Modern Zamanlar’dan Cem Yılmaz’a ve ‘Yeni Mizah’a Dair…

Modern Zamanlar Dergisi, Kış 2010 tarihli 14. sayısında, günümüz mizahını inceliyor.

Yedinci sayının teması olan “Dünden Yarına Türk Komedi Sineması”nın devamı olarak da ele alınabilecek dergi, özellikle 80’de tohumlarının atıldığı ve 90’ların ikinci yarısıyla birlikte kitlesel bir dönüşüm yaşadığı varsayılan bu ‘yeni’ güldürünün izini sürmenin dışında, sürecin en önemli figürlerinden olan ’a da özel bir yer veriyor.

Modern Zamanlar, 14. Sayı

14. sayının temel başlıklarını aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz:

- cem yılmaz’ın ve yeni mizahın izini sürmek (tuncer çetinkaya)

- geçmişten günümüze ’nda (emine uçar ilboğa)

- gülmenin ekonomi politiği (levent yaylagül)

- değişen güldürünün yükselen değerleri (mesut kara)

- sanatımız büyürken yozlaşan kültürümüzün izinde (zahit atam)

- yeni komedi filmlerinin politik angajmanlığa uzaklığı (veysel atayman)

- bir kibar hırsız (nuray yazıcıoğlu)

- gora & arog : komedi, gelenek ve estetik (mustafa sözen)

- damdaki mizahçı’nın gözünden (cihan demirci)

- meddahlık mı, yeni orta sınıf mizahı mı? (ayşe ersöz)

- yaman çelişkili güzel dünya (selim tanrıverdi)

Antalya merkezli bir sinema dergisi olan Modern Zamanlar’ın; Veysel Atayman, Agah Özgüç, Vecdi Sayar ve Mustafa Sözen’den oluşan bir Danışma Kurulu tarafından yayına hazırlandığını ve yaratıcı kadrosunda Akın Yıldız, Mesut Kara, Zahit Atam, Gönül Demez, Emine Uçar İlbuğa gibi isimlerin bulunduğunu hatırlatalım.

TUNCER ÇETİNKAYA

ModernZamanlar Editörü

WEB: www.modernzamanlar.com

E-MAIL: m_zamanlar@hotmail.com

TEL: 0 505 843 10 33

SanatLog.com

Etran Finatawa: Çöl Sükûnetinden Yükselen Nağmeler

2004 yılında kurulan, “Geleneğin Yıldızları” anlamına gelen dünyada Nijer’den gelen Wodaabe (yüzlerindeki çizgisel boyama stilleri ile tanınıyor) ve Tuareg (Çöl Gezginleri olarak dünya çapında tanınan kabile) kültürlerini birleştiren tek grup. Özgün çok sesli ve büyüleyici ritimleri ile müziğe inanılmaz bir coşkunluk katan , ile birleşince ortaya aşina olunmayan zenginlikte harmanlama çıkıyor. Göçebe deneyimlerine ve ortak kültürlerine dayanan iki kabile, birlikte çöl , dolgun akustik perküsyon ve etkileyici melodiler çıkıyor.

2009’da Ertan Finatawa’nın Avrupa Turnesi süresince kaydedilen “” (Hadi Gidelim) çok farklı bir ritimsel oyuğa sokulan olgun vokaller ve sofistike sözler ile bezenmiş bir oluşum. Yok olma tehdidi altında olan kültürlerini özgün bir dilde hem ritimsel hem de fikirsel olarak sunan grup, ilk albümlerinde tanıştırdıkları göçebe kültürünün şimdi sorunlarına parmak basıyor. Toplumlarının gerçeklerini ve sosyal gerçeklerini dile getiren Ertan Finatawa yeni bir filozofik yaklaşımla dinleyene sokuluyor. Kültürel değişimlerden ciddi yara alan toplumlarının derin sorunlarını insan olarak dile getiren bu müzisyen göçebeler aynı zamanda elçilik görevini de üstleniyor.

