Kerem Görsev Quartet Kanyon’da Caz Havası Vol.18′de
Nisan 26, 2010 by Editör
Filed under Duyurular, Etkinlik Cetveli, Gösteriler & Topluluklar, Konser, Müzik, Sanat, Sanatsal Etkinlikler, Türk Sanatçılar
Bekleyiş sona eriyor! Kanyon’da Caz Havası’nın en çok beklenen isimlerinden biri olan Kerem Görsev, 2 Mayıs tarihinde Kanyon’da dinleyicileriyle yeniden buluşuyor.
1967′de konservatuvara girdiği günden beri cazla iç içe yaşayan, profesyonel olduğu 1983′ten beri sürekli çalan ve tekniğini geliştiren, uzun yıllar gece kulüplerinde ABD’li pek çok vokaliste piyanosuyla eşlik eden Kerem Görsev, Kanyon’da Caz Havası Vol.18’in bu haftaki konuğu olacak.
Usta cazcı bu özel konserde, 2003 yılında New York’ta Russell Gunn, Eric Revis, Alvester Garnett ve Marcus Strickland gibi günümüzün önemli caz yıldızlarıyla birlikte kaydettiği 9. albümü Meeting Point’ten şarkılara yer verecek.
Piyanoda Kerem Görsev, tenor ve soprano saksafonda Engin Recepoğulları, kontrbasta Kağan Yıldız ve davulda Ferit Odman’dan oluşan Kerem Görsev Quartet, 2 Mayıs Pazar günü saat 13:00’te Kanyon’da sahne alacak.
Bu keyifli performansı kaçırmak istemeyen herkesi 2 Mayıs Pazar günü Kanyon’a, Kerem Görsev Quartet konserine bekliyoruz.
Tarih : 2 Mayıs 2010
Yer : Kanyon Aktivite
Saat : 13: 00-15: 00
Kanyon
Büyükdere Cad. No:185 Levent
Tel: 0212 353 53 00
SanatLog-Azize Röportajı
Nisan 25, 2010 by Editör
Filed under Azize, Dünya Müziği, Duyurular, Manşet, Müzik, Müzik Albümleri, Röportajlar, Röportajlarımız, Sanat, Türk Sanatçılar
Azize ile debut albümü “Yeni Bin Yılın Aşığı” ve sanat yaşamı üzerine söyleştik…
Herkese iyi okumalar…
SanatLog: SanatLog okuyucularına kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
Azize: Varlık değerini bilen, bireysel gelişimin peşine düşmüş bir kadının müziğin açtığı delikten kafasını çıkartıp ‘ben de varım’ diye seslenişi, her insan kadar farkedilme çabası olan duygusal bir karakter. Aşkın kapısından içeri girdi gireli başka bir adrese ihtiyacı kalmamış bir gezgin, bir aşık…
SanatLog: Albümü henüz dinlememiş olanlar için sormak istiyoruz: “Yeni Bin Yılın Aşığı” aşk ve yolculuk izleklerinin, arayış ve kendini buluş temalarının mistik düzlemde kurgulanması üzerine bir albümdür, diyebilir miyiz?
Azize: Kesinlikle arayışın sonsuzluğunda ve varılacak bir yer olmadığının bilincinde bir düzlemde tüm yazılar. Kalpte söyleşi, kalp ile seslenişi kadının.
SanatLog: Bu aşamada aşk nedir, Azize’nin aşktan anladığı nedir?
Azize: Teslimiyet, güvenle bırakış. Orada olabilme anı. Şimdi. Güvenli bir omuzda yok olabilen kadın bir savaşçı belki de…
SanatLog: Bu bağlamda popüler kültür içinde aşk olgusunu nasıl değerlendirirsiniz?
Azize: Tüketen bir doğanın insanların üzerine giymek zorunda bırakılışı ile, yokluğun, teslimiyetin doğasından gitgide uzaklaşan “ben” demekten korkmuş insanlar ve derinine inilmemiş, dibine varılmamış aceleye gelip aslında kaçırılmış anlar. Aşkın inkarı.
SanatLog: “Hece” isimli şarkınızda “Aşıksan / Gide-gele doyduysan / Güneşini bulduysan / Sönmezsin” diyorsunuz. Bir insanın büyüyebilmesi için, varlığını anlamlandırabilmesi için aşkla buluşması mı gerekiyor?
