Ihlamur Dergisi’nin 8. Sayısı Çıkıyor…

Ihlamur Dergisi’nin 8. Sayısı Çıkıyor…

İlk Söz

Ihlamur Dergisi 3 yaşında!…

3. yılda 8. sayımızla birlikte, “Hüsamettin Olgun” sayısı ile devam ediyoruz… “Olgun”un müzik yaşamını, eserlerini, sanat dünyasını ele aldığımız dosyamızda kendisiyle yapılan bir söyleşiyi de okuma fırsatı bulacaksınız. Türkiye çapında ses getiren “İskender Pala” ve “Saim Sakaoğlu” özel sayılarımızdan sonra “Hüsamettin Olgun” dosyasının da çıktığımız bu uzun yolculukta sanatsever ve müzikseverlere katkıda bulunacağı inancını taşıyoruz. Bildiğiniz ve alışmış olduğunuz üzere, her sayımızda yaşayan ve kültür-sanat dünyamıza katkıda bulunmuş isimleri misafir etmekteyiz… Gelecekte de bu anlayışı sürdüreceğiz.

3. yılda yaşadığımız ilk heyecan “İzmir Tüyap Kitap Fuarı”na katılmış olmamızdı. Bu bağlamda, fuar dolayısıyla sanatseverlerle biraraya geldik. “Ihlamur” okurlarıyla fikir alışverişinde bulunduk. Ve “Ihlamur” yazar-şairleri de kitaplarını imzaladılar… “Ihlamur Dergisi” olarak çeşitli şehirlerde düzenlenen fuar ve imza günlerine bundan sonra da katılacağımızı not olarak düşelim… İzmir dışında İstanbul, Ankara, Bursa gibi diğer büyük şehirlerde de dergi stantlarımızı kurarak imza günleri düzenlemeye, okurlarımızla buluşmaya devam edeceğiz.

3. yılımızı aynı zamanda hediyelerle kutluyoruz. 7. sayımızla beraber “Yelda Karataş”ın “Ihlamur Kitap”tan çıkan “Şems ve Mevlâna” isimli kitabını okurlarımıza hediye etmiştik. Bu kitap aynı zamanda “Ihlamur Kitap” bünyesinde çıkan ikinci şiir kitabı olma özelliğini de taşıyor.

Bu sayımızla da “Melihat Gülses”in “Hüznün Hikâyesi” adlı müzik albümünü okurlarımıza armağan ediyoruz. “Türk Sanat Müziği”nin nev’i şahsına münhasır isimlerinden “Gülses”in bu son eserini de sizlerle buluşturmaktan ayrı bir sevinç duyuyoruz. Albümün belirleyici özelliğinden biri de “Hüsamettin Olgun”un güftelerinden oluşuyor olması…

Evet. “Ihlamur Dergisi” okur ve abonelerinden aldığı destekle daha çok ülke, şehir ve ilçeye ulaşmaya devam ediyor. Her sayıda daha bir büyüyen ailesiyle, kültürümüzü çelik bir zırh edasıyla yarınlarımıza taşıyor ve dünyaya tanıtıyoruz…

Bu sayımızdaki armağanımızı sizlere ulaştırmamızda katkılarından dolayı Akustik Müzik’e ve “Ihlamur”un uzun yolculuğunda bizi yalnız bırakmayan herkese teşekkürle…

Hakan Sarı

Sonsöz

Ve 8. sayının sonu…

Keyifli bir yolculuğa çıktığınızı umuyorum.

Bu sayıda da önceki sayılarda pratize ettiğimiz gibi hemen her türde yazıları biraraya getirmeye çalıştık. Türsel belirleme dışında içerik olarak da muhtelif sanat disiplinlerini kavramaya çalıştık. Ihlamur’un yayın politikalarından biri de bu. Sanatsal üretimi sadece şiirle sınırlayan ve poetik yazılara ağırlık veren klasik dergicilik anlayışının dışına taşarak; bir yandan edebiyat, sinema, müzik yazılarıyla güzel sanatlara merkezden yaklaşmak, diğer yandan da politik-aktüel-otantik yazılarla evrensel kültür mirasını derinliğine işaretlemek…

Önümüzdeki sayıda yaşayan en önemli şairlerden birini, Gülten Akın’ı konuk edeceğiz.

Yeniliklerde buluşmak üzere…

Hakan Bilge

IHLAMUR SAYI: 8 YAZARLARI

Fahri TUNA

Sırrı ÇINAR

Hakan SARI

Yelda KARATAŞ

Hakan BİLGE

XAKESTARI

Hüsamettin OLGUN

Saim SAKAOĞLU

Nazan BEKİROĞLU

Prof. Dr. Süreyya BEYZADEOĞLU

Talat Halit HALMAN

Suat ENGÜLLÜ

Nurhan ŞAHİNKAYA

Ahmet NACAR

Prof. Dr. Alaeddin YAVAŞÇA

H. Özgen GÜRBÜZ

Dr. Yılmaz KARAKOYUNLU

Necip GÜLSES

Halil SOYUER

Avni ANIL

Prof. Dr. Selahattin İÇLİ

Selahattin ADIGÜZELLER

Kamuran IŞIKLAR

Elif OLGUN

Hülya ATILGAN

Murat AKÇIL

Hasan BAŞDEMİR

Gülten AĞRITMIŞ

Hande GÜREL

Orhan MİÇOOĞULLARI

Neslihan YAZICILAR

Emin Saydut

Seçim Bayazit

Danyal NACARLI

Gülden DOKUYUCU

Ayşenur MUCAN

Bilal ŞERİATİ

Nuray ŞAHİN

www.sanatlog.com

Eskişehir’de Festival Harika İlerliyor…

Anadolu Üniversitesi 13. Uluslararası Eskişehir Film Festivali 5 Mayıs’ta film gösterimleriyle birlikte, iki söyleşi ve iki sinema dersi ile devam etti…

1 Mayıs’ta başlayan 8 Mayıs’ta sona erecek olan festival kapsamında “Adalet Oyunu” ve “Karbeyaz” filmlerinin ekipleri söyleşilerde sinemaseverlerle buluşurken, Uruguaylı sanat yönetmeni Federico Capra’nın yönetiminde “Sinemada Sanat Yönetimi” atölyesi ve yönetmen/oyuncu Mehmet Esen’in verdiği “Kamera Önünde Oyunculuk” atölyesi gerçekleştirildi.

“Adalet Oyunu” ekibi filmin ardından seyircilerle buluştu…

Mahur Özmen ile Ali Özuyar’ın yönettiği ve Erol Keskin, Mustafa Uğurlu, Tolga Evren ile Serap Sağlar’ın oynadığı Adalet Oyunu, ilk kez 13. Uluslar arası Eskişehir Film Festivalinde sinemaseverler ile buluştu. Ali Özuyar, bir sinema filminden etkilenerek avukat olduğunu anlatarak, “Avukatlık mesleği ile kendimi ifade ettiğimi düşünmüyorum. 7-8 yıl önce aldığım sinema eğitimi ile benim sinema serüvenim başladı” dedi. “Adalet Oyunu” filminin diğer yönetmeni Mahur Özmen ise hali hazırda bir senaryosu olduğunu fakat çekim aşamasına gelmek için Özuyar’ın kendisini teşvik ettiğini dile getiren Özmen, “Film inanılmaz zorluklarla çekildi fakat her şeye rağmen bitti. İyi şeyler büyük sıkışıklıklardan çıkıyor” şeklinde konuştu.

Ankara Devlet Tiyatrosu Sanatçısı ve filmin oyuncusu Serap Sağlar ve kızı Gerçek Sağlar da filmin ilk gösterimine gelen konuklar arasındaydı. Sağlar, filmin büyük maddi sıkıntılar içerisinde çekildiğini vurgulayarak, “Ben hiçbir beklentim olmadan filme yardım ettim ve oynadım” diyerek sözlerine son verdi.

“Karbeyaz” tam kadro Sinema Anadolu’daydı

Eskişehir’de günün ikinci söyleşisi “Karbeyaz” filminin ekibinin Sinema Anadolu’da gerçekleştirdiği söyleşiydi.

Söyleşiye, filmin yönetmen ve senaristi Selim Güneş, yapımcıları Nur Güneş ve Emre Güneş, oyuncuları Gürsan Pirionurlu ve Ziver Armağan açıl katıldı.

İzleyicilerin sorularını yanıtlayan Selim Güneş, renklerin kullanımı hakkında sorulan soruya şöyle cevap verdi:

“Filmde renk seçiminde anlamlı tercihler yaptık. Örneğin filmin başında sarı bir balon vardı. Sarının anlamı ayrılıktır. Çocuk, babasının ölümünün ardından sarı balonu elinden bırakıyor. Nesnelerin renginin seçiminde, renklerin sahip olduğu anlamlara özel önem verdik.”

Sorulan başka bir soruya ise tüm samimiyetiyle cevap veren Güneş; “ Nuri Bilge Ceylan’ı kendime örnek almıyorum fakat ona benzetilmekten de rahatsızlık duymuyorum. Benim amacım Türk Sineması’nda iyi işler çıkartan iyi bir yönetmen olarak anılmak” dedi.

Capra’dan “Sinemada Sanat Yönetimi” atölyesi…

Anadolu Üniversitesi 13. Uluslararası Eskişehir Film Festivali’nin renkli konuklarından “Sessiz Ev” filminin sanat yönetmeni Federico Capra, İletişim Bilimleri Fakültesi 13 numaralı derslikte “Sinemada Sanat Yönetimi” adı altında bir atöyle çalışmasını yönetti.

Katılımın yoğun olduğu keyifli çalışmada Capra, örneklerini festival kapsamında da gösterilen sıradaşı film “Sessiz Ev” üzerinden verdi. Filmlerde kostüm tasarımının önemine de dikkat çeken yönetmen, festivalde ve Eskişehir’de bulunmaktan çok mutlu olduğunu söyleyerek atölyesini tamamladı.

Esen: “Seyirciyi yalanınıza inandırmak için önce kendiniz inanmalısınız.”

Ünlü oyuncu Mehmet Esen, İletişim Bilimleri Fakültesi’nde “Kamera Önünde Oyunculuk” atölyesi gerçekleştirdi.

“Küçükken ağabeyimle radyodan arkası yarınları dinlerdik, benim için ilginç bir çekiciliği vardı. Sonra bir gün ailemle Münir Özkul’un oynadığı bir oyuna gittik ve oyuncu olma kararını o gün verdim.”

Mine, Katırcılar, Şalvar Davası, Eğreti Gelin gibi filmlerde rol alan, son dönemlerde Bahzat Ç dizisindeki rolüyle oldukça sevilen ve 5 Mayıs’ta İletişim Bilimleri Fakültesi’nde keyifli bir atölye çalışması yöneten tiyatro oyuncusu Mehmet Esen, mesleğine giden ilk adımlarını böyle anlatıyor. Esen atölye çalışmasına katılımcıların isteği üzerine ilk deneyimlerini anlatarak başladı; “Karar verdim ve evden Ankara’ya kaçtım. Tüm ailem beni aramaya başladı tabii. Beni bulduklarında ben bu iş için ne kadar kararlı olduğumu ve burada kalmak istediğimi onlara anlattım. Ankara günlerim böylece başladı. Sonra o zaman bana birer tanrı gibi gelen oyuncuları taklit etmeye başladım. Onları takip ettim, onlar gibi okudum, oturdum, kalktım… Akabinde Ankara Sanat Tiyatrosu’nun sınavlarına girdim ve kazandım.”

Çalışmanın ikinci bölümündeyse ünlü sanatçı deneyimlerini ve görüşlerini katılımcılarla paylaştı. 12 Eylül döneminde çektiği sıkıntı ve yaşadığı baskılardan da bahseden Esen, yönetmen-oyuncu ilişkisine verdiği önemi vurguladı. “Yönetmen olmak isteyen arkadaşlara bir oyuncu olarak ilk tavsiyem, derdiniz neyse oyuncunuzun onu anlamasını sağlayın. Siz bunu tam olarak yapabilirseniz oyuncu size kendini teslim edecektir. Bunu yapmazsanız o iletişimsizlik oyuncuyu sizden koparır. Bu sefer de siz, ondan istediğinizi almakta zorlanırsınız.”

“Oyuncu kim olursa olsun, ona motivasyonunu verecek, onu oynatacak kişi yönetmendir. Kötü bir işten sonra işin içinden herkes sıyrılır ama sıyrılamayacak tek kişi yönetmendir.”

“Oyuncu ise sinemanın bir yalan-kurmaca olduğunu bilmeli. Ama o yalana seyirciyi inandırmanız için, kendiniz de inanmalısınız. Oynadığınız karakteri tanımalı, onu karşınızda görmeli ardından içselleştirmelisiniz. Bu kişi sigarasını nasıl içer, elinde nasıl tutar, nasıl yürür, nasıl sevişir, nasıl uyur…?”

Esen’in keyifli sohbeti atölye çalışmasının ardından İletişim Bilimleri Fakültesi kantininde de devam etti.

www.sanatlog.com

Azerbaycanlı Ressamlar Sergisi

Mayıs 6, 2011 by admin  
Filed under Duyurular, Resim, Sanat, Sanatsal Etkinlikler, Sergiler

Azerbaycanlı Ressamlar Sergisi 6-25 Mayıs 2011 tarihleri arasında IC Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşuyor…

İbrahim Çeçen Vakfı tarafından sanatı ve sanatçıyı desteklemek amacıyla kurulan IC Sanat Galerisi; Mayıs ayında Azerbaycanlı sanatçıları ağırlayacak. Azerbaycan Cumhuriyeti Büyükelçiliği işbirliğiyle gerçekleştirilecek olan sergide 33 sanatçının eserleri yer alyor.

Açılış: 6 Mayıs 2011 Cuma Saat: 19.00

Sergi IC Sanat Galerisi’nde 6-25 Mart tarihlerinde 10-00 – 18.00 saatleri arasında, pazar günleri hariç gezilebilir.

Dr. Meral Dinçer İbrahim Çeçen Vakfı Müdürü IC Sanat Galerisi Yöneticisi Kızılırmak Sok. No: 31 Kızılay-Ankara Tel: 417 82 64, 418 79 23 Fax: 417 82 96 e-mail: meral.dincer@icvakfi.org.tr

www.sanatlog.com