Anasayfa / Etiket Arşivi: yabancılaşma

Etiket Arşivi: yabancılaşma

40 Metrekare Almanya (1986, Tevfik Başer)

40-metrekare-almanya-tevfik-baser-sanatlog-sinema

Sınırsız Hiçlik İsviçreli yazar Max Frisch; 1961 ile 1973 arası I. Kuşak misafir ya da göçmen işçi dönemi olarak geçen zaman diliminde Almanya’ya göç eden Türkler için, ‘’Biz işçi bekliyorduk, insanlar geldi.’’ sözü ile özeleştirisini yapıp istisnai bir örnek oluştursa da, göç olgusunun bozulmayan kaidesi; yaşanılan kültür şokunun etkisiyle kimlik ...

Devamı »

Yeraltı (2012, Zeki Demirkubuz)

yeralti-engin-gunaydin_sanatlog-com-sinema-analizleri

‘’Bu zavallı vücuda bakın, onun acılarını ve arzularını bu zavallı ruh, kendisine göre açıkladı.’’ (Nietzsche, Böyle Buyurdu Zerdüşt) Rene Girard, yeraltını, ‘’metafizik hakikatin ters dönmüş imgesi’’ şeklinde tanımlamıştı ‘’Yabani sayılacak derecede yapayalnız, ruhumu sıkan, dağınık bir yaşamım vardı.’’ cümlesiyle başlayan hikâye için. Demirkubuz da bu imgeyi, Dostoyevski’nin yaptığı şekilde hem ...

Devamı »

Demolition (2015, Jean-Marc Vallée)

jean-marc-vallee-demolition-sanatlog-com

Yeniden Başlayabilenlere “Yağmurluyken görmezsin beni Güneşliyken düşünürsün beni” (Julia) Demolition (2015, Yeniden Başla) Jean-Marc Vallée’nin 9. filmi. İlk filmlerinden başlayarak bireysel ve aile içi sorunlardan toplumsal sorunlara varan bir çizgide filmler çekmiştir. Demolition, Davis Mitchell’in (Jake Gyllenhaal) trafik kazasında karısını kaybetmesi ile düştüğü duygusal çöküntüden hareketle kendini yeniden keşfetme sürecini ...

Devamı »

Her (2013, Spike Jonze) ve Midnight in Paris (2011, Woody Allen)

her-2013-spike-jonze-film

Geçmişte, Geleceksiz Bir Şimdi Spike Jonze’un son filmini (Her) seyretmeye başlar başlamaz, “Yine geleceğe dair bir kurgu!” diye geçirdim içimden. Ve Amerikan sinema endüstrisinin neredeyse başlangıcından bu yana “ürettiği”, geleceği öngören (ya da öngörmeye çalışan) onlarca film geliverdi aklıma. Çok uzun süredir, hemen her yıl Amerikalı yönetmenler/senaristler gelecekte “işlerin” nasıl ...

Devamı »

Seconds (1966, John Frankenheimer)

seconds-filmi-john-frankenheimer_sanatlog-com

John Frankenheimer’ın Seconds’ı (1966, Saniyeler), yönetmenin ‘Paranoya’ üçlemesinin, politik gerilim türündeki The Manchurian Candidate (1962, Casuslara Karşı) ve Seven Days in May’in (1964, Mayısta Yedi Gün) ardından gelen son halkası. Üçlemenin ilk iki filminin aksine gişede hüsrana uğramış, eleştirmenlerce beğenilmemiş ve hak ettiği değeri uzun yıllar görememiş, alışılmışın dışında bir ...

Devamı »

Çılgın Kalabalıktan Uzakta: Bay Hulot’nun Tasfiyesi

jacques-tati-filmleri

Bay Hulot kimdir? Temsil ettiği bir şey var mıdır yoksa varlığı kendi başına buyruk mudur? Modern toplum onu kabullenmek, o ise modern topluma uyum sağlamak zorunda mıdır? Bay Hulot neden konuşmaz? Konuşabileceği bir şeyleri var mıdır? Modern Paris’te bir yaşam alanına sahip midir? Yoksa yaşamakta olduğu ev de dönüştürülmeye mahkum ...

Devamı »

Kötülük Bir Virüs Yazılımıdır

sanatlog.com

Evrende “logos” dediğimiz bir düzenleyicinin olduğunu kabul etmekteyiz. Buna “evrensel akıl” diyebiliriz, ya da gezegenimiz söz konusu olduğunda “doğanın aklı” diyebiliriz. Doğa, kendi dengesi ve düzeni içinde varlığını sürdürüyor malumunuz.  Hegel, “Varolan her şey akla uygundur, akla uygun her şey varolacaktır.” derken bir “logos”dan söz ediyordu. Ancak, insanların kurduğu sosyal ...

Devamı »

Effi Briest (1974, Rainer Werner Fassbinder)

sinema-siteleri

Giriş, Bir Fontane Uyarlaması “Wie im Himmel, Wie in der Hölle” (Cennetteki gibi, Cehennemdeki gibi) [Rainer Werner Fassbinder, “Effi Briest”] Fassbinder’in en ilgi çekici filmlerinden biridir “Effi Briest”. Film 1974 yapımı olup Theodore Fontane’nin aynı isimli romanından uyarlamadır. Fontane’nin diğer romanlarında olduğu gibi romanın asıl konusu 19. yüzyıl sonu Prusya’sında ...

Devamı »

Angst essen Seele auf (1974, Rainer Werner Fassbinder)

secim-bayazit-sanatlog.com

“Das Glück ist nich immer lustig.” [Rainer Werner Fassbinder, Angst essen Seele auf] “Angst Essen Seele Auf” (Korku Ruhu Kemirir) 1973 yapımı bir Fassbinder filmidir. Filmin directoral tarzı ve anlatısal içeriği dikkate değer biçimde ilk dönem filmlerinden farklılık arz eder. Onun ilk filmlerinde kullandığı tarzdan sonraki filmlerine doğru gittiğinizde solgun ...

Devamı »

The Tenant (1976, Roman Polanski)

roman-polanski-apartman-uclemesi

Giriş Roman Polanski’nin 1976 yapımı filmi soğuk ve düşman bir çevrede yaşayan psişik bir yabancılaşmayı ifade eden ilginç filmlerden biridir. Bu film Polanski’nin Repulsion’u ile oldukça yakın paralellikler taşımaktadır. Trelkovsky bir anlamda Repulsion’un kadın başrol oyuncusunun erkek versiyonu olarak bile kabul edilmiştir. The Tenant filmi klasik perili köşk filmlerinin urban ...

Devamı »

1 Film 6 Analiz: Blowup (4. Analiz – İrem Aydın)

sanatlog-sinema-yazilari

“Duyular kimi zaman insanları aldatır; buna göre, belki de her zaman aldatmaktadır.” (Descartes) “Her imgede bir görme biçimi yatar ve her imge bir görme biçimi yaratır; bir fotoğrafta ne denli az olursa olsun, fotoğrafçının sınırsız görüntü arasından o görüntüyü seçtiğini farkederiz; fotoğraflar sanıldığının aksine nesnel, mekanik kayıtlar değildir… Pozlanmış fotoğraf ...

Devamı »

Michelangelo Antonioni Klasikleri (2) – Il Deserto Rosso (1964)

avrupa-sanat-sinemasi

Modern birey, akılcı toplum içerisinde, insanın değil, aklın baskısını yaşamaya başlamıştır. Bu akılcılık, burjuva hayatı içerisinde daha belirgindir, akıl araçsallaştırılmıştır. Patron da köle de aklın kurallarına göre dönen çarklar içerisindedir. Modern toplumda akıl, duyguları köreltmeye ve o’nu belirlemeye başlar. İnsanlar ise bu baskı altında özgür değildir. Aydınlanma çağından beri insanı ...

Devamı »

Delilik ile Aşk Aynı Şey

À-bout-de-souffle

Bu yazıda, Godard’ın yapıtlarını kalkış noktası yaparak “yabancılaşan” aşk ve aşk ilişkilerine, “aşkın delilik hali”ne bakacağız. Fransız Yeni Dalga’sı (Nouvelle Vague) ile birlikte kadın imajı da değişip dönüşmüştür. En genel anlamıyla insan-öznenin düşünce ve eylem yapısının karmaşıklığı À bout de souffle’da (1960) Patricia’nın da (Jean Seberg) içinde bulunduğu o geniş ...

Devamı »

Michelangelo Antonioni Klasikleri (1) – L’eclisse (1962)

L'eclisse - Alain Delon & Monica Vitti

L’eclisse filmi, Michelangelo Antonioni’nin yalnızlık üçlemesinin önemli (Alienation Trilogy) halkalarından birisidir. Bazı kritiklere göre bu üçlemeye “Red Desert” (Il Deserto rosso / Kızıl Çöl) filmi de eklenir. Film 1962 yapımı olup başrollerini Monica Vitti ve Alain Delon canlandırmaktadır. Filmin konusu bir yazarla ilişki yaşayan çevirmenin onunla ilişkisini bitirmesi, borsa simsarı ...

Devamı »

Özgürlüğün Diğer Adı

Edvard Munch - Çığlık

Delilik; düşünce, inanış, davranış ve duygu açısından yaşadığımız toplumda farklı olma durumudur. Bu farklılık belki sorunlara bir çözüm, belki bir kaçış, belki de sadece her insanın içinde var olan ve uyandırılmayı bekleyen aslandır.   Hangi açıdan bakarsak bakalım kesinlikle kolay kolay ulaşılan bir mertebe değildir.   Bu mertebeye ya isteyerek, ...

Devamı »