Azize: Aşkın bütünü varlığın kendisi. Ancak kalpte açılan kapı karşı cinse güvenen doğa kadının doğal yapısı. Bu sözler mistik tarafından bakıldığında ruhun gidiş gelişleri ve sonsuzluğa kavuşması, emprik tarafından yaşandığında da aradığına kavuşan teslimiyeti anlamış kadının anlatısı olabilir. Bence şarkılar ve şarkı sözleri her yürekte kendi halini alır, manayı dinleyici zamanla kendiyle özdeşleştirir, tam anlamıyla benim tanımım yetersiz. Bence zaman verelim, dinleyicinin tanımları önemli olan…
SanatLog: Albümdeki bütün şarkı sözleri size ait olduğundan –bu arada albümle birlikte bir de şiir kitabı edinebileceklerini okurlara anımsatalım– rahatlıkla sorabiliriz: Bu albüm ile ortaya çıkan ürün Azize’nin büyüme, olgunlaşma, kendini bulma öyküsü mü?
Azize: Olgunlaşmaya doymayan yaşlı ruhlu bir kadının çocukça şarkı söyleme arzusu ile dinleyiciye yürekten seslenişi diyelim…
SanatLog: Tasavvufta, Doğu felsefesinde gelişme sürekli ve döngüseldir. Peki, büyüdüğünüze, kendinizi bulduğunuza inanıyor musunuz, yoksa arayışınız devam mı ediyor?
Azize: “Varılacak bir yer olmadığının bilincinde” diye yazdığım bir teşekkür yazısı bulunuyor albümde, inancın tasviri olmaz, kelam yetersiz, sadece araç, varmak olmadan, olmaya devam etmek için burdayız… Bütünlüğün, birliğin inancı, bilinci, farkındalığı ile dopdoluyum.
SanatLog: Kendinizi tasavvufi literatüre mi, Doğu felsefi-dinsel anlayışlarına mı yakın hissediyorsunuz? Örneğin Tagore okur musunuz?
Azize: Bütünlüğün, birliğin inancı, bilinci, farkındalığı ile dopdoluyum. Tagore okumuyorum.
SanatLog: “Buldum” isimli şarkınızda “Azize’den ilahi sözler beklemeyin!” diyorsunuz… Sanırım göksel adalet yerine bir özne olarak insanın kendisi ilgilendiriyor sizi?
Azize: Ruhun kapalı kalmış milyonlarca kapıyı teker teker arayıp bulmak, açmak ve girmek, daha sonra dönüşmek için insan bedeninde bir anahtar olarak yer aldığının bilincindeyim. Yani bütünün kendisi anahtarı insan için, yine insan.
SanatLog: Albümün ortaya çıkışında çok nadide isimler yer alıyor: Erkan Oğur, İlhan Erşahin, Şirin Pancaroğlu, Baki Duyarlar, Yinon Muallem, Göksel Baktagir, Cenk Erdoğan, Burcu Karadağ gibi… Debut albümünüzde bu büyük bir şans ve deneyim sanırım?
Azize: Bu kalbini kirletmemiş bir niyetin hayallerine kavuşmasının gerçek örneği. Bu albümde nasip olmuş büyükler için çok uzun bir zaman sabır ve inançla bekledim. Her bir şarkı için binlerce kez şükür ediyorum diyebileceğim sadece bu aslında, çünkü her dinleyişimde benim yüreğim pır pır ediyor hala.. Hepsine sonsuz teşekkürler sunuyorum her gün yüreğimden. Baki Duyarlar’ın yüreğinden açtığı besteleri ile birbirine bağlanmış zincirin halkaları gibi tamamlandı tüm albüm ve ben hala şaşkınlık içinde çocuksu bir sevinç içindeyim.
SanatLog: Saydığımız müzisyenlerle çalışmak önünüzde yeni ufuklar açmıştır mutlaka…
Azize: Ben müzikten ziyade ağıtlar yakan şarkıları a ve b’den oluşan biriydim kendi bestelerimde. Önce notaların, formların içine sokuldum. Baki Duyarlar beyni ve profesyonelliği ile, sonra ayrı ayrı her bir besteci ve duayen müzisyen ile yan yana gelişim müziğin hallerini öğretti ve sonsuz ve devam ediyor ve edecek…
SanatLog: Albümünüzün alternatif duruşu apaçık görülüyor: Olabildiğince farklı enstrüman, ölçülü bir çok-seslilik… Etnik tınılar, caz doğaçlamaları…oldukça keyifli, hoş bir izlenim bırakıyor…
Azize: Samimi ve gerçek duyduğunuz her nota. Her bir parça duayenlerin güvenli doğasında genç bir şairin teslimiyeti kelimeleri aracılığı ile. Gerçek oluşu tek güvencem, sanıyorum teker teker gönülleri fethedecekler, çünkü masumlar…
SanatLog: Bizim için alternatif, güzel bir yolculuk olan “Yeni Bin Yılın Aşığı”nı müzikseverler niçin dinlemeliler?
