İstanbul Edebiyat Festivali Başlıyor

20 farklı etkinliğin yer alacağı festival, 5 - 10 Aralık tarihleri arasında Sultanahmet’te…

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ ile Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesinin iş birliğiyle düzenlenen ”3. İstanbul EdebiyatFestivali” 5 Aralık’ta başlıyor. 

Atölye çalışmalarından açık oturum ve panellere, film gösterimlerinden konserlere kadar 20 farklı etkinliğin yer alacağı festival, 10 Aralık’ta sona erecek. Festival etkinlikleri, Kızlarağası Mehmed Ağa Medresesi’nde gerçekleştirilecek. 

44 sanatçı ve bilim insanının katılacağı etkinlikte, Oğuz Atay’ın daktilosuyla Mehmet Akif Ersoy’un el yazmalarının biraraya gelecek.

Festival etkinlikleri kapsamında5 Aralık pazartesi günü ”Mehmet Akif Ersoy” ve ”Oğuz Atay” sergilerinin açılışı, roman atölye çalışmaları, ”Sahne Geri(ci)sinden Bir Vaaz Bir Diyalog” kitabı üzerine söyleşi ve Ertuğrul Erkişi konseri gerçekleştirilecek. 

6 Aralık’ta ”Üç Medeniyet Havzası: Destan, Kıssa, Hikaye” adı altında hikaye atölyesi, ”Edebiyat Sosyolojisi” paneli, ”Cyrano de Bergerac” filminin gösterimi, ertesi gün şiir atölyesi, ”İnternet ve Edebiyat” paneli, kültür sanat editörlüğü atölyesi, 8 Aralık perşembe günü çocuk edebiyatı atölyesi, ”Edebiyatımızda çeviri” paneli, ”Sinema ve Edebiyat Uyarlamaları” paneli yapılacak.

9 Aralık cuma günü deneme atölyesi, ”Şehir Yazarları” paneli, 10 Aralık cumartesi günü ”Edebiyatımızda Hatırat” paneli, ”2011 Yılında Türk Edebiyatı” açık oturumu yapılacak festival, bu yılın ”Edebiyat Mevsimi Büyük Ödülleri”nin sahiplerini bulmasıyla sona erecek.

Festivale katılacak sanatçı ve bilim insanları:

Abdurrahman Şen, Ali Galip Yener, Ali Gunvar, Ali Ural, Ahmet Mercan, Asım Gültekin, Avni Çebi, Aynur Can, Ayşe Ece, Bedir Acar, Belkıs İbrahimhakkıoğlu, Berat Demirci, Bestami Yazgan, Cem Erciyes, Cemal Aydın, D. Mehmet Doğan, Emine Çaykara, Ertuğrul Aydın, Ertuğrul Erkişi, Faysal Soysal, Gonca Özmen, Gökdemir İhsan, Gökhan Yorgancıgil, Güray Sungu, Hakkı Özdemir, Hale Kaplan Öz, Haluk Oral, Hayrettin Orhanoğlu, Hüseyin Akın, , Hüseyin Su, Hüseyin Öztürk, İbrahim Ulvi Yavuz, İrfan Çalışan, Kamil Büyüker, Kamil Yeşil, Korhan Gümüş, Köksal Alver, , Mahmut Bıyıklı, Melike Günyüz, Metin Celal, Metin Öztürk, Mustafa Özcan, Nevzat Yüksel, Nuri Sağlam, Ömer Karaoğlu, Samed Karagöz, Sabri Dereli, Sevinç Çokum, Sibel Eraslan, Tozan Alkan, Yıldız Ramazanoğlu.

Edebiyat Festivali hakkında 
İstanbul Edebiyat Festivali ilk kez 7-13 Aralık 2009 tarihleri arasında Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi tarafından, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın katkılarıyla düzenlenmiş, ikincisi 6-11 Aralık 2010 tarihlerinde gerçekleştirilmişti. 
Her iki festivalde 100’ü aşkın edebiyatçı ve sanatçı yar almıştı. Yine her iki festivalde büyük ödüller; “şiir” dalında Ahmet Oktay ve Ülkü Tamer’e, “roman” dalında Hasan Ali Toptaş ve Sevinç Çokum’a, “deneme” dalında Ahmet Turan Alkan ve Beşir Ayvazoğlu’na, “hikâye” dalında ise Mustafa Kutlu ve Rasim Özdenören’e verilmişti.

Festival programı:

5 Aralık Pazartesi
Mehmet Akif Ersoy ve Oğuz Atay Sergisi açılışı
Roman Atölyesi: Leyla İpekçi, Hakkı Özdemir, Sevinç Çokum
Mürekkebi Kurumadan Kitap Söyleşisi: Asım Gültekin, Ömer Karaoğlu
Konser: Ertuğrul Erkişi

6 Aralık Salı
Hikâye Atölyesi: Kamil Yeşil, Güray Süngü, Yıldız Ramazanoğlu
Edebiyat Sosyolojisi Paneli: Hayrettin Orhanoğlu, Ertuğrul Aydın, Köksal Alver
Film Gösterimi: ‘Cyrano de Bergerac’
Sunum ve söyleşi: Gökhan Yorgancıgil

7 Aralık Çarşamba
Şiir Atölyesi: Hüseyin Akın, Ali Günvar, Gonca Özmen
İnternet ve Edebiyat Paneli: Mahmut Bıyıklı, Gökdemir İhsan, Samed Karagöz
Kültür-Sanat Editörlüğü Atölyesi: Hale Kaplan Öz, Bedir Acar, Cem Erciyes

8 Aralık Perşembe
Çocuk Edebiyatı Atölyesi: Melike Günyüz, Bestami Yazgan, Nevzat Yüksel
Edebiyat Çeviri Paneli: Ayşe Ece, Cemal Aydın, Tozan Alkan
Sinema ve Edebiyat Uygulamaları Paneli: Abdurrahman Şen, Faysal Soysal, Metin Öztürk

9 Aralık Cuma
Deneme Atölyesi: Belkıs İbrahimhakkıoğlu, Berat Demirci, Nuri Sağlam
Şehir Yazarları Paneli: Aynur Can, Avni Çebi, Korhan Gümüş.

10 Aralık Cumartesi
Edebiyatımızın Hatırat Paneli: Kamil Büyüker, Emine Çaykara, Haluk Oral.
Açıkoturum: A.Ali Ural, Ali Galip Yener, Hüseyin Su, Metin Celal

Ödül Töreni 

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

Sylvia Plath - Ayna

12 Nisan 2011 Yazan:  
Kategori: Edebiyat, Sanat, Siir, Ustalara Saygı

Gümüşüm ve doğruyum. Önyargılarım yok
Gördüğüm her şeyi yutuveririm bir anda
Olduğu gibi, aşkın veya nefretin sisiyle kaplı değilim
Zalim değilim, içtenim yalnızca
Küçük bir tanrının gözüyüm, dört köşeli.
Çoğu zaman karşı duvarın üzerinde düşüncelere dalarım
Pembedir duvar, benekli. Öyle uzun zaman baktım ki ona
Kalbimin bir parçası olduğunu düşünüyorum. Fakat titriyor.
Yüzler ve karanlık ayırıyor bizi tekrar tekrar

Şimdi bir gölüm. Bir kadın eğiliyor üzerime,
Erimimi arıyor gerçekte ne olduğunu anlamak için
Sonra bu yalancılara dönüyor, mumlara veya aya.
Sırtını görüyorum ve sadakatle yansıtıyorum sırtını
Gözyaşlarıyla ve bir el hareketiyle ödüllendiriyor beni
Önemliyim onun için. Geliyor, gidiyor.
Her sabah onun yüzü alıyor karanlığın yerini
İçimde genç bir kızı boğdu ve içimde genç bir kadın
Havalanıyor ona doğru günden güne, korkunç bir balık gibi.

Çeviri:

Oscar Wilde – Herkes Öldürür Sevdiğini

23 Ekim 2010 Yazan:  
Kategori: Edebiyat, Kitaplar, Sanat, Siir, Ustalara Saygı

I

(…)

Kulak verin sözlerime iyice,
Herkes öldürebilir sevdiğini
Kimi bir bakışıyla yapar bunu,
Kimi dalkavukça sözlerle,
Korkaklar öpücük ile öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!

Kimi gençken öldürür sevdiğini
Kimileri yaşlı iken öldürür;
Şehvetli ellerle öldürür kimi
Kimi altından ellerle öldürür;
Merhametli kişi bıçak kullanır
Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur.

Kimi aşk kısadır, kimi uzundur,
Kimi satar kimi de satın alır;
Kimi gözyaşı döker öldürürken,
Kimi kılı kıpırdamadan öldürür;
Herkes öldürebilir sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez.

(…)

V

Yasaların yargısı doğru mudur
Ya da yanlış mıdır bunu bilemem;
Bildiğim tek şey bu hapishanede
Demir gibi sağlamdır tüm duvarlar,
Bir yıl kadar uzundur her geçen gün
Yıl bitmek bilmez, uzadıkça uzar.

Kabil’in Habil’i öldürdüğü
Günden beri hiç dinmedi acılar
Çünkü insanların insanlar için
Koymuş olduğu bütün yasalar
Tıpkı adaletsiz bir kalbur gibi
Taneyi eleyip samanı tutar.

Bildiğim başka bir şey daha var
-Ki bilmeli benim gibi herkes de-
İnsanın kardeşlerine ettiğini
İsa Efendimiz görmesin diye
Utanç tuğlalarıyla, parmaklıklarla
Örüldü yapılan her hapishane.

Parmaklıklar güneşi engelledi,
Kararttılar tatlı ay ışığını,
Cehennemi böyle örtbas ettiler
Yaptıkları bütün iğrenç şeyleri
İnsanoğlundan, tanrının oğlundan
Gizlemeyi ustaca başardılar.

Zehirli otlar gibi kötülükler
Büyür hapishanenin havasında,
Yok olur burada harcanıp gider
İyi olan ne varsa insanda:
Kapıyı tutar soluk bir keder
Umutsuzluk bekçiliğini yapar.

(…)

Çeviren:

III

Sert taşla döşelidir İdamlık Avluları,
Yüksek duvarlarından süzülür sızıntılar,
O, havaya böyle bir yerde çıkarılırdı,
Yoğun bir gök altına,
Dört yanını çevirmiş dolaşan Gardiyanlar
Kendi ölmesin diye adamı kollarlardı.

Bazan da otururdu kuşkul gözcüleriyle
Gece gündüz demeden acısını izleyen;
Ağlamak için bile kalkarsa gözetleyen,
Secdeye varmak için yere çömelse bile;
Kendisini çalmasın asılacağı ipten,
Diye gözleyenlerle.

Vali kesinlik yanlı,
Kurallara bağlıydı:
Doktora göre Ölüm
Bilimsel bir olaydı:
Ve Din-Adamı her gün iki kere uğrayıp,
Dinsel konularda bir özet bırakmaktaydı.

O her gün iki kere piposunu içiyor,
Bir bardak birasını:
Görüşünü kararlı,
Korkusuzdur, içinde bir yer yoktu korkuya;
Kıvançlı olduğunu sık sık belirtiyordu,
Asılacağı günü yakınlaşıyor diye.

(…)

Avluda süklüm püklüm dökülerek dolaşan
Bir Deli Sürüsüydük!
Umursamıyorduk hiç, biliyorduk ki bizler
Şeytan’ın Sürüsüydük:
Kabak kafamız, ağır adımlarımızla biz
Maskara Sürüsüydük.

Lime lime parçalar katranlı halatları
Kanlı kör tırnaklarla;
Kapıları ovalar ve yerleri silerdik,
Boyuna temizlerdik demir parmaklıkları:
Peş peşe sabunlardık tüm tahta kısımları,
Gürültüyle çarpardık yerlerde kovaları.

(…)

VI

O Reading zindanında Reading iline yakın
Şimdi bir çukur vardır çok alçakça bir çukur,
Bir mutsuz adam şimdi yatmaktadır orada
Alevin dişleriyle delik deşik olmuştur,
Yatmaktadır yakıcı bir kefene sarılmış
Mezarında ad yoktur.

İsa çağrısına dek, ölülerin orada,
O, sessiz yatacaktır:
Hiçbir gerek yok artık aptalca gözyaşında,
Ve onun için artık sızlanmak boşunadır:
Sevdiği bir kadını öldürmüştü bu adam,
Bu yüzden asılmıştır.

Ama herkes de gene sevdiğini öldürür,
Bu böylece biline,
Kimi bunu yüklü bakışlarıyla yapar,
Kimi de okşayıcı bir söz ile öldürür,
Korkak, bir öpücükle,
Yüreklisi kılıçla, bir kılıçla öldürür.

Çeviren:

(READING ZİNDANI BALADI’NDAN)