2011 Ş.Avni Ölez Şiir Ödülü Duyurusu

Temmuz 18, 2011 by  
Filed under Duyurular, Edebiyat, Etkinlik, Sanat, Siir

Leave a Comment

İlki 2004 yılında verilen Ş. Avni Ölez Şiir Ödülü sekizinci kez düzenleniyor…

Katılım Koşulları

1-Katılım için yaş sınırı ya da herhangi bir ön koşul bulunmamaktadır.

2- Adaylar, içinde bir kitap oluşturacak oylumda şiir bulunması koşuluyla dosya ile ya da 2010 ve 2011 yıllarında basılmış şiir kitaplarıyla ödüle aday olabileceklerdir. Dosya ya da şiir kitaplarından altışar örnek aşağıdaki başvuru adresine gönderilmelidir.

3- Adayların ödüle katılmak için yazacakları başvuru dilekçesinde telefon numarası, e-posta ve posta adresleri de bulunmalıdır.

4- Başvuruların 15 Eylül – 31 Ekim 2011 tarihleri arasında yapılması gerekmektedir.

5- Ödüle aday olacak dosyalar ve şiir kitapları, Seçici Kurul üyesi ve eşgüdüm sorumlusu Burhan Günel tarafından ön elemeden geçirilecek, elemeden sonra değerlendirmeye kalması uygun görülenler Seçici Kurul üyelerine sunulacaktır.

6- Ödül paylaştırılmayacak, bir kişiye verilecektir.

7- Seçici Kurul gerek görürse “onur” ve “özendirme” ödülleri de verebilecektir.

8- Sonuçlar 2011 Kasım ayında açıklanacak; ödül töreni, Ş. Avni Ölez’in ölüm tarihi olan 18 Aralık haftasının belirlenecek uygun bir gününde Ankara’da yapılacaktır.

9-Seçici Kurul

Prof. Dr. Cengiz Ertem
Ahmet Özer
Mehmet Yaşar Bilen

Prof. Dr. Nejat Gacar

Şerare Kotan (Ş. Avni Ölez’in ailesi adına)
Burhan Günel

Başvuru adresi: Burhan Günel

901. Cadde 24 / 1 Manzara Apt. Keklik Pınarı-Dikmen/Ankara

(DOSYALARIN YURT İÇİ KARGO İLE GÖNDERİLMESİ UYGUN OLACAKTIR.)

Bilgi için: Tel. 0532 412 9775 - e-posta: gunelburhan@gmail.com

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

İlhan Berk - Çok Uzun Bir Gündü Aşka Dönüyordum

Temmuz 8, 2011 by  
Filed under Edebiyat, Sanat, Siir, Ustalara Saygı

Çok uzun bir gündü aşka dönüyordum
Çok uzun, yavrum, çok uzun seni sevmekten
İşte diyordum ilk öpüş işte masmavi yarığın
İşte yedisi sabahın ve ıslak ağzının
İşte eski bir otu kasıklarının ve karnının
İşte dilinin getirdikleri işte ormanlarım
İşte döşekte çırılçıplak upuzun uyanışın
İşte kayaya vuran eski gölgen eski sesin
İşte o ağzındaki esmer kuş o yaban ırmak
Kal öyle diyordum böyle anadan doğma iç içe
Kal öyle ilkin orandan öpeceğim diyordum
Aşk ki karadır tek heceli bir sözcüktür
İşte tam böyle, sevdalım, tam böyle diyordum.

İlhan Berk

Çok Uzun Bir Gündü Aşka Dönüyordum 

Arpın Tellerine İnce İnce Örülmüş Bir Elişi

Türkiye’nin en çok tanınan arp sanatçısı Şirin Pancaroğlu ve öğrencisi Meriç Dönük yeni albümleri ‘Elişi’nde Anadolu’muzun geleneksel müziklerini tam da bir elişi inceliğinde dokuyorlar.

Elişi, “uluslararası ölçekte büyük bir yetenek” olarak değerlendirilen Şirin Pancaroğlu’nun hayat verdiği yedinci albüm çalışması ve 2007’de kurduğu ve uluslararası birçok çalışmaya imza atan Arp Sanatı Derneği’nin yeni projesi.

Pancaroğlu; Türkiye’de arp ile ilk defa caz müziğine giriş yapan arpist Meriç Dönük’le birlikte gerçekleştirdiği bu albümle, çok sevdiği geleneksel müziklere bir dönüş yapıyor. Dönük ise; enerjisiyle albüme taptaze bir soluk veriyor. İkili; arpı, Anadolu’muzun müzik geleneğiyle buluşturarak, türküleri farklı bir yaklaşımla yorumluyor ve doğaçlamalara da yer vererek, arpın efekt zenginliğini elektronik sesler ve geleneksel çalgılarla harmanlıyor. Bu harmanlamada melodilerin taşıyıcılığından ve ritmik soluğundan ödün vermezken, türkülerde alışık olmadığımız bazı yeni yaklaşımlar kullanarak; çağdaş tınılar ve türkü melodileri arasında kurdukları denge ile türkülerin hikâyelerindeki, kâh mizahi, kâh trajik, çoğu zaman da iç içe geçen çeşitli duyguları kendilerine özgü bir ‘Elişi” gibi sunuyorlar.

