10 Yönetmen 10 Ülke Bir Film ve Mardin

Aralarında , ve ’in de yer aldığı 10 ayrı yönetmen tarafından 10 ayrı ülkede farklı temalardan oluşan ‘Eşekler ile Yüzmek’ filminin Türkiye’deki çekimleri Mardin’de gerçekleştirildi.

Amerikalı bir yapımcı tarafından hazırlanan proje uyarısınca dünyanın 10 ayrı ülkesinde 10 yönetmenin farklı temadan oluşturacağı filmin Türkiye’deki çekimleri Mardin’de yapıldı.

Oyuncular ve ’ın da rol aldığı ”Eşekler ile Yüzmek” filminin çekimlerinin tamamlanmasının ardından gazetecilere açıklama yapan ünlü yönetmen Bahman Ghobadi, dünyada en çok beğendiği birkaç kent arasında yer alan Mardin’de olmaktan büyük zevk duyduğunu belirterek, bu nedenle çekimlerde zevkle çalıştığını söyledi.

Filmin destansı olduğunu ve 10 farklı yönetmen tarafından 10 farklı ülkede farklı temalardan çektiği görüntülerden oluşacağını kaydeden Ghobadi, şöyle dedi:

”Ben İslam bölümünü çekiyorum. Her yönetmen 13 dakika filmi çekecek. Bu sene sonuna tamamlanacak film birçok ülkede yayına girecek. 10 film bir arada çıkacak. Filmi izlediğinizde filmin sonunda anlaşılacak. Film bir desten üzerine kurulu. Bu destanda eşekler de yer alıyor. Mardin, Arap, Kürt, Süryani ve Türklerin bir arada yaşadığı bir kent olduğu için güzelliği daha da anlamlı. Filmde işlediğim konuya da çok yakınlık ediyor. Yılmaz Erdoğan ile sinemadan ötürü bir dostluğa dayanan bir arkadaşlığımız var. Şair yazar, üretken bir kişiliğe sahip. Türkiye’ye geldiğimde de bu özellikleri taşıyan biriyle çalışmak istedim. 23 yıldır film yapıyorum. Bu sürede çalışırken en büyük zevki burada aldım. Misafirperver cana yakın halk. Mardin Derneğine katkılarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Belki bir süre sonra ortaklaşa bir film yapabiliriz.” 

‘İlk kez geliyorum ama kesinlikle son olmayacak’
Yılmaz Erdoğan ise ilk kez geldiği Mardin’den çok etkilendiğini ve burada bir film çekmeyi arzuladığını belirterek, şöyle konuştu:

”Dünyanın hiç bir şehri gelen misafire bu kadar şaheser manzara sunmaz. Mardin çok sihirli bir yer. İlk kez geliyorum ama kesinlikle son olmayacak. Şimdi kısa film için geldik. Ama daha uzunları için de geleceğiz. Mardin’de film çekmeyi çok isterim. Çok geç geldim ama bunu telafi edebiliriz. Dünyanın en güzel yerlerinden birisi burası. Dara’da büyük bir hazine var. Umuyorum ki yakında bunu turizme kazandırırız. Mardin’in yanı sıra Kızıltepe, Dara gibi farklı atmosferlerden yararlandık. Film birkaç dilde çekildiği için Mardin gibi oldu. Amerikan filminde oynadık ama hiç Amerikalı görmedik.”

Menderes Samancılar ise 38 yıllık meslek hayatının en önemli filmlerimden birinin Mardin’de çektikleri bu film olduğunu söyledi.

Haber

www.sanatlog.com

Hilda Hidalgo İstanbul Modern Sinema’da

Kosta Rika’nın yetiştirdiği en önemli sinemacı olarak tanınan , İstanbul’da sinemaseverlerle buluşacak…

Kosta Rika Fahri Konsolosu ’in davetiyle İstanbul’a gelecek olan ünlü yönetmen Hilda Hidalgo, İstanbul Modern Sinema’da sinemaseverlerle buluşacak. İki ülke arasındaki kültür bağını güçlendirmeyi hedefleyen etkinlikte Hilda Hidalgo, kısa ve uzun metrajlı filmlerinin gösteriminden sonra seyircilerle bir arada olacak.

Kendisi gibi Latin Amerikalı olan ve büyülü gerçeklik akımının en güçlü temsilcilerinden sayılan yazar ’in adlı romanını filme alan Hilda Hidalgo, aynı isimli filmiyle 2011 Oscar Ödülleri’ne En İyi Yabancı Film dalında ülkesinden aday adayı olarak gösterildi. adıyla Türkçede de yayımlanan roman, edebiyat dünyasının başyapıtları arasında yer alıyor.

yazarı, yönetmen ve prodüktör olarak Kosta Rika’nın yetiştirdiği en önemli sinemacı olarak tanınan Hilda Hidalgo, İstanbul Modern Sinema’da 1 Ekim Cumartesi ve 2 Ekim Pazar günü gerçekleştirilecek Kosta Rika Filmleri Günü’nde üç kısa ve bir uzun metrajlı filminin gösterimine katılacak.

1991 yılında sinemaya başlayan Hilda Hidalgo’nun uzun metrajlı filmi “Aşk ve Öteki Cinler” () (2009), Pusan Uluslararası Film Festivali, Los Angeles Uluslararası Film Festivali ve Moskova Uluslararası Film Festivali gibi önemli festivallerde izleyiciyle buluşmasının ardından Şangay, Taipei, Montreal, Vancouver, Chicago and Sao Paulo gibi şehirlerde düzenlenen çeşitli etkinliklerde gösterildi.

Ntvmsnbc’nin haberine göre; İstanbul Modern Sinema’da 1 Ekim Cumartesi saat 14.00′te üç kısa filmin gösteriminden sonra saat 16.00′da “Aşk ve Öteki Cinler” isimli filmi gösterime sunulacak. Film gösterimi sonrası yönetmen Hilda Hidalgo izleyicilerin sorularını yanıtlayacak. 2 Ekim Pazar günü saat 13.00′te “Aşk ve Öteki Cinler” filminin gösterimi yinelenecek. Türkçe altyazılı olarak gösterilecek.

Hilda Hidalgo Programı

1 Ekim 2011 Cumartesi, 14.00 – Hilda Hidalgo’nun kısa filmleri (Toplam 95 dakika) 1 Ekim 2011 Cumartesi, 16.00 – Aşk ve Öteki Cinler (Del amor y otros demonios – Of Love and Other Demons) filminin gösterimi ve Hilda Hidalgo ile sohbet 2 Ekim 2011 Pazar, 13.00 – Aşk ve Öteki Cinler (Del amor y otros demonios – Of Love and Other Demons) filminin gösterimi 

Haber

www.sanatlog.com

Drama İstanbul Film Atölyesi

“Bir fikrim ya da bir hikayem var” diyenler için…

HALUK ÜNAL ‘FİLM HİKAYESİ TEMEL TASARIM VE PROJE GELİŞTİRME’ ATÖLYELERİ BAŞLIYOR…

Vizyona 2011’de giren filmiyle adından söz ettiren , atölyelerine başlıyor. 2010’da kurulan atölye, ilk ürünü olan Saklı Hayatlar’ın ardından kuruluş amaçlarına ve vaatlerine uygun olarak atölye çalışmalarına Ekim ayında başlayacak.

Senaryo yazarı ve yönetmeni Haluk Ünal tarafından yapılacak atölyeler ‘’ ve ‘Proje Geliştirme Atölyesi’ olarak, iki ayrı formatta gerçekleştirilecek.

Temel Tasarım Atölyesi

“İyi bir senaryo için iyi bir film öyküsü, iyi bir film öyküsü için de çok güçlü bir film fikrine sahip olmalısınız” ilkesinden hareket eden sekiz haftalık atölyelerde, katılımcıların uygulama içinde güçlü bir film fikri yaratmaları; iyi bir hikaye geliştirmenin yol ve yöntemlerini fark etmeleri; nitelikli bir hikaye geliştirmeleri amaçlanıyor. Atölye bu hikayelerden uygun bulduklarını da kendi portfolyosu içinde sektöre tanıtmayı planlıyor.

Proje Geliştirme Atölyesi

Bir roman, hikaye ya da senaryo taslağıyla başvurduğunuz sekiz haftalık bu atölyelerde, seçilip, kabul edilen projelerin, atölye profesyonellerinin danışmanlığında yapıma uygun hale getirilmesi, yapımının gerçekleştirilmesi veya uygun yapımcılara sunulması hedefleniyor.

Meslek Birlikleri’nin Harbiye’deki binasında gerçekleştirilecek her iki atölye hakkında bilgi ve ayrıntılara www.dramaistanbul.com.tr ve iletisim@dramaistanbul.com.tr adreslerinden ya da 0533 315 59 85 numaralı telefondan ÖzlemTatlıcan aracılığıyla ulaşılabilir.

EDİTORYAL BİLGİ NOTU

Haluk Ünal, Saklı Hayatlar ve Drama İstanbul Film Atölyesi

Drama İstanbul’un kurucusu olan Haluk Ünal, Saklı Hayatlar’ın yönetmen koltuğuna oturmadan önce, 2008’de ‘Müslüm Baba’yı bıçaklayan genç bir Kürt hayranının hikâyesinin anlatıldığı ilk uzun metrajlı filmi Esrarlı Gözler’in senaryosunu yazdı ve Müge Turalı ile birlikte yönetti.  Ayrıca Çökertme, Kaçıklık Diploması, Martılar ve İstanbul, Halk Düşmanı gibi TV ve sinema filmleriyle Eylül, Gece ve Gündüz dizilerinin senaryo yazarlığını gerçekleştiren Haluk Ünal, 2004-2008 arasında iletişim ve reklam sektöründe metin yazarlığı ve proje tasarımcılığı yaptı. 2004-2010 yıllarında kurucusu olduğu Senaryo Yazarları Derneği’nin yanı sıra, Senaryo İstanbul Atölyesi yöneticiliği ve eğitmenliğini üstlendi. Ünal 2008 -2009 döneminde de Kadir Has üniversitesi Film Drama Yükseklisans Bölümünde ve Dijital Film Akademisi’nde senaryo eğitmeni olarak çalıştı. Halen kurucusu olduğu Drama İstanbul Film Atölyesi’nde yöneticilik yapıyor.  Bu çalışmaların yanı sıra, Haluk Ünal’ın 2004’te yayınlanmış, Bir Karakafa İçin Balad / Şarlo Hasan adlı bir romanı da bulunuyor.

Atölyenin gerçekleştirdiği ilk film olan “Saklı Hayatlar” sinema eleştirmenleri, önemli gazeteci ve sinemacılardan olumlu görüşler aldı ve izleyiciler tarafından çok beğenildi. 1980’de Çorum Katliamı sonucu İstanbul’a göç eden bir Alevi ailenin hikâyesinden yola çıkan ve sıradan insanların yaşadığı kimlik çatışmalarının yol açtığı gerçek bir trajediyi anlatan film; bu yıl 18. Altın Koza Film Festivali’nde finale kalan arasında yer aldı.

Önemli yazar yönetmen ve yapımcılardan oluşan Drama İstanbul Film Atölyesi gelişmiş sinema sektörüne sahip ülkelerde uygulanan bir yapım yaratım modelinin Türkiye’deki ilk örneği ve ilk uluslararası sinema atölyesi olma özelliğini taşıyor. Çalışmalarını bir proje havuzu ve yaratıcı atölye olarak sürdüren Drama İstanbul Film Atölyesi, sektörel anlamda birbirini tanımayan ya da ulaşamayan, küçük bir iletişim ve çalışma çemberinde tıkanıp kalmış  yapımcı, senaryo, öykü, roman yazarlarının buluşma ve beraber çalışma noktası olmayı amaçlıyor.

www.sanatlog.com

“Senaryo Buluşmaları 2011” 8 Ekim’de Başlıyor…

20 Eylül 2011 Yazan:  
Kategori: Duyurular, Sanat, Sanatsal Etkinlikler, Söyleşiler, Sinema

Yorum yapın

Yapımlab tarafından düzenlenen Senaryo Buluşmaları 2011’de,  sinemanın ustaları; sinemaya senaryo penceresinden bakmak ve senaryo yazmak isteyen sinemaseverlerle bir araya geliyor.

“SENARYO BULUŞMALARI 2011″  etkinliği, atölye ve seminer olarak iki ayrı formatta yapılacak. “Üç Maymun, İklimler, Bir Zamanlar Anadolu’da” gibi filmlerin yapımcısı tarafından kurulan YAPIMLAB bünyesinde gerçekleşecek olan “SENARYO BULUŞMALARI 2011″ de hem Haluk Ünal tarafından verilecek “” hem dünyasının önemli isimlerinin konuk olacağı seminer programı sinemaseverlerle buluşacak.  İsteyenler her iki programa birden veya atölye ve seminer çalışmalarından seçecekleri herhangi birisine katılabilecekler.

