Anasayfa / Etiket Arşivi: Alman ekspresyonizmi

Etiket Arşivi: Alman ekspresyonizmi

The 49th Parallel (1941, Michael Powell & Emeric Pressburger)

49th-Parallel-michael-powell

“Savaş bütün kötülüklerin ve ahlaksal bozulmanın kaynağıdır.” Immanuel Kant “Savaş, büyük öneme haizdir, bu yolla insanların ahlaksal sağlıkları korunur… Ulusların bozulması “sürekli barış” sonucudur.” G.W.F. Hegel “Savaşa yöneticiler değil, halk karar verir.” Immanuel Kant “Yalnızca Monark silahlı güçlere emir verir, savaş ve barış yapar, her türlü anlaşmaya varır ve dış ...

Devamı »

Benjamenta Enstitüsü’nün Görsel İmajları Üzerine

benjamenta-enstitüsü

Önnot: 2007’de yazdığım bir başka yazı… Bu sütunlarda da okunsun istedim. İyi okumalar… “Bu dünyanın insanı irkilten yanı korkunçluğu değil, olağan görüntüsüdür.” Theodor Adorno “Amerikan bağımsız sineması”nın bu sularda pek bilinmeyen animasyon yaratıcıları Quay Kardeşlerin (Stephen & Timothy Quay) ilk uzun metrajlı filmi Benjamenta Enstitüsü (1995,Institute Benjamenta, or This Dream ...

Devamı »

Peeping Tom (1960, Röntgenci)

5354_Peeping-Tom-1

Peeping Tom, Sinemanın Voyeuristic Doğası, Jack the Ripper (Karındeşen Jack) Filmi çektiği dönemde Michael Powell’ın kariyerinin zirvesinde olması ve aynı zamanda kariyerini hemen hemen bitirmesi nedeniyle bu filmin sitede yönetmenin incelenen ilk filmi olması tuhaf karşılanabilir. Ama filmin referansa açık yapısı ve sinemanın kült filmlerine yakın olması hasebiyle (biraz da ...

Devamı »

1 Film 3 Analiz: Alfred Hitchcock’un Psycho’su

psycho-1960-alfred-hitchcock

SanatLog Okuyucularına; Nedensel olarak bakıldığında Psycho’nun, Walter Benjamin’in deyişiyle “aura”sını, bir sinema yapıtı olarak konumlandığı uzamı, öyküsünün çatallı duraklarını, gerek dünya sineması ve korku sinemasındaki, gerekse de Hitchcock filmografisinde teşkil ettiği yeri ve önemi açımlamak bize oldukça güç görünmüştü. Bu nedenle ilk düşüncemiz, muhtelif perspektif ve vizyonlardan, Psycho’nun salt belirli ...

Devamı »

Dışavurumcu Sinema Klasikleri (1) – Fritz Lang’ın Metropolis’i

metropolis_gösteri

“Emeğin ürettiği nesne, üreticiden bağımsız bir erk ve yabancı bir varlık olarak, ona karşı koyar. Emek ürünü, bir nesne içinde saptanmış ve somutlaşmış emektir; emeğin nesneleşmesidir. Emeğin edimselleştirilmesi, onun nesnelleştirilmesidir. İktisat aşamasında, emeğin bu edimselleşmesi, işçi için kendi gerçekliğinin yitirilmesidir. Nesnelleşme nesnenin yitirilmesi ya da nesneye kölelik olarak; temellük “yabancılaşma” ...

Devamı »