İstanbul’da yaşayan Amerikalı perküsyoncu Jarrod Cagwin, albümün tüm parçalarına; Doğu müziğinin yanı sıra caz, rock ve çağdaş müzik alanlarındaki engin uluslararası deneyimi ile katılıyor.

Elişi’’nin kimliğine, vokalde Dilek Türkan, elektroniklerde ve gitarda Erdem Helvacıoğlu ile Azeri kemançede Arslan Hazreti konuk müzisyenler olarak katkıda bulunuyorlar.

Kalan Müzik etiketiyle yayınlanan Elişi, T.C. Başbakanlık Tanıtma Fonu’nun desteği ile hazırlandı.

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

Roman Kahramanları Dergisi’nin 7. Sayısı (Temmuz-Eylül 2011) Çıktı…

Roman Kahramanları Dergisi’nin yedinci sayısı (Temmuz-Eylül 2011) çıktı. Yayın kadrosunu ve dergi sayfa sayısını genişleterek piyasaya çıkan dergi bu sayısında da dolu dolu. Edebiyat dünyasının prestij dergisi sayılan Roman Kahramanları’nın bu sayısında Balzac’ın Rastignac ve Goriot Baba, Adalet Ağaoğlu’nun Aysel, Gonçarov’un Oblomov, Gürsel Korat’ın Stefanos ve Andronikos karakterleri dosya konusu olarak derinlemesine inceleniyor.

Bunun dışında kapsamlı bir Watchmen analizi, bundan sonraki her sayıda yer alacak olan Ülkeler ve Edebiyatları serisinin ilki olarak son derecede ayrıntılı bir İran Edebiyatı incelemesi ve serbest incelemeler dergide yer alıyor bulunuyor.

Serbest incelemelerde Profesör Semiramis Yağcıoğlu’nun Masumiyet Müzesi incelemesi, Bülent Uçar’ın Felsefede Kanıt ve Roman kahramanlarının Felsefeye İkna Etkisi başlıklı yazısı, Hulusi Üstün’ün Çerkez Roman Kahramanı Aziyade yazısı ve John Fante’nin Toza Sor adlı romanının kahramanı Bandini’niyi sinema uyarlaması çerçevesinde ele alan Can Lafcı yazısı yer almakta.

Değerli çizgi roman sanatçısı Devrim Kunter’in Seyfettin Efendi ve Olağanüstü Maceraları adlı çizgi romanı da dergiye renk katmakta.Yayın koordinatörlüğüne Hikmet Temel Akarsu’nun getirildiği derginin bu sayısına destek verenler arasında Murat Batmankaya, İbrahim Dizman, Nurduran Duman, Refik Durbaş, Haşim Hüsrevşahi, Ümit Kireççi, Devrim Kunter, Can Lafçı, Funda Önkol, Bülent Özçelik, İzel Rozental, Çiğdem Sezer, Lütfü Tınç, Bülent Uçar, Hulusi Üstün, Semiramis Yağcıoğlu gibi saygın imzalar var.

Temmuz sayısının bir de sürprizi var: Ünlü edebiyatçılar atik davranarak Roman kahramanlarından oluşan kendi hükümetlerini kurdular… İlginizi çekeceğini umuyoruz.

Roman Kahramanları; Türk edebiyatının referans dergisi olmak yolundaki ödünsüz yayın anlayışıyla giderek yozlaşan yayın piyasasının karşısına yüksek edebiyatın ideallerine sadakati kutsayarak çıkmaktadır.

Yolumuz uzun, karmaşık ve çetrefildir. Lakin edebiyat satıhta olanı değil derinlerdekini arar…

Edebiyatın derinliklerine hoş geldiniz… (Roman Kahramanları)

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

Oktay Rifat - Yan Yana Başlarımız

Temmuz 5, 2011 by  
Filed under Edebiyat, Sanat, Siir, Ustalara Saygı

Yan yana başlarımız yastığın üstünde,
Neyi seyrederiz gözlerimiz yumulu!
Yaklaştır kuşlarını uçurmuş yüzünü,
Tut yüzüme ve avuçlarıma uzan ki,
Ey kısır ayna, yalnızlığımın benzeri,
Büyüsün memelerine kurduğum yapı!

Bir değirmen döner aramızda. Uğuldar
Kanatları gecemde, gıcırdar ipleri.
Süzülürüz, dalgın, zaman dışı düzlükte.
Bir kente varır yol: köprüsü var, geçilmez,
Otları var, biçilmez. Acıdır suları,
Bir tas içilmez. Bilinmez haritada yeri.

Buluruz, kaybederiz, yeniden yaşarız.
Uyuruz çok kollu, çıplak tanrılar gibi.
Yanaşır borda bordaya gemilerimiz,
Sıçrarız. Biz miyiz, yoksa başka biri mi!
Böyledir o, soy kısrak, silkinir ve koşar
Güneşe, bilenmiş bıçaklarıyla diri.

Yan yana başlarımız yastığın üstünde.
Açmış ellerini umutlara, bırakmış.
Yüzer saçlarının gölünde dudakla diş.
Unutulmuş bir bacak bulurum kumsalda
Düşlerle kıpır kıpır. Gündüzden biçtiği
Çavdarı öğütür, döndükçe değirmeni.

Oktay Rifat

Yan Yana Başlarımız

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »