Uluslararası Engelsiz Film Festivali

2. ULUSLARARASI ENGELSİZ FİLM FESTİVALİ KISA FİLM YARIŞMASI BAŞVURULARI BAŞLADI…

Mind the AD-İstanbul tarafından bu yıl ikincisi düzenlenecek olan 2. Uluslararası Engelsiz Film Festivali 30 Nisan-5 Mayıs 2012 tarihleri arasında hayata geçiyor. Engellilik, iş göremezlik konusunda kısa ve uzun metrajlı filmlerle toplumda farkındalık yaratmayı ve bu bilincin güçlenerek yayılmasını sağlamayı hedefleyen Uluslararası Engelsiz Film Festivali; “Herkes İçin Eşit Yaşam Koşulları, Eşit Saygı ve Adalet” ana temasıyla çalışmalarını sürdürmeye başlamıştır.

 

Kısa Film Yarışması Jürileri Açıklandı…

Ulusal alanda yarışma düzenlenecek olan festivalde EN İYİ KISA FİLM, EN İYİ SENARYO ve JÜRİ ÖZEL ÖDÜLLERİ verilecektir. Bunun çerçevesinde Türkiye genelinde “HERKES İÇİN EŞİT YAŞAM KOŞULLARI, EŞİT SAYGI VE ADALET” temalı bir kısa film yarışması düzenleneceğinin duyurusu yapılmıştır. Kısa film ve senaryo yarışmalarının jürileri; Beste Bereket, Cemil Ağacıkoğlu, Ece Uslu, Zeynep Özbatur Atakan, Hüseyin Kuzu, Ege Görgün, Banu Bozdemir, Selçuk Aydemir, Görkem Yeltan, Tolga Afşin Kaya ve Bülent Doruker’ den oluşuyor.

Ön Değerlendirme Jürisi

Yarışmaya katılacak filmleri ödüllü kısa film yönetmenleri ve Kısa Film Ruhu’nu ısrarla koruyan genç sinemacılar değerlendirecek ve ana jüriye iletecek. Ön Değerlendirme Jürisinde yer alacak isimler: Bessy Adut (Kısa Film Yönetmeni), Ayşegül Yadigar (Kısa Film Yönetmeni), Heval Hazal Kurt (Yönetmen-Yapımcı), Armağan Lale (Yardımcı Yönetmen), Ahmet Turgul (Kısa Film Yönetmeni), Beyçin Uygur (MetinYazarı), Memet Sefa Öztürk (Klasik Bale Sanatçısı).

Yarışmaya Son Katılım Tarihi: 1 Nisan 2012

Yarışmaya katılmak ve başvuru koşullarını incelemek için www.engelsizfilm.com web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Diğer soru ve önerileriniz için bize festival@engelsizfilm.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Güney Dergisi: 59. Sayı

 Güney Dergisi: 59. Sayı (Ocak-Şubat-Mart 2012) İçindekiler:

merhaba GÜNEY
güncel 5 Jobs’un ardından… Derya GÜMÜŞ
şiir 9 İlkbahar Haberleri Rahime HENDEN
güncel 10 Sanat(çı) Olarak Resmin (ve Ressamın) Soru(n)ları Temel DEMİRER
haber 16 2011 Ekim’i… Yaşayacak Ömürleri Varken Hasan ERKUL
Karikatür 18 Karikatür Mehmet Boğatekin
mektup 19 Sizlerden Güney’e GÜNEY
mektup 21 Bir Keman Viryüözüne Mektup Fatma AKYÜREK
şiir 23 Rosa Mustafa Akyürek
haber 24 “Bir Lira”lık Fotoğraflar GÜNEY
deneme 26 Ölümsüzlüğe İnanıyorum Hakan BİLGE
şiir 29 Kirlettiniz Akman GEDİK
güncel 30 Bu yıl insanlık için ne yaptınız? Adil OKAY
araştırma 32 Bilimin Tartışılmaz Doruğu Karl Marks ve Bakuninciliğin Çöküşü İbrahim GEZİCİ
öykü 35 Naftalinli Anılar Murat SÜMBÜL
halkların dili 38 Toros Azadyan Pakrat Estukyan
halkların dili 39 Kürt Dili ve Edebiyatı Boran BERDAN
şiir 43 ZAROKÊN ŞER Songül ATSIZ
eleştiri 44 “Dinini… kitabını… iyi tanı!…” yazı dizisine gelen eleştiri
Süleyman KAYĞAZ
dosya 52 Dinini… ve kitabını… iyi tanı! GÜNEY
roportaj 70 Yönetmen İ. Serhat Karaaslan ile söyleşi GÜNEY
şiir 72 Haset Madeni Ayhan ÖZTÜRKOĞLU
sinema 73 Sinema Notları Anuş Pazarcıyan
kitap 82 Felsefe Hesap Soruyor M. Şehmus Güzel
kitap 84 Levent Uğur’dan “Dünya Alfabesi” Güney Yılmaz
şiir 85 3.14 Nevin KOÇOĞLU
şiir 85 KIR ZİNCİRLERİNİ Nesrin ERDOĞMUŞ
şiir 85 KALBİM Metin FIRAT
karikatür 86 Kariktür MERAY ÜLGEN

Sultanşehir Kültür ve Sanat Dergisi: 14. Sayı

Ocak 27, 2012 by  
Filed under Deneme, Dergi & Fanzin, Duyurular, Edebiyat, Eleştiri, Sanat

Sultanşehir Kültür ve Sanat Dergisi 14. Sayısını Çıkardı…

“Yaşam için kısa, bir derginin yeni sayısının gün yüzüne kavuşması için uzun sayılabilecek bir aradan sonra buradayız yine. Bize göre asıl önemli olan yeni bir sayıyla sizleri buluşturmaktan ziyade, anlamlı bir sayıyla karşınıza çıkabilmek.

Sultanşehir Dergisi olarak 6 yıldır şehrin kültürel hayatına ışık tutmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yağan kar içimizdeki aşkı bir nebze olsun ferahlatmaya yetmiyor, gün geçmiyor ki kızıl bir sevdanın goncasına takılıp kalıyoruz. Şehrin beyazlığını, sadeliğini ve taş duvarlarımızdaki nakışları bir bir gönlünüze işliyoruz. Öylesine aşığız ki bu toprağa, yıkılan kümbetleri gönül gözümüzle görüyoruz.

On sayıda dosya konusu olarak ilçeleri ele aldık. Son dört sayıdır da bakir konuları işleyerek asıl amaç olan şehir ansiklopedisinin sayfalarına kuşkanadıyla notlar düşüyoruz.  Tarihin bizi yanıltmayacağını biliyoruz. Yazacak daha çok şeyimiz var!

Bu sayıki dosya konumuz: Sivas’ta Ulaşım.  Yeni bir sayıyla “ bismillah” diyerek sizleri sözün ve yazının büyüsüne bırakıyoruz. 15. Sayıda buluşmak dileğiyle… “

Nazmi GÜLDEŞ editörlüğünde yayına hazırlanan Sultanşehir Dergisi, 14. Sayısını çıkardı. Sivas’ta ulaşım dosyasıyla okuyucuları karşısına çıkan dergi yeni yayın ekibiyle bakir konuları işlemeyi hedefliyor. Derginin bu sayısındaki yazar kadrosu şöyle:

Hüseyin Kaya, Kadir Özköse, Bilal Kemikli, Gürsoy Babaoğlu, Yahya Düzenli, Ahmet Caniklioğlu, İhsan Tevfik, Ömer Demirel, Adnan Mahiroğulları, Talip Mert, Kutlu Özen, Kadir Üredi, Fatma Pekşen, Ahmet Turan Alkan, Ahmet Özdemir, Fatih Dervişoğlu, Ayşe Benek Kaya, Ahmet Mahir Pekşen, Erhan Paşazade, Bayram Ali Çetinkaya, Salih Şahin, Fatih Çınar.

Sessiz Kadınlar Korosu

Ocak 26, 2012 by  
Filed under Duyurular, Resim, Sanat, Sergiler

Apeiron Artplus galeri şubat ayında sizleri özgün stilleri olan başarılı genç sanatçılarla tanıştırmaya devam ediyor…

Yaşamını Milona’da sürdüren genç sanatçı Turan Toprak Kara‘nın az ile çok şeyi anlatan ve içinde pek çok hikâyeler barındıran kadın figürleri 4–29 Şubat tarihleri arasında Apeiron Artplus galeri’deki  ‘’Sessiz Kadınlar Korosu‘’ sergisi ile türk sanatseverlerle buluşuyor.

‘’Hani bazı kadınlar vardır, sessiz ve sakindirler. Onların neşeleri de, seksapelleri de oyuncu masumiyetleri de hep bu sessiz kimliğin altında gizlenmişlerdir. İnsanların çılgın kalabalıklar içinde yaldızlı görüntüleri ile fark edilmek için adeta savaş verdiği, özel hayatın her detayının sınırsızca ortaya saçıldığı, gizem diye bir şeyin kalmadığı bir dönemde Toprak Turan Kara’nın kadınları, tüm bu tantanadan uzak kendi saf dünyalarında dikkat çekmeden mutlu olmayı becerebilmiş nadir kadınlardır. Onlar ancak kendilerini keşfetmek için çaba gösteren kişilere açarlar yüreklerindeki gizemi. Yağmurdan sonra gelen taze toprak kokusu gibi içinizi ferahlatırlar. Modiglianin kadınları kadar zarif ve gizemli olmanın yanı sıra, duru görüntüleri ile de insana adeta huzur verirler.

 

Kabuklarını kaldırdığınızda ise müthiş sürprizlerle karşılaşırsınız. Görünenin ötesinde çıplaklığı masumiyetle birleştirebilmiş, içlerindeki çocuksu neşeyi kaybetmemiş bu kadınlar başınızı ummadığınız ölçüde döndürebilirler.

Toprak Turan Kara, resimlerinde yukarıda uzun uzun yazdığımız tüm bu ifadeleri son derece yalın çizgilerle kısa ve öz olarak anlatabilme başarısını gösterebilen bir sanatçıdır. Bu da onu özgün ve özel yapmaktadır.

Bugüne kadar sanatın merkezi İtalya’da açmış olduğu iki kişisel sergisindeki çalışmaları ile İtalyan basınının ilgi odağı olan ve eserleri şimdiden önemli koleksiyonlarda yer alan sanatçı Turan Toprak Kara Apeiron Artplus Galeri’deki bu üçüncü kişisel sergisi ile sizleri, denizkızları gibi kendi içten şarkılarını söylerek evreni güzelleştiren ‘’Sessiz Kadınlar Korosu’’ ile tanıştırıyor.  Gelin onları hep beraber izleyelim.

Selin Melek Aktan & Apeiron Artplus Galeri

4–29 Şubat 2012

Sergi Pazar ve Pazartesi günleri hariç hergün 12.00–18.30 saatleri arasında gezilebilir.

Apeiron Artplus Galeri - Ahmet Fetgari sok. No 64 kat1 Güneş apt.Nişantaşı/İstanbul - 212 2341058 – 544 6401936

Tiyatronun Önemi

Ocak 26, 2012 by  
Filed under Sanat, Türk Tiyatrosu, Tiyatro

Tiyatronun toplumların gelişimindeki payının farkında olan gelişmiş Avrupa ülkelerinde liselerde ders olarak okutulmasının nedenini açıklamamıza fazla gerek yok. Peki, ülkemizde sanat eğitiminin durumu ne? İlköğretim ve lise düzleminde ele aldığımız da sorun içler acısı bir hal almış vaziyette. Müzik ve resim derslerinin sadece boş dersler olarak görüldüğü bir eğitim sisteminde tiyatro ise neredeyse hiç yer etmiyor. Her yıl onlarca tiyatro bölümü öğrencisi mezun olmasına rağmen, nedense liselerde azda olsa gerçekleştirilen tiyatro çalışmalarını edebiyat-türkçe öğretmenleri gidermeye çalışıyor. İlköğretimlerde ise durum daha vahim. Hatta bırakın edebiyatı, konuyla alakasız öğretmenlerin bile oyun sahnelemeye çalıştıkları görülmektedir. Bir sanatsal bir disiplin olarak gelişen tiyatro, edebiyat alanından değerlendirildiğinde dar bir çerçevede yanlış örneklendirmelerle ele alınıyor. Sahne dilinden, dramaturgiden ve tiyatro göstergebiliminden habersiz olan bu öğretmenler iyi niyet çabalarını bilgisizlikleriyle, sonu kötü deneyimlere itmek durumunda kalıyorlar. Yaratıcı drama kavramının popülerleşmesi ile beraber bu alanda niteliksiz insanlar ders vermeye başlıyor. Ülkemizde her mesleğin bir oto kontrol mekanizması olmasına rağmen bu alanlarda mesleki bir ölçüt oluşabilmiş değil.

Prof. Dr Özdemir Nutku’nun tiyatronun eğitim sürecindeki önemi hakkındaki öneri ve eleştirileri yıllardır değerlendirilmiyor. Zaten hâkim siyasal yapıdan bunu beklemek çözüm değil. Ancak az da olsa buna önem veren resmi ve sivil kuruluşların sanata ve özelliklede tiyatroya gereken desteği ve değeri vermesi bir zorunluluktur.

Halk evleri ile başlayan büyük kültür devrimin yarım kalmasını sadece karşı devrim sürecine bağlanmamalı, aydın ilerici kesimin sorunu kendisi açısından da değerlendirmesinin gerekliliği unutulmamalıdır. Günümüzde bazı yerel yönetimler ve Halk Eğitim Merkezleri ile az da olsa devam ettirilmeye çalışılan kültür hamlesi her ilçedeki demokrat ve ilerici çevrelerin desteği ile güçlendirilmelidir. Gençlik yaşadığı çıkmazlardan sanatın yönlendirici ışığı ile çıkmayı beklemektedir. Önemli olan bu imkânları onlara sunabilmektir. Yoksa durum 70’lerde Necmettin Erbakan’ın MNP’nin bir seçim konuşmasındaki gerçeğe dönüşebilme tehlikesini yaşayabilir. – “İktidara geldiğimizde öncelikle bale ve tiyatro gibi okulları kapatacağız. Ve futbola sınırlandırma getireceğiz.” Takiyecilere aldanmayın… Onların tiyatrosu da, futbolu da iktidara hizmet etsin diye kullanılan araçlar konumundadır.

Serkan Fırtına

serkanfirtina35@gmail.com 

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »