıları yetiştirmede eğitim sorumluluklarını üstlenmelerini, korsan yayıncılığın önlenmesi konusunda yayıncılık sektörü temsilcileri ve örgütleriyle işbirliği yapmalarını, kütüphaneler arasındaki değişim ve ödünç verme uygulamalarının bilgiye erişim uygulaması olarak tüm türleri kapsayacak biçimde genişletilmesini, kütüphanelerdeki uygulamalar ve hizmetler konusunda basın/medya organlarını sürekli ve güncel biçimde bilgilendirmelerini,

Basın/medyamızın; kütüphanelerimiz ve ürettikleri uygulama ve hizmetlerin topluma yansıtılmasında daha aktif rol almaları, haber ve yazılarında bu konuların daha çok yer alması, konusunda halkı bilinçlendirici yayınların sunulması.

Ve halkımızın; kentin kütüphanelerini kullanmaları, yönetimlerden işlevsel ve çekici kütüphaneler ve kaynaklar talep etmelerini, bu taleplerinin takipçisi olmalarını, kütüphaneler de gönüllü katkılar sunmalarını, korsan yayınları satın almamalarını, korsan satış yapan kişi ve mekânları yetkili kişi ve kurumlara bildirmelerini

İSTİYORUZ.

Değerli İstanbul halkı; kenti yaşayın, kütüphanelerini keşfedin, korsanı yok edin!

Saygılarımızla

İletişim ve Bilgi: Mehmet Manyas (TKD İstanbul Şubesi Başkanı) 0530 640 47 71

İnönü Caddesi Hariciye Konağı Sokak Türel Apt. No:3 Kat:1 Daire 3

Gümüşsuyu, Beyoğlu / İstanbul

Tel : (212) 243 7807

www.istanbulkutuphaneci.org

bilgi@istanbulkutuphaneci.org

http://www.facebook.com/istanbulkutuphaneci

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

İlişkili yazılar

Yorumlar

Tek Yorum on "Kütüphaneciler “Korsana Hayır” İçin Yürüdü!"

  1. wherearethevelvets on Sal, 29th Mar 2011 11:51 am 

    Daha basılmamış kitapların toplatıldığı, yok edildiği bir ülkede bu konu ne kadar anlamlıdır bilemiyorum!!! Düşünce özgürlüğüne evet????

    Ben üniversiteye gelene dek küçük bir ilçede yaşadığım için aktif bir kütüphane kullanıcısıydım. Ama o zamanlar kütüphenelerde sakıncalı (?) veya sakıncasız, her türde kitap ve belge bulunurdu. Yukarıda da belirtilmiş, sanırım asıl hedef İstanbul okuyucularını kütüphaneye çekmek. Halbuki gerçekten kitap olmadığı için okuyamayan kardeşlerimiz İstanbul’da değil daha periferde yaşıyor. Mesela ben Nevşehir’deyim. Nevşehir merkezinde doğru düzgün bir kitapçı yok. Ya büyük alışveriş merkezlerindeki bestseller’lara talim edecekler (ki şu an sadece Kanuni ya da Hürrem kitapları mevcut) ya da kitapçı adı altında hizmet veren kırtasiyelerden “Allah’ımı seviyorum”, “Orucumu tuttum, namazımı kıldım”, “Ünlü İslam büyüklerinin İbret Verici Öyküleri” gibi kitapları okuyacaklar. Peki sizce burada bir kütüphane açılsa, her türlü kitaba ulaşılabilir mi? Hiç zannetmiyorum. Ya da belki kütüphane vardır da, oradaki kütüphanelere güvenebilir misiniz? Bir kitabı alıp memura uzattığınızda suçlayıcı bakışlarla karşılaşmayacağınız ne malum? (Cevap; karşılaşacaksınız. Ben Nevşehir’de alt tarafı bir Radikal gazetesi aldığımda satıcı elimdeki parayı bile almıyor. Oraya bırak çık git, ben alırım ordan diyor”. Bu nedenle, bu konuda devlet desteği beklemek, özellikle şu dönemde çok abes. O zaman ne oluyor? Herkes korsan kitap alıyor çünkü seçenek yok. Mesela bir hemşire hanım, lisedeki kızı için benden kitap istiyor; “vardır sizde güzel kitaplar doktor bey” diye. Çaresizliğe bakar mısınız? Çocuğunun doğru düzgün kitap okumasını isteyen bir anne babaya bile seçenek yok. Toplu halde kitap almak için böyük şeherlere giden insancıklar var burada. Halbuki bahsedildiği gibi “ideal” bir kütüphanede, bir kitapçıda rastlayabileceğiniz her şey hatta eski basımları bile bulunmalı.

    Demek istediğim şey, sorun iki üç kütüphane açmakla bitmiyor. İstanbul’daki kütüphaneler zaten iyi. Amaç bu kitaplara ulaşamayan daha kırsaldaki insanların legal kitaplara ulaşabilmesi olmalıydı. Sanki buralardaki insanların ellerinde seçenek var da yine de korsana başvuruyorlarmış gibi davranılmış. Özünde iyi bir hareket kabul ediyorum da, sanki asıl meseleyi göz ardı ediyorlar. Sanki korsan satılmasın da ne olursa olsun dermiş gibiler.

    Dua edelim de bir gün, unutulmasın diye kişi başı bir kitap ezberlemek durumunda bırakılmayalım. Ona doğru gidiyoruz zira.

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz...
Yorumunuzda avatar çıkması için gravatara üye olmalısınız!




Additional comments powered by BackType