Anasayfa / 2016 / Eylül

Aylık Arşiv: Eylül 2016

Beasts of the Southern Wild (2012, Benh Zeitlin)

Su, sonsuzdur; canlı yaşamı suyun etrafında gelişmiş, medeniyet su ile doğmuştur. Ayrıca su yeryüzünün her noktasını yağmurlar yağıp tufan geldiğinde kaplar. Tufanda, fırtınalar kopacaktır. Gücü olmayan boğulacak, yaşayacak yer ve gıda azalacaktır… Dört dalda Oscar adayı olan Beasts of the Southern Wild (Doğanın Hayvanları) filminde dünyanın sonu gelmiş gibi bir ...

Devamı »

Tozlanmış Benlikler: Hitchcock’un Ölüm Kararı

“Sarışınlar çok iyi kurban olurlar. Kanlı ayak izlerini gösteren bakir kar gibiler.” –Alfred Hitchcock “Ben tür yönetmeniyim. Sindrella’yı film yapsam, insanlar at arabasında ceset ararlar.” –Alfred Hitchcock Cinayet ve gerilim türlerinin kült yönetmeni Alfred Hitchcock, ‘Gerilim Ustası’ (Master of Suspence) lakabını kazanma yolunda birçok farklı temayı filmlerinde işledi. Ele aldığı ...

Devamı »

Sahi Bir Bilge Olgaç Vardı

Unutulmuş gibi algılanabilecek bir başlık. Oysaki hayır unutulmadı. Geleneksel hale getirilip getirilemediğini çözemesem de Bilge Olgaç film gösterimleri yapılıyor, adına hürmeten çekilmiş bir belgesel var, hatıraları kitaplarda geçiyor. Türk sinemasının cinsiyetinin erkek olarak bilindiği dönemde bir kadın yönetmen olarak yerini alıp gösterdiği cesaret ve uzun süreli kariyeri kendisi hakkında yazılan ...

Devamı »

Sunset Blvd. (1950, Billy Wilder)

Sunset Boulevard (1950, Sunset Bulvarı) şaşaalı Hollywood endüstrisinin acımasız iç yüzünü ve sesli döneme geçişle sönüp giden yıldızların kaybolan şöhretlerini, trajik düşüşlerini göstermekle kalmayıp aynı zamanda narsist bir eski yıldızın hayata, yarattığı sahte benlikle ve egolarıyla tutunmaya çalışmasını anlatmaktadır. Film her zaman havuzlu bir evi olmasını isteyen genç senarist Joe ...

Devamı »

Sonuncu Jön: Tarık Akan

Tarık Akan’ın doğum tarihine hiç dikkat ettiniz mi? Dünyaya geldiği yıl bin dokuz yüz kırk dokuzdur. Tevellüdü, Yeşilçam’ın Yeşilçam olduğu en cafcaflı dönem, yani altmışların sonu ve yetmişlerin başı için oldukça geç bir tarihtir aslında. Ancak bu gecikme onun için hiçbir engel teşkil etmemiş, tersine, kendisinden bir kuşak önce, otuzlu, ...

Devamı »

Büyüleyici Sesiyle Umudun ve Hüznün Kadını: Imany

Afro-soul’un son zamanlardaki dikkat çeken isimlerinden biri olan, müziklerinde caz, soul, pop, blues ve folk ezgilerine yer veren ve asıl adı Nadia Mladjao olan fakat sahnede Arapça kökenli ve Arapçada inanç anlamına gelen takma adı kullanan Imany, on çocuklu bir ailenin kızlarından biri olarak 5 Nisan 1979’da Fransa, Martigues’da dünyaya ...

Devamı »

Yaşamak, Gezmek, Ölmek

Doğmak, büyümek, öğrenmek, inanmak, sevmek, üretmek, tüketmek, korumak, değiştirmek. Yaşamak, gezmek, okumak. Yaşamak öğrenilebilir mi? Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi? İspanya’ya hiç gitmedim. Ama bugün sizi İspanya’da bir gezintiye çıkaracağım. Dilerseniz İspanya bahçelerindeki bir gecenin müziğini de dinleyebilirsiniz. (1) Bir yeri orada yaşayan mı en fazla tanır, dışarıdan ...

Devamı »

Truman Capote’nin Trajedisi

“Yaşamım -en azından bir sanatçı olarak- tıpkı bir vücut ısısı gibi kaydedilebilir: Yükselme ve düşüşler, son derece kesin evreler.” Çağdaş Amerikan edebiyatının ve Güney geleneğinin en önemli yazarlarından Truman Capote, en sevdiğim kitaplarından biri olan ‘Bukalemunlar İçin Müzik’e bu cümlelerle başlar. Kimseden örnek almadan, esinlenmeden, ansızın 8 yaşında yazmaya başladığında, ...

Devamı »

Feminist Filmlerde Sınır İhlali

Anneke Smelik’in feminist sinemaya ve film teorisine, dişil öznelliğin temsili içinden baktığı kitabının temelleri, 1978’de ilk kez feminist bir film seyrettiğinde atılır. Benliğinde iz bırakacak denli derinden sarsan, onu feminist bir seyirci olarak kuran bu film, Margarethe von Trotta’nın Christa Klages’in İkinci Uyanışı’dır. Filmlerinde mutlaka iki kadın kahramana yer vererek ...

Devamı »

They Live (1988, John Carpenter)

Holywood Sineması çoğu zaman sinemayı ticari bir sektör ve filmi de ideoloji pompalayıcı bir meta olarak karşımıza çıkarır. Ancak “Her iyinin içinde bir kötü; her kötünün içinde de bir iyi vardır” düsturu gereğince, Holywood Sinemasını da toptan çöpe atamayız. Nitekim 1988 yapımı They Live (Yaşıyorlar) filmi de Holywood’un bize göre ...

Devamı »

Apocalypse Now (1979, Francis Ford Coppola)

İngiliz edebiyatının en önemli modern klasiklerinden olan ve Jale Parla’nın deyimiyle okuru değişik anlatı katmanlarında gezindiren, Joseph Conrad’ın Karanlığın Yüreği adlı romanının iki uyarlaması mevcut. Bunlardan ilki Francis Ford Coppola’nın Kıyamet (1979, Apocalypse Now) filmi. Tam anlamıyla bir klasik. Michael Ryan ve Douglas Kellner, Politik Kamera adlı kitabında bu filmi ...

Devamı »

Belle de jour (1967, Luis Buñuel)

Edebiyat ve Psikolojinin Birey Kavrayışındaki Farklılıklar Üzerine Bir İnceleme: Gündüz Güzeli Varlık dilsizdir ve zihin gevezedir. Bunun adına bilmek denir. –Cioran Yaşam tasarlanmamış ve planlanmamış bir kendiliğindenlik üzerine tutkuyla yaşandığında, içerisinde binlerce gizem, heyecan, haz ve keder taşır. Varlıkla hemhal olduğumuz her randevusuz karşılaşma, geçmiş yaşantıların biricikliği üzerine inşa edilen ...

Devamı »

La fille sur le pont (1999, Patrice Leconte)

“Sana bir hikâye anlatacağım: Uzun zaman önce sokağın çift tarafında, 22 numarada kalırdım. Sokağın karşısındaki tek numaralı evlere bakar; orada oturan insanların daha mutlu, odalarının daha güneşli, partilerinin daha eğlenceli olduğunu düşünürdüm. Aslında onların odaları daha karanlık ve küçüktü. Sonra onlar da sokağın karşısına gözlerini diktiler. Çünkü biz şansı hep ...

Devamı »

Aaahh Belinda (1986, Atıf Yılmaz)

“Biri kurbağa öper, biri yüzyıllarca uyur, biri 7 cüceyle yaşar, biri kuleye kapatılır, Bir masal prensesi olsan bile kadınlık zor.” (Turgut Uyar) Atıf Yılmaz’ın en önemli sanatsal ve kültürel mirasıdır dokusunu kadın hikâyeleriyle ördüğü filmleri. Gündelik hayatın içerisinden çekip çıkarttığı, çoğumuzun kayıtsız kaldığı sıradan ama sert gerçekler; ahlaki ve insani ...

Devamı »
kuşadası escort
bursa escort
ümraniye escort
çankaya escort
escort izmir