Anasayfa / Etiket Arşivi: yeşilçam filmleri

Etiket Arşivi: yeşilçam filmleri

Vatan, Millet, Sinema

tarkan_filmleri-kartal-tibet

“Tarihî film” denince aklımıza ilk gelen şeyin “Türklerin düşmanlarıyla mücadelesini” konu alan filmler olması Türkiye’ye özgü bir durum değildir. Her ne kadar “tarihî film” genel anlamda tarihsel olayları konu alan ve gerçeği doğruya en yakın biçimde yansıtan bir tür olarak tanımlansa da, savaşın ve köklerini milli hasletlerden alan kahramanlıkların en ...

Devamı »

Türk Sinemasının Üniversiteye Bakışı

otobus-yolculari_ertem-gorec

Lumier kardeşlerin 1895’de sinema aygıtını bulmasından sadece bir yıl sonra, İstanbul’da halka açık ilk sinema gösterimi yapıldığında, Türkiye’de üniversitenin öncüsü olarak kabul edilen ilk Darülfünun deneyiminin (1863) üzerinden yaklaşık otuz yıl geçmiştir. Ancak 1900’de sürekli eğitime geçebilen Darülfünun’un, modern üniversite görünümünü aldığı İkinci Meşrûtiyet yılları ise konaklardaki özel seansların dışında, ...

Devamı »

Yeşilçam’ın Politikayla İmtihanı

ergenekon-davasi-hakan-bilge-sinema-elestirmeni

Bu yazıda, Cüneyt Arkın’ın Cemil ve Cemil Dönüyor filmlerinden hareketle 70’lerin polisiye sinemasının asal bileşenlerini ve bu filmlerdeki suç ve suçlu etiğinin doğasını okumaya çalışacağım. Yanı sıra her iki filmdeki ideolojik parametreleri gözden geçirmek suretiyle Arkın’ın Türk sineması için ne ifade ettiğini de göstermeye çalışacağım. 70’ler Yeşilçam’ın tarihe karışmasına ramak ...

Devamı »

Türk Sinemasının Dünü, Bügünü, Yarını

porno-filmleri

Sinemanın Türkiye’ye girişine 1896–1897 yıllarından başlarsak kendimizi 90 yılı aşan bir sinemasal maceranın içinde buluruz. Bu sinemasal maceranın dönüm noktası ise ilk çevrilen filmler oluyor, ister konulu, ister belgesel. Fuat Uzkınay’ın tartışılan “Aya Stefanos’taki Rus Abidesinin Yıkılışı”nı (1914) bir başlangıç olarak saydığımızda Türkiye’de 74 yıldan beri (yapımın durduğu yılları düşersek ...

Devamı »

Yeni Komedi Filmlerinin “Politikası”

Komedi Filmlerinin Politik Angajmanlığa Uzaklığı [Tez: Hayatın bütün alanlarının politikleşmesi, güç/iktidar ilişkilerinin hiç boşluk bırakmadan hayata tahakküm etmesi de olgusal bir toplum ilişkisi ise; her tür sınıf içi ve sınıflar arası davranış kendi normunu kabul ettirmiş yahut baskısı reddedilemez politik biçimin, geniş anlamıyla ideolojinin yansısı ve hatta kendisi olmak durumundaysa; ayrıca ...

Devamı »

Türk Sinemasında Oyunculuk

Sinema tarihçileri, genelde, bir ülke sinemasını değerlendirirken daha çok o sinemayı yaratan yönetmenlere ağırlık verirler, yaratıcıları önemserler, akımlar ve başyapıtlar üzerinde dururlar. Bu yöntem doğaldır hatta geleneksel ve kaçınılmazdır. Ancak bu yapılırken nerede ise zorunlu olarak bir haksızlığa yol açılır, geniş seyirci kitleleri için sinemanın en çekici veya tek çekici ...

Devamı »

Yeşilçam’da Kopan İstismar Furyaları

yesilcam-sinemasi

Türk sinemasında istismardan söz edince çoğumuzun ve özellikle belli bir kuşağın aklına seks filmleri furyası gelir. Oysaki Türk sinemasının tarihsel gelişim serüvenine baktığımızda sadece cinsellik sömürülmez; gözyaşı, masal, aksiyon, çocuk, kovboy, tarih, güldürü, arabesk, inanç… Ne varsa sömürülmüştür. İstismar ya da furya filmlerinin genel karakteri, dar bütçeli ve ticari eğilimli ...

Devamı »

Dünyayı Kurtaran Adam, B Filmleri, Bilimkurgu Sineması

sanatlog

Beethoven’in 5. senfonisi vs Hacıbektaş-ı Veli Türbesi.. Beckett’in Endgame’ini andıran bir varoluşsal ortam.. “Anamın tarhana çorbası” temelli halk edebiyatı.. Beyinsiz uzaylılar ile çevrili bir dünya.. Sihirbaz tarafından dillendirilen içinden pathos’un eksik olmadığı, Schiller’e taş çıkartan bir edebi söylem: “Sana ulaşamamak seni kaybetmek değildir dünya!” Dünyanın oluşumunu ve yeniden doğuşu andıran ...

Devamı »

Mektubun Sinemasal Tarihinde Gezinti

The-Go-Between

Bu yazıda, mektubun sinemasal coğrafyadaki kültürel ve insansal algılanışı/okunuşu üzerinde duracağız; yazınsal haritayı da kat ederek… Defaatle sorulan klasik soru: Mektup öldü mü? Kamusal alanda fazla bir yeri yok, kabul; ama yazınsal tür olarak mektup hiç ölmedi. Bizi ilgilendiren de bu zaten. Mektup, edebiyat ve sinema sanatı var oldukça yaşamaya ...

Devamı »