David W. Griffith ve İki Başyapıtı

Ön-not: 2002′de yerel bir dergi (Ozanca Kültür-Sanat Dergisi) için yazdığım, 2006′da da eski blogumda yayımladığım aşağıdaki metni uzun yıllar sonra SanatLog’da paylaşmak istedim. “Fazla iddiası olmayan bir tanıtım yazısı” denebilir. İyi okumalar…

“Ben her şeyi Griffith’e borçluyum.” Sergei Eisenstein

Gezici tiyatro kumpanyalarında takma isim kullanarak sahne aldıktan bir süre sonra oyunlar kaleme alan fakat devamını getirmeyen; filmlerini senaryosuz çeken; United Artists’i Mary Pickford, Douglas Fairbanks ve Charline Chaplin ile birlikte kuran; 1924’te bağımsız film yapımcılığını bırakmak zorunda kalan, Paramount Pictures’da yönetmenlik yapan, Görüntü Yönetmeni G. W. “Billy” Bitzer ile 1908’den 1924’e değin çalışan; Mary Pickford, Lillian Gish (sevgilisiydi), Dorothy Gish, Mack Sennett, Mae Marsh, Harry Carey ve Lionel Barrymore gibi oyuncularla çalışan; paralel kurgu, yakın ve geniş plan, omuz çekimi, bindirme, kararma, alçalma, flashback gibi teknik ve sinemasal araçları pratiğe döken;  Sergei Eisenstein, Erich von Stroheim, Pudovkin, Fritz Lang, John Ford gibi birçok usta yönetmeni etkileyip onlara yön veren;  sesli filmi benimsemeyen David Griffith; (1875–1948) yoksul biri olarak öldüğünde çoktan unutulmuştu…

Öncü yönetmenin sinema literatüründe önemli bir yer teşkil eden yapıtlarından ikisine kısaca göz atalım…

“Büyük filmler isteniyorsa, bize yetişmiş bir seyirci topluluğu da gereklidir.” Griffith

The Birth of A Nation (1915, Bir Ulusun Doğuşu)

Rahip Thomas F. Dixon’ın The Clansman adlı kitabından uyarlanan; Mae Marsh, Henry B. Walthall, Lillian Gish, Ralph Lewis, Josephine Crowell, George Siegman’ın oynadığı Amerikan epiği The Birth of A Nation; (1915, Bir Ulusun Doğuşu) 19. yüzyılda, Amerikan İç Savaşı zamanında Kuzeyli ve Güneyli iki aileyi eksen alarak Amerika’nın tek bir ulus olarak yeniden biraraya gelmesini konu alan yaklaşık üç saatlik devasa bir filmdir.

Bir Ulusun Doğuşu 110 bin dolara kotarılmasına karşın milyonlarca dolar kar getiren; yakın plan, genel çekim gibi dönem için fazla yadırgatıcı çerçeveleme biçimlerinin sinema tarihinde ilk kez kullanıldığı, etkileyici ve görkemli savaş sahnelerinin hayranlık uyandırdığı bir sinema şaheseridir.

Salt bunlardan ibaret midir, hayır. Filmde zencilerin yegane ve ortak düşman olarak betimlenmesi; hatta bununla da kalınmayıp zenci karakterlerin makyajla boyanmış beyazlar tarafından canlandırılması yoluyla iki kat aşağılanmaları, Ku Klux Klan’ın kurtarıcı kahraman hüviyetinde lanse edilmesi, bununla bağlantılı olarak Amerikalı beyazların birleşerek biraraya gelmesini öneren ve bu nedenle de kıyasıya eleştirilen, boykot edilen, sansürlenen, olmadı yasaklanan, David Griffith’e ise ırkçı bir yönetmen etiketini ısmarlayan bir filmdir de.

Salt bunlardan ibaret midir, yine hayır. Bu olumsuz eleştiriler David Griffith’i çok sarstığı içindir ki boş durmayıp ertesi yıl bir başka görkemli başyapıta imza atmasına vesile olmuş -deyim yerindeyse- bir “köprü-yapıt”tır da aynı zamanda.