Senaryo Buluşmaları 2011 Seminer Programı

,  Zeynep Özbatur Atakan, , Sertaç Ergin (Kuledibi Yazı Grubu), Cem Özkan ve Bülent Emin Yarar gibi usta isimler bu dönemki seminer programının konukları…

Yavuz Turgul, yönetmen gözüyle senaryo, Bülent Emin Yarar oyuncu gözüyle senaryo, Cem Özkan müzisyen gözüyle senaryo, Mahinur Ergun senaryo yazarı gözüyle drama, Sertaç Ergin (Kuledibi Yazı Grubu) senaryo yazarı gözüyle komedi, Zeynep Özbatur Atakan yapımcı gözüyle senaryoyu anlatacak, teknik senaryo eğitiminin yanı sıra bir senaryoya değişik açılardan nasıl bakılacağını öğrenmek isteyen katılımcılarla deneyimlerini paylaşacaklar.

8 Ekim 2011’de başlayıp 12 Kasım 2011’de tamamlanacak olan seminer, tüm katılımcılara açık: Sinema ve televizyon sektörü içinde olan ve senaryo bilgisini artırmak isteyen senaryo yazarları, , prodüktörler, oyuncular… Halen senaryo gruplarında çalışan ve kendini geliştirmek isteyen senaryo yazarları… Amatör senaryo yazarları… Reklam, halkla ilişkiler, gazetecilik gibi komşu sektörlerden gelen ve senaryo öğrenmeye niyetli kişiler. Hiç senaryo yazmamış ama bu işe başlamak isteyen gençler… Kısacası tüm sinemaseverler…

“SENARYO BULUŞMALARI 2011” binasında her cumartesi 11:00-14:00 arası yapılacak.     Adres: Ergenekon Cad. No. 10 Harbiye / Şişli / İstanbul

Senaryo Buluşmaları 2011
Temel Tasarım Senaryo Atölyesi

Yapımlab bünyesinde gerçekleştirilecek olan Haluk Ünal- Temel Tasarım Senaryo Atölyesi

8 Ekim Cumartesi günü YAPIMLAB ‘de başlıyor.  Geçen kış aylarında vizyona giren  “”ın senaryo yazarı ve yönetmeni Haluk Ünal  tarafından yapılacak ve  mesleğe ilgi duyanlara, uygulama esaslı ve ürün odaklı olarak senaryo yazımının anlatılacağı atölyenin yeni dönemine kayıtlar başladı.

“İyi bir senaryo için iyi bir film öyküsü, iyi bir film öyküsü için de çok güçlü bir film fikrine sahip olmalısınız” prensibinden hareket eden sekiz haftalık atölyelerde; katılımcıların uygulama içinde güçlü bir film fikri yaratmalarının ve bu fikirden iyi bir hikaye geliştirmelerinin yol ve yöntemlerini fark etmeleri amaçlanıyor. Atölye YAPIMLAB merkez binasında gerçekleştirilecek.  Adres: Cihangir Cad. Derya Palas apt.No.34 D:2 CİHANGİR/BEYOĞLU

Bütün çalışmalar için gerekli bilgi ve ayrıntılara  0 533 315 59 85 no’lu telefon ve perizan.ozlem@gmail.com- Özlem Tatlıcan’dan ulaşabilirsiniz.

Haber

www.sanatlog.com

Anadolu Üniversitesi 13. Uluslararası Eskişehir Film Festivali’nden Son Haberler

altıncı gününde üç söyleşi ve bir dersine evsahipliği yaptı…

’in yönettiği “, ’in “Gölgeler ve Suretler”, ’nun “” filmlerinin söyleşileri yapılırken; Hasan Baran ve Serdar Ökten’in yönetiminde ise “Sinemada Sesli Çekim” atölyesi gerçekleştirildi. Festivalin geçmiş günlerinde olduğu gibi 6 Mayıs’ta da izleyicilerin ilgisi büyüktü.

‘Sinemada Sesli Çekim’ atölyesi…

Festival kapsamında günün tek sinema dersi, Hasan Baran ve Serdar Ökten’in İletişim Bilimleri Fakültesi’nde gerçekleştirdiği “Sinemada Sesli Çekim” atölyesiydi.

Yapılan atölye sırasında sesli çekimin önemini örneklerle vurgulayan Hasan Baran, ses almanın tüm inceliklerine parmak bastı.

Bu işin gözüktüğü gibi kolay olmadığının altını çizen Baran şunları söyledi:

“Yaptığımız iş sopa tutmak değil. Ses ile ilgilenen kişi doğru ışığın, doğru açının be demek olduğunu bilmeli; kamera planından ve lensinden haberdar olmalıdır.” dedi.

“5 No’lu Cezaevi”nin yönetmeni Çayan Demirel filmi anlattı

6 Mayıs’ta Eskişehir’de, günün ilk söyleşisi “5 No’lu Cezaevi” filminin yönetmeni Çayan Demirel ile yapıldı.

İzleyicilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen film gösteriminin ardından yapılan söyleşide Demirel sorulan bir soruya şöyle yanıt verdi:

“Darbecilerin son dönemde yargılanmak istenilmesi olumlu bir adaım fakat yeterli değil. Bu durumun aynı zamanda sistem eleştirisini yapabilme potansiyeline kadar varması gerekir. Gerçeklerle yüzleşip daha sağlıklı bir toplum yaratmak için bu gerekli. Bu film için cezaevinde o dönem görev yapanlara da ulaşmaya çalıştık fakat ulaştıklarımızın hiçbirisi görüşme yapmak istemedi. Üzülerek söylüyorum bizim coğrafyamızda yaptığından pişman olan bir insan kitlesi yok aksine yaptığı her ne olursa olsun yaptığıyla övünen bir insan kitlesi var. Eğer biz Diyarbakır’da yaşananları anlayamazsak; 38 olaylarını, ulus-devlet oluşumu sürecini hatta Hrant Dink cinayetini anlayamayız.”

Sinema Anadolu’da “Gölgeler ve Suretler” vardı!

13. Eskişehir Uluslararası Film Festivali’nde 6 Mayıs’taki söyleşilerden ikincisi “ Gölgeler ve Suretler”in yönetmeni Derviş Zaim ile yapılan söyleşiydi.

Film gösteriminden sonra yapılan söyleşide yönetmen Derviş Zaim’in yanı sıra filmin oyuncuları Osman Alkaş ve Buğra Gülsoy da yer aldı.

Derviş Zaim’in “Cenneti Beklerken” (minyatür) ve “Nokta”(hat) ile başladığı geleneksel Türk sanatları üçlemesinin son halkası olan “Gölgeler ve Suretler” ( gölge tiyatrosu) filmi söyleşinde seyircilerin salonda boş yer bırakmadığı görüldü.

Anadolu Üniversitesi 13. Uluslararası Eskişehir Film Festivali Başkanı Prof. Dr. Gülseren Güçhan’ın yönettiği söyleşide Derviş Zaim filmin macerasını anlatırken şunları söyledi:

“Kıbrıs için yaptığım bir film bu. 63-64 olaylarını konu ediniyor. Türk Sineması Kıbrıs meselesine pek fazla değinmediği için bir boşluk söz konusuydu. Bu boşluğu doldurmak istedim. Eğer bir sinema tarihsel konulara değinip onu konu edinirse güçlenir. Tabi, bu filmin tehlikesi, henüz sonuca ulaşmamış bir sorunu konu edinmesinde yatıyor. Herkesi memnun etmek mümkün değil. Zaten böyle bir çaba içerisinde olmadım fakat soğukkanlı bir yaklaşım göstermeye de özel önem gösterdim. Her iki taraftan makul insanların beni sağduyulu bir şekilde anlayacaklarını umuyorum. Yunan kökenli bir editörü ile çalıştım. Bunun nedeni ise farkında olmadan gözden kaçırdığım noktaları görmek istememden kaynaklanıyordu. Aynı zamanda bu filmde Kıbrıslı Rum oyuncular da oynuyor. Bu durum bile başlı başına birçok anlam ifade ediyor.

Gölge temasını kullanması konusunda soru yöneltilince, Zaim sözlerine şöyle devam etti:

“Dünya bizi tekdüzeleştirmeye çalışıyor. Mesaj bombardımanı altındayız. Bu durumdan nasıl çıkarız? Yapıyı ya minimalize edersiniz ya da onunla oynarsınız. Ben ikincisini tercih ettim. Geleneksel Türk sanatlarından gölge tiyatrosunu seçmemin sebebi bu. Hem aynı zamanda Rumlar da bu sanatla ilgililer. Perde; geçmiş, gelecvek ve şimdiyi eş zamanlı olarak barındırıyor. Filmdeki geçişler bu eş zamanlılığı gösteriyor.”

Filmin oyuncularından Osman Alkaş ise konuşmasında, filmde kullandığı tüfeğin babasının 63’te kullandığı tüfek olduğunu belirterek söyleşiye katılanları şaşırttı. Kıbrıs sorunu ile ilgili bir takım anılarını da anlatıp sempatik kişiliğiyle de salondakileri kendisine hayran bıraktı.

Filmin genç oyuncularından Buğra Gülsoy ise; Derviş Zaim sineması içerisinde bulunmaktan onur duyduğunu ifade eden bir konuşma yapıp seyircilerin sorularını yanıtladıktan sonra söyleşi sona erdi.

www.sanatlog.com

Sonraki Sayfa »