“Tesadüf” - Sara Baruh Resim Sergisi

30 Nisan 2010 Yazar: admin  
Kategori: Duyurular, Resim, Sanat, Sanatsal Etkinlikler, Sergiler

Etkinliğin;

ADI: “TESADÜF”

TÜRÜ: Resim Sergisi

SANATÇI: Sara Baruh

YER: İSO - ODAKULE  SANAT GALERİSİ, Beyoğlu

DÖNEM: 6 MAYIS–5 HAZİRAN 2010 Pazar hariç 11.00-18.00 Giriş serbesttir.

AÇILIŞ : 6 MAYIS PERŞEMBE 2010 18.00 – 20.00

İSO-Odakule Sanat Galerisi, 6 MAYIS – 5 HAZİRAN 2010 tarihleri arasında, Sara Baruh’un “TESADÜF” adlı Kişisel Resim Sergisini konuk ediyor.

Sara Baruh İsviçre’nin Cenevre şehrinde yaşayan, Türkiye dışında ve içinde birçok kişisel sergileri açılmış önemli bir sanatçımız. 1985 yılında Jean-Luc Barbier atölyesinde başlayan sanat eğitimi 2000 yılına kadar, Cenevre Güzel Sanatlar Akademisinde ve Ecole Martenot’da devam etmiştir.

Sara Baruh soyut resimlerine önceden hazırlanmış bir plan ile başlamaz, kendisini “tesadüflerin” eline bırakır, önüne çıkan her kapıyı açtığında bir yenisi ile karşılaşır, kapılar önünde art arda açılır ve sanatçının keyifli serüveni sürer.

Sarah Baruh resimlerine ad vermez, seyredenleri duygularıyla baş başa bırakmayı ve hissettikleri anlamı ve adı kendilerinin yüklemelerini tercih eder.

Resimlerinde her türlü malzemeyi, tekniği ve rengi kendini kısıtlamadan serbestçe kullanan sanatçımız için esas olan şekillerin, renklerin, tonların armonisini-uyumunu elde etmektir; çünkü uyumun, dengenin izleyene huzur verdiğine ve başarılı sanat eserinde çok önemli bir yer tuttuğuna inanır.

Geçmiş Sergileri: Manoir de Cologny, Cenevre (1997); Galerie Antidote, Cenevre (1998); Galerie Diorama, Cenevre (2000-2002); Galeri Artist, Istanbul (2004-2006); Mine Sanat Galerisi, Istanbul (2005); Galerie du Tir, Cenevre (2006); Dem-Art Galeri, Istanbul (2007); Akademist, İzmir (2007) Katıldığı Fuarlar: Basel (2005); Tüyap(2005); ArtIstanbul (2005-2006)

TESADÜF

“Özgün Sanatçıların yaratıcı eylemi, araçsal aklın belirleyiciliğine karşı, bir kaçış çizgisi olarak kendini göstermiştir. Modern toplum, insanı kuşatan tüm sosyallikleri mekanikleştirirken ve “şeyleşme” süreci çağdaş bireyi yoğun bir yabancılaşma girdabına sokarken, sanatın estetik evreninin araçsallığın ve materyalizmin ötesinde bir alana doğru yönelmesi belirginleşmiştir. Sanatın bir yüzü görünene bakarken diğer yüzü soyut evrene doğru bir “kapı” aralar. Sanatın bir ayağı dış dünya toprağına basarken diğer ayağı bilinç-altına dayanır ve bu bölgeyle en dolaysız teması soyut sanat kurar.

İyi bir soyut eserin rastlantısallıklardan öte, en az figüratif resimler kadar, okumaya açık olduğunu gördüğümüzde, Sara Baruh’un sanatındaki estetik başarının dayandığı zemini kavramamız kolaylaşacaktır. Sanatçı rengin ve formun olanaklarını süzdüğü üslubuyla soyut resim geleneğimizde yeni geçitler açabilecek özgünlükte yapıtlar ortaya koymaktadır. Sanatçının Türkiye ve Avrupa soyut sanat geleneği içinde elde ettiği özgün yeri - sanat sosyolojisinin, estetiğin ve eleştirel kuramın bakış açısıyla yapılacak değerlendirmeler sonucunda- Hegelci “aşma” duygusuna paraleldir.” K.A.

“Sara Baruh’un resimlerinde bir taraftan dışavurumcu boya kullanımı diğer taraftan da “en az ile anlatım” isteği hâkimdir. Sanatçı yüzeyi formların baskısından kurtarmakta ve rengin boşluğuna bırakmaktadır, resmin içindeki tüm temsil yükünü boşaltıp sonsuz olanı, kavramı yüceltmektedir. Yüzeyin, renklerin, tesadüflerin sürüklediği sanatçının ulaştığı nokta bir dışavurum resmidir. En az ile anlatım düşüncesi soyut resim yapan sanatçıların varacakları en üst noktadır, bu aşamadaki resim artık bakılacak olmanın ötesinde okunacak bir eserdir.” S.Y.

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

İlişkili yazılar

Yorumlar

1 Tweet

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz...
Yorumunuzda avatar çıkması için gravatara üye olmalısınız!




Additional comments powered by BackType