Etran Finatawa

Alhousseini tarafından bestelenen ‘Aitma’ (Kardeş) adlı parça tüm ırklardan, uluslardan ve toplumlardan gelen insanoğluna bir çağrı; farklılıklarınızdan öte benzerliklerinize sahip çıkın. ‘Kalamoujar’ adlı parçada ise ekip fikirleri için sonuna kadar savaş veren bireyleri onurlandırıyor. Bir başka politik parça olan ‘Ummee Ndaaren’ (Doğru Olan Şey İçin Diren ve Peşini Bırakma) Bagui’nin kendi toplumunda birebir yaşadığı bir tecrübe üzerine bestelenmiş ve kısaca yanlış bir lider seçilince halkın sessiz kalmamasını öneriyor. Evet, konular aslına bakarsanız oldukça basit ve sade belkide bizim dünyamızın açısından; ancak unutulmamalı ki Nijer’den konuşuyoruz ve bu tür açmazlar orada çok önemle ele alınıyor.

‘Diam Walla’ (Su Yok) her ne kadar küresel ısınma hakkında sinyaller verse bile aslında yerel çöl halkının artan sıcaklıklar yüzünden yaşadığı ve daha ciddi yaşayabileceği sıkıntıları dile getiriyor. Tamaşek dilinde orman anlamına gelen ‘Gourma’ adlı parçada göçebeler soğuk ayları geçirdikleri ortamlarına geri çağrılıyor.

“Tarkat Tajje” bir beyannameden çok daha önemli bir duruşa sahip. Küresel algılama ve sorumluluğa seslenen çalışma, Nijer’den yükselen tüm dünyayı hâkimiyetine almaya çalışan yöneticilere savrulan bir uyarı dilekçesi. Albümdeki ‘Imuzaran’ adlı parçada da ifade edildiği üzere:

“Dünyayı yöneten sizler, harcadığınız her gün etrafınızdaki çocukların, kadınların ve erkeklerin yakarışını duyun.”

Etran Finatawa

Çöl blues markasının en iyi ürünlerinden biri, pek çok popüler ekipten daha fazla hayrana sahip olan Ertan Finatawa, nispeten hayat olmadığına inanılan çöllerden kopup gelen, fazlasıyla yaşam dolup taşan müziksel bir deneyim.

Parça Listesi:

Aitimani

Diam Walla

Aitma

Ndiiren

Gourma

Daandé

Duuniyaaru Dillii

Imuzaran

Ummee Ndaaren

Kalamoujar

Sanatçı: ETRAN FINATAWA

Albüm Adı: Tarkat Tajje/Let’s Go!

Şirketi: Riverboat Records

Çıkış Tarihi: 15 Mart, 2010

Katalog No: TUGCD1055

Barkot: 605633005523

Yazan:

muzik@tikabasamuzik.com

Henry Saiz @ Faces – 23 Ocak Cumartesi

23 Ocak Cumartesi

HENRY SAIZ (, RENAISSANCE, NATURA SONORIS)

geceleri efsanevi bir ismi daha ağırlıyor. eleştirmenlerinin geçtiğimiz 2009 senesinde en başarılı prodüktör olarak konuştuğu, Progressive World oylamalarında yılın en iyi çıkış yapan ismi ve dünyanın birbirinden ünlü majör dj’leri Tiesto, John Digweed, Way Out West, Guy J ile yaptığı prodüksiyonlarıyla yılın en iyi remixer’i dalında 1. seçilen ‘Henry Saiz’ Türkiye’de ilk kez ’ta sahne alıyor. Isınma turları ise tarafından gerçekleştirilecek.

http://www.myspace.com/henrysaiz

Gecenin bir başka özelliği ise kulübün 2. bölümü olan ‘FACES LIVE’in açılış gecesi olması. , Alternative, Grunge, , gibi elektronik müziğin birçok türevinin canlı olarak sergileneceği bölümde bu hafta INDISCO ve LIVE ELECTRO ACOUSTIC PERFORMANCE serileri kapsamında & Alper Ünal performans sergileyecektir. Giriş ücretinin 20 TL olduğu geceye rezervasyonda bulunmak için: 05347391756

Henry Saiz

INDISCO

http://www.myspace.com/1nd1sco

GöRKEM OGUT (Djset, keyboards, alto saxophone)
Camelot Records, Bosphorus Underground
House, Electroacoustic, Techno

http://www.myspace.com/gorkemogut

ALPER ÜNAL (Didgeridoo, Percussion, Trumpet)
http://www.myspace.com/didgesbrewwBasın Sponsorları:

http://www.ankarasosyete.com

http://www.geceturk.com

http://www.dance4trance.com

Kapı Açılış: 23:30
Adres: Çetin Emeç Bulvarı 78. Sok No: 22 Ovecler.

Organizasyon: Digital

REZERVASYON VE İLETİŞİM: 05347391756INDISCO

Gece boyunca; Radiohead, Clinic, Interpol, Bloc Party, Daft Punk, Editors, Muse, Amy Winehouse, Muse, The Notwist, Arctic Monkeys, Blonde Redhead, Joy Division, Coldplay, Justice, The Rapture, Yeah Yeah Yeahs, The Mars Volta, Blur, Qotsa, Vampire Weekend, Royksopp, Bright Eyes, The Last Shadow Puppets, Klaxons, Metric, Mgmt, Boys Noize, Modest Mouse, The Foals, Oceansize, Spoon, Digitalism, Battles, Fujiya & Miyagi, Hot Chip, Gorillaz, Kings of Convenience, The Whitest Boy Alive, Zoot Woman, Kaiser Chiefs, Crystal Castles, Babyshambles ve daha birçok grubun parçaları eşliğinde dans edip, Indisco’nun FACES LIVE için hazırladığı özel bir playlistten oluşan iki saatlik performansını izleyeceksiniz…

Grup Üyeleri:
Renan Güçyener
Yıldırım Yavuz
Ümitcan Tuncer
Koray Hamamcıoğlu

SanatLog Haber

SanatLog.com

Okay Temiz’den “Ritmin Günü” Konseri – 5 Şubat’ta Cemal Reşit Rey’de

, dünyaca tanınan büyük ritim ustalarını, 5 Şubat Cuma, saat 20:00’de, Salonunda, İstanbullu müzikseverlerle buluşturuyor.

OKAY TEMİZ’DEN 8. “RİTMİN GÜNÜ” KONSERİ

Karnataka College of Percussion Grubu featuring Ramamani (vokal), (Piyano), Yamar Thiam (Talking Drum), Ahmet Özden (zurna), (Ney) ( Sax ) Rüstem Çembeli (asma davul), (Djembe), (Djembe), , 80 kişilik “Okay Temiz Ritim Atölyesi” ve birçok usta müzisyen aynı sahnede…

2002 yılından itibaren her yıl usta müzisyen Okay Temiz’in doğum gününde gerçekleşen “Ritmin Günü” konseri, bu yıl sekizinci yılını dünyaca tanınmış ritim ustalarıyla kutluyor. 5 Şubat Cuma, saat 20:00’de, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş.’nin katkılarıyla, Dap Yapı’nın sponsorluğunda, Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda yapılacak konserin biletleri Biletix’den satılmakta.

Her yıl geleneksel olarak yapılan “Ritmin Günü” konseri, dünyanın usta ritimcilerini ve farklı müzik çevrelerini biraraya getirerek dünya ritimlerinin buluştuğu coşkulu bir müzik şöleni ve ritim festivaline dönüştürmekte.

Yurtdışında uzun yıllar yaşayarak sayısız konser ve albüme imza atan ve ardından 1998’de Türkiye’ye dönen uluslararası müzik yıldızlarımızın başında gelen vurmalı çalgılar ustası Okay Temiz; Hindistan’dan Senegal’e, İngiltere’den Küba’ya ve de Türkiye’ye dünyaca ünlü virtüöz sanatçıların katılımıyla dünya ritimlerini İstanbul’da buluşturmaya devam ediyor. Farklı kültürlerin ve ritimlerin buluştuğu bu etkinlik ve workshoplar ile sanatın evrensel değerlerini müziğin birleştirici gücüyle buluşturarak bugüne kadar dünya çapında birçok önemli yıldızı ülkemizde konuk eden konserler çok renkli görüntülere ve performanslara sahne olmakta.

Bugüne kadar dünyaca ünlü birçok değerli müzisyen ve grubu, ritme meraklı müzikseverleri buluşturan etkinlik, dünyada ritmin babaları olarak nitelendirilen çok değerli usta müzisyenleri İstanbullu müzikseverler ile buluşturdu.

Okay Temiz

8. “Ritmin Günü” konserinde Okay Temiz (Percussion), Hindistan’ın en önemli Grubu olan Karnataka College of Percussion ve benzersiz doğaçlama kadın vokal tekniğine sahip lideri, en önemli eğitmeni ve parlak bestecisi Ramamani yer alıyor. Özellikle doğaçlama türünde, son derece karışık bir teknik sunuma sahip vokaliyle, geleneksel Konnakol adı verilen perküsyon vokal dilinde harikalar yaratan Ramamani, aynı zamanda iki farklı şekilde, çok ender rastlanan bir üslup ile bestelerinde ritmik dönüşleri başarıyla gerçekleştiriyor. Ramamani, dünyada hem yerel hem de uluslararası jazz gruplarıyla performanslar gerçekleştiren ilk Karnatik vokalistlerden olmasıyla dikkati çekmekte. Senegal’den Konuşan Davul ustası Yamar Thiam, İsveç’ten Harald Swensson (Piano), ayrıca Ahmet Özden (Zurna), Rüstem Çembeli (Asma Davul), Ebru Ayarcı (Djembe), Tom Camidge (Djembe), Algo-Ritmo Perküsyon Grubu ve 80 kişilik Okay Temiz Ritim Atölyesi öğrencisi sahne alacaklar.

Gecenin ilk bölümünde ayrıca konuk olarak Ebru Ayarcı liderliğindeki ALGO-RİTMO perküsyon grubu Afrika ritimleriyle izleyenleri coşturmak için sahne alıyor…

Farklı kültürler, farklı yaşamlar ortak bir dilde, ortak bir şölende, RİTİM’de buluşacak. Dünyanın her yerinden gelen müziğin ritimleri ile jazz tınılarının buluşması, ustaların ilginç sahne şovlarıyla seyircilere unutulmaz anlar yaşatacak.

Dünyada ilk kez Okay Temiz’in önderliğinde İstanbul’da aynı sahnede yer alacak ritim üstadlarını izlemek ve kış mevsiminin getirdiği rehaveti atıp enerji toplamak isteyen İstanbul’ular için kaçırılmaz bir etkinlik fırsatı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş.’nin katkılarıyla ve Dap Yapı’nın sponsorluğuyla 5 Şubat Cuma, saat 20.00’de CRR’de, Okay Temiz’in liderliğinde ritim şöleninde görüşmek üzere…..

Biletler Biletix’ten ve CRR’den temin edinilebilir. Biletix: 0216 – 556 9800

Konser Mekanı: Cemal Reşit Rey Konser Salonu: 0212- 232 9830

Şule Uslutekin, SU +PR

0532-506 0193, 0212-240 2079

sule@suleuslutekin.com

Okay Temiz Ritim Atölyesi

www.okaytemiz.com,

www.ritimatolyesi.com

SanatLog Haber

SanatLog.com

Çapraz Harmanlama ve Melodik Kültürel Kesişim Neden Bu Kadar Cazip?

Her gün haberlerde eksiksiz olmazsa olmaz şiddet dolu, kana susamış insanların görüntüleri ile karşılaşıyoruz. Dünyanın her köşesinde din, kültür, ırk gözetmeksizin ayrıcalıksız insanlar birbirlerini tamir edilmemek üzere yok ediyor; hem gerçek ve hem de mecazi anlamda. Trajik öyküler, şok edici şiddetin hep dünyamızın arka fonunda güncel olduğu bir ortamda, farklı uç kültürlerden gelen müzisyenlerin biraraya gelip kulak arkası edemeyeceğiniz enfes ritimler ve orijinal besteler ile ortaya çıkabilmeleri tüm bu negatifliğin içerisinde mutlak barışı ve güzelliği yansıtıyor. Sadece bir parça ihtiyacımız olan tek şey…

Kültürel-çapraz harmanlama ideolojik olarak insanoğlunun mevcut kaotik ortamlarda barış içerisinde çalışabileceğinin en güzel örneği. Üretimlerin bu kadar çarpıcı oluşu ve dinleyen kesimi etkilemesi ise tamamıyla özgünlük kavramı üzerine kurulu bir açılım. İfade ve duygu üzerine yapılandırılan bir kavram olan müzik, hiç şüphesiz aynı hissiyatı paylaşan tamamıyla farklı kültürlerin ortak kesişim noktası. Evet, açıklama bu kadar saf ve basit. Zaten işin özü buna dayanmalı değil mi?

