Oda Müziği Konserleri Başlıyor…

’nde “ Konserleri” başlıyor…

Pera Müzesi, yönetmenliğini Kemal Küçük’ün yaptığı, klasik müziğin özü olarak kabul edilen düzenlemeye başlıyor. Aylık olarak devam edecek konserlerde, genç ve yetenekli solistlerin oluşturduğu oda müziği gruplarına yer veriliyor ve ilk 27 Ekim Perşembe günü saat 20:30′da Türkiye’nin ilk bakır nefesli beşlisi Golden Horn Brass Quintet grubu ile gerçekleşiyor.

Golden Horn Brass Quintet klasik, caz, pop, Anadolu ezgileriyle kendi üsluplarını birleştiriyor. 2004′te Begüm (Gökmen) Azimzade tarafından kurulan grup, 2 trompet, korno, trombon ve tuba enstrümanlarından oluşuyor. Grubun sanatçıları Golden Horn Brass Quintet koserlerinin yanısıra, Bilkent Senfoni Orkestrası, İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’ndaki görevlerine de devam ediyor.

Saat 20:30′da başlayacak öncesi müzikseverler Pera Café’de konser mönüsünün keyifini çıkarabilecekler.

Konserler müze giriş biletiyle izlenebilir.  

www.sanatlog.com

Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar

4 Ekim 2011 Yazan:  
Kategori: Duyurular, Resim, Sanat, Sanatsal Etkinlikler, Sergiler

Koleksiyonu’ndan seçilmiş yapıtlarla 17. yüzyıldan 19. yüzyıla elçi portreleri ve elçilerin koruyuculuğu

Osmanlı, erken dönemlerinden itibaren Avrupa devletleriyle yoğun ilişkiler kurmuş, Batılılar için kimi zaman korkuyla karışık bir merakla yanıbaşlarındaki bu büyük askeri gücün ve siyasi otoritenin kaynağı olan devleti daha yakından tanıma ve anlama çabası politik bir gereklilik olarak ortaya çıkmıştır. Farklı kültürlerin bu karşılaşması kuşkusuz en kalıcı ürünlerini sanat alanında vermiştir.

Savaş, ittifak arayışları, ticaretin geliştirilmesi ve statü çatışmaları yaşanan yoğun diplomatik trafiğin en önemli nedenleridir. Geniş bir coğrafyaya yayılan özellikle 19. yüzyıla kadar diğer ülkelere gönderdiğinden daha fazla elçiyi kabul etmiş, gelen elçileri kendine özgü gelenekler uyarınca ağırlamıştır. Batılı elçiler Osmanlı’nın İstanbul başta olmak üzere kentlerini, toplumsal yapısını, geleneklerini, idari ve askeri yapısını belgeleme ihtiyacıyla hareket etmiş; geri dönerken hazırladıkları raporların yanısıra, yanlarında götürdükleri hediyelerin ve resimlerin tanıklığından da yararlanmışlardır. Bu amaçla çoğu zaman aslına sadık görsel belgeler oldukları varsayılan resimler, saygınlığın ve toplumsal konumun en açık ifadeleri olmuş, kitlelere de hitap edebilme potansiyelleri açısından özel bir yere ve anlama sahip olmuşlardır. Elçilerin Doğu’ya giderken maiyetlerine aldıkları ressamlara ya da burada karşılaştıkları sanatçılara sipariş vererek yaptırdıkları eserler Avrupa şatolarının duvarlarını süsleyen koleksiyonlara, gravürlü kitaplara dönüşmüş; başka sanatçıların eserlerine de kaynaklık ederek Osmanlı dünyasına ilişkin geniş bir görsel dağarcığın oluşmasını sağlamıştır. Avrupa ülkelerine gönderilen Osmanlı elçileri de dönemin önde gelen Avrupalı ressamlarının fırçasından çıkan anıtsal portrelere konu olmuş, bu önemli ziyaretin anısı yaşatılmıştır.

’ndan yapılan bu seçki bizleri sanatın rehberliğinde diplomasi tarihinin dolambaçlı yollarında gezdirirken ilgi çekici kişiliklerle tanıştırıyor. Elçiler ve , resimlerin sessiz ama bir o kadar da zengin ve renkli diliyle bizlerle konuşmaya; raporlarını, mektuplarını sunmaya, kendi çağlarını, dünya görüşlerini, gezip gördüklerini, katıldıkları törenleri anlatmaya devam ediyorlar. Onların bu olağanüstü öykülerini dinlerken kaybolmuş bir çağın güzellikleri kadar görkemine de kapılmamak elde değil…

Meşrutiyet Cad. No.65 Tepebaşı - Beyoğlu
212 - 334 99 00
http://www.peramuzesi.org.tr 

www.sanatlog.com

İki Yeni Sergi 7 Nisan - 3 Temmuz Tarihleri Arasında Pera Müzesi’nde! |

7 Nisan 2011 Yazan:  
Kategori: Duyurular, Resim, Sanat, Sanatsal Etkinlikler, Sergiler

İhsan Cemal Karaburçak
7 Nisan - 3 Temmuz 2011

20. yüzyıl Türk resminin en özgün sanatçılarından biri olan İhsan Cemal Karaburçak, akademik eğitimi reddederek kendini geliştirmiş sayılı otodidakt sanatçılardandır.

Uzun yıllar sürdürdüğü memuriyet döneminde resimle tanışan, yaşamının büyük bölümünü geçirdiği Ankara’da evinin bir odasından dönüştürdüğü mütevazi atölyesinde çalışmalarını sürdüren Karaburçak, Türk resminin değeri yıllar geçtikçe anlaşılan gizli kalmış ustaları arasında yer alıyor. Retrospektif niteliğindeki bu sergi, özgün üslubu kadar renkleri, özellikle de tuvaline imzası kadar yer etmiş “mor”uyla tanınan İhsan Cemal Karaburçak’ı yeniden tanıma fırsatı veriyor.

fırçasını eline ilk kez 1930 yılında, Telgraf İşleri Müdürlüğü’ndeki görevi gereği bulunduğu Paris’teyken kaydolduğu École Universelle’de alan ancak katı öğretim kuralları ve anlayışına uygun düşmemesi sebebiyle yarıda bırakıp kendi kendini yetiştirmeye karar veren Karaburçak, modern sanatı yakından incelemiş, herhangi bir akım ya da üsluba bağlı kalmadan kendine özgü bir dili oluşturmuştur. 1930-1970 yılları arasında portre, natürmort, doğa görünümleri, kent manzaraları, gece manzaraları, soyutlamalar ve soyut çalışmalar olmak üzere pek çok konuda eserler üretmiştir.

“Ben bir renk ressamıyım. Güneş de renkleri öldürdüğü için tabiatı havanın karardığı, bulutların biriktiği veya yağmurdan sonra toprağın, ağaçların ve binaların yıkandığı, renklerin meydana çıktığı saatlerde sevmekliğim bu yüzden olabilir. Koyu tonları da daha çok bu tonlar arasında uygun yerlere konulan ışıkların veya alttan gelen aydınlanmanın olgun cazibesi altında kaldığım için seçiyor olmalıyım. Belki de kötümser veya melankolik bir ruh veya mizaç meselesidir; kim bilir? Ama sebep ne olursa olsun beni doyuran bir netice aldığıma ve sanatı da sanat için yaptığıma göre sanatımdan, dolayısıyla da hayatımdan memnunum demektir.” İhsan Cemal Karaburçak, 1968

Temelde İnsan

Çağdaş Sanat ve Nörobilim
7 Nisan - 3 Temmuz 2011

Temelde İnsan: Çağdaş Sanat ve Nörobilim sergisi, yapıtları nörobilim araştırmalarıyla kesişen yedi çağdaş sanatçının yapıtlarını bir araya getiriyor. Küratörlüğünü New York’taki School of Visual Arts, Güzel Sanatlar Bölümü Başkanı Suzanne Anker’ın üstlendiği sergide yer alan sanatçılar: Suzanne Anker (ABD), Andrew Carnie (İngiltere), Frank Gillette (ABD), Michael Joaquin Grey (ABD), Leonel Moura (Portekiz), Rona Pondick (ABD) ve Michael Rees (ABD).

Farklı disiplinlerden gelen, temel öğe olarak robotbilim, üç boyutlu tarama, photoshop, hızlı prototipleme, mikroskopla inceleme ve bilgisayar görüntüsü gibi yeni teknolojileri kullanan bu sanatçılar; doğanın gizemlerini, birliğini ve süreçlerini, bilgi ve inançların aktarımını konu alıyor. Madde, algılama ve belleğin zihinde canlandırdığı metaforları yapıtlarına katan sanatçılar bu sayede, kendine özgü kişiselleştirmelerini, mecazi ve simgesel bir yapı çerçevesine oturtuyorlar.

Sergi, sanat ve bilimi buluşturarak, sanata farklı bir noktadan, bilim penceresinden bakmaya, çağdaş sanatla nörobilim arasındaki güçlü ilişkiyi anlamaya ve sorgulamaya davet ediyor.

www.sanatlog.com

Pera Müzesi’nde Jacques Tati Filmleri Gösterime Giriyor…

Pera Film, Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle 2 – 27 Mart 2011 tarihleri arasında Fransız yönetmen Jacques Tati’nin filmlerini sunuyor. Komik durumları ve sakarlıkları ustalıkla masaya yatıran sinemacı ve aktör Jacques Tati, izleyicilerin beklentilerini de göz önünde bulundurarak ve beyazperde için iddialı, bol ayrıntılı ve modern dünyaya özgü sayısız gizemi yakalamaya çalışarak birebir salon oyunları kurgulayarak durum komedisi sanatını yeni baştan yaratmıştır.

Programda 6 kurmaca, 3 kısa Tati filmi bulunuyor. Pera Film programında gösterilecek arasında: Şenlik, Bay Hulot’nun Tatili, Dayım, Oyun Zamanı, Trafik, Gösteri ve kısa filmleri yer alıyor.

1908 doğumlu Tati, ilk çalışması olan Tenis Şampiyonu Oscar adlı kısa filme 1931’de başlamış, ancak bu eseri tamamlayamamıştır. Yönetmen, 1947 tarihli kısa filmi Postacılar Okulu ile yarattığı Postacı François karakterine ilk uzun metrajlı eseri olan 1949 yapımı Şenlik’te (Jour de Fête) de yer vermiştir. Tati, Venedik Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülü’ne layık görülen Şenlik ile ortaya koyduğu tekrara dayalı komedi formülünü, sesi temel bir güldürü unsuru olarak kullandığı sonraki uzun metrajlı filmlerinde de işlemiştir. Ancak François karakterini yetersiz bulan yönetmen bir süre sonra yeni bir karakter yaratmaya girişmiştir ve daima pardösüyle dolaşan, ağzından piposunu elinden de şemsiyesini eksik etmeyen, ifadesiz bir yüze sahip, sıradan bir adam olan Bay Hulot da böylece doğmuştur.

İlk olarak 1953 yapımı Akademi Ödülü adayı Bay Hulot’nun Tatili (Les Vacances de Monsieur Hulot) adlı filmle izleyici karşısına çıkan karakter inanılmaz bir şöhret kazanmış ve yıllar boyu Tati’nin ikinci benliği olmayı sürdürmüştür. Tati, Hulot filmlerinin karmaşık yapısını oluşturabilmek için yıllarca çalışmış ve serinin ikinci filmi olan Dayım (Mon Oncle) ancak 1958 yılında çıkabilmiştir. Cannes Film Festivali’nde Melies Ödülü’ne layık görülen ve Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar kazanan bu filmin ardından Tati on yıla yakın bir süre boyunca film yapmamıştır.

Yönetmen sessizliğini 1967 yılında, yüksek bütçeli 70 mm. bir yapım ve kendisinin başyapıtı olan Oyun Zamanı (Play Time) ile bozar. Hulot’yu konu alan dördüncü ve son uzun metrajlı film olan 1972 tarihli Trafik gişede başarısız olur. Videoya çekilmiş durum komedileri ve pantomimlerden oluşan düşük bütçeli bir toplama olan 1974 tarihli Gösteri (Parade) yönetmenin tamamlanmış son eseridir. Tati, 5 Kasım 1982’de hayatını kaybetmiştir.

Gösterim Programı

2 – 27 Mart

2 Çarşamba

18:00 Kısalar / Shorts

19:00 Şenlik / Jour de fête

5 Cumartesi

14:00 Bay Hulot’nun Tatili / Les Vacances de Monsieur Hulot

16:00 Dayım / Mon Oncle

6 Pazar

14:00 Gösteri / Parade

16:00 Trafik / Traffic

9 Çarşamba

18:00 Kısalar / Shorts

19:00 Bay Hulot’nun Tatili / Les Vacances de Monsieur Hulot

11 Cuma

18:00 Kısalar / Shorts

19:00 Gösteri / Parade

12 Cumartesi

14:00 Şenlik / Jour de fête

16:00 Trafik / Traffic

18:00 Oyun Zamanı / Play Time

13 Pazar

14:00 Dayım / Mon Oncle

16:00 Oyun Zaman / Play Time

Pera Müzesi

www.peramuzesi.org.tr

Mesrutiyet Caddesi No: 65

Tepebasi – Beyoglu / Istanbul (212) 334 99 00

www.sanatlog.com

Pera Müzesi’nde Kaçırılmayacak Sergiler…

2005 yılının Haziran ayında kapılarını İstanbullulara açan , koleksiyon sergileri dışında süreli de düzenleyerek, dünya sanatının öncü sanatçılarının yapıtlarını sanatseverlerle buluşturuyor. 20 Mart’a kadar ziyarete açık kalacak “’ndan ve ” ile “Çarlık Rusya’sından Sahneler: Rus Devlet Müzesi Koleksiyonu’ndan 19. Yüzyıl Rus Klasikleri” sergilerinin gördüğü yoğun ilgi üzerine, Pera Müzesi’nden sanatseverlere büyük bir fırsat; Sergi kataloglarından biri ve müze giriş bileti 70 TL yerine 35 TL!

Türkiye’de ilk kez Pera Müzesi’ne konuk olan 20. yüzyılın efsane çifti Frida Kahlo ve Diego Rivera, yapıtları kadar özgün karakterleri, yaşam öyküleri ve merak uyandıran birliktelikleriyle de dünya kamuoyunda ilgi uyandırıyor. “Gelman Koleksiyonu’ndan Frida Kahlo ve Diego Rivera” sergisi Frida Kahlo’nun yaşamının derin izlerini yansıtan otoportreleri ve çizimleri ile Diego Rivera’nın tuvallerini ve dönemin ünlü fotoğrafçıları tarafından çekilmiş fotoğraflarını bir araya getiriyor.

Yaşamı olduğu gibi resmeden dönem sanatçılarının, Çarlık Rusyasının burjuva yaşamının yanı sıra; fakirlik, köy hayatı, çocuklar ve değişen toplumsal değerleri de tuvallerine konu ettiği “Çarlık Rusya’sından Sahneler: Rus Devlet Müzesi Koleksiyonu’ndan 19. Yüzyıl Rus Klasikleri” sergisinde İlya Repin, Venetsianov, Pavel Fedotov, Vasiliy Perov, Nikolay Yaroşenko, Vladimir Makovski ve Kasatkin gibi dönemin büyük ustalarına ait eserler yer alıyor.

Fırsat Koşulları

 Bu fırsat 20 Mart 2011’e kadar geçerlidir.
 Bu fırsat Salı-Cumartesi günleri: 10.00 - 19.00 saatleri arasında, Pazar günleri: 12.00 - 18.00 saatleri arasında kullanılabilir. Müze Pazar günleri kapalıdır.
 Dilediğiniz kadar fırsat kuponu satın alabilirsiniz.
 Her fırsat kuponu 1 kişiliktir. (Herbir kupon kodu 1 ziyaret için geçerlidir.)
 Fırsat kuponunu satın alan kişiler “kodlarını” onaylattıktan sonra ücretsiz müze giriş biletleriyle birlikte seçtikleri serginin kataloğunu Pera Müzesi resepsiyonundan alabilecekler.
 Fırsat kuponu satın alımı sırasında seçilen katalog sonradan değiştirilemez.
 Bu fırsat başka indirim ve kampanyalarla birleştirilemez.

Pera Müzesi
Meşrutiyet Caddesi No:65
34443 Tepebaşı - Beyoğlu – İstanbul
Telefon: 0212 334 99 00

www.peramuzesi.org.tr
www.facebook.com/peramuzesi
www.twittter.com/PeraMuzesi
www.flickr.com/photos/peramuzesi

www.sanatlog.com

Sonraki Sayfa »