Andante Klasik Müzik Ödülleri

Müzik sadece ritimlerin birbiri arasında süzülmenin ötesinde sarıp sarmalanmış olan tarihi kucaklayan ve farklı kültürleri kulağımızın dibine getiren bir organik yapıdır. Müzikoloji ve canlı performans arasında bir ayrım yapabilmek ise neredeyse imkânsız. Bunları yazısal olarak müzik dinleyicilerine aktarabilmek ise işin en sorumlu açılımı. “Türkiye’nin Klasik Müzik Dergisi” sloganıyla 2002′de yola çıkan Andante, sekiz yıldan beri ülkemizdeki klasik müzik tutkunlarının sesi oldu. Zamanı geldi zorlandı, zamanı geldi tüm olumsuzluklara rağmen tırnaklarıyla tutundu, alın terinin magazin camiasındaki örneği oldu. Ama koşullar ne olursa olsun hep var oldu, var olmayı başardı, kendi emeği, saygınlığı, kararlılığı ve sorumluluğu ile. Ülkemizde pek çok derginin sırtını dayadığı büyük holdinglere rağmen yok olup gittiğini düşünürsek Andante sorumlu ve sürdürülebilirliğin bu kulvardaki kraliçesi olup, bir ilki başardı. Zira o bir klasik müzik savaşçısı, amacı bu tarzı ülkemizdeki müzik severlere yazısal formatta ulaştırmak, kamuoyunun dikkatine çekmek ve dünyayı bizlere dinletmek.

Andante için klasik müzik hiçbir zaman sofistike dinleyiciler için olmadı, tam aksine herkesin müziği oldu. Sevgili dostum Serhan Bali’nin beynini çektiği Andante “klasik müzik” teriminin farklı açılımlara gebe olan 700 yıllık bir tarih olduğunu bizlere sundu. Ortaçağlardan 21. yüzyıla yayılan bu yelpaze içerisinde bize uygun olan klasik müzik seçkisini bulmanız ise burada yazıldığı kadar kolay değil elbette, ama Bali ve ekibi bu meydan okuyucu görevi de başarıyla becerdi. Klasik müzik uzmanlarına dünyadaki yenilikleri, klasik müzik yabancılarına tarzın temellerini, gezginlere dünya festivallerini ve bir sürü alt başlık ile hepimizin kendimize yakın hissedebileceği stile, döneme, kanalize olmamızı sağladı. Bunu yaparken de hiç yılmadı, hep kucak açan oldu…

Bir toplumun ne kadar ileri olduğunu anlamak için stantlarda mevcut olan kategorilerde kaç tane alt başlıklı dergi olduğuna bakmak yeterli. Ülkemizin bu konuda daha yiyeceği çok fırın ekmek var. Ama Andante sürdürülebilirliği, istikrarlı emeği ve sorumluluğu ile bu kulvarda şapka çıkartılacak bir öncü oldu hiç şüphesiz.

Bu yetmiyormuşçasına şimdi de Andante bir ilke daha imza atıyor: Türkiye’nin ilk Klasik Müzik Ödülleri. Evet, böyle bir ödül kavramı ne yazık ki ülkemizde hala yok ama bu artık değişecek. 7 Mayıs 2010 Cuma günü, Hasköy’deki Rahmi Koç Müzesi’nde hepimiz bir ilke tanık olacağız. Beşi özel ödül olmak üzere toplam yirmi sekiz kategoride dağıtılacak klasik müzik ödülleri, Türkiye’de bu alanda bugüne dek düzenlenmiş en geniş kapsamlı etkinlik olarak tarih sayfalarında büyük ve kalın harflerle yerini alacak. Klasik müzik konusunda ülkemizdeki üstatlardan oluşturulan 54 kişilik jüri heyetinin oylarını kullanması sonucunda “Türkiye’nin 2009 yılı boyunca klasik müzik alanında en iyi performansı sergileyen kişi ve Kurumları”nın kimlikleri belli oldu. 7 Mayıs 2010 akşamı ise bu kişi-kurumların 28′i sıyrılıp Andante’nin de tasarımını yapan Kerem Demir imzalı ödülü avuçlayacak.

Artık bizim de bir Klasik Müzik Ödülümüz var; adı da “Andante Klasik Müzik Ödülleri”. Darısı diğer tarzların başına…

Yazan: Zekeriya S. Şen

muzik@tikabasamuzik.com

Doğan Hızlan Lefkoşa’da Kitap Tanıtımına Katıldı

KKTC’ye Edebiyat Desteği

SANAT ve edebiyat dünyasınınönemli isimlerinden gazeteci, yazar ve eleştirmen Doğan Hızlan, Türkiye’den KKTC’ye yazılı sanat eserleri ve kitapların ulaştırılmasında ortaya çıkan yasal engellerin kaldırılması gerektiğini belirterek, yavru vatana edebiyat desteği verdi. Prof. Dr. Oğuz Karakartal’ın yeni kitabının tanıtımına katılan Hızlan, KKTC’de hayranlarıyla da biraraya geldi.

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Bölüm Başkanı Oğuz Karakartal’ın Kıbrıs’ta ‘Türkiye Kültür Adamları ve Eserleri’ kitabının tanıtımı, Lefkoşa Merit Otel yapıldı. Kıbrıs’ta Türk edebiyatının 1974 öncesinde de büyük eserler ortaya koyduğunu belirten Karakartal, 1873-1974 yılları arasındaki yazarların eserlerini biraraya getirmekten büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Karakartal ayrıca, yeni kitabının tanıtımına olanak sağlayan Merit Grubu’na teşekkür etti.

Tanıtım örenine Gösteri Dergisi Yazı İşleri Müdürü Hami Çağdaş ile katkılan Doğan Hızlan, Türk edebiyatının yavru vatana ulaştırılmasında karşılaşılan zorluklara dikkat çekti. Hızlan, uzun süredir bu sorunun yaşandığını ve bir edebiyat eseri ya da kitabın adaya getirilmesinin önündeki engellerin Türk edebiyat dünyasının bütünleşmesine imkan sağlamak için kaldırılması gerektiğini söyledi. Seçkin bir kalabalığın katıldığı törende Doğan Hızlan ve Oğuz Karakartal, kitaplarını imzalayarak hayranlarıyla buluştu. Hızlan ayrıca, Merit Lefkoşa Genel Müdürü Mine Gürses’le birlikte otelin anı defterine de duygularını yazdı.

SanatLog Haber

www.sanatlog.com