Sonsuz Sezgi ve Arada Durumlar

 “Sonsuz Sezgi ve Arada Durumlar” sergisi ile 12 Ocak- 4 Şubat 2012 tarihleri arasında Art Gallery Niş İstanbul’da… 

Sınıra gelmek, çizgiyi aşıp aşmama kararsızlığı… O noktaya gelene kadar akılla ilerlemek. Sonra iş sezgiye kaldığında kibirli akıldan yardım isteme çaresizliği… Akıl, matematiğe sığmayan,  sonuçlarını kestiremediği hiçbir eyleme izin vermiyor. Elindeki verilerle analiz yapıp karar veriyor ve herkesin buna itaat etmesini istiyor. Sezgi ise sonsuz olasılıklar sunar ancak akıl engel olmaya çalışır çünkü sezginin olasılıklarında kestirilemez riskler vardır, sezgi bilir ama akıl göremez. Bu rekabet yaşamdır. Öylesine durağan bir hayat sunuyor ki,  hep aklın kazandığı yaşamlarda renkler belirsizleşiyor, durağan, duyguların yorulduğu, anlamını yitirdiği, varlığı yadsıyan… Realitenin sunduğu, gözün algıladığı, aklın değerlendirdiği düz, mantıklı ve sıkıcı zamanlar, sınırda bekleme, hangi tarafta yer alacağını sorgulama anları, kararsızlık bekleyişleri “arada durumlar” yaşatıyor.  

Süheyla Sabır  “Sonsuz sezgi ve arada durumlar” sergisinde gri ve mavi hâkimdir, arada durumlarda derin düşünceler sarar insanı, düşündükçe daha da belirsizleşir her şey. Kırmızı, sezginin coşkusunu, sunduğu heyecanlı olasılıkları anlatır. Ve sınırlar vardır akılla sezginin arasında. Hep gölgelemek, utandırmak ister akıl sezgiyi, sezgi ise farklı renk ve çizgilerle karıştırır aklı. O anlarda ikisi de arada durumdadır.

Akılla sezginin rekabetini resimleyen Süheyla Sabır “Sonsuz sezgi ve arada durumlar” adını verdiği sergi, 12 Ocak Perşembe günü saat 18.00’de gerçekleştirilecek davet ile başlayacak. Sergi Art Gallery Niş İstanbul’da,  Pazar hariç diğer günlerde 10.00–19.00 saatleri arasında izlenebilir. Sergi,  4 Şubat Cumartesi akşamına kadar devam edecek.

ART GALLERY NİŞ İSTANBUL

Ahmet Fetgari Sokak No:22, Teşvikiye İstanbul

0212 232 88 48

0212 232 89 22

Hayal Bilgisi Dergisi, 6. Sayı

HAYAL BİLGİSİ 6 | EDEBİYAT SOKAKTAKİ İNSANIN NE İŞİNE YARAR?

Değerli Hayal Bilgisi Okurları,

Bu sayımızın bir önsözü bir de sonsözü var. İlerleyen satırlarda bunun nedenini okuyacaksınız.

Hayal Bilgisi yeni bir yolculuğa daha koyuluyor 6. sayısı ile. Hiç şüphesiz, her yeni sayı ile birlikte, taşıdığımız yük de büyüyor. Sorumluluklarımız artıyor. Dergimize ulaşan her yazıyı büyük özen göstererek değerlendiriyoruz. Bütün yazıları dikkate alıyor ve dergimize bu vesileyle değer veren, vakit ayıran herkese mümkün mertebe yanıt vermeye çalışıyoruz. Bu noktada, kapılarını ‘edebiyata’ kapamış onlarca dergisinden çokça farklı bir iş yapıyoruz.

Hayal Bilgisi’ni doğuran nedenlerden biri ve aslında en önemlisi şuydu. Yazılarımızla, emeğimizle dahil olduğumuz birçok dergi, dergiciliğe dair çok fazla olumsuz örnek ile çıktı karşımıza. Edebiyatın bir ‘edepli olabilme/edepli kalabilme’ sanatı olduğunu unutan editörler ve yayın yönetmenleri tanıdık. Maruz kaldık ne yazık ki.

Biz adına edebiyat dediğimiz değeri, ‘düşünebilme yeteneğimizin’ bir dışavurumu olarak görüyoruz. Ve bu nedenle de kalemlerimiz; doğrudan, insanı konu alıyor, insana dair çözüm önerileri sunuyor okuruna. Her gün sonsuz kez tekrarlanan bir kötülükler yumağı olarak görmüyoruz hayatı, insan hayata yalnızca olumsuzluklar katmıyor. Ama doğrudan insan ürünü olan ve gözyaşlarımızı hedef alan çok fazla şey yaşanıyor dünyamızda. Biz, sessiz kalamıyor; görmezden gelemiyoruz. Özlemlerimiz şiir güzelliğinde vücut buluyor sonra, bir öykü ya da bir mektup… Ama en nihayetinde, kimsesiz bırakmıyoruz eserlerimizi; her şiir bir yetim sahipleniyor misal, her mektup, bir yalnızı…

Ötekileştirdikleri herkesi ‘sokaktaki insan’ olarak gören ‘edebiyatçılar’ var. Bu nedenle, ‘Edebiyat sokaktaki insanın ne işine yarar?’ diye sorduk bu sayımızda. İstedik ki; bu dergi sahibi/yazarı edebiyatçılar, edebiyatın ‘egolarından’ ibaret olmadığını, ‘sokaktaki insanın’ edebiyatı güzelleştirdiğini fark etsinler.

Edebiyat yapmayıp, edebiyat hakkında konuşan malum ‘edebiyatçılara’, editörlere, yayın yönetmenlerine bir tepkidir artık Hayal Bilgisi! Buyrun, Hayal Bilgisi’nde hepimize yetecek kadar EDEBİYAT var.

ile Söyleşi (), Hakan Bilge, Emine Köseoğlu, Müzeyyen Çelik, Emre Gürkan Kanmaz, Nurullah Yardımcı, Yelda Karataş, Cihat Albayrak, , Mehdi Akan, Gülşen Çağan, Umut Pusat, Esra Pak, Ervin Jahic | Elyad Musevi | Granaz Musevi (Çeviren: Nihan Işıker) Serap Orhan, Hakan Kartal, Mehmet Türkmen, Nur Banu Bahçeci, Nergihan Yeşilyurt, Emin Arı, İlknur Karanfil, Leyla Arsal, Şakir Taş, Mesut Gül, Yasin Altunbay, Serkan Engin, Ayşenur Mucan Olcars, Aziz Küçük, Metin Dikeç

İlerleyen sayfalarda mutlaka size hitap eden bir yazı ve yazar ile tanışacaksınız.  Gelecek sayıda buluşmak üzere… İyi okumalar.                          

SONSÖZ

Değerli Okurumuz,

Hayal Bilgisi Van Erciş merkezli bir dergi. 23 Ekim 2011’de yaşanan deprem, Van ve Erciş için büyük bir yıkıma yol açtı. Yaşananlar herkesin malumu. Böylesine şiddetli bir deprem, hiç şüphesiz, binalarda olduğundan daha büyük yaralar açtı insanlarda.

Hayal Bilgisi, yaklaşık 4 aydır okurunun karşısında değil. Kasım’da çıkması gereken sayımız, deprem nedeniyle çıkmadı. Dergi taslağımız ve birçok dokümanımız kayboldu. Sponsor firmalarımızın bir kısmı tamamen yıkıldı. Uzun süre internet bağlantımız dahi yoktu. Bu günlerde çok okuduk, çok yazdık. Çadırda geçen iyi ay, geceler bu şekilde geçti. Hayatlarımızı normale döndürmek için çok çabaladık. Buradaki insanlara çeşitli konularda elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalıştık.   

En büyük yıkıma uğrayanların çocuklar olduğunu düşünüyoruz biz. Bu nedenle, Kurban Bayramı’nda, Kitap Bayramı projesini gerçekleştirip yüzlerce çocuğa kitap hediye ettik.

Depremde 6. sayımız basıma hazır halde olmasına rağmen kayboldu. Hiç şüphesiz, böyle bir felaketten sonra, dergi içeriğinin tümüyle yaşananlarla ilgili olması gerekirdi. Ancak, 6. sayı için seçilen yazıları yok sayamazdık. Bu nedenle, elimizdeki yazıların dizgisini yeniden yaptık ve önsüzümüz dahil, depremden hemen önce olduğu haliyle yeni sayımızı yayınlıyoruz.

Derginin tüm gelirleri ile depremzede çocuklara çocuk kitapları ve boyama kitapları alınıp hediye edilecek.

Derginin basım maliyetini karşılayan değerli edebiyatseverlere minnettarız.

İnşallah, Hayal Bilgisi okurunun desteği, yazarlarının özverisiyle yolumuza ara vermeden devam edeceğiz.

Deprem sürecinde bizi arayarak ya da mesaj göndererek yanımızda olduklarını hissettiren herkese teşekkür ediyoruz.

Böyle bir afetin bir daha yaşanmaması dileğiyle.

Yayın Yönetmeni

[Cihat Albayrak]