Akbank 7. Kısa Film Festivali Başlıyor!
Şubat 28, 2011 by Editör
Filed under Duyurular, Film Festivalleri, Kısa Metraj, Sanat, Sanatsal Etkinlikler, Sinema, Türk Sineması, Yakın Dönem & Günümüz Sineması
Akbank 7. Kısa Film Festivali 7 Mart Pazartesi 2011 tarihinde kısa filmler, atölye çalışmaları ve söyleşilerle dolu keyifli bir programla başlıyor…
Festival’e başvuran 430 filmin arasından oluşturulan yarışma ve yarışma dışı bölümlerin yanı sıra; Festival’in “ULUSLARARASI BÖLÜMÜ’’nde Almanya, İsrail, Yunanistan, Avustralya, İngiltere, Finlandiya, İran, ABD, Kanada, Brezilya, Singapur, İsveç ve İspanya’dan gelen bol ödüllü kısa filmler sinemaseverlerle buluşacak.
Festivalin “DENEYİMLER” bölümü, kısa film alanında yapımcılık, yönetmenlik, senaristlik ve oyunculuk yapmış çok yönlü ve yetenekli bir ismi Karine Blanc’ı konuk ediyor. Paris’te yaşayan sanatçının Festival kapsamında üç kısa filmi gösterilirken, ayrıca sanatçının deneyimlerini aktaracağı bir de söyleşi gerçekleştirilecek.
Festivalin “KISADAN UZUNA” bölümü ise; Seyfi Teoman’a ayrıldı. Kısa filmle başlayan ve uzun metraj filmlerle sinema serüvenlerine devam eden genç ve başarılı yönetmenin “Apartman” adlı kısa filminin yanı sıra, ilk uzun metraj filmi “Tatil Kitabı” da Akbank 7. Kısa Film Festivali kapsamında seyircilerle buluşacak. Ayrıca “Kısadan Uzuna” başlıklı söyleşide Seyfi Teoman sinema serüvenini kısa filmcilerle paylaşacak.
Sinemaseverler, Festival’in “BELGESEL SİNEMA” bölümünde ise, çektiği filmlerle önemli başarılara imza atmış Pelin Esmer’in “Oyun”ve “Koleksiyoncu” isimli belgesellerini izleme imkanı bulacak. Ayrıca Pelin Esmer, belgesel serüvenini Akbank Sanat’ta gerçekleştirilecek bir söyleşiyle kısa filmcilere aktaracak.
“CANLANDIRMA KISALAR” bölümünde, festival komitesinin davet ettiği ve önemli ödüllere sahip; Finlandiya, Türkiye, Polonya, İspanya, Srilanka, İsveç, Almanya, Japonya ve Litvanya’ dan 16 canlandırma kısa film örneği yer alıyor.
“ÖZEL GÖSTERİM” bölümünde ise Murat Şeker imzalı “Türk Gibi Başla Alman Gibi Bitir” ve Serkan Yıldırım’ın yönetmenliğini yaptığı “Ellerdeki Zaman” filmleri izleyicilerle paylaşılacak.
Akbank 7. Kısa Film Festivali jürisi, her yıl olduğu gibi bu yıl da üç farklı kategoriden oluşuyor. Festivalin, 286 filmin başvurduğu “Festival Kısaları” bölümüne katılan eserler; Kadir Has Üniversitesi Öğretim Görevlisi Melis Behlil, yönetmen Murat Şeker, yönetmen Melisa Önel’den oluşan ön eleme jüri kurulu tarafından değerlendirildi.
Festivalin “En İyi Kurmaca Film”ini belirleyecek Kurmaca Kategorisi Jüri Kurulu; fotoğraf sanatçısı ve yönetmen Ebru Ceylan, oyuncu Lale Mansur, yönetmen Seyfi Teoman, Kadir Has Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı’dan oluşuyor.
“En İyi Belgesel Film”i belirleyecek Belgesel Kategorisi Jüri Kurulu’nda ise; bu yıl yönetmen Pelin Esmer, yönetmen Mehmet Eryılmaz, İz Tv kurucularından yapımcı ve yönetmen Vedat Atasoy ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı yer alıyor.
Jüri kurullarının festival sürerken yapacakları değerlendirmenin ardından, Festival’in ödül töreni sırasında “En İyi Kurmaca Film” 8.000 TL, “En İyi Belgesel Film” 8.000 TL ile ödüllendirilecek.
21 ülkeden 92 film, söyleşiler ve atölye çalışmalarının yer alacağı Akbank 7. Kısa Film Festivali’nin 10 gün boyunca herkese kapısı açık olacak ve tüm etkinlikler ücretsiz olarak Akbank Sanat’ta izlenebilecek. Ayrıca Festival boyunca bütün filmler Akbank Sanat’ın kafesinde eş zamanlı olarak gösterilecek.
Akbank 7. Kısa Film Festivali hakkında daha detaylı bilgi almak için www.akbankkisafilm.com ve www.akbanksanat.com adreslerini ziyaret edebilirsiniz.
Salih Keleş, ‘Şehrin Ritmi’yle Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi’nde
Ressam Salih Keleş’in ‘Şehrin Ritmi’ isimli onuncu kişisel sergisi 23 Şubat-29 Mart tarihleri arasında ÇırağanPalace Kempinski Sanat Galerisi’nde gezilebilir…
Ressam Salih Keleş, ‘Şehrin Ritmi’ ismini verdiği ve Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi’nde yer alan onuncu kişisel sergisinde, isminde de anlaşılacağı üzere, şehir hayatının ritmini ve bu ritimde yaşayan insanların ruh hallerini anlatıyor. Yağlıboya tablolardan oluşan sergide, annesiyle deniz keyfi yapan küçük bir kız çocuğundan, dua eden, piknik yapan, caddelerde gezen insanlara kadar pek çok şehirli ile tanışmak mümkün.
Salih Keleş bu sergisiyle ilgili şunları söylüyor. “Şehrin içinde de bir ritim vardır; tıpkı müzik gibi. Mesela zenginlik, fakirlik. Ya da iki farklı iş yapan memurun çalışma halleri. Bir tanesi, sabah dokuz akşam altı arası rutin bir şeklide çalışır. Vapur kaptanı olan diğeri ise şehri daha çok görür. Elbette her ikisinin ruh halleri farklı olacaktır. İşte bu, şehirdeki insanın ritmidir. Benim yaptığım da insanları Beyoğlu’nda, Fenerbahçe’de ya da Londra’da yürürken ruh hallerini tuvale yansıtmak.” Sadece çalışan insanlar değil, şehrin değişiminin yanı sıra her konumda, her yaştan insanı Salih Keleş’in tuvallerinde görmek mümkün. Şehirde yaşanan değişimlerin de kendi içinde bir lezzeti olduğunu belirten Salih Keleş, “Ben şehirdeki farklılıkları işliyorum. Örneğin şehircilik açısından İstanbul’daki değişimi beğenmiyorum ama onun da kendi içinde güzellikleri var. Sonuçta ne yaparsam yapayım şehirde yaşıyorum, köye de gitsem burayı yapacağım” diyor. Sanatçının bu sergisinde neşeli, hüzünlü, çalışan, avarelik eden, çocuk, genç, yaşlı ergen ama tamamen gerçek ve şehirli insanların onlarca hallerine tanıklık edilecek.
Figür ağırlıklı çalışan Keleş’in resimleri insan ruhunu heyecanlandırıyor ve izleyenleri düşünmeye itiyor. Bu dramatik yapısıyla sanatçının yarattığı ekspresyonist resimler insanın acıdan neşeye kadar bütün ruh hallerini anlatıyor. Prof. Kaya Özsezgin, Keleş’in resimlerinin yaşamla kan bağını canlı tuttuğunu, günün yaygın ve geçerli üsluplarına değil, kişisel tercih kriterlerine uyumlu bir yönde geliştirdiğini belirtiyor. Özsezgin “Salih Keleş söyleme vurgu yapmaktan çok, bu söylemin dolaylı yollarla izleyicide yaratacağı görsel etkinin önemini göz ardı etmiyor. Resmin her şeyden önce renk ve biçim olgusunun dışavurumu olduğu gerçeğine tabanda yer veriyor” diyor.
22 Şubat-29 Mart tarihleri arasında Çırağan Sarayı Sanat Galerisi’nde izlenecek olan sergide Keleş’in yağlıboya ve akriliklerden oluşan 50 tablosu yer alıyor.
Salih Keleş kimdir?
Fotoğraf, sinema, kitap, tiyatro ve müziğin resminin temelini oluşturduğunu belirten Keleş 1964 yılında Erzurum’da doğdu. Çok küçük yaşta geldiği İstanbul’da ailesiyle Dragos’a yerleşti ve kırk beş yıldır bu semtte yaşıyor. 1987 yılında Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim Eğitimi Ana Sanat Dalı Muammer Öner atölyesinden mezun oldu. 1987-1988 yılları arasında İngiltere’de The National Gallery, Tate Gallery, The British Museum ve Hayward Gallery’de araştırma ve etütlerde bulundu. Keleş’in, 1989-2007 yılları arasındaki çalışmalarını kapsayan ve Prof. Dr. Ayla Ersoy’un metinleriyle yayınlanan bir de kitabı bulunuyor. Sanatçı 1987-2010 yılları arasında birçok grup, karma ve yarışmalı sergilere katıldı. Yapıtları 20 değişik kitap kapağında ve tiyatro afişlerinde kullanıldı. Sanatçı ayrıca 2006 yılında ASPAT Bodrum Sanat Sempozyumu’na katıldı. Eserleri yurtiçi ve dışı koleksiyonlarda yer alan Salih Keleş, çalışmalarına Dragos’daki atölyesinde devam ediyor.
Kişisel Sergileri:
1992 Akbank Kuzguncuk Sanat Galerisi’nde ilk kişisel sergisini açtı
1997 Çatı Sanatevi’nde ikinci kişisel sergi
1997 Tüyap Sanat Fuarı’na Çatı Sanatevi adına katıldı
1998 Tolga Eti Sanatevi’nde üçüncü kişisel sergisini açtı
2000 Karadeniz Ereğli AKM Sanat Galerisi’nde dördüncü kişisel sergisini açtı
2001 Kartal Sanat Tiyatrosu Galerisi’nde beşinci kişisel sergisini açtı
2003 Art Studio’da altıncı kişisel sergisini açtı
2003 Çatı Sanat Evin’de yedinci kişisel sergisini açtı
2005 Maltepe Sanat Merkezi’nde sekizinci kişisel sergisini açtı.
2005-2006 Tüyap Sanat Fuarı’na Maltepe Sanat Merkezi adına katıldı.
2010 Caddebostan Kültür Merkezi’nde dokuzuncu kişisel sergisini açtı.
2011 Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi’nde onuncu kişisel sergisini açtı.
Yer: Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi
Tarih: 23 Şubat-29 Mart
Koridor Kültür Sanat Edebiyat Dergisi Mart-Nisan (17) Sayısı
Koridor Kültür Sanat Edebiyat Dergisi’nin Mart-Nisan (17) Sayısı çıktı…
İçindekiler:
Niçin Devam Ediyoruz? – Volkan Şenkal
Erdinç Dinçer – Sözcükleri Patlatan Nebahat
Diyalektiğin Dansı – Ufuk Akkuş
100 Genet Yılı – Elif Demirkaya
Ali Aydoğdu – İsterik
Modern Panoptikon: Yeni Medyalar -
Yasemin Ereke
İhsan Tevfik – Ankara Çiğdemvakti
QUINTET-Bir Dönüşün Beşlemesi –
Irmak Unutmazbaş
Bu İşte Bir Kadın Şair Var – Aslı Solakoğlu
Ağda – Ayşe Başak Kaban
Özcan Özgün – Hava Sıcak
Çaresiz Baudrillard – Deniz Hasırcı
Uzak Sularda Şiir Arayışları – İlkay Aşık
Tarkovski ya da Solaris’tik Evrenlerin Gizemi –
Hüseyin Köse
Jüpiter – Star Karabil
Recep Özdemir – Göç Çocuğu
Işık Tüzüner ve Zaman Tünelinden Geçmek! –
Engin Turgut
Özer Burgaz – Alnı
Fantazma Alemine Doğru – Özgür İpek
İmgenin Halleri / Halsizliği: Atölye D[Evrilen Gerçeklik – Emine Köseoğlu – Öze Uluengin
Yasaklamanın Yasaklanması Gerektiğini Düşünen Yeni Müzik -John Cage- Selçuk Göldere
Fütürizm, Tarihsel Özneler, Olanak, Gerçeklik ve Gelecek – M. Ali Alkuş
Levent Özbek – Adio Kerida
İzmarit – Murat Kara
Candy’m – Mehmet Atik
Pınar Kocabay – Kır.mızı
Rahman Yıldız – Birleşmiş İlletli Yalnızlıklar
Golgatha’da Bir Kır Koşucusu – Murat Kara
Ekşimcek ya da Yeryüzünün En Derin Bakışlı Genç Kızlarının Başkenti – Nihat Nuyan
Hermann Hesse : Demian - M. Hikmet Lüleci
İletişim: Dr. Levent Özbek
Dergi Editörü
“Kopyala-Yapıştır”a Ceza Geliyor!
“KOPYALA-YAPIŞTIRA CEZA GELİYOR” Haberi Ulusal ve Mahalli Basında ve Medyada Büyük Yankı Buldu…
İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız’ın, 18 Şubat 2011 Cuma günü Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde verdiği Telif Hakları konferansından sonra Kahramanmaraş Anadolu Ajansı muhabiri İsmail Hakkı Demir’e Telif Hakları ve Korsanla ilgili verdiği demeç, ulusal ve mahalli basınla, internet sitelerindeki haber portallarında büyük yankı buldu. Onlarca gazetede haber olan demeç, yüzlerce internet sitesine eklendi ve internet üzerindeki forumlarda tartışılmaya başlandı. Konuyla ilgili olarak birkaç ulusal televizyona açıklamalarda bulunan İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız, “telif hakkı kavramının bilinmediğini, insanların internet üzerinde 5846 sayılı kanunu çok rahat bir şekilde ihlal ettiklerini, eser sahibinden izin alınmadan hiçbir şekilde bir eserin kopyalanamayacağını ve çoğaltılamayacağını, internette insanlarımızın “kopyala-yapıştır” işlemini bu yasadan habersiz yaptıklarını ve telif hakkı kanununu ihlal ettiklerini ama şu an tasarı halinde olan 5846 sayılı kanunda yakın zamanda güncellemeler yapılacağını ve konuyla ilgili cezai müeyyidelerin gelebileceğini” söyledi.
KOPYALA-YAPIŞTIRA CEZA GELİYOR
KAHRAMANMARAŞ (AA)-Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun kapsamının genişletileceği, eser sahibinden izin almadan bilgi kullanan internet sitelerine ağır yaptırımlar uygulanacağı bildirildi.
Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (İLESAM) Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız, Kahramanmaraş AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1986 yılından bu yana telif haklarının ihlali ve korsana karşı mücadele ettiklerini belirterek, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun yakın bir zamanda kapsamının genişletileceğini belirtti.
Yeni düzenlemede internette ilgili güncellemelerin de yer alacağını kaydeden Parmaksız, şöyle konuştu:
“İnternet konusunda ihlal çok fazla ve yaptırım yok. Onun ilgili yaptırım ve ağır cezalar geliyor. Özellikle internette ’kopyala-yapıştır’ yöntemiyle yapılan ihlallere karşı da yeni müeyyideler uygulanacak. Baktığımız zaman hak ihlalinin en çok internette meydana geldiğini görüyoruz. Bir eseri, sahibinden izin alınmadan kopyalamak, çoğaltmak ve yayımlamak yasaktır ama bu internette daha çok oluyor. Bu “kopyala-yapıştır” meselesi nedeniyle önümüzdeki günlerde çıkacak yasa ile insanların çok canı yanacak. Artık şahsınıza ait olmayan bir eseri kopyalayıp yapıştıramayacaksınız. Yapıştırıp onu kullandığınız zaman cezai müeyyideler olacak.”
İnternet sitelerinin reklamdan para kazandığına dikkat çeken Parmaksız, “Nemalanma varsa telif de vardır. Yasa ile nemalanma ya da eser sahibinden izin almadan kullanılan bilgileri tespit ettiğimiz taktirde, o site kapatılacak ve ağır para cezaları gelecek. Müeyyidelerde para cezası var, hapis cezası var ve internet sitelerini kapatma var. İnternet sitelerine birkaç günlük süre de tanınıyor. Ama düzeltmezse cezai müeyyide daha da artıyor” diye konuştu.
İLETİŞİM ADRESİNE BAKMAYAN SİTEYE DE CEZA
Türkiye’de yüz binlerce internet sitesi oluşturulduktan sonra atıl bırakıldığını anlatan Parmaksız, bununla ilgili yeni gelişmelerin de olduğuna dikkati çekti.“Çıkacak kanunda yeni bir şey daha var” diyen Parmaksız, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir internet sitesinde hak ihlali varsa ve ben ihlali o sitenin iletişim adresine e-mail atıp ’üyemizin eserini kullandınız bunu buradan kaldırın’ dediğimde bu mailime cevap vermezse bile cezai müeyyide uygulanacak. Bir şahıs site kuracak ama hiç bir şekilde iletişim adresi vermeyecek veya maillerine bakmayacak. Böyle bir şeyi kabul etmiyoruz. Eğer sen bir site yaptıysan iletişim unsurunu göz önünde bulunduracaksın.”
“EV VE ARABA GİBİ ESERLERİNİZE DE SİGORTA YAPTIRIN”
İLESAM olarak yazarların ve eser sahiplerinin birbirlerine sahip çıkmasını istediklerini ifade eden Parmaksız, şunları kaydetti:
“Eser sahipleri eserlerine mutlaka sahip çıksınlar. Bunun için de alanlarıyla ilgili gidip meslek birliklerine üye olsunlar. Çünkü biz İLESAM olarak 3-5 yıllık değil, 100 yıllık bir üyelik yapıyoruz. Kişi yaşarken haklarını korumaya devam ettiğimiz gibi kişi öldükten sonra da 70 yıl biz onun hakkını korumaya devam ediyoruz. Yani bu gün eserimiz talep görmeyebilir. Eserimizden faydalanılmayabilinir veya telif kazanamayabilirler ama yarın kazanamayacağımızın bir garantisi yok. Nasıl evimizi ve arabamızı sigorta ettiriyorsak, eserlerimizinde kaskosunu yaptırmamız lazım. Bunun kaskosunu da İLESAM yapıyor. Farklı alanlarda çalışan meslek birlikleri yapıyor.”
Tim Burton – Çok Gözlü Kız
Şubat 28, 2011 by Editör
Filed under Edebiyat, Sanat, Siir, Ustalara Saygı
Gezerken bir gün parkta
Şaşıp kaldım bir anda
Bir sürü gözü olan
Bir kız vardı karşımda.
Gerçekten çok güzel kızdı
(Bir o kadar şok edici!)
Ağzı da vardı tabii
Muhabbet ilerledi.
Konuştuk çiçeklerden
Gittiği şiir derslerinden
Gözlük takacak olsa
Çekeceği dertlerden.
Bu kadar çok gözü olan
Bir kız tanımak harika
Ama sırılsıklam oluyorsunuz
Ağlamaya başlayınca.
Çok Gözlü Kız






