Metin Demirtaş - Umutsuzluk Yasak

Aralık 11, 2010 by admin  
Filed under Edebiyat, Sanat, Siir, Ustalara Saygı

“Kar dalları örttü”
Kavruldu en yamanı çiçeklerin
Kalbim, katlan bunlara
Çünkü kıştır yaşanılan
Amansız, limansız bir kış
Ve sarılmışız dört bir yandan

Ama düşün kalbim
Düşün, kavgayla kazanılacak dostları
Direnen, adressiz yaşayan dostları
Fışkıracak ekinleri
İlkyazla karlar altından

Ve doludizgin geçerek
Her acıyı bir sevinçle
Yolu yok kalbim
Sağ çıkacağız bu acılardan

Çünkü umutsuzluk yasak
Yılgın türküler söylemek de
Çünkü yürüyor umudun ordusu
Umutsuzluğu kurşuna dizerek

Metin Demirtaş

Umutsuzluk Yasak

(,1970-1975)

Nâzım Hikmet - Seviyorum Seni

Aralık 10, 2010 by admin  
Filed under Edebiyat, Sanat, Siir, Ustalara Saygı

ekmeği tuza batırıp yer gibi
geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi,
ağır posta paketini, neyin nesi belirsiz,
telâşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi,
denizi ilk defa uçakla geçer gibi

İstanbul’da yumuşacık kararırken ortalık,
içimde kımıldanan bir şeyler gibi,
. ‘Yaşıyoruz çok şükür’ der gibi.

Nâzım Hikmet

Aleksandr Sergeyeviç Puşkin - O’na

Aralık 6, 2010 by admin  
Filed under Edebiyat, Sanat, Siir, Ustalara Saygı

Anımsıyorum o büyülü ânı
Karşımda beliriverdiğin,
Uçup gidici bir hayal gibi,
Dehası gibi saf güzelliğin.

Bunluklarında ümitsiz hüznün,
Telâşın yorucu tasalarında,
Çınlardı o tatlı ses uzun uzun,
O güzelim çizgiler görünürdü bana.

Yıllar geçti. İsyancı dalgalarında fırtınaların
Dağılıp söndü eski hayaller,
Unuttum tatlı sesini senin
Ve silindi Tanrısal çizgiler.

Issızlıkta, karanlığında tutsaklığın
Sessizce uzayıp gidiyordu günlerim
Tanrısız, esinsiz, gözyaşsız,
Yaşamsız ve sevgisizdim.

Ve bir an geldi, uyandı ruhum:
Ve işte sen yeniden belirdin,
Bir hayal gibi, uçup giden,
Dehası gibi saf güzelliğin.

Ve yürek çarpıyor bir esrimeyle,
Ve yeniden canlanıyorlar onda
Tanrısallık da, esin de,
da, gözyaşı da, aşk da.

Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

O’na

Çeviren: Ataol Behramoğlu

Karl Marx - Jenny’ye

Aralık 5, 2010 by admin  
Filed under Edebiyat, Sanat, Siir, Ustalara Saygı

I

Jenny! Gülerek sorarsın
Neden şarkılarım “Jenny’ye”,
Yalnız senin için yüreğim hızla çarparken
Şarkılarım yalnız senin için ağlarken
Yürekleri yalnızca senden esinlenirken
Her hece söylerken yalnız senin adını
Alırken her ses yalnız senden tınılarını
Soluklarım Tanrıça’dan atmazken adımını.
Çünkü sevgili adın öyle tatlı çınlıyor,
Bana neler söylüyor onun uyacıkları,
Dopdolu, çeşit çeşit sesler yankılanıyor,
Uzaklarda titreşen Ruhlara gider sanki,
Altın telli Sitern’in dalgalanan uyumu,
Bilinmeyen, güpgüzel, tılsımlı bir şey gibi.

II

İşte! Binlerce cilt doldurabilirim,
“Jenny” yazarak yalnız her satırına,
Gizleniverir yine düşünceler, duygular,
Sonsuz yapı, mutlak İstenç, dizeler arasına,
Taptatlı dizeler ki yumuşacık özlerler,
Bütün ışımaları Esîr pırıltısını,
Kutsal sevinci, korkunç kederin acısını,
Benim olan tüm ve Bilginin tadını.
Yukarlardaki yıldızlarda okuyabilirim,
Zefir’den yankılanıp geri gelir o bana,
Kuduran dalgaların uğultusundan gelir.
Evet, nakarat gibi yazabilirim onu,
Görebilsinler diye gelecek yüzyıllara -
AŞK JENNY’DİR, JENNY DE AŞKIN ADI.

Karl Marx

Jenny’ye

1836

Çeviri: Barış Pirhasan

Yorgo Seferis- Yadsıma

Aralık 5, 2010 by admin  
Filed under Edebiyat, Sanat, Siir, Ustalara Saygı

Bir güvercin gibi ak
o gizli kıyıda
susadık öğle üzeri:
ama tuzluydu sular.

Sarı kumların üstüne
adını yazdık onun,
ama bir rüzgâr esti denizden
ve silindi yazılar.

Nasıl bir ruh, bir yürek,
nasıl bir istek ve tutkuyla
yaşadık: yanılmışız!
Değiştirdik öyle yaşamayı.

Yorgo Seferis

Yadsıma

Çeviren : Cevat Çapan

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »