İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde Bir Dünya Prömiyeri

Yorum yapın

BALE SAHNESİNDE BİR DÜNYA PRÖMİYERİ: “GENÇ WERTHER’İN ACILARI”

İstanbul Devlet Opera ve Balesi, sezonun ilk yeni bale eserinde bir dünya prömiyerine imza atıyor. Fransız sanatçı Yannick Boquin’in, Frédéric Chopin’in müziklerine uyarladığı “Genç Werther’in Acıları”, 24 Aralık Cumartesi 20:00’de Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde seyirciyle buluşuyor.

3. yıldır Ayfer Zeren başkoreograflığında perde açan İstanbul Devlet Opera ve Balesi, yeni sezonun ilk eserini John Wolfgang van Goethe’nin dünyaca ünlü klasiği “Genç Werther’in Acıları”nın bale uyarlamasıyla açıyor. Fransız koreograf Yannick Boquin ile İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Siner Gönenç tarafından, F. Chopin’in müzikleri üzerine sahnelenen eserin 24 Aralık’ta gerçekleşecek ilk temsili aynı zamanda dünya prömiyeri olma özelliği de taşıyor.

Geçtiğimiz senelerde Dünya Dans Günü kapsamında İstanbul seyircisi için eserden ufak bir parça sahneleyen Fransız koreograf Boquin, bu parçanın gördüğü büyük ilginin ardından bu sene eserin tümünü 2 perde olarak sahneye koyuyor. Genç Werther’in Charlotte’ye olan aşkını, orijinal romana bağlı olarak yorumlayan koreograf, romantik dönemin en önemli bestecilerinden Chopin’in müzikleri üzerine kurguladığı atmosferde lirizmi doruklara taşıyor.

Uzun zamandır canlı müziğe hasret kalan bale dansçılarını ve seyircilerini gülümsetecek bir gelişme de eserin belkemiği niteliğinde. Chopin’in 28 parçasından oluşan repertuvar, Bakü asıllı piyanist ve aynı zamanda İzmir Devlet Opera ve Balesi misafir sanatçısı Yelena Şekalyova tarafından canlı olarak seslendiriliyor. Eserin bir diğer sürprizi ise başarılı bariton Bahadır Noyan Coşkun’un seslendireceği kendi bestesi olan arya.

Eserde Werther’i Melih Mertel/Erhan Güzel, Charlotte’yi Deniz Zirek/Zuhal Balkan, Albert’i Barış Adikti/Ömer Erenler Albert’in yakın arkadaşı Wilhelm’i ise Egemen Kement/M.Nuri Arkan ile grup danslarını İDOB bale sanatçıları yorumluyor. Eserin ait olduğu dönem olan 18.yüzyılı andıran dekor ve kostümlerin yaratıcısı başdekoratör İsmail Dede, ışık ise Bülent Darcan imzası taşıyor.

24 Aralık’tan itibaren 27-29 ve 3-17-19-21 Ocak 2012 tarihlerinde Kadıköy Süreyya Opera Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak olan Genç Werther’in Acıları, bale sahnesinde drama sevenler için kaçırılmaması gereken bir eser! Bilet satış için : 0 216 346 15 31 – 120/121  www.dobgm.gov.tr

Yannick Boquin hakkında

Bale eğitimini Paris Opera Bale Okulu’nda ve Paris Ulusal Konservatuvarı’nda aldı. Bonn Opera Balesi, Flanders Kraliyet Balesi, Roma Opera Balesi ve Deutsche Oper Berlin’de baş dansçı olarak dans etti.

2004 yılından 2006’ya kadar Vienna Staatsoper Ballet’de Bale Eğitmeni ve Çalıştırıcı olarak görev yaptı. Bu tarihten sonra Paris Operası, Hollanda Dans Tiyatrosu, Dresden SemperOper Ballet, Finlandiya Ulusal Balesi, İsveç Kraliyet Balesi, Hollanda Ulusal Balesi, Norveç Ulusal Balesi, Houston Ballet, Béjart Ballet Lausanne, Tokyo Balesi, Prag Ulusal Balesi, Moskova Stanislavski Tiyatrosu, Centre Int. de Danse de Cannes Rosella Hightower yaz kursu, Les Ballets de Monte-Carlo, Kanada Ulusal Balesi ve Bolşoy Tiyatrosu gibi topluluk ve okullarda misafir sanatçı olarak görev yaptı.

Kariyeri boyunca aldığı ödüller arasında Paris Konservatuvarı Birincilik Ödülü (1981), Houlgate Yarışması’nda Altın Madalya (1985), Paris’te yapılan Uluslararası Yarışma’da Altın Madalya (1987) ve ‘Positano ve Leonide’ Ödülü (1995) yer almaktadır.

www.sanatlog.com

Nobuyuki Tsujii Türkiye’de!

Klasik müzik dünyasının en çok konuştuğu isim…

Doğuştan görme engelli genç piyanist Nobuyuki Tsujii 9 Aralık’ta CRR’de!

Uzakdoğu, Ortadoğu, Amerika, Asya ve Avrupa’da sayısız konser gerçekleştiren doğuştan görme engelli, 23 yaşındaki, Japon piyanist Nobuyuki Tsujii, 9 Aralık Cuma akşamı saat 20.00’de Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda konser verecek. Van Cliburn Uluslararası Piyano Yarışması’nın şampiyonu olan Nobuyuki Tsujii, Mozart, Beethoven ve Mussorgsky’den eserler seslendirecek.

“Piyano vücudumun bir parçası gibi.”

Henüz 8 aylıkken annesinin dinlettiği Chopin yorumları içinden tercih yapabilen Nobuyuki Tsujii, 2 yaşında geldiğinde, annesin hediye ettiği oyuncak piyano ile oynamaya başlamış. Doğuştan görme engelli Tsujii, bu sebeple piyano çalmanın kendisine hep çok basit ve doğal geldiğini, piyanoyu vücudunun bir parçası gibi hissettiğini söylüyor.

Piyano çalarak insanları mutlu etmek.

Nobuyuki Tsujii 5 yaşındayken ailesiyle gittiği alışveriş merkezinde piyano sesini duyar duymaz piyanistin yanına gitmek ister. Piyanisten izin isteyip tabureye oturan Tsujii çalmaya başladıktan sonra etrafının insanlarca kuşatıldığını fark eder.  “Ne güzel çalıyor”, “Dahi çocuk” fısıldaşmalarının arasında Tsujii; piyano çalarak insanlarla iletişim kurabileceğini ve onları mutlu edebileceğini anlar.

Müziğin sınırları olmadığını gösteren doğuştan görme engelli Nobuyuki Tsujii, 1988 Tokyo doğumlu. Dünyanın sayılı orkestraları ve salonları tarafından ilgiyle takip ediliyor.

Nobuyuki Tsujii, Japonya’da pek çok sanatçıdan daha çok tanınıyor. Yalnızca 2009-2010 sezonunda, Asya kıtası dâhil olmak üzere 50’nin üzerinde performans sahneleyen Tsujii, 2010 yazında, Ravinia Festivali’nde ilk defa sahne aldı. 2010-2011 sezonunda ise sanatçı; Mondavi Center, UCLA Performans Sanatları Merkezi’nde Takacs Quartet ve Yutaka Sado gözetimindeki BBC Filarmoni ile birlikte performans sergiledi.

İlk ödülünü 7 yaşındayken Japonya’da düzenlenen Görme Engelliler Müzik Yarışması’nda kazanan Tsujii, 12 yaşındayken Tokyo Suntory Salonu’nda resitaller vermeye başladı. Japonya’nın önde gelen orkestraları ve aynı zamanda dünyanın önde gelen orkestraları ile birlikte Asya, Avrupa, Amerika ve Orta Doğu’da konserler veren sanatçı, 2005 yılında 16 yaşındayken Polonya’da düzenlenen 15. Uluslararası Frederic Chopin Piyano Yarışması’nda “Critic’s Award” ödülünü kazandı. 2009 yılında Texas’ta düzenlenen 13. Van Clibrun Uluslararası Piyano Yarışması’nda altın madalya kazanan Nobuyuki Tsujii, halen Ueno Gakuen Üniversitesi’nde Masahiro Kawakami, Yukio Yokoyama ve Kyoko Tabe ile çalışmalarını sürdürüyor.

50.00 - 40.00 - 30.00 ve 20.00 TL olan konser biletleri CRR Konser Salonu Gişesi ve Biletix’te!    

www.sanatlog.com

Philippe Catherine, Sylvian Luc ve Erkan Oğur Aynı Sahnede

Cazın, birbirinden enteresan üç ismi: Philippe Catherine, Sylvian Luc ve Erkan Oğur 8 Aralık’ta CRR’de!

Avrupa’nın iki önemli gitaristi; Belçika’dan Philip Catherine ve Fransa’dan Sylvain Luc, telli aletler üstadı Erkan Oğur ile 8 Aralık’ta Cemal Reşit Rey’de buluşuyor.

Erkan Oğur ve Philip Catherine 90’lı yılların başında perdesiz gitara olan ilgileri sayesinde tanıştı ve dost oldu. 94 yılında Fretless (Perdesiz) isimli bir albüm kaydettiler. Bu albümde ikiliye Bülent Ortaçgil’de eşlik etmişti. “Perdesiz”deki iki eser yıllar sonra Erkan Oğur’un “Bir Ömürlük Misafir” adlı albümünde yeniden dinleyiciyle buluştu.

Doğaçlama soloları ve büyülü melodileri ile kendine sıra dışı bir dinleyici kitlesi edinen Philip Catherine; son albümü “Plays Cole Porter”da gitara uyarladığı Cole Porter şarkılarını davul ve piyano eşliğinde yorumladı.

Philip Catherine’in usta Fransız gitarist Sylvain Luc’la birlikte sahne aldığı konserler çok başarılı oldu. Catherine ve Luc tüm dünyada birlikte konserler veriyor.


Modern cazın üç enteresan isminin 8 Aralık akşamı CRR’de sürprizlerle sahne alacağı konser, gitar sevenler için unutulmaz bir deneyim olacak.

www.sanatlog.com

Estrella Morente Türkiye’de

7 yaşından beri sahnelerde olan ve günümüzün en iyi kadın flamenko şarkıcısı olarak gösterilen, geçtiğimiz sene vefat eden, efsane flamenko şarkıcısı Enrique Morente’nin kızı Estrella Morente 19 Aralık’ta ilk kez Türkiye’ye geliyor. Penelope Cruz’un başrolünü oynadığı, Pedro Almodovar’ın bol ödüllü filmi “Volver” için şarkı söylediğinden beri tüm dünyanın ilgisini çeken Estrella Morente, “Ondas En İyi Flamenko Sanatçısı” ödülü başta olmak üzere, sayısız ödüller almış bir sanatçı. Ünlü şarkıcının ilk albümü “Mi Cante y un Poema” büyük başarısının ardından Peter Gabriel’in Real World plak şirketi etiketiyle tüm dünyada yayınlandı. 2005 sonbaharında biletleri günler öncesinden tükenen “1922” adlı oyunu ile bir flamenko efsanesine dönüşen Estrella’ya İspanyol Radyo ve Televizyon Yayıncıları Birliği, İspanyol Kültürüne katkılarından dolayı “Altın Mikrofon Ödülü” verdi. Uzun zamandır Türk flamenko sevenleri tarafından beklenen sanatçı Türkiye’de ilk kez 19 Aralık’ta Cemal Reşit Rey’de!

ESTRELLA MORENTE Hakkında

Estrella Morente Carbonell 1980 yılında Granada’da dünyaya geldi. Ünlü flamenko şarkıcısı Enrique Morente ve dansçı Aurora Carbonell’in kızı olan Morente aynı zamanda ünlü gitarist Montoyita’nın da torunu. Çocukluğundan itibaren flamenko müzisyenleriyle büyüyen sanatçı daha küçük yaşlardayken sahneye çıkmaya başlamış.

Henüz 7 yaşındayken efsane gitarist Sabicas’la şarkılar söyleyen Morente, 16 yaşına geldiğinde artık dünyaca ünlü televizyon kanallarına konuk olmaya başlayan bir yıldıza dönüşmüş. Uluslararası Kayak Şampiyonası’nın açılış töreninden ünlü televizyon şovlarına çıkan Morente, flamenko efsaneleri Chano Lobato ve Juan Habichuela gibi isimlere eşlik etmeye başlamış. Morente daha sonra ünlü sinema filmi “Sobrevivire”’nin soundtrack albümü için bir şarkı kaydetmiş.

Peter Gabriel, Morente’nin “Los Pastores” şarkısından esinlenirken, Estrella Carlos Saura’nın “Buñuel y la mesa del Rey Salomón” filmi için “Los Cuatro Muleros” adlı şarkıyı söylemiş. Virgin etiketiyle yayınlanan ilk albümü  “Mi Cante y un Poema” adını taşıyor.

1997 yılında ilk solo performansını Granada’da Peña de la Platería’da gerçekleştiren sanatçı, sonrasında Federico García Lorca için yapılan anma programında sahneye çıkmış. Granada ve Freiburg şehirlerinin kardeşliği ilan edildiğinde de sahneye çıkmış ve Alman izleyicileri büyülemiş. Sanatçı aynı yıl Barselona’daki Grec festivali’nde Juan Manuel Cañizares’in konuğu olarak sahneye çıkmış.

Seville’in ünlü tiyatrosu “Teatro de la Maestranza”’da “Huellas de la Argentinita”  prodüksiyonunda da yeralan yıldız, Martirio ve Carmen Linares gibi isimlerle aynı sahneyi paylaşmış.

“Mi Cante y un Poema” prodüktörü olan ve şarkı seçiminden, aranjelere kadar kendisine rehberlik eden babasıyla ilk çalışmasını gerçekleştirirken Estrella’nın bu çalışması Peter Gabriel’in Real World plak şirketinin etiketiyle tüm dünyada yayınlanmış.

Albümün başarısıyla İspanya’nın en ünlü festivallerinde sahneye çıkan sanatçı, 12. Flamenko Bienali’nin kapanış konserini gerçekleştirmiş. 

“Calle del Aire” albümünü 2001 yılında yayınlanan sanatçı, bu albümdeki eklektik tarzıyla büyük ilgi görmüş. Ünlü Kübalı piyanist Pepesito Reyes ile ‘El Manisero’yu kaydeden sanatçı bu şarkı ile birçok ödül kucaklamış.

Ondas “En İyi Flamenko Sanatçısı” ödülü başta olmak üzere birçok ödül alan sanatçı albümleriyle birçok kez platin satışlarını geride bırakmış.

Estrella efsane flamenko şarkıcısı Camarón de la Isla’nın ve babasının hayranı. Şarkıcı Malaga’daki Picasso müzesinin açılışından İspanyol Kraliyet ailesinin katıldığı Londra’nın ünlü salonu Barbican’daki performasına verdiği her konserinde izleyicilerini büyülüyor. Babasıyla bir dizi konser veren Estrella, Cordoba Uluslararası Gitar Festivali’nin de yıldızlarından biri olmuş.

José Sánchez Montes’in çektiği belgesel film “Morente Sueña la Alhambra”’da da yeralan sanatçıyı, dünyaca ünlü yönetmen Pedro Almodovar Penelope Cruz’un başrolü oynadığı “Volver” adlı filminde şarkı söylemesi için seçmiş.

2005 sonbaharında biletleri günler öncesinden tükenen “1922” adlı oyunu ile eleştirmenlerin büyük beğenisini kazanmış. Babası Enrique Morente’nin yönettiği, 1922 yılının Elhamra Sarayında gerçekleşen dillere destan şarkı yarışmasını konu eden bu prodüksiyon ünlü feminist efsaneler La Niña de los Peines ve Maria Zambrano anısına gerçekleştirilmiş. Rafael Riqueni ve Tomatito gibi isimlerin de yer aldığı bu gösteri sayesinde Estrella bir kez daha babasıyla çalışma fırsatı yakalamış.

2006’da büyük bir turneye çıkan sanatçı “Mujeres” albümünü yayınlamış. Estrella’nın kalbindeki kadınlara ithaf ettiği bu albümün prodüksiyonu yine babasına ait. Albüm’ün İspanta turnesi için Madrid, Barselona, Jerez, Valencia  ve Malaga’da konserler veren Morente ardından Broadway’den Marsilya’ya,Sardunya’dan Brüksel’e, Oslo’dan Helsinki’ye kadar dünyanın çeşitli yerlerinde konserler vermiş.

Londra konserleri için babasının yarattığı “Pastora 1922” gösterisini hazırlayan sanatçı, La Niña de los Peines, Maria Zambrano gibi isimlerin eserlerini ve Granada flamenko geleneğini sahneye taşımış. 

Latin Grammy adaylığı da bulunan sanatçı, 2006 yılının “En İyi Flamenko” ödülünün sahibi. İspanyol Radyo ve Televizyon Yayıncıları Birliği, İspanyol Kültürüne katkılarından dolayı sanatçıya ayrıca “Altın Mikrofon Ödülü vermiş.

Dünyanın tek online flamenko dergisi “deflamenco.com“ tarafından 2008 yılında gerçekleştirilen bir anket sonucu sanatçı “Casacueva y Escenario” DVD’si ile “En İyi Konser” ödülünü kucaklamış. Estrella Oslo, Helsinki, Sofya ve Lizbon’daki birçok festivalin yıldızı haline gelirken bir yandan Dulce Pontes’le işbirliği yaparak ‘Dulce Estrella’ turnesine start vermiş. Bu turne Zaragoza’da ki EXPO 2008 fuarında başlamış ve Seville’da sona ermiş. 

2009 yılında Hollanda’da ilk konserini gerçekleştiren Morente, ünlü Musiekgebouw sahnesine çıkmış. Dünyaca ünlü Carnegie Hall’de 2800 kişinin karşısına çıkan sanatçı, bir flamenko efsanesi olarak tüm dünyada en prestijli sahnelerde konserleriyle flamenko geleneğini milyonlara ulaştırmaya devam ediyor.

19 ARALIK 2010 - 20:00, CRR  

Biletler Biletix’de!  www.biletix.com Biletix Çağrı Merkezi (0 216 556 98 00)

www.sanatlog.com

Cervantes Enstitüsü Yeni Yılı İki Konser ile Kutluyor

Altın Çağ’dan çok sesli İspanyol müziği

Cervantes Enstitüsü’nün yıl sonu konseri olarak düzenlediği ilk etkinlik Commentor Vocis grubunun vereceği Rönesans müziğinin en önemli müzisyeni Tomás Luis de Victoria’yı anıyor. Ücretsiz olan konser 11 Aralık Pazar günü saat 20.00’de Beyoğlu’nda Santa Maria Draperis Kilisesi’nde gerçekleşecek.

Commentor Vocis Grubu 2008 senesinde Basilea’da kuruldu ve İspanyol forum panaromasında önemli bir yankı uyandırdı. İsminin de işaret ettiği gibi, grup, sesler hakkında çalışma yaparak, yorumlanabilecek her perdeyi inceliyor. Repertuarları eski koro müziği ve modern müzik arasında bir seçki şeklinde hayat buluyor. İspanya Ulusal Radyosu için farklı kayıtlar gerçekleştiren grup, bu günlerde bir İspanyol Rönesans müziği CD’si kayıt ediyor.

Grubun üyeleri, soprano María Jesús Prieto Menchero, contralto Helia Martínez Ortiz, tenor Miguel Bernal, bas ve şef Héctor Guerrero’dan oluşuyor.

Tomas Luis de Victoria  (Ávila 1548-Madrid 1611) İspanyol Rönesansı’nın ve dönem Avrupası’nın en önemli polifonist ismidir. Avila’da doğmuş, Roma’da, İtalyan Giovanni Pierluigi da Palestrina ile birlikte eğitim görmüştür. 1571 senesinde Collegium Romanum’un müzikal direktörlüğünü yapmıştır. 1578-1585 seneleri arasında İtalyan rahip Felipe Neri ile birlikte dini müzik yazımına katılmış, güzel konuşma sanatıyla da eserler yazsa da, bu tipteki eserleri günümüze ulaşmamıştır. Müzikal bağlamda, 20 ayin ve 44 müziksiz çok sesli ilahiye imza atmıştır. Victoria’nın müziği, ayin müzikleri başta olmak üzere, yaşadığı süre zarfında çok popülerdir. 1611 senesinde Madrid’de yaşama gözlerini yummuştur.

Kanaryalar’dan Çağdaş Müzik

Cervantes Enstitüsü’nün yeni yılı karşılamak için düzenleği ikinci konser ‘Denizin Örtüsünde’ 5 Ocak saat 20.00’de yine Beyoğlu’nda Santa Maria Draperis Kilisesi’nde ücretsiz olarak gerçekleşecek.

‘Denizin Örtüsünde’ Kanarya Adaları Hükümeti tarafından, Septenio Programı kapsamında finanse edilen, disiplinler arası bir projeye ait bir konser. Bu kültür projesi, Kanarya Adalarını, kültür ve yaratıcılığını kullanarak, adaları ve denizlerini, yeni bir bakış açısından tanıtmayı ve Kanaryalar’dan çıkan çağdaş müzik yaratımını desteklemeyi amaçlıyor.

Kanaryalar’dan çıkmış dünyaca ünlü yazarlardan ve 27 Kuşağından olan şair ve yazar Pedro García Cabrera’nın kendine ilham aldığı denizi ve Cabrera’nın şiir ve eserlerini kendine çıkış noktası olarak alan konser, Kanaryalı Gustavo Trujillo, Laura Vega, Dori Díaz ve Milena Perisic gibi kompozitörlerin eserlerinden hazırlanmış bir seçkiye de yer veriyor. Aynı zamanda, Kanaryalar’ın umut vaadeden gençleri arasında düzenlenmiş kompozisyon yarışmasını kazanan eser de bu konserde yer alıyor. Konserdeki müzisyenler: klarnette Juan Félix Álvarez, perküsyonda Javier Rodríguez ve piyanoda Esther Ropón’dan oluşuyor.

www.sanatlog.com

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »