<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Stephenie Meyer Dalgası ve Kültürel Değer Birikimi: &#8220;Twilight&#8221;, &#8220;The Twilight Saga: New Moon&#8221; ve Ataerkil Yansımalar yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.sanatlog.com/sanat/stephenie-meyer-dalgasi-ve-kulturel-deger-birikimi-twilight-the-twilight-saga-new-moon-ve-ataerkil-yansimalar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sanatlog.com/sanat/stephenie-meyer-dalgasi-ve-kulturel-deger-birikimi-twilight-the-twilight-saga-new-moon-ve-ataerkil-yansimalar/</link>
	<description>Sanatla büyüyenlere...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 19:57:10 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
	<item>
		<title>Yazar: GamzE</title>
		<link>http://www.sanatlog.com/sanat/stephenie-meyer-dalgasi-ve-kulturel-deger-birikimi-twilight-the-twilight-saga-new-moon-ve-ataerkil-yansimalar/comment-page-1/#comment-3938</link>
		<dc:creator>GamzE</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Feb 2010 18:42:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatlog.com/?p=3291#comment-3938</guid>
		<description>Emin hocam, link için teşekkürler, hem sevindim, ne güzel, ikinci &quot;bayan&quot;ı bulmuşuz ama yine istediğimizi bulamamışız. Linkteki yazıyı okuduğum iyi oldu. Ayrıca ufak bir not; o dediğiniz olay lisede yaşanmıyor. Meyer da Türk değil zaten, o kısma katılmıyorum, yaptığı fakir edebiyatı işte, bazıları seviyor diyelim. Bence yığınla o kadar kitap yazacağına tek kitapta anlatsaydı daha güzel olurdu. Hala bir bayan aranıyor :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Emin hocam, link için teşekkürler, hem sevindim, ne güzel, ikinci &#8220;bayan&#8221;ı bulmuşuz ama yine istediğimizi bulamamışız. Linkteki yazıyı okuduğum iyi oldu. Ayrıca ufak bir not; o dediğiniz olay lisede yaşanmıyor. Meyer da Türk değil zaten, o kısma katılmıyorum, yaptığı fakir edebiyatı işte, bazıları seviyor diyelim. Bence yığınla o kadar kitap yazacağına tek kitapta anlatsaydı daha güzel olurdu. Hala bir bayan aranıyor <img src='http://www.sanatlog.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: wherearethevelvets</title>
		<link>http://www.sanatlog.com/sanat/stephenie-meyer-dalgasi-ve-kulturel-deger-birikimi-twilight-the-twilight-saga-new-moon-ve-ataerkil-yansimalar/comment-page-1/#comment-3431</link>
		<dc:creator>wherearethevelvets</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Dec 2009 13:42:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatlog.com/?p=3291#comment-3431</guid>
		<description>&quot;Bayan&quot; kelimesini yazan kişi olarak, bu kelimeye hiçbir önem vermediğimi söylemekten gurur duyarım. Maalesef dişilerden bahsederken &quot;kız&quot; ve &quot;kadın&quot; diye iki ayrı yaş grubuna ayrı ayrı değinmek gerekiyor. Neden böyle ayrılmış bilmiyorum. Erkek deyince hepsini anlatabiliyorsun. Bu yüzden düşünmeden bayan demiş olabilirim. Benim için önemli değil çünkü. Bir sır vereyim; bayan kelimesini hoş bulmayıp karşı gelen bir dişi arkadaşıma, eğer ne istediğini bilmediğini de anlamışsam, bir oyun oynuyorum. Ona &quot;Seni aşağılamıyorum, sen farklısın, sen bayan değilsin zaten&quot; diyorum. O da hemen sazan gibi atlıyor ve bu lafıma da kızıyor. Böylece kafasında bayan kelimesinin yerini tam olarak kestiremediğini göstermiş oluyor, onunla oynuyorum. Evet, ben kötü kalpliyim. Ama doğa acımasızdır.

Cinsellik konusunda anlaşılamamışım sanırım. Söz konusu film tamamen cinsellik üzerine kurulmuş; bunu göstermek için bizzat &quot;düzüşme&quot; fiilini gerçekleştirmeleri gerekmez ki! Kızlar Edward&#039;ı kötü gün dostu olduğu için sevmiyor ki, cinselliği yüzünden seviyor. Anlayamadığım nokta bunu neden kabul etmedikleri. Hemen rolleri değiştirelim. Bir oğlan, bu derece idolleştirilmiş bir kız vampir karakterini görse, ilk düşüncesi onu yatağa atmaktır. Ama kızların aynı impulsif objeye tepkisi &quot;Ayy ne tatlııı&quot; şeklinde oluyor. Bu durum, toplumun onlara biçtiği rolden uzaklaşamamalarından kaynaklanıyor. Buna da karşı gelecek dişiler çıkacaktır tabii ki. Ya da kadınlar... ya da kızlar...

Benim katlanamadığım bir nokta da, kadınların erkekleri, devamlı penisleriyle düşündükleri için eleştirdikleri halde böyle bir fenomene malzeme olmaları. Yüzyıllardır süren feminist hareket, kadın üzerindeki yerleşmiş fikirleri yerle bir etmeye uğraşırken; onları yalancı çıkarırcasına böyle bir olay olması bana çok ironik geliyor. 

Empati kuramadığım nokta; ben onlu yaşlarımdayken eğlenmek için çizgi roman okurdum, cinsel tatmin içinse porno dergileri... Şimdiki kızlar ise cinsel tatmin için bu romanları okuyor, işin garip tarafı eğlenmek ve zaman geçirmek için de aynı romanları okuyorlar! Bu size de garip gelmiyor mu?

Filmde ve romanda, dişi karakterin yansıtılması bile sinir bozucu. Yurtdışında &quot;loser&quot; olarak tabir edilen asosyal kızlara, yakışıklı ve mükemmel erkekler vaad ediliyor. &quot;Evet, belki çirkinsin, belki arkadaş edinemiyorsun ve burnunun ucunda koca bir sivilce var. Ama ya kokun güzelse? Ve bu kokuya değer verecek, diğer salak oğlanlardan daha üstün bir errrrkek varsa?&quot; denerek genç dimağlar uyuşturuluyor. Benzetme için özür dilerim ama bu durum, konulu pornolardaki sıska pizza dağıtıcısının evin dolgun memeli sahibesi tarafından yatağa atılması ihtimaliyle eşdeğer. İkisi de asıl sonuca ulaştırmadan mastürbasyonla işi geçiştiriyor. Bir farkla; pornoyu bir fenomen haline getirmiyoruz, dii mi?

Çocukken bir bakıcı kıza sahip olduğumuzdan biliyorum; eskiden beyaz- pembe- kırmızı diziler vardı. Cep kitabı şeklindeki bu romanlarda renk koyulaştıkça cinsel içerik de sertleşiyordu. Onlarda da sakar bir kız vardı, zengin-mükemmel-snob bir erkeğe hem aşık olup hem de nefret ederdi. Beyaz dizide evlenirlerdi, pembe dizide üstü kapalı bir şekilde yatarlardı, kırmızı dizide kız uğradığı korkunç tecavüzle doyuma ulaşırdı! Kadınlara ve çocuklara uygulanan şiddetten bahsederken, kocasının dayağından zevk alan &quot;hasta&quot; kadınlardan da bahsetmeliyiz. Annemin altın günlerinden kulak misafiri olduğum kadarıyla; kadınlar kendisini dövdükten sonra bir de kendisini beceren erkeklerden hoşlanıyor. Sokakta genç bir çift gördüm; erkek kızı önce tokatladı. Biz tam müdahale edecekken kız ağlayarak sevgilisinin peşinden koştu ve öpüştüler! Ben bu durumu kabullenemem. Eşime olan saygımı kaybetmek sevgimi de bitirir. Değil ona tokat atmak... Tövbe tövbe... Sonuçta demek istediğim kadınlar (veya kızlar) bir karar vermeli. Onları her durumda sahiplenecek bir erkek mi istiyorlar, yoksa kendi ayakları üzerinde durarak altında kalmayacakları bir erkekle ilişki mi kurmak istiyorlar? Ona göre ya hareketlerini değiştirecekler (ve kadınları aşağılayan bir romanı eğlendirici bulmayacaklar) ya da söylemlerini değiştirecekler, abicim!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Bayan&#8221; kelimesini yazan kişi olarak, bu kelimeye hiçbir önem vermediğimi söylemekten gurur duyarım. Maalesef dişilerden bahsederken &#8220;kız&#8221; ve &#8220;kadın&#8221; diye iki ayrı yaş grubuna ayrı ayrı değinmek gerekiyor. Neden böyle ayrılmış bilmiyorum. Erkek deyince hepsini anlatabiliyorsun. Bu yüzden düşünmeden bayan demiş olabilirim. Benim için önemli değil çünkü. Bir sır vereyim; bayan kelimesini hoş bulmayıp karşı gelen bir dişi arkadaşıma, eğer ne istediğini bilmediğini de anlamışsam, bir oyun oynuyorum. Ona &#8220;Seni aşağılamıyorum, sen farklısın, sen bayan değilsin zaten&#8221; diyorum. O da hemen sazan gibi atlıyor ve bu lafıma da kızıyor. Böylece kafasında bayan kelimesinin yerini tam olarak kestiremediğini göstermiş oluyor, onunla oynuyorum. Evet, ben kötü kalpliyim. Ama doğa acımasızdır.</p>
<p>Cinsellik konusunda anlaşılamamışım sanırım. Söz konusu film tamamen cinsellik üzerine kurulmuş; bunu göstermek için bizzat &#8220;düzüşme&#8221; fiilini gerçekleştirmeleri gerekmez ki! Kızlar Edward&#8217;ı kötü gün dostu olduğu için sevmiyor ki, cinselliği yüzünden seviyor. Anlayamadığım nokta bunu neden kabul etmedikleri. Hemen rolleri değiştirelim. Bir oğlan, bu derece idolleştirilmiş bir kız vampir karakterini görse, ilk düşüncesi onu yatağa atmaktır. Ama kızların aynı impulsif objeye tepkisi &#8220;Ayy ne tatlııı&#8221; şeklinde oluyor. Bu durum, toplumun onlara biçtiği rolden uzaklaşamamalarından kaynaklanıyor. Buna da karşı gelecek dişiler çıkacaktır tabii ki. Ya da kadınlar&#8230; ya da kızlar&#8230;</p>
<p>Benim katlanamadığım bir nokta da, kadınların erkekleri, devamlı penisleriyle düşündükleri için eleştirdikleri halde böyle bir fenomene malzeme olmaları. Yüzyıllardır süren feminist hareket, kadın üzerindeki yerleşmiş fikirleri yerle bir etmeye uğraşırken; onları yalancı çıkarırcasına böyle bir olay olması bana çok ironik geliyor. </p>
<p>Empati kuramadığım nokta; ben onlu yaşlarımdayken eğlenmek için çizgi roman okurdum, cinsel tatmin içinse porno dergileri&#8230; Şimdiki kızlar ise cinsel tatmin için bu romanları okuyor, işin