şiirler | SanatLog

Yasakmeyve’nin 48. Sayısı: Delilik ve Yaratıcılık

13 Ocak 2011 Yazan: admin  
Kategori: Deneme, Dergi & Fanzin, Duyurular, Edebiyat, Eleştiri, Sanat, Siir

Yorum yapın

Yasakmeyve,Gülseli İnal’ın editörlüğünü yaptığı dosyayla, “delilik ve yaratıcılık” arasındaki o çetrefilli ilişkiyi irdeliyor bu sayısında. Gülseli İnal, Enis Batur, Lale Müldür, Hikmet Temel Akarsu, Murat Kemaloğlu, Haydar Ergülen, Tarık Günersel, Gonca Özmen, Bülent Usta, James C. Kaufman ve John Baer’in yazılarından oluşan dosyayı, Balkan Naci İslimyeli ve William Blake’in resimleri süslüyor.

“Şair ve Okuru” sayfalarının bu sayıdaki konuğu ise Gültekin Emre. “Şiirlerin arka penceresinden girmeyi ancak sıkı şiir okurları başarabilir” diyen Gültekin Emre ile Acem Özler konuştu.

Necmiye Alpay, Birhan Keskin’in “Soğuk Kazı” kitabındaki şiirlerine, başka bir soğuk kazı gerçekleştirirken, Hüseyin Ferhad şiirde lonca ilişkisi olup olmadığını araştırdı. Hayri K. Yetik, Humeynî’nin şiirlerine bakarken, Tahir Abacı, “Şiir Kitapları Sözlüğü”ne yeni maddeler ekledi. Ramis Dara ise yayımlanan şiir kitapları arasındaki gezintisine kaldığı yerden devam etti. Mete Özel “AnyA” adlı köşesinde akvaryuma dönüşmüş bir balkondan hayata bakıp  Wikileaks’i yorumladı. Murat Narcı’nın Zeynep Uzunbay’la söyleşisi ve Mehmet Akif Ersoy’un bilinmeyen şiiri de, “şiirin uzun tarihi”ne düşülmüş notlar olarak yerini aldı.

Bu sayının şairleri, İlyas Tunç, Mustafa Köz, Anita Sezgener, Süreyyya Evren, Deniz Durukan, Alper Çeker, Soner Demirbaş, Kadir Yanaç, Serdar Çakıcıoğlu…

Yasakmeyve 48 / İçindekiler:

Şair ve Okuru: Gültekin Emre / Acem Özler

Şiirler: İlyas Tunç, Mustafa Köz, Anita Sezgener, Süreyyya Evren, Deniz Durukan, Alper Çeker, Soner Demirbaş

Dosya / Delilik ve Yaratıcılık: Gülseli İnal, Enis Batur, Lale Müldür, Hikmet Temel Akarsu, Murat Kemaloğlu, Haydar Ergülen, Tarık Günersel, Gonca Özmen, Bülent Usta, Antonin Artaud, James C. Kaufman, John Baer, Nilhan Fidan, Balkan Naci İslimyeli, William Blake

Soğuyan Volkan: Necmiye Alpay

“Carpe Diem”: Hayat 1 Gün, O da Bugün: Hüseyin Ferhad

Şiir Kitapları Sözlüğü: 35: Tahir Abacı

Şiirin Uzun Tarihi: Mehmet Akif Ersoy’un Bilinmeyen Şiiri

Anya: Mete Özel

Humeynî’nin “Mesih Nefesli” Şiirleri: Hayri K. Yetik

Zeynep Uzunbay ile Söyleşi: Murat Narcı

Hayatı Şiirleştiren Kitaplardan: Ramis Dara

Vaat Edilmiş Sayfalar: Kadir Yanaç

Şairin Genci: Serdar Çakıcıoğlu

Şiirin Parmak İzleri: Ilgın Yıldız

Şiirin Uzun Tarihi: Nâzım Hikmet’in Defteri

Şiirin Uzun Tarihi: İstiklâl Marşı

Şiyir Sevişgenleri: Metin Üstündağ

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

Edip Cansever – Mendilimde Kan Sesleri

6 Ekim 2010 Yazan: admin  
Kategori: Edebiyat, Sanat, Siir, Ustalara Saygı

1 Yorum

Her yere yetişilir
Hiçbir şeye geç kalınmaz ama
Çocuğum beni bağışla
Ahmet Abi sen de bağışla

Boynu bükük duruyorsam eğer
İçimden öyle geldiği için değil
Ama hiç değil
Ah güzel Ahmet Abim benim
İnsan yaşadığı yere benzer
O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
Suyunda yüzen balığa
Toprağını iten çiçeğe
Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine
Konyanın beyaz
Antebin kırmızı düzlüğüne benzer
Göğüne benzer ki gözyaşları mavidir
Denize benzer ki dalgalıdır bakışları
Evlerine, sokaklarına, köşebaşlarına
Öylesine benzer ki
Ve avlularına

(Bir kuyu halkasıyla sıkıştırılmıştır kalbi)

Ve sözlerine

(Yani bir cep aynası alım-satımına belki)

Ve bir gün birinin adres sormasına benzer
Sorarken sorarken üzünçlü bir görüntüsüne
Camcının cam kesmesine, dülgerin rende tutmasına
Öyle bir cıgara yakımına, birinin gazoz açmasına
Minibüslerine, gecekondularına
Hasretine, yalanına benzer

Anısı işsizliktir
Acısı bilincidir
Bıçağı gözyaşlarıdır kurumakta olan
Gülemiyorsun ya, gülmek
Bir halk gülüyorsa gülmektir

Ne kadar benziyoruz Türkiye’ye Ahmet Abi.
Bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden
Dirseğin iskemleye dayalı

- Bir vakitler gökyüzüne dayalı, derdim ben -

Cıgara paketinde yazılar resimler
Resimler: cezaevleri
Resimler: özlem
Resimler: eskidenberi

Ve bir kaşın yukarı kalkık
Sevmen acele
Dostluğun çabuk
Bakıyorum da simdi
O kadeh bir küfür gibi duruyor elinde.

Ve zaman dediğimiz nedir ki Ahmet Abi
Biz eskiden seninle
İstasyonları dolaşırdık bir bir
O zamanlar Malatya kokardı istasyonlar
Nazilli kokardı

Ve yağmurdan ıslandıkça Edirne postası
Kıl gibi ince İstanbul yağmurunun altında
Esmer bir kadın sevmiş gibi olurdun sen

Kadının ütülü patiskalardan bir teni
Upuzun boynu
Kirpikleri
Ve sana Ahmet Abi
uzaktan uzaktan domates peynir keserdi sanki
Sofranı kurardı
Elini bir suya koyar gibi kalbinden akana koyardı
Cezaevlerine düşsen cıgaranı getirirdi
Çocuklar doğururdu

Ve o çocukların dünyayı düzeltecek ellerini işlerdi bir dantel gibi
O çocuklar büyüyecek
O çocuklar büyüyecek
O çocuklar…

Bilmezlikten gelme Ahmet Abi
Umudu dürt
Umutsuzluğu yatıştır
Diyeceğim şu ki
Yok olan bir şeylere benzerdi o zaman trenler
Oysa o kadar kullanışlı ki şimdi
Hayalsiz yaşıyoruz nerdeyse
Çocuklar, kadınlar, erkekler
Trenler tıklım tıklım
Trenler cepheye giden trenler gibi
İşçiler
Almanya yolcusu işçiler
Kadınlar
Kimi yolcu, kimi gurbet bekçisi
Ellerinde bavullar, fileler
Kolonyalar, su şişeleri, paketler
Onlar ki, hepsi
Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlere büyüyenler
Ah güzel Ahmet Abim benim
Gördün mü bak
Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar
Ve dağılmış pazar yerlerine memleket
Gelmiyor içimden hüzünlenmek bile
Gelse de
Öyle sürekli değil
Bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün
O kadar çabuk
O kadar kısa
İşte o kadar.

Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar
Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar

Mendilimde kan sesleri.

Edip Cansever

Mendilimde Kan Sesleri