Tiyatronun Önemi

26 Ocak 2012 Yazar:  
Kategori: Sanat, Türk Tiyatrosu, Tiyatro

Tiyatronun toplumların gelişimindeki payının farkında olan gelişmiş Avrupa ülkelerinde liselerde ders olarak okutulmasının nedenini açıklamamıza fazla gerek yok. Peki, ülkemizde eğitiminin durumu ne? İlköğretim ve lise düzleminde ele aldığımız da sorun içler acısı bir hal almış vaziyette. Müzik ve resim derslerinin sadece boş dersler olarak görüldüğü bir eğitim sisteminde ise neredeyse hiç yer etmiyor. Her yıl onlarca bölümü öğrencisi mezun olmasına rağmen, nedense liselerde azda olsa gerçekleştirilen çalışmalarını edebiyat-türkçe öğretmenleri gidermeye çalışıyor. İlköğretimlerde ise durum daha vahim. Hatta bırakın edebiyatı, konuyla alakasız öğretmenlerin bile oyun sahnelemeye çalıştıkları görülmektedir. Bir sanatsal bir disiplin olarak gelişen , edebiyat alanından değerlendirildiğinde dar bir çerçevede yanlış örneklendirmelerle ele alınıyor. Sahne dilinden, dramaturgiden ve göstergebiliminden habersiz olan bu öğretmenler iyi niyet çabalarını bilgisizlikleriyle, sonu kötü deneyimlere itmek durumunda kalıyorlar. Yaratıcı drama kavramının popülerleşmesi ile beraber bu alanda niteliksiz insanlar ders vermeye başlıyor. Ülkemizde her mesleğin bir oto kontrol mekanizması olmasına rağmen bu alanlarda mesleki bir ölçüt oluşabilmiş değil.

Prof. Dr Özdemir Nutku’nun tiyatronun eğitim sürecindeki önemi hakkındaki öneri ve eleştirileri yıllardır değerlendirilmiyor. Zaten hâkim siyasal yapıdan bunu beklemek çözüm değil. Ancak az da olsa buna önem veren resmi ve sivil kuruluşların sanata ve özelliklede tiyatroya gereken desteği ve değeri vermesi bir zorunluluktur.

Halk evleri ile başlayan büyük kültür devrimin yarım kalmasını sadece karşı devrim sürecine bağlanmamalı, aydın ilerici kesimin sorunu kendisi açısından da değerlendirmesinin gerekliliği unutulmamalıdır. Günümüzde bazı yerel yönetimler ve Halk Eğitim Merkezleri ile az da olsa devam ettirilmeye çalışılan kültür hamlesi her ilçedeki demokrat ve ilerici çevrelerin desteği ile güçlendirilmelidir. Gençlik yaşadığı çıkmazlardan sanatın yönlendirici ışığı ile çıkmayı beklemektedir. Önemli olan bu imkânları onlara sunabilmektir. Yoksa durum 70’lerde Necmettin Erbakan’ın MNP’nin bir seçim konuşmasındaki gerçeğe dönüşebilme tehlikesini yaşayabilir. – “İktidara geldiğimizde öncelikle bale ve tiyatro gibi okulları kapatacağız. Ve futbola sınırlandırma getireceğiz.” Takiyecilere aldanmayın… Onların tiyatrosu da, futbolu da iktidara hizmet etsin diye kullanılan araçlar konumundadır.

Serkan Fırtına

serkanfirtina35@gmail.com 

Enter Google AdSense Code Here

Yorumlar

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz...
Yorumunuzda avatar çıkması için gravatara üye olmalısınız!