Anasayfa / Sinema / Kült Filmler / 120 Maddede Alfred Hitchcock ve Filmleri

120 Maddede Alfred Hitchcock ve Filmleri

alfred-hitchcock

1-Tam adı Alfred Joseph Hitchcock’tur. 1899’da İngiltere doğmuş, 1980’de ABD’de ölmüştür.

2-Sinemaya girmeden önce yalnızca Henley telgraf şirketinde tekniker olarak çalışmıştır.

3-Hayatı boyunca yalnızca bir kadınla birlikte olmuştur. O da ölümüne kadar evli kaldığı Alma Reville’dir.

4-Hitchcock çiftinin tek çocuğu olan Patricia Hitchcock, ustanın Stage Fright/Sahne Korkusu, Strangers On A Train/Trendeki Yabancılar ve Psycho/Sapık filmlerinde de rol almış bir aktristtir.

5-Sinemaya, sessiz filmlerin ara yazılarındaki arka planları tasarlama işiyle başlamıştır.

6-1922 yılında çekmek isteyip bitiremediği Number 17 ve Hugh Croise’nin yardımcı direktörlüğünü yaptığı Always Tell Your Wife haricinde kendi namına çektiği ilk film 1925 tarihli The Pleasure Garden/Zevk Bahçesi’dir.

7-Kitleler tarafından tanınmasını sağlayan ilk filmi The Lodger: A Story Of London Fog/Kiracı’dır.

8-Sinemada filme aldığı ilk görüntü, bir revü şovunda izleyicilerden birinin revü kızlarını dürbünle izlemesi sahnesidir. İzleme teması daha sonraki Hitchcock filmlerinde sıkça kullanılır; hatta Rear Window/Arka Pencere başlıbaşına bu temayla alakalıdır.

9-İlk sesli filmi olan Blackmail/Şantaj’a kadar 9 film çekmiştir.

10-Kendisinin en sevdiği filmi Shadow Of A Doubt/Şüphenin Gölgesi’dir. Genel olarak en sevdiği film ise Fritz Lang’in Der Müde Tod adlı yapımıdır.

11-25 film çektiği İngiltere dönemini çıraklık dönemi olarak kabul eder. ABD’ye gelişi ile beraber ustalık dönemi başlamıştır.

12-İngiltere döneminin çoğu filmi DVD olarak basılmamıştır. En ünlüleri The 39 Steps/39 Basamak ve The Lady Vanishes/Kaybolan Kadın’dır.

13-İngiltere döneminde beraber en çok çalıştığı aktörler Ivor Novello ve Carl Brisson’dır (2’şer film). Aktristlerde de Madeleine Carroll, Anny Ondra, Lillian Hall-Davis ve Isabel Jeans 2’şer filmle öndedir.

14-İngiltere döneminde The Lady Vanishes için, New York film kritikçileri birliğinin verdiği en iyi yönetmen ödülü dışında hiçbir ödül kazanmamış, dahası herhangi bir ödül töreninde herhangi bir kategoride aday bile gösterilmemiştir.

15-Sadece The Man Who Knew Too Much/Çok Şey Bilen Adam filmini iki kez çekmiştir. (1934-1956)

16-Toplam 54 uzun metrajlı film çekmiştir. Bu sayıya İkinci Dünya Savaşı esnasında propaganda amaçlı çektiği dokümanterler dahil değildir. Yönetmen olarak içinde bulunduğu toplam proje sayısı 67’dir.

17-ABD’de çektiği film sayısı 29’dur.

18-Hayatı boyunca 5 kez Oscar’a aday gösterilmiş (Rebecca, Lifeboat/Yaşamak İstiyoruz, Spellbound/Öldüren Hatıralar, Rear Window ve Psycho) fakat hepsinde de adaylıkta kalmıştır. Akademi, Hitchcock’a 1968 yılında bir onur ödülü vermekle yetinmiştir.

19-Hitchcock filmlerinden yalnızca Rebecca, 1940 yılında en iyi film Oscar’ını kazanmıştır. Spellbound, Suspicion/Şüphe ve Foreign Correspondent/Yabancı Muhabir filmleri ise en iyi filme aday olmuş fakat kazanamamıştır.

20- En çok Oscar kazanan Hitchcock filmi, 2 ödülle Rebecca’dır. Film en iyi film ve en iyi görüntü yönetimi kategorilerinde ödül kazanmıştır. 1 Oscar kazanan Hitchcock filmleri: Suspicion (Aktrist), Spellbound (Müzik), To Catch A Thief/Kelepçeli Aşık (Görüntü Yönetimi) ve The Man Who Knew Too Much/2. versiyon (Şarkı) olarak kayda geçmiştir.

21-Hitchcock filmleri arasında Oscar’a en çok aday olan film Rebecca’dır. 11 adaylığın 2’sini ödüle çeviren filmin ardından 6’şar adaylık alan Foreign Correspondent ve Spellbound gelir.

22-Hitchcock filmleriyle meşhur olmuş birçok oyuncu olmasına rağmen sadece Joan Fontaine (Suspicion filmiyle) Oscar kazanmıştır.

23-Toplamda en çok ödül kazanan Hitchcock filmi 6 ödülle Vertigo/Ölüm Korkusu’dur. Bu filmi 5 ödülle Psycho izler.

24-Hitchcock, bir yıl içinde en fazla 3 film çekmiştir. Bu yıllar 1927, 1928 ve 1931 yıllarıdır.

25-1925’ten 1960’a kadar sadece 1933, 1952 ve 1957 yıllarında film çekmemiştir.

26-Mayıs 2009 – Mayıs 2010 arasında IMDB Top 250 listesinde bir defada en çok filmi olan yönetmen Alfred Hitchcock’tur. Ustanın 54 filminden 12’si aynı anda bu listede yer alabilmiştir.

27-Hitchcock’un ABD döneminde birlikte en çok film çektiği aktörler, James Stewart ve Cary Grant’tir. Her ikisi de yönetmenin 4’er filminde rol almıştır.

28-ABD döneminde birlikte en çok çalıştığı aktristler; Ingrid Bergman ve Grace Kelly’dir. Her iki aktrist de 3’er Hitchcock filminde rol almıştır. Grace Kelly, Hitchcock’un 3 filminde arka arkaya rol alan tek oyuncudur.

29-Hitchcock’un en sevdiği temalardan biri masum adamın kaçışıdır. Bu temayı kullandığı filmleri; The Man Who Knew Too Much (2 kez), The 39 Steps, Saboteur/Sabotajcı, Dial M For Murder/Cinayet Var (burada masum olan ilk kez kadındır), To Catch A Thief, The Wrong Man/Lekeli Adam, North By Northwest/Gizli Teşkilat ve Frenzy/Cinnet’tir.

30-Hitchcock temalarından bir başkası da sorunlu anne-evlat ilişkisidir. Hitchcock, ABD döneminde, Notorious/Aşktan da Üstün, Strangers On A Train, North By Northwest, Psycho, The Birds/Kuşlar, Marnie/Hırsız Kız ve Family Plot/Aile Tuzağı filmlerinde bu temayı kullanmış, özellikle Psycho’da tema kullanımı zirveye çıkmıştır.

31-Hitchcock, korkunun efendisi olarak bilinmesine rağmen 54 film arasında sadece 2 kez (Psycho ve The Birds) korku filmi çekmiştir.

32-Hitchcock temalarından biri de kuşlardır. The Lady Vanishes ve Foreign Correspondent’ta filmin gizemini oluşturan olaylara kuşlar tanıklık eder. To Catch A Thief’te Hitchcock, elinde bir kuş kafesiyle görülür. Psycho’da Norman Bates, taksidermisttir, aynı zamanda motelin odalarında kuş resimleri bulunur ve Norman, Marion’a “kuş gibi yediğini” söyler. The Birds ise kuş temasının zirvesidir. Onlarca kuş, insanlara hücum eder.

33-Bilinen gizli servislerin dışında, özellikle de soğuk savaş döneminde ortaya çıkan isimsiz teşkilatlar da Hitchcock filmlerine konu olur. The 39 Steps’e adını veren bizzat teşkilatın kendisidir. The Lady Vanishes’ta, Alman gizli teşkilatı vardır. North By Northwest’in bizdeki adı bizzat Gizli Teşkilat’tır ve ABD-Avrupa kaynaklı bir teşkilatın varlığı işlenir. Torn Curtain/Esrar Perdesi ve Topaz ise Soğuk Savaş sonlarının gizli teşkilatlarını işler.

34-Naziler, Hitchcock filmlerine direkt olarak iki kez konu olur. Bunlar Notorious ve Lifeboat’tur. Ancak, Nazi zulmünden kaçan Alman karakterinin bulunduğu I Confess/İtiraf Ediyorum ya da Nazizm eleştirisi olarak çekilen Rope/İp gibi filmlerde de Naziler vurgulanmıştır.

35-Hitchcock, kendi filmlerinde kısa rollerle yer alma anlamına gelen cameolarıyla da ünlüdür. İlk zamanlarda figüran yokluğundan bunu yapan Hitchcock, sonradan bunu gelenek haline getirip çoğu filminde bir anlığına da olsa görünür. 40’ların sonlarına doğru, izleyici cameo’ya takılıp da filmin özünü kaçırmasın diye filmlerin hemen başında görünmeye başlar.

36-Hitchcock cameolarının en ilginç ve en ünlüsü Lifeboat filminde geçer. Yalnızca bir sandalda, denizin ortasında çekilen filmde, Hitchcock, bir gazetenin zayıflama ilacı reklamında görünür.

37-Hitchcock’un en çok kullandığı cameo, elinde yaylı bir çalgıyla trenden inerken ya da binerken görünmesidir. Blackmail ve Torn Curtain filmlerinde bebeklerle birlikte görünmesi de bir başka ünlü cameo temasıdır.

38-Hitchcock, yalnızca The Wrong Man filmine sesini verir. Filmin başındaki anlatıcı bizzat Hitchcock’un kendisidir.

39-Hitchcock’un en büyük takıntılarından biri de soğuk sarışınlardır. Marilyn Monroe gibi seksapele sahip oyuncuları sevmez. Bunun yerine, masum görünüşlü ama yataktaki hali merak edilen kadınları tercih eder. Anny Ondra, Tippi Hedren, Ingrid Bergman, Grace Kelly ve Janet Leigh bunlardan bazılarıdır.

40- Hitchcock, Rope ve Strangers On A Train haricinde erkeksi çekiciliğiyle ünlü aktörleri kullanmamıştır. Onun yerine güven veren tarzları ve olgunluklarıyla James Stewart, Cary Grant ya da Ray Milland gibi isimlerle çalışmıştır.

41-Hitchcock’un bir başka takıntısı da eş cinsellik ve eş cinsellerdir. North By Northwest’teki Leonard haricinde hiçbir karakteri eş cinsel olduğunu alenen beyan etmez. Fakat Psycho-Norman Bates ya da Dial M For Murder-Swann gibi karakterleri birer eş cinsel olarak yazılmıştır. Bates’in merdivenlerden çıkışı esnasındaki yürüyüşü, açık bir simgedir örneğin. Fakat Swann’ın makasla ilişkisi ya da Norman’ın annesinin kıyafetlerini giymesi gibi tartışmaya açık simgeler de mevcuttur. Eş cinsellikle ilgili bir başka filmi de yine gizli simgelerle tasarlanan Rope’tur. Strangers On A Train’in Bruno’su da eş cinsel olan bir başka karakterdir. Filmlerinde eş cinsel karakterlerinin başlarına gelenlerden dolayı Hitchcock homofobik olarak nam salmıştır.

42-Psikanaliz de Hitchcock’un bir başka ilgi alanıdır. Spellbound ve Marnie’de psikanaliz başlıbaşına bir temadır. Psycho, Strangers On A Train, Shadow Of A Doubt gibi kimi filmler de psikanaliz yardımıyla açıklanabilen hikayelere sahiptir.

43-Alfred Hitchcock filmlerinin kazandığı toplam ödül sayısı 43’tür. Hitchcock’un kendisinin kazandığı ödül sayısı ise 29’dur.

44-Hitchcock’u ABD’ye getiren kişi, ünlü yapımcı David O. Selznick’tir. Hitchcock, North By Northwest’te Roger Tornhill karakterinin isminin sonuna bir “O.” Ekleyerek, yapımcıya saygı duruşunda bulunmuştur.

(Bundan sonraki maddelerde, mutlaka ilk kelime olarak geçen filmler hakkında spoiler bilgiler yer alacak. Bu tip maddelerin başında (S) ibaresi göreceksiniz. İlgili filmi izlemediyseniz, maddeyi okumamanızı öneririm.)

45-Blackmail filmindeki resim, Hitchcock’un özdeşleşme temalı ilk sembol kullanımıdır.

46-Blackmail filminin ilk 10 dakikası, sessiz filmleri terk eden yönetmenin bu tür filmlere saygı duruşudur.

(S) 47-The 39 Steps’teki kelepçe aynı zamanda aşkın bağlayıcılığına dair bir işarettir. Filmin birbirine aşık olan ama bir süre aşkını gizleyen iki kahramanı o süre boyunca birbirine kelepçelidir.

48-The Lady Vanishes’ın girişindeki maket şehir görüntüsü Hitchcock’un teknik bakımdan en zayıf çekimidir. Bu sahnedeki her unsurun maket olduğu çok bellidir. Hitchcock aynı hatayı yıllar sonra Marnie’deki Edgarlar’ın sokağı setinde de yapar.

49-The Lady Vanishes, Hitchcock cameoları arasında en geç ortaya çıkan örnektir. Hitch, filmin sonunda ortaya çıkar.

(S) 50-The Lady Vanishes’ın nişanlısına giden kadın karakterinin yolda bir başka erkeğe aşık olup nişanlısını unutması, Hitchcock hayranlarının, tüm filmler arasında en az onay verdiği durumdur.

(S) 51-The Lady Vanishes’ta kaybolan yaşlı kadının bulunduğundan şüphelenilen vagonda sihirbazlık aletleri vardır. Bu, seyircinin filmde Margaret karakterinin gerçekten de hayal gördüğü konusunda şüpheye düşmesi için bilerek uygulanmış bir Hitchcock hilesidir.

52-Jamaica Inn/Kanlı Meyhane/Jamaika Hanı, Hitchcock’un İngiltere’de en az sevilen filmi olmuştur. Jamaica Inn, Hitchcock’un sesli filmleri arasında en az gişe yapan filmidir.

53-Rebecca, Oscar kazanmış tek Hitchcock filmi olmasına rağmen, yönetmenin sadece mukavele zoruyla çektiği bir filmdir. Hitchcock, Rebecca’yı çektikten sonra “bu filmi bir an önce unutmak istiyorum” der.

(S) 54-Rebecca’da yanan ev sahnesi, gerçekten de yanan bir başka evin görüntüsünün, orijinal ev görüntüsüne üst üste bindirme yoluyla eklenmesiyle ortaya çıkmıştır.

(S) 55-Rebecca’da Joan Fontaine, edilgen tavırlı bir kadındır. Kocasının her türlü aşağılamasına rağmen başına gelenleri onun aşkına bağlar. Joan Fontaine’in bu filmde ismi bile yoktur. (12 Angry Men/12 Kızgın Adam filmindeki jüri üyelerinin durumu gibi) Fontaine’in isimsizliği karakterinin edilgenliğiyle birebir alakalıdır. Film, bu yüzden daha sonra feministler tarafından kızgınlıkla karşılanmıştır.

56-Rebecca, dönemin en iyi aktörü sayılan Laurence Olivier’le Hitchcock’un bir arada olduğu tek çalışmadır.

57-Foreign Correspondent’taki şemsiye sahnesine daha sonra birçok filmde atıfta bulunulmuştur. En meşhuru da Steven Spielberg’in Minority Report/Azınlık Raporu filmindeki benzer sahnedir.

(S) 58-Suspicion, Hitchcock’un yabancılaşma temasını ilk kez kullandığı filmidir. Sosyal bir kadın karakteri oynayan Joan Fontaine, kocasının katil olduğu şüphesi yüzünden asosyalleşmiş ve içine doğduğu topluma yabancılaşmıştır.

(S) 59-Suspicion filminde, içinde zehir olduğundan şüphelendiğimiz süt bardağı sahnesinde etkiyi arttırabilmek için bardağın içine Hitchcock tarafından bir küçük lamba konulmuştur.

60-Suspicion, ustanın Cary Grant’le ilk, Joan Fontaine’le son filmdir.

61-Saboteur, Alfred Hitchcock’un ABD’de çektiği ilk masum adamın kaçışı filmidir.

(S) 62-Saboteur’un finalinin Özgürlük Heykeli’nde çekilmesi, North By Northwest’in finalinin Rushmore Dağı’nda çekilmesi fikrini sağlamıştır.

(S) 63-Saboteur’de baş kahramanın suçlu olmadığına, bir sirk ekibi, bir kör ve bir de dışlanmış adam inanır. Bu, toplumun kendi düzeninde klişelere hapsolmuşluğuna dair bir eleştiridir.

(S) 64-Shadow Of A Doubt’ın kötüsü Charlie Dayı, Hitchcock’un en iyi kötü karakteri sayılır. Charlie Dayı, diğer Hitchcock filmlerindeki kötü karakterlerin aksine, hiçbir zaman yaptıklarından nedamet duymayan nefret dolu bir karakterdir.

(S) 65-Shadow Of A Doubt’ta Charlie Dayı’nın kasabaya gelişi esnasında trenin kara dumanının kasabanın üstüne çökmesi, dayısıyla adaş Charlie’nin, merdiven trabzanlarının gölgesinin üzerine düşmesiyle yaratılan şüpheleri içindeki hapsolmuş kadın görüntüsü gibi unsurlar Hitchcock’un ışık ve set kullanımındaki dehasına müthiş örneklerdir.

66-Lifeboat, Hitchcock’un sıkışmışlık duygusu veren ilk filmidir. Tüm film bir teknede kurtulmaya çalışan birkaç gemi yolcusu arasında geçer.

(S) 67-Lifeboat’ta, yönetmen, teknedeki yolcuların Nazi subayına yaptıklarıyla kötü ile iyi arasındaki farkın sadece koşullara göre oluşabileceğini anlatır. Hitchcock’a göre yeri geldiğinde bir Nazi subayı, bir kazazededen daha iyi bir insan olabilir.

68-Lifeboat’ta ilk ve son kez bir Hitchcock filminde siyahi bir karakter baş rollerden birinde yer alır. Diğer Hitchcock filmlerinde siyahiler ya hiç yoktur ya da figüratif rollerde yer alır.

69-Spellbound’un rüya sekansı için Alfred Hitchcock, ünlü ressam Salvador Dali’den yardım alır.

70-Spellbound, Gregory Peck’e ününü kazandıran ilk filmdir.

71-Spellbound’ta Ingrid Bergman, ABD dönemindeki ilk gerçek soğuk sarışın olarak kayda geçer.

72-Spellbound, eleştirmenlerce sırrını saklama becerisi en az olan Hitchcock filmi sayılmıştır.

(S) 73-Notorious’taki Alex karakterinin finalde içine düştüğü acınası durumdan dolayı Hitchcock, yeri geldiğinde bir Nazi eskisinin bile acımaya muhtaç olabileceğini ispatlar.

74-Notorious’taki şarap şişesi, Hitchcock filmlerinde bir unsurun bulunduğu sahneye hiçbir şey katmamasına rağmen mutlaka sonraki sahnelerden biriyle alakalı olabileceğini gösteren kanıtlardan biridir.

75-Notorious, casusluk ön temasına dayalı, aşk filmlerinin önünü açan ilk yapımdır.

76-Notorious’taki rolüyle Ingrid Bergman, daha sonra Empire dergisi tarafından bir Hitchcock filminin en güzel kadını ilan edilecektir.

77-The Paradine Case/Celse Açılıyor, Hitchcock’un pek sıcak bakmadığı mahkeme filmlerinin az sayıdaki örneklerinden biridir.

78-Rope, hiç kesme yapılmadan her sekansı 9 dakikalık tek çekimlerle gerçekleştirilen, ilk gerçek zamanlı filmlerden biridir.

79-Rope, Hitchcock’un James Stewart’la ilk kez çalıştığı filmidir.

(S) 80-Rope filmiyle Hitchcock, Adolf Hitler’in topluma yararsız kişilerin imhası fikrini ele alır ve finalde bu düşünceyi lanetler.

81-Strangers On A Train, Alfred Hitchcock’un bir filmin içine en çok cinsel sembol yerleştirdiği filmidir. Baştaki lunapark sahnesindeki her unsur ayrı bir cinsel semboldür.

82-Strangers On A Train’in açılışında trende gördüğümüz iki ayakkabının birbirine yanlışlıkla çarpması ve akabinde gelişen olaylar, Hitchcock’un az sayıda ele aldığı kader temasına bir örnektir.

83-Strangers On A Train, Hitchcock’a göre eş cinsel bir ilişkinin kabul edilemez olduğu alt metnini işler.

84-I Confess, Hitchcock’un din temasını ele aldığı en önemli filmidir.

85-I Confess’te rahibin koşu yönüyle gölgesinin ters yöne giden şekli, üzerinde hiçbir oynama yapılmamış gerçek bir görüntüdür.

(S) 86-Dial M For Murder’da Swann’ın Margot’yu öldürmek için kadın çorabını alet olarak seçmesi ve Margot’nun Swann’ı makasla öldürmesi, ters fallik simgelerdir. Bu durum Swann’ın gizli eş cinsel kimliğine bir atıftır.

(S) 87-Dial M For Murder, masum insan temasını içeren filmler arasında masumiyeti bir kadın karaktere yükleyen tek filmdir. Fakat Margot’nun zina suçunu işlemesi, bu durumu muğlaklaştırır.

88-Dial M For Murder, yönetmenin Grace Kelly ile çalıştığı ilk filmidir.

89-Rear Window, çeşitli anketlerde en sevilen Hitchcock filmi olarak seçilmiştir. Film, gösterime girdiğinde kopardığı yaygara ve birçok eleştirmenin filmi nefretle anmasına rağmen, Rear Window kendi değerini sonradan kazanabilmiştir.

90-Rear Window, açık bir biçimde Hollywood’un toplum yaşantısına bakışını ele alır. Evlilik, ahlaksal ikilemler, mikro-toplum gibi alt metinleri birçok okumaya açık olduğundan film, Hitchcock’un Psycho’yla beraber en zengin içerikli filmidir.

(S) 91-Rear Window’da Jeff’in katilden kurtulabilmek için flaşör kullanması, toplumun kirinden arınabilmek için mutlak aydınlanma yolunu kullanmasına dair bir öneri içeren muhteşem bir sahnedir.

92-To Catch A Thief, Hitchcock’un 50’lerdeki en zayıf (belki de tek zayıf) filmidir.

93-To Catch A Thief, Cary Grant ve Grace Kelly’nin kimyasının uyuşmadığı yolunda eleştiriler almış bir filmdir.

94-The Trouble With Harry/Harry’yle Derdimiz, Hitchcock’un açık komediye yöneldiği ender filmlerden biri olsa da toplumsal kirlenmişliği anlatan alt metniyle bir bakıma eleştirel bir özelliğe de sahiptir.

95-The Trouble With Harry, Shirley MacLaine’e şöhret kapısını açan ilk filmdir.
96-The Man Who Knew Too Much’ın ikinci versiyonu, 50’lerde sinemada en çok seyredilen Hitchcock filmi olmuştur.

97-The Wrong Man, 3 açıdan ilktir. Birincisi, hikaye gerçek bir olaydan alınmıştır. İkincisi, Hitchcock ilk defa sesini bu filmde kullanır. Üçüncüsü, Hitchcock, Henry Fonda ile ilk ve son kez bu filmde çalışır.

(S) 98-The Wrong Man, özdeşleşme açısından Hitchcock’un zirve filmlerinden biridir. Önce suçsuz olduğunu bildiğimiz Henry Fonda’yla özdeşleşir daha sonra da akıl sağlığını yitirme eşiğine gelen karısıyla özdeşleşiriz. Hitchcock, nadiren çizdiği olumlu tablolardan biriyle finalde güçlü bir katharsis yaratır.

99-Vertigo, Hitchcock’un 4’lü başyapıt serisinin ilk filmidir.

100-Vertigo’da Kim Novak’ın rolü için önce Vera Miles düşünülür fakat Miles hamile kalınca yerini Kim Novak’a bırakmak zorunda kalır. Bu durum belki de Hitchcock’un şansıdır.

101-Vertigo’daki cam in zoom out tekniği Hitchcock’un buluşudur. Efekt sıkıntısı çeken Hollywood’a bu teknik, ilaç gibi gelmiştir.

102-North By Northwest, Hitchcock’un hafif komedi filmlerinin arasındaki tek başyapıtıdır.

103-North By Northwest’in meşhur ilaçlama uçağı sahnesinde Cary Grant, sette çakıllı bir alanda yerde yuvarlanırken perdeye bindirilen uçak görüntüsü Grant’in mizanseniyle birleştirilerek sunulur.

104-North By Northwest’te James Mason’ın ilk göründüğü sahneyle, Cary Grant’in havaalanındaki sahnesinde, ışık oyunlarının kullanımı zirveye varır.

(S) 105-North By Northwest’te Eva Marie Saint’in Cary Grant’i vurduğu sahnede bir çocuk, silah patlamadan önce kulaklarını kapatır. Hitchcock, bu hataya rağmen, as oyuncularının iyi rol vermesinden dolayı sahneyi aynen filme koyar.

106-North By Northwest’in finalindeki trenin tünele girişi, filmdeki tek fallik semboldür.

(S) 107-Psycho, bir tuvaletin gösterildiği ilk Amerikan filmidir. Film, meşhur duş sahnesindeki kan görüntüsünün sansüre takılacağının anlaşılmasından dolayı siyah-beyaz çekilmiştir.

108-Psycho’daki Norman Bates, tüm zamanların en sevilen kötü karakterlerin başında gelir. Anthony Perkins’in üstüne yapışıp kalan bu karakter, daha sonra birçok korku filmi karakterine de örnek teşkil eder.

109-The Birds’teki kuşlar üzerinde hiçbir hile yapılmamıştır. Kuş saldırıları tamamen gerçektir. Hitchcock, bir kuşbilimcinin danışmanlığında kuşların neye nasıl tepki vereceğini öğrenerek çekmiştir bu sahneleri.

110-The Birds, olgunluğa erişmekte zorlanan bir kadının, başından olağanüstü bir olay geçmesi sayesinde olgunlaşmasının anlatımına dayalıdır.

111-The Birds, çoğunluğu açık alanda ve gündüz geçen ilk korku filmlerindendir.

112-The Birds, Flightplan/Uçuş Planı filminde Jodie Foster’ın üzerinde kuşların olduğu bir bankta oturma sahnesiyle selamlanır. Zaten Flightplan, The Lady Vanishes’ın da modern bir serbest uyarlamasıdır.

113-Marnie, filmde kırmızı rengin şok sahnelerinde kullanımıyla hem çok beğenilmiş hem de çok eleştirilmiştir.

114-Marnie, Hitchcock’un psikanalize en doğrudan göndermelerini yaptığı filmidir.

115-Marnie’de Hitchcock, son kesin başarısını yakalamıştır.

116-Torn Curtain, Hitchcock’un 50. filmi olduğu için büyük bir beklentiyle vizyona girmiş fakat büyük bir hayal kırıklığına dönüşmüştür.

117-Topaz, Hitchcock’un en sevmediği filmidir.

(S) 118-Topaz’de Juanita’nın öldürülüş sahnesi filmin Hitchcock tarzına en yakın sahnesidir. Bu sahne başlı başına cinsel öğelerle donatılmıştır. Hatta Juanita’nın vurulduktan sonra yere düşüp bir çiçeğin açılmasına benzemesi, oral sekse yakın bir pozisyonda durması gibi semboller kullanılmıştır.

119-Frenzy, Hitchcock’un tekrar İngiltere’ye dönüp orada çektiği son filmidir. Marnie’den bu yana eski yeteneklerine biraz olsun yaklaşabildiği ender sahneler bu filmde yer alır.

120-Family Plot, Alfred Hitchcock’un son filmidir. Usta bu filmle aldığı eleştiriler sonrasında jübilesinin geldiğini anlamış ve film çekmeyi bırakmıştır.

Muhammed Tiryaki

[email protected]

Yazarın diğer yazıları.

Hakkında Editör

Hakan Bilge - The Godfather Mitosu (Şule Yayınları, 2015) ve Aşktan da Üstün: Hitchcock Sinemasında Kişisel Bir Gezinti (Doruk Yayınları, 2016) adlı sinema kitaplarının yazarıdır.

Bu yazıya da bakabilirsiniz.

Otopsi: Hitchcock’un Psycho’sunun Sahne Sahne İncelemesi (Görsel Materyallerle Birlikte)

  1960 yılında Paramount Pictures şirketinin gözetiminde, Universal’in stüdyolarında çekilen ve Alfred Hitchcock’un son siyah ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

kuşadası escort
bursa escort
ümraniye escort
çankaya escort
escort izmir