Azize: Aşık olmak için…
SanatLog: Son olarak; gelecekteki projeleriniz nedir?
Azize: Kalemim, kelamım, müziğim, nefesim susmasın, gerisi gelecektir sanıyorum.
SanatLog: Vakit ayırdığınız için çok teşekkür ediyor, dinleyiciniz bol olsun diyoruz…
Azize: Çok keyifliydi, çok teşekkürler…
Fotoğraflar: Aykut Uslutekin
Azize’nin web adresi: www.azize.com.tr
Söyleşi Soruları: Operadaki Sessizlik & Hakan Bilge
Söyleşi: Hakan Bilge
VİDEOKLİP BÖLÜMÜ: LOBİ KARTI & “İSTANBUL” VİDEOKLİBİ
Mekanda Zamanın İzleri
Üç Ressam; Esma Demir, Semra Taşdemir ve Süheyla Sabır 12 Nisan- 8 Mayıs 2010 tarihleri arasında ORMO SANAT GALERİSİ’nde “MEKANDA ZAMANIN İZLERİ”ni sürüyor…
Mekânsal alanda, yaşanan farklı zamanların izleri, bazen keskin yapısal çizgilerle, geleceğin bilim kurgu mekânlarında, bazen soyut kuşbakışı kesitlerle şimdiki anda ve bazen de geçmişin eski katmanlı sığınaklarında, dar sokaklarında akıp giderken zaman…
Sessizce kaybolmaz, bıraktığı izlerde farklı hikâyeler anlatır.
Süheyla Sabır; tuval ve kâğıt üzerine karışık teknikle yaptığı işlerinde, uzaysal boşluk içinde geometrik formlarla, zamandaki izleri soyut bir anlatımla resmediyor. Böylece şimdiki anın resmini “zamansız” farklı bir boyuta taşıyor.
Semra Taşdemir; tuval üzeri yağlı boya çalışmalarında, yapısal dar alanlar ve labirentlerden, geçmiş zamanın izlerini silmeye ve yeni bir gelecek kurgulamaya çalışmaktadır. Renkler ve çizgilerle yarattığı dar koridorlardan ve yanılsama dolu labirentlerden çıkış ararken, yitip giden zamanla yarışarak, geleceğe yetişmeye çalışır.
Esma Demir, tuval üzerine karışık teknikle ürettiği çalışmalarında, eski kartpostallarda olduğu gibi, geçmişin solmuş ve aşınmış izlerini yansıtır. Esma Demir’in kompozisyonlarında, geçmiş anların birikimleri, üst üste gelerek katmanlar oluşturur. Sokaklar sanki kimse yaşamamışcasına ıssızdır ve zaman durmuş gibidir…
12 Nisan Pazartesi günü saat 18:00’de, Ormo Sanat Galerisi’nde gerçekleştirilecek açılış daveti ile başlayacak olan “MEKANDA ZAMANIN İZLERİ” sergisi, 8 Mayıs 2010 tarihine kadar sürecek.
SanatLog Haber
“Sınırlar Yörüngeler 07-08” Yarışmasının Sonuçları Açıklandı…
Nisan 22, 2010 by Editör
Filed under Duyurular, El Sanatları, Sanat, Sanatsal Etkinlikler
Siemens Sanat’ın genç sanatı desteklemek ve güncel sanat için bir platform oluşturmak amacıyla düzenlediği “Sınırlar Yörüngeler” yarışmasının sonuçları açıklandı. Genç sanatçıların kendilerini ifade edebilmeleri için ilk kez 2007 yılında düzenlenen ve dört yıldır genç sanatçılarla buluşan yarışma bu yıl da büyük ilgiyle karşılandı.
Alan gözetmeksizin tüm lisans ve lisansüstü öğrencilerine açık olan yarışmaya başvuruda bulunan genç sanatçıların resim, video, fotoğraf, yerleştirme gibi farklı yöntemlerle oluşturdukları yapıtlar; Canan Beykal, Mürteza Fidan, T. Melih Görgün, Gülçin Özdemir ve Emre Zeytinoğlu’nun yer aldığı “Sergi Değerlendirme Kurulu” tarafından değerlendirildi. Çok sayıda başvuru arasından yapılan değerlendirme sonucunda, Başak Akçakaya, Ebubekir Aydın, Orhun Erdenli, Özge Ertanın, Erol Eskici, Nesibe Güneş, Ahmet Doğu İpek, Neslihan Kaleli, Can Kurucu, Başak Mangör, Tuba Merdeşe, Yağız Özgen, Melis Uğuz, Başak Leman Umut, Ebru Ceren Uzun, Merve Üstünalp, Mehmet Vanlıoğlu ve Faruk Yigen’in yapıtları sergilenmeye hak kazandı.
Sanatçı: Başak Leman Umut
Yapıtı: “El emeği Göz Nuru”
9 adet ultrason fotoğrafının nakış işi yorumu, Yerleştirme
Sanatçı: Faruk Yigen
Yapıtı: “Dönüşüm”
100 x 160 cm, Tuval Üzerine akrilik
Sanatçı: Özge Ertanın
Yapıtı: “Customs Policy”
Sanatçı: Tuba Merdeşe
Yapıtı: “Çekmeceler”
Kibrit kutularından yapılmış heykel
Yarışmanın sonucuna göre başarılı bulunan 18 sanatçının seçilen yapıtlarının yer alacağı ‘Sınırlar Yörüngeler 07’ ve ‘Sınırlar Yörüngeler 08’ isimli iki sergi gerçekleştirilecek. 5 Mayıs-11 Haziran 2010 tarihleri arasında gerçekleştirilecek ‘Sınırlar Yörüngeler 07’ sergisinde 9 sanatçının yapıtları ziyaretçilerle buluşacak. Bu sergiyi başarılı bulunan yapıtların ikinci bölümünün sergileneceği ‘Sınırlar Yörüngeler 08’ izleyecek. Her iki sergi de Siemens Sanat’ta görülebilecek.
Siemens Sanat – Meclisi Mebusan Cad. No:45 Fındıklı – İstanbul / Tel: (212) 334 11 04
8. Kadıköy Sanat Günleri / Sinema Buluşmaları
Nisan 22, 2010 by Editör
Filed under Duyurular, Sanat, Sanatsal Etkinlikler, Sinema, Türk Sineması, Yeşilçam Klasikleri
TÜRK SİNEMASI HAFTASI SEBEBİ İLE UNUTULMAZ BİR TÜRK FİLMİNİ İZLİYORUZ…
9 Nisan’da başlayan 8. Kadıköy Sanat Günleri 13 Haziran’a dek çeşitli Kültür-Sanat Etkinlikleri ile devam ediyor.
Genç Sanatçılar ve Sanatseverler Derneği’nin düzenlediği hiçbir maddi sponsoru olmayan ve Kadıköy Belediyesi’nden sadece teknik anlamda destek alan 8. Kadıköy Sanat Günleri Halkın istediği sanatçıları Halk ile buluşturuyor.
8. Kadıköy Sanat Günleri/Sinema Buluşmaları kapsamında düzenlenen etkinlikte bu kez Türk Sineması Haftası sebebi ile oyuncu Halit Akçatepe’nin katılımı ile Türk Sinemasında derin izler bırakan bir birinden değerli oyuncu ve film ekibinin yer aldığı MAVİ BONCUK adlı filmin ücretsiz gösterimi gerçekleştiriliyor.
MAVİ BONCUK / 1974
Yönetmen: Ertem Eğilmez
Senaryo Yazarı: Zeki Alasya, Ertem Eğilmez, Sadık Şendil
Oyuncular: Emel Sayın, Tarık Akan, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Münir Özkul, Adile Naşit, Kemal Sunal, Halit Akçatepe, Perran Kutman
Tür: Komedi
Süre: 78 dk.
Konu: 4 arkadaş Emel Sayın’ın çalıştığı bir gazinoya giderler. Ancak burada kötü muamele görünce, gazinonun sahibinden intikam almak için Emel Sayın’ı kaçırmaya karar verirler. Planları başarıyla uygulayan arkadaşlar, Emel Sayın’a da çok iyi davranırlar. Ancak,gazino patronundan istedikleri fidyeyi almayı başaramazlar.
TARİH: 28 NİSAN ÇARŞAMBA SAAT: 20.00
YER: KADIKÖY BELEDİYESİ HALİS KURTÇA KÜLTÜR MERKEZİ NECDET MAHFİ AYRAL SAHNESİ
DETAYLI BİLGİ : www.gencsanatcilar.org