Intolerance (1916, Hoşgörüsüzlük)

Evet, Intolerance; (1916, Hoşgörüsüzlük) bu olumsuz ve yıkıcı eleştirilere asla ve asla katılmayan David Griffith’in sinemasal bir karşı-cevabı, kişisel savunmasıdır. Farklı zaman dilimlerinde cereyan eden dört öykünün koşut olarak görselleştirildiği destansı film; 300 bin dolarlık bütçesi, Arizona Çölünde kurulan göz kamaştırıcı setleri, 1000’e yakın figüranı, 3,5 saatlik süresi, o dönem için fazlaca kompleks kurgusu ve devrim niteliğindeki çekim teknikleriyle Babil bozgunundan Ortaçağ Fransa’sına sıçrayarak hoşgörüsüzlüğü ele alır.

Bütün bu yenilikçi biçemine, olağanüstü kurgu anlayışına karşın gişede batan Hoşgörüsüzlük, büyük olmasına büyük, zengin olmasına zengin bir sinema deneyidir; fakat zamane seyircisi filmin altından kalkabilecek mental düzeye henüz sahip değildir. Gişede tepetaklak olmasının asıl sebebi budur tabii.

David Griffith’in Önemli Yapıtları:

1908 The Adventures of Dolly (Dolly’nin Maceraları)

1913 Judith of Bethulia (Berhulialı Judith)

1918 Heart of the World (Dünyanın Yürekleri)

1919 Broken Blossoms (Kırık Tomurcuklar)

1920 Way Down East (Güney Yolu / Doğuya Giden Yol)

1921 Dream Street (Hayal Caddesi)

1921 Orphans of the Storm (Fırtına Çocukları)

1922 One Exciting Night

1924 America

1925 Sally of the Sawdust

1930 Abraham Lincoln

1931 The Struggle

Yazan: Hakan Bilge

www.sanatlog.com

Bernardo Bertolucci’den En İyi 10 Film

Bernardo Bertolucci…

Fazla söze gerek yok. İtalyan faşizminin sinemasal tarihçisi, Freud’un ısrarlı izleyicisi, bir Godard ve Yeni Dalga (Nouvelle Vague) hayranı, tutkulu dans sahnelerinin mimarı. Vesaire vesaire.

Filmleri onu bizatihi anlatıyor; bu nedenle fazla uzatmaya lüzum yok hani…

Aşağıda onun en sevdiği 10 filmi bulacaksınız…

Bertolucci’ye göre sinema tarihinin en iyi 10 filmi:

1. La Règle du jeu - Oyunun Kuralı (Jean Renoir)
2. Sansho Dayu - Müfettiş Sansho (Kenzi Mizoguchi)
3. Germany Year Zero - Almanya Sıfır Yılı (Roberto Rossellini)
4. À bout de souffle - Serseri Aşıklar (Jean-Luc Godard)
5. Stagecoach - Çöl Aslanı (John Ford)
6. Blue Velvet - Mavi Kadife (David Lynch)
7. City Lights - Şehir Işıkları (Charlie Chaplin)
8. Marnie - Hırsız Kız (Alfred Hitchcock)
9. Accattone - Dilenci (Pier Paolo Pasolini)
10. Touch of Evil - Bitmeyen Balayı (Orson Welles)

www.sanatlog.com

6. AYKÜSAD Etkinlik Günleri

Eylül 23, 2010 by  
Filed under Duyurular, Sanat, Sanatsal Etkinlikler

6.AYKÜSAD ETKİNLİK GÜNLERİ

AYVALIK KÜLTÜR SANAT

ERNEĞİ

27-28-29 Eylül 2010

Ayvalık Kültür Sanat Derneği, 2004’den beri süregelen AYKÜSAD Etkinlik Günleri’nin altıncısını eylül ayının son haftasında düzenliyor.

Programda; 3 gün boyunca; 2 sergi, 1 saydam, 1 kısa film gösterisi, 1 söyleşi ve 1 tiyatro oyunu yer alıyor.

AYKÜSAD, 6 yıldır dernek çalışma ve faaliyetlerini devam ettirdiği Ayvalık Belediyesi-Türkan SAYLAN Eğitim-Kültür-Sanat Merkezi’nde resim, fotoğraf sergisi, saydam gösterisi, kısa film, söyleşi düzenliyor.

İsmet İNÖNÜ Kültür Merkezi’nde ise ASD-Ayvalık Sanat Derneği oyuncularının oynadığı tiyatro oyunu oynanıyor.

Tüm etkinliklerin ücretsiz olduğu 6.AYKÜSAD Etkinlik Günleri; 27 pazartesi, 28 salı, 29 çarşamba günleri devam ediyor.

PROGRAM:

27 Eylül Pazartesi - Saat:18.00 - SERGİ ve SAYDAM GÖSTERİSİ

Belgin KARAKURT - Resim Sergisi

Eskişehir Sanat Derneği - Fotoğraf Sergisi

Tekin ÜSTÜNDAĞ - Saydam Gösterisi

Türkan SAYLAN Sanat Merkezi

28 Eylül Salı - Saat: 20.00 - KISA FİLM GÖSTERİSİ ve SÖYLEŞİ

Nail PELİVAN - Türkan SAYLAN Sanat Merkezi

29 Eylül Çarşamba - Saat: 20.00 - TİYATRO

Janne DARC’ın Öteki Ölümü – ASD-Ayvalık Sanat Derneği Oyuncuları

İNÖNÜ Kültür Merkezi

27 EYLÜL PAZARTESİ:

Belgin KARAKURT’un Resim Sergisi, Türkan SAYLAN Sanat Merkezinde, saat: 18.00’de açılıyor. 1964 Aydın-Nazilli doğumlu olan ressam 1985 tarihinde, 9 Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Resim-İş Bölümü mezuniyetinden sonra, 9 yıl resim öğretmeni olarak çalıştı. Halen Seramiksan’da art direktör olarak çalışıyor. Seramik, resim ve illüstrasyon-bezeme-resimleme çalışmaları yapan ressam, Ayvalık’taki kişisel sergisinde son dönemde iplerle oluşturduğu abstre-soyut resimlerini sergiliyor.

Eskişehir Sanat Derneği – Karma Fotoğraf Sergisi:

2002 yılında Eskişehir’de kurulmuş olan dernek, Ayvalık’ta, Türkan SAYLAN Sanat Merkezinde, 17.Fotoğraf Sergisini 27 Eylül pazartesi, saat 18.’de açıyor. 30 kişi birer fotoğraf ile katılıyor. Katılanlar: Ayhan Oskaylar, Erdoğan Ekiner Önen, Gönül Oskaylar, Günseli Başsav, Hülya Avcı, İbrahim Ünal, İsmet Nadir Atasoy, İzzet Göçmenoğlu, Kerem Bağ, Kübra Vural, Mert Özkan, Mesut Öztürk, Murat Erme, M.Naci Uncu, Müge Özkan, Necati Akkoç, Nimet Gözükan Cörüt, Nursel Kiriş, Özlem Moran, Safiye Kozanlı, Satılmış Özkaraman, Seda Yücel, Sevgi Kösem, Sevinç Saracık, Sibel Avcıoğlu, Sinan Bağ, Şehabettin Tosuner, Şerife Uzman, Turgut Koç, Yasemen Solakoğlu.

Tekin ÜSTÜNDAĞ’ın “DERELERE DOKUNMAYIN” konulu Saydam Gösterisi, Türkan SAYLAN Kültür Merkezinde pazartesi, saat 18.00’de gösteriliyor. 1950 yılı Artvin doğumlu ve fotoğraf eğitimini AFSAD’da almış olan T.ÜSTÜNDAĞ, Fotoğraf Sanat Kurumu kurucu üyesi olan ve uzun yıllardan beri fotoğraf çekiyor.

28 EYLÜL ÇARŞAMBA:

Ayvalık 1986 doğumlu, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema bölümünden ve bir çok ödüllere sahip olan; NAİL PELİVAN’ın Kısa Film Gösterimi Türkan SAYLAN Kültür Merkezinde, Saat: 20.00’de başlıyor. Filmden sonra söyleşi yapılıyor. İletişim: www.bedelfilm.com

29 EYLÜL ÇARŞAMBA:

Stefan TSANEV’in yazdığı “Janne Darc’ın Öteki Ölümü” adlı tiyatro oyunu, İsmet İNÖNÜ Kültür Merkezinde, saat: 20.00’de başlıyor.

ASD-Ayvalık Sanat Derneği Oyuncularından; Ayşe TOSUNOĞLU,

Sadi MASTAR ve Hakan URUL’un oyunlarını sergiledikleri oyunu yönetmen Yavuz İMSEL idare ediyor. Müzik-Efekt; Ali GÜN-Bülent ÇEVİK, Afiş; Turgut BAYGIN, Dekor-Kostüm; Sedat Pamukçu tarafından yapılıyor. Oyun, 1400’lü yıllarda yaşamış Fransız kadın kahraman Janne DARC üzerine. Kutsal yasalara karşı geldiği gerekçesiyle suçlanarak zindana atılmıştır. Bundan dolayı, yakılarak öldürülmeden önceki son gecesini konu alan oyun, din, ırk siyaset ve merhamet gibi kavramları sorgular ve karşımıza fantastik yönüyle farklı bir çözümleme sunar.

İLETİŞİM: AYKÜSAD-Ayvalık Kültür Sanat Derneği

Başkan: Ayşe AKMAN

Başkan yardımcısı: Emel KARATEKE

Yönetim kurulu üyeleri: Ahmet Toker, Ahmet Üzgeç, Gülseren Kayalı, Hüseyin Yanık, Yüksel Acar.

Tel: 0266 331 46 65

Ayşe AKMAN: 0505 255 47 64

Emel Karateke: 0505 750 02 16

e-posta: aykusad@hotmail.com

web: www.aykusad.org.tr

adres: Ayvalık Belediyesi Türkan SAYLAN Eğitim-Kültür-Sanat Merkezi. İtfaiye yanı. Armutçuk-Ayvalık

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

“FÜ’nün Zeytinleri” 2 Ekim’den İtibaren Ayvalık Ayazma Kilisesi’nde

Eylül 22, 2010 by  
Filed under Duyurular, Resim, Sanat, Sanatsal Etkinlikler, Sergiler

Zeytinin Asırlar Süren Serüveni: Girit-Antep-Ayvalık

“FÜ’nün Zeytinleri” 2 Ekim’den itibaren Ayvalık Ayazma Kilisesinde…

Fügen Leman’ın zeytin serüveni o doğmadan başlamış. Giritli Nene, Antepli Dede (Nizip Zeytinlikleri) ve yolun kesiştiği noktada Ayvalık Cunda’ya yerleşmiş. Genlerinden gelen zeytin tutkusu 10 yıldır resimlerine ilham verirken önümüzdeki günlerde Cunda’daki zeytinliğinde ilk hasatta hazırlanan Fügen Leman’ın kişisel resim sergisi 2 Ekim 2010 tarihinde Ayvalık Ayazma Kilisesinde açılıyor.

Bu yaz önce Midilli adasında sergilenen eserler Ayvalık’tan sonra Selanik’te de zeytinin ve barışın sesini duyuracaklar.

FÜ (Fügen Leman) Kimdir?

Yaşamı ve insan olmayı erken yaşlarda sorgulamaya başlayan Fügen Leman bu çabayı sanatla örtüştürmeyi akıl ettiğinde, işe sanat tarihi öğrenerek başladı. Bu arada da desen, renk vs. ile izleyen teknik bir dönemden geçti.

Resimle olan macerası zaman zaman farklı bilim dallarına olan merakı (Amme idaresi ve kamu yönetimi, işletme gibi) yüzünden yavaşlasa da, asla kesintiye uğramadı. 80’li yılların başında Londra’da, kendini geliştirme süreci hız kazandı. Sanat tarihi, desen, yazın araştırma ve çalışmalarına, Türkiye’ye döndükten sonra RHMD’de devam etti.

Resim yaparak yaşamını sürdürmenin zorluklarının bilinci ile çok çeşitli işlerde çalıştı. Nihayet 1993 yılında ilk kişisel sergisini açtı. Eserlerinin Batılı sanatseverler tarafından daha rahat kabul görmesi onun yıllarca uğraşının sonucudur. Aynı yıl Brüksel’deki Laik Eylem Merkezi tarafından Belçika’ya davet edildi. Aralıklı olarak Brüksel, Ottignies, La Louvière, Charleroi vs. HUMANITE (insanlık) konulu sergiler açtı.

2001 yılında Ürdün’de Darat-el Fünûn adlı yerel sanat vakfında çalışırken Irak’lı, Sudan’lı, Filistin’li, Çerkez birçok sanatçıyla karşılaştı, Ortadoğulu birçok sanatsever de onun yapıtları ile tanıştı.

2006 Kasım’ında Ayvalık Ticaret Odası yörenin zeytinini ve zeytin yağını tanıtırken Fügen Leman’ın eserlerine de ev sahipliği yaptı.

Humanité – İnsanlık, insan olmak adı altında yıllardır tüm dünyaya ayrımcılık karşıtı çok renkli resimleri ile sessiz çığlıklar atan sanatçı tüm dünyayı insan olmaya çağırmakta.

Yörenin simgesi zeytin ve onu taşıyan zeytin dalı, Fügen Leman’ın yaşam ve insanlık ilkeleriyle örtüştüğünden Ayvalık Ticaret Odası tarafından desteklendi.

Dil, din, ırk ayrımına karşı çıkarken, moral değerlerden vazgeçmeyen sanatçı daha önce de Avrupa’daki Laik Eylem Merkezi tarafından desteklenmişti.

Çalışmalarını bir süredir Ayvalık’ta sürdüren sanatçı karşı çıkışlarını güncel siyasetten uzak, vazgeçilmez bir anlayışla yürütmekte oldukça ısrarlı.

Soyut dışavurumcu üslubunu karışık teknikle uygularken tüm kurallara karşı çıkarak, insan olmanın ne kadar zor ve anlaşılmaz olduğunu seyredenlere bir kez daha vurgulayarak hatırlatmakta.

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

“Zamanın Aynası” Resim Sergisi

Eylül 21, 2010 by  
Filed under Duyurular, Resim, Sanat, Sanatsal Etkinlikler, Sergiler

V Sanat Galerisi, 7 Ekim 2010 Perşembe günü  Güneş Özmen ‘’Zamanın Aynası’’ adlı resim sergisi için kapılarını açıyor…

“Zamanın aynası en çok ellerimizde, ne kadar soğuksa o kadar geç kalınmıştır.”

Çağımızda insanın doğaya verdiği büyük ve geri dönülmez zarara ayna tutan sanatçı, paleti ve fırçası ile ellerini sürekli sıcak tutmaya özen gösteriyor…

Doğayı zirvede gören ve doğrudan gözlemleyen Güneş Özmen; en büyük ilhamların ve yaratımların, “sonsuz bir kaynak” olarak algıladığı doğadan geldiğini düşünüyor. Doğanın, insan ile arasındaki çelişkisini; kimi zaman insanı acze düşüren, kimi zaman ise insanın doğaya hükmetme arzusundan kaynaklandığını, doğanın hemen tüm renklerini kullanmaya çalışarak vurguluyor…

5. kişisel sergisi ile sanatseverlerin karşısına çıkan Güneş Özmen, yumuşak dokunuşların fırtınalara dönüştüğü, olağanüstü olaylarla insanı şaşırtan, çaresiz bırakan doğanın gücünü, heybetini kutsuyor.

Uçsuz bucaksız renk yelpazesini ruhunda hissettiği doğa ile insanın bir an önce barışması gerektiğini belirten sanatçı; önem verdiği bu sergisini Şubat 2010’da dünyaya gelecek bebeğine ithaf ediyor.

Sanatçının “Zamanın Aynası” resim sergisi 23 Ekim’e kadar V Sanat Galerisi’nde izlenebilir.

Açılış ve Kokteyl; 7 Ekim 2010, Perşembe

Kapanış; 23 Ekim 2010, Cumartesi

Saat: 18:00 – 21:00

V SANAT GALERİSİ - Büyük Çiftlik Sokak 16/A Nişantaşı – İstanbul / +90 212 231 58 80 - www.vsanat.com

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »