“Kar Beyaz” Filminin Ekibinden Basın Açıklaması

ALTIN PORTAKAL’DA EN İYİ FİM MÜZİĞİ ÖDÜLÜNÜ KAZANAN MİRCAN KAYA VE “” FİLMİNİN YAPIMCI ŞİRKETİ AĞUSTOS FİLM’İN BASIN AÇIKLAMASIDIR…

47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde, filminin müzikleri ile Ulusal Uzun Metraj En İyi Müzik dalında Altın Portakal kazanan Mircan Kaya, 18 Ekim 2010 Pazartesi günü yazarlarından Murat Bardakçı’nın ‘Türk Sineması mı demiştiniz?’ başlıklı yazısında yer alan ancak gerçekle hiçbir alakası olmayan iddialarına maruz kalmıştır. Aynı gün Habertürk kanalında Akşam Raporu isimli programda Murat Bardakçı ile iddiaları öne süren müzisyen gerçeklerle ilgisi olmayan iddialarına hakaretamiz bir şekilde devam etmiştir. Konuyla ilgili olarak 47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yarışan filmlerden biri olan ’ın yapımcı firması ’i temsilen Nur Güneş, ’ın yönetmeni Selim Güneş ve ’ın müzik direktörü Mircan Kaya, 27 Ekim Çarşamba günü Hill Otel’de düzenledikleri basın toplantısıyla aşağıdaki basın açıklamasını yaptılar.

Basın toplantısında ve onu temsilen yapımcı Nur Güneş, Kar Beyaz’ın yönetmeni Selim Güneş ve Mircan Kaya’nın avukatı Kemal Aytaç da hazır bulundu. Açıklamanın ardından sorulara yanıt veren Kemal Aytaç, ve onu takiben ’nda ortaya atılan iddiaların mesnetsiz olduğu bugün görülmüştür. Bu iddiaların delilleri varsa bu ülkenin mahkemeleri açıktır. Söz konusu iddialarda bulunan ’ın ismi aslında katkısı oranında filmin jeneriğinde yer almıştır. Ancak Altın Portakal alınca bir sıkıntı hissetmiş ve bir bardak suda fırtına koparılmıştır. Bu arada Sayın Murat Bardakçı acaba filmi izledi mi? İzlediğini düşünmüyorum. Seyretmediği filmle ilgili beyanatta bulunması, ayrıca ‘belli bir ideolojik yere ait değilseniz ödül alamazsınız’ demesi sorumsuzluktu. Kendisi de böylece bir yere taraf olarak bu sözleri sarf ediyor. Sorumlu bir kültür insanının taraflarla görüşmeden böyle bir yazı kaleme almasını, bu tip sözler sarf etmesini doğru bulmuyoruz.” dedi. Selim Güneş de “Filmimizin müzik direktörü Mircan’dır. Projemizin en başından beri hep kendisiyle muhatap olduk. Gerek kaba kurgu ve gerekse ses tasarımı montajlarında birlikte çalıştık.” dedi. Mircan Kaya da “Biz ’ı her zaman onore ettik. Kendisi adının geçmediğini belirtiyor ancak, ismi jenerikte yer alıyor.” dedi.

“18.10.2010 tarihinde Habertürk gazetesinde yayımlanan ve Habertürk kanalında Akşam Raporu programında zikredilen sözler ve iddialar üzerine ve Mircan Kaya’nın basın açıklaması:

2008 yılında prodüksiyonuna başladığımız isimli filmin müzikleriyle ilgili olarak filmimizin yönetmeni olan fotoğraf sanatçısı Sayın Selim Güneş’in tercihi üzerine şirketimiz Sayın Mircan Kaya ile anlaşmıştır. Filmin bütün müzik üretim koordinasyonu ve müziklerin filmle bütünleşmesi adına yaşanan sanatsal yolculuğu Sayın Mircan Kaya tarafından yürütülmüştür. Bu sürece katkı yapan tüm sanatçıların isimleri ve yaptıkları katkılar filmin jeneriğinde ve afişlerinde zikredilmiştir. Dolayısıyla yukarıda belirtilen tarihlerde yapılan yayınların gerçekler ile hiçbir alakası yoktur. Şirketimiz söz konusu yayınlarda tarafımızı ve filmimizi töhmet altında bırakan ve karalamaya çalışan kişiler ve bu mesnetsiz suçlamalara imkan sağlayan yayıncı kuruluşlar hakkında her türlü hukuk yolunu kullanacaktır. Şirketimiz filmimizin müziklerinin yaratılmasını sağlayan Sayın Mircan Kaya’nın da haklarını sonuna kadar savunacaktır.

Ayrıca sözü geçen yayınlarda Murat Bardakçı’nın sarf ettiği “benim vergimle hiç kimsenin seyretmediği filmleri çevirdiğini iddia eden yönetmenin para kazanmaya hakkı yoktur”,”Film desteği, film yapıyorum bilmem ne, laf. Türkiye’de, özellikle film yarışmalarında, belli bir ideolojinin ve gruplardan birisi değilseniz ödül mödül alamazsınız, mesele budur” ve benzeri hakaretamiz sözlerini kınıyor ve yıllardır beklediği sıçramayı son dönemde yapan ve dünya çapında her geçen gün kendinden daha fazla söz ettiren Türk Sineması, büyük emekler ile Antalya Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu sene Sayın Kadir İnanır başkanlığında görev alan değerli Jüri Üyeleri, destekleri ile Türk Sineması’nın gelişimine katkıda bulunan Kültür Bakanlığı ve en önemlisi sinemaseverler hakkında bu ifadeleri kullanan kimselerin sanata olan saygısızlık seviyelerinin değerlendirilmesini kamuoyuna bırakıyoruz.

Kamuoyuna saygılarımızla bildiririz…

adına Yapımcı Nur Güneş

Daha fazla bilgi için: Kültür sanat Ajansı / Ayşe Dural 0532 566 71 24

logoKSA.jpg0216 449 65 94 / 0532 566 71 24 Kalamış Fener Caddesi, Yelken Sokak No: 1/1 Kadıköy / İstanbul <http://www.kultursanatajansi.com/>

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

Pera Film Yeni Sezona Anime Filmler ile Başlıyor…

Pera Film sonbahar film etkinliklerine 3 Eylül - 3 Ekim 2010 tarihleri arasında Japonya Medya Sanatları Festivali İstanbul’da - 2010 sergisi kapsamında “Anime Filmler” programıyla başlıyor…

Programda, 18 uzun metrajlı ve 8 kısa metrajlı film olmak üzere toplam 26 film gösterime sunuluyor ve Anno, Hara, Kato, Kawamoto, Kojima, Miyazaki, Okamura, Otomo, Yamamura ve Tomino gibi Japon Anime Sineması’nın önde gelen önemli yönetmenlerinin filmleri yer alıyor.

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

“Art by Chance” Şehre Geliyor!

28 Mayıs 2009 Yazan: admin  
Kategori: Film Festivalleri, Kısa Metraj, Sanat, Sinema

Ansızın Bir Kısa Filmle Karşılaşmaya Hazır mısınız?

“Art by Chance” Şehre Geliyor!

Yoğun bir günün ortasında bir kısa filmle karşılaşmaya hazır olun: sinemayı sokak sanatına dönüştürüyor!

Art by Chance 22 Mayıs-3 Haziran 2009 tarihleri arasında 14 ülke ve 64 şehirde yayınlanacak olan yepyeni bir “”dir.

Bu festival için bilet almanıza veya sinemaya gitmenize gerek yok! Filmler metrolarda, otobüslerde, havaalanlarında, alışveriş merkezlerinde, trenlerde, spor salonlarında, sanat galerilerinde, müzelerde, cafelerde ve barlarda bir anda hayatınıza girecek! Dünyanın dört bir yanından gelen ve “yolculuk” temalı yaratıcı kısa filmler sizi ansızın metroda, havaalanında, alışveriş yaparken veya sadece gezinirken yakalayacak.

Film

Art by Chance Belçika, Kanada, Fransa, Almanya, Hindistan, İtalya, Hollanda, Katar, Polonya, Portekiz, Türkiye, Birleşik Krallık ve ABD’de eş zamanlı olarak yayınlanacak ve sanatın tüm dünyada milyonlarca insanın hayatına girmesini sağlayarak bugüne kadarki en geniş izleyici kitlesine ulaşacak.

SanatLog Haber

SanatLog.com

Pandora’nın Kutusu 23 Ocak 2009’da Sinemalarda

Yönetmeliğini Yeşim Ustaoğlu’nun yaptığı, başrollerini Tsilla Chelton, Derya Alabora, Övül Avkıran, Onur Ünsal ve Osman Sonant’ın paylaştığı “Pandora’nın Kutusu” 23 Ocak 2009’da Türkiye’de gösterime giriyor.

San Sebastian Film Festivali’nde En İyi Film ve En İyi Kadın Oyuncu (Tsilla Chelton), Antalya Film Festivali’nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Övül Avkıran) ve Amiens Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu (Tsilla Chelton) ödüllerini alan “Pandora’nın Kutusu” ilk gösterimini Eylül ayında Toronto Film Festivali’nde yaptı.

Yeşim Ustaoğlu’nun dördüncü uzun metrajlı filmi olan “Pandora’nın Kutusu”, bir gün kaybolduğunu öğrendikleri yaşlı annelerinin yaşadığı küçük bir Batı Karadeniz kasabasına doğru yola çıkan üç kardeşin öyküsünü anlatıyor. Yolculukla beraber kendi sorunları ve aralarındaki gerginlik de ortaya çıkan üç kardeş, Alzheimer olduğunu öğrendikleri annelerinin yanlarındaki varlığıyla kendi hayatlarını sorgulamaya başlıyorlar. Pandora’nın Kutusu yavaş yavaş açılırken anneanne ve torunu arasında filizlenen yakınlık filmin sürprizli finalini hazırlıyor.

Filmin senaryosunu, “Sandık Lekesi” ve “Doyma Noktası” ve ‘Yere Düşen Dualar’ isimli kitaplarıyla tanıdığımız Türkiye’nin genç ve başarılı öykücülerinden Sema Kaygusuz’la beraber kaleme alan Ustaoğlu, “Pandora’nın Kutusu”nu “İnsanlık hallerinin kimi ironik kimi hüzünlü bir dille anlatıldığı, orta sınıf ahlakı üstüne kurulu dokunaklı bir hikâye” olarak tanımlıyor. Yönetmenin 2005 yılından beri üzerinde çalıştığı bir proje olan “Pandora’nın Kutusu”, henüz senaryo aşamasındayken Pusan Promotion Fund’a katıldı ve 2006 Selanik Film Festivali Crossroads Co-production Forum’dan da en iyi proje ödülüyle döndü.

Tatie Danielle filminin unutulmaz yıldızı 90 yaşındaki Tsilla Chelton’ı perdeye taşıyan “Pandora’nın Kutusu”, Chelton’ın nüanslara dayalı oyunculuğuyla uzun yıllar hafızalardan silinmeyecek.

Görüntü yönetmenliğini Jacques Besse’nin üstlendiği, çekimlerine 2007’nin Ekim ayında başlanan; sisli, puslu bir atmosferde görüntülenen “Pandora’nın Kutusu” İstanbul’un birbirinden farklı kentsel dokuları barındıran köşelerini Karadeniz’in Küre Dağları’nın dinginliğiyle yan yana getiriyor. Çekimleri 7 haftada tamamlanan “Pandora’nın Kutusu”nun post-prodüksiyonu 2008 yılında gerçekleştirildi. 8 hafta süren montajda Franck Nakache çalışı, ses miksajını ise Bruno Tarriére yaptı.

“Pandora’nın Kutusu”nun müzikleriyse Fransız besteci Jean Pierre Mas’a ait. Filmin atmosferini yansıtacak en yalın enstrümanları bir araya getiren Mas’ın bestelerinin kayıtları Türkiye’de yapıldı. Müzik direktörlüğünü Ceyda Pirali’nin yaptığı “Pandora’nın Kutusu”nda filme eşlik eden müziklerin arkasında usta yorumcular var: Klarnette Serkan Çağrı, viyolonselde Şirin Vatan ve piyanoda Jean Pierre Mas.

Not: Basın bülteni metnini SanatLog.com’a gönderen Üstüngel İnanç’a teşekkür ederiz. (sinefil78)

……….

Detaylı Bilgi: Üstüngel İnanç – 0532 453 70 12 – uinanc@gmail.com

Basın Gösterimi: 6 Ocak saat 10.30′da Maçka Gmall Cinebonus Sinemalarında gerçekleşecek.

Görseller: http://www.ustaoglufilm.com/pandoranin_kutusu/filmden_fotograflar.html

Fragman: http://www.iksftp.com/ustungel/pandora.wmv

http://www.iksftp.com/ustungel/pandora.mp4

Web sitesi: http://www.ustaoglufilm.com/pandoranin_kutusu/

SanatLog Haber

SanatLog.com