Ancak bu yazıldığı kadar kolay değil. Müziksel füzyon beklenildiği üzere cazip olmak zorunda değil. İllaki bir yerel sanatçı ile etkileşime giren bir başka sanatçının üretimi ilgi çekici olacak diye bir kaide yok hatta bu tanıma sahip olması düşündüğümüzden bile zor. En önemli faktör kesişim noktasında buluşan müzik tarzlarından öte sanatçıların kendileri. Farklı yönlerden yol alıp gelen bu sanatçıların ne kadar sorumlu, sürdürülebilir ve algılarının açık olması asıl önemli olan konu. Takdir edersiniz ki tüm bu tür kombinasyonları biraraya getirmek ve uygulamak oldukça zor ancak hakkıyla verilen bir çaprazlamanın keyfine de diyecek bir şey yok.

dünya müzikleri

Evet, belki de bu tür kültürel harmanlamalara çok kredi veriyoruz; oysa sadece “iyi müzik yapmak” gibi sığ bir vizyon ile üretilmiş olabilirler. Fakat bir müzik yazarı ve özellikle dinleyicisi olarak vizyonun daha derin unsurlara dayandırıldığını düşünmek istiyorum. Ortaya çıkan müzik, yapılmış olmak için üretilmiş olabilir, en ufacık bir derinliği olmayabilir ancak yine de bir etkileşimin ürünü olduğu hiç şüphesiz. Farklı kültürlerden gelen sanatçıların emek verip birlikte ürettikleri bir meyve, her şeyden öte bunun için bizleri etkilemekte. Bir diğer özelliği ise farklı kültürlerdeki dinleyicileri biraraya getirmesi, bu durumda elbette başarılı bir harmanlama olarak değerlendirilebilir. Öte yandan acısıyla tatlısıyla her zaman bir füzyon çalışma dikkat çeken bir oluşum oysa daha çok müzisyen daha çok etkileşime girse bizler de füzyonsal çalışmalar için bu kadar kelam sarf etmeyiz. Genel üretim şemasına bakılınca farklı kültürlerden gelen ortak çalışmalar o kadar az ki, ister istemez mevzu bahis sanatçıların biraraya gelmesi “ne alaka” dedirtse bile dikkat çekiyor. Oysa bu tür etkileşimsel üretimler daha çok olsa, çıta daha bir yükselecek ve kalite daha bir artacak.

Kültürel etkileşim çatısı altında üretilen çalışmalar ne yazık ki az ve bundan dolayı değerli; haklı veya haksız. Aşağıda kanımca Dünya Müziği tanımı itibarıyla ve hatta daha öncesi üretilen en başarılı kültürel etkileşim çalışmaları yer alıyor. Bir ilk on diyebiliriz. Değerlendirme tamamıyla üretimlerin derinliği, ulaştığı dinleyici kitlesi, kalitesi, sorumluluğu ve elbette kendi beğeni kriterlerim sonucu ortaya çıkan bir liste. Elbette itiraz edeceksiniz, bunun ne işi var burada, neden bu yok, hatta belki sıralama yanlış diyeceksiniz. Ancak eleştirmeden önce bir okuyun, süzün, değerlendirin ve dinlemediyseniz mutlaka dinleyin. Sonra yorumlarınızı alayım…

1. – “

1

Real  World Records’un kurucusu Peter Gabriel belki de bu çalışmasıyla füzyon oluşumlarının başlangıcını tarihlendirdi. ’nin “The Last Temptation of Christ” (1988, ) adlı filminin müziği olarak piyasaya sürülen albüm adeta filmin ününü geçip kendine özgü bir hayran kitlesi sağladı. O dönemde mevcut olan tüm sınırları yıkan müzik, birçok farklı kültürden gelen sofistike müzisyenleri biraraya getirip derin, sorumlu bir çalışma olarak tarihe geçti. Dünya Müziği kulvarında her dinleyicinin mutlak sahip olması gereken çalışma arkasından sürüklediği toz sayesinde, özellikle inanılmaz müzik kuvveti ile sağladığı atmosferik ve ayrıcalıklı ritimsel dokusu ile Dünya Müziğine önemli bir katkıda bulundu. Türkiye, Senegal, Ermenistan, Amerika, İran, Pakistan, Mısır ve pek çok diğer ülkelerden gelen sanatçıların bir komün çalışması olan albüm Peter Gabriel’in en başarılı çalışmasının yanı sıra pek çok tarzda da hakkıyla önemli bir konuma sahip olabilecek nitelikte.

2. & Friends “

2

Gorillaz ve Blur’un beyni, Brit-pop furyasının mimarlarından Damon Albarn, son zamanlarda ciddi anlamda Dünya Müziğine özel ilgi gösteren sanatçılardan biri. 2002’de OXFAM (İngiltere’de bir yardım kuruluşu) sayesinde Mali’ye yaptığı bir seyahatte yerel müzikten inanılmaz etkilenen sanatçı Brit-pop unvanını doya doya yaşarken bu albümü kaydetme kararı aldı. Toumani Diabaté ve Afel Bocoum gibi Mali’nin efsanevi sanatçılarını biraraya getiren çalışma Afrika-Britanya füzyonunun en başarılı üretimlerinden biri. Atmosferi çok iyi yansıtan, tabiat sesleri, insan vokalleri ve yerel enstrümanların analog ritimlerinin oraya buraya serpiştirildiği albüm, dinleyeni yerel halk ile birebir buluşturuyor. En önemli unsuru ise Damon Albarn’ın arka planda kalıp yerel sanatçıların sahnenin tam ortasına koyuyor olması.

3. Nitin Sawhney – “Beyond Skin”

3

Dünya Müziğini fiilen elektronik müzik ile evlendiren ve kültürel ritimler arasında enfes köprüler kuran Hint asıllı Britanyalı Nitin Sawhney bu albümü ile bir kilometre taşı olarak tarihe geçti. Pek çok dünya müziği sanatçısı ile müzik evliliklerine giren Sawhney 1999 tarihli bu albümü ile kişilik kavramı dışında, insan tanımı olarak kültürel etkileşimin en başarılı müziksel yansımasını üretti. Talving Singh, Karsh Kale ve Joe gibi sanatçılara ön ayak olan Sawhney hâlâ bu kavların tek hakimi. Tüm kalıplaşmış önyargıları yıkan albüm mutlak bir demirbaş.

4. Transglobal Underground

4

Grup anlamında füzyon kulvarında ilk ön plana çıkan ekip hiç şüphesiz Transglobal Underground. Londra mercili olan ekip 1990 doğumlu ve pek çok farklı kültürden gelen sanatçıları ihtiva edip barış içerisinde aynı çatı altında toplaması ile biliniyor. Günümüze kadar 7 albüm üreten ekip müziği ile ırkçılığa yumruk indiren en kuvvetli oluşumlardan biri. Özellikle tüm Dünyaya Natacha Atlas’ı hediye etmesi ile tanındıklarını da vurgulamadan geçmeyelim.

5. – “Making Music”

5

1987 tarihli bu albüm Dünyamızdaki en iyi perküsyoncu olan Zakir Hussain’in Batı ve Doğu müziksel harmanlamasının en iyi örneklerinden biri olarak tarihe geçti. Klasik tabla virtüözü olan Hintli sanatçı birçok yerel sanatçının kariyerini şahlandırmanın yanı sıra daha önce sanatçıların düşünmedikleri kulvarların varlığını ortaya çıkarttı. Füzyondan öte müzik tarzları arasında gidip gelmeleri kolaylaştıran, algılama unsuru üzerine vizyon açan sanatçı kelimenin tam anlamıyla bir dünya müzisyeni.

6.

6

1992 yılında gitarist Simon Emmerson tarafından kurulan ekip Kelt, Afrika ve Dünya ezgileri üzerine yapılandırdığı deneysel müzikleri ile çok etkili bir oluşum. Göçebe Kelt’lerin Avrupa’ya göç etmeden önce Hindistan ve/veya Afrika’da yaşadıkları tezi üzerine kurulan ekip bu serüveni müziksel olarak yaşatıyor. Emmerson, Baaba Maal’ın grubunun üyelerini İrlanda’dan gelen yerel sanatçılar ile biraraya getirerek daha önce duyulmamış ritimsel bir dünyaya sokuldu. 1996’da Peter Gabriel’in müzik şirketi Real World Music etiketi altında üretimler çıkartan ekip şu ana kadar beş albüm üretmenin yanı sıra 1,2 milyonluk satışı ile bu tür ritimsel harmanlamaların ne kadar etkin olabileceğinin en güzel örneği.

7. Ali Farka Touré & Ry Cooder – “Talking Timbutku”

7

Bu albüm Afrika ve Batı’yı müziksel platformda bütünleştiren bir çalışma olarak listemizde önemli bir yere sahip. Nehrin Blues adamı Malili Ali Farka Touré ile biraraya gelen müzik seyyahı Ry Cooder 1995’te bu albümü kaydedip Dünya Müziğinde farklı bir açılıma yönlenmemizi sağladı. Grammy dahil pek çok ödül ile onurlandırılan albüm özellikle Afrika kıtasından sanatçıların Batı’ya kolay adım atmasını ve Batı sanatçılarının Afrika’ya karşı ön yargısını kırmayı başardı.

8. ve Tunng

8

Bu kadar uç kesimden gelen iki farklı grubun biraraya gelmesi hiçbir şeyin imkânsız olmadığının güzel bir kanıtı. Tinariwen Sahra çöllerinden gelen göçeme bir blues ekibi; Tunng ise Britanya’da deneysel folklorik müzik yapan bir oluşum. Her iki ekip biraraya gelerek yıkılması düşünülmeyecek müziksel bariyerleri yıktı. Ortaya çıkan işlevsel, bütünsel ve işbirlikçi müzik daha önce dinlemediğimiz bir ritimsel şöleni önümüze serdi. BBC 3’ün bir programında biraraya gelen iki kutup dil ve kültür bariyerlerini hiçe sayarak bir beden oldu ve ortaya dinledikçe haz veren, haz verdikçe büyüleyen bir ritimsel zenginlik çıkarttı.

9. Salsa Celtica

9

İsimden de anlaşılacağı üzere Salsa Celtica caz, salsa ve Latin Amerika geleneksel müziği üzerine uzman olan sanatçılar ile biraraya gelen geleneksel İskoç ve İrlandalı sanatçılardan oluşan bir karma ekip. Salsa ve Folk ezgilerinden türetilen kendi bulaşıcı stillerini yaratan ekip pek çok festivalin ana sanatçısı olmanın yanı sıra Dünya Müziğinde önceden düşünülemeyen bir harmanlamanın açılımı. 1995’ten beri birbirinden lezzetli dört albüm üreten ekip özellikle 3. albümleri “El Agua De La Vida” ile Dünya Müziği listelerinde uzun süre ilk beşin arasında yer aldı. Tamamıyla farklı iki müzik stilini bir araya getiren ekip füzyon müzik açılımının doruğunda yer alıyor.

10. Justin Adams ve – “Soul Science”

10

Batı Afrika blues müzik tarzı her zaman ayrıcalıklı bir konuma sahip olmuştur ancak bu tarzın ritimlerinin üzerine dolgun rock temaları işlemek her aklı salim kişinin harcı değil. Ya çok cesur ya da cidden deli olmak gerekir, zira bu iki tarzı organik bir yapı içinde harmanlayıp ortaya kaliteli bir çalışma çıkartmak yazıldığı kadar kolay değil. Özellikle biraz daha ileriye giderek bu harmanlamanın içerisinde yer alan müziksel köprüleri dünya ezgileri ile birleştirmek oldukça zor. Ancak Justin Adams gibi uzun müzik özgeçmişine sahip olan bir sanatçı, böyle bir hayali gerçekleştirebilir. Zira kendisi Sahra Çölü’nün blues grubu Tinariwen gibi grupların ses sentezini tamamıyla koruyup hak ettiği yere taşıyan bir müzik adamı. Hiç kuşkusuz böyle bir harmanlamayı ancak Justin Adams kotarabilir. Nitekim Juldeh Camara’yı yanına alan müzik seyyahı “Soul Science” albümü ile bir füzyon labirentinden öte saf müzik tarzlarının birbirlerine sert çarpıştırılması ile ortaya çıkan, kulaklarınızda kıvamında bir müzik şöleni bırakan, ekonomik kısa parçalardan oluşan, son on yılın en iyi dünya müziği albümlerinden biri olan çalışmayı çıkarttı. Bir blues/rock albümünden çok öte olan “Soul Science”, bu tarzların dünya müziği serpiştirilmesi ile ne boyutlara taşınabileceğinin kusursuz bir örneği.

Yazan: Zekeriya S. Şen

muzik@tikabasamuzik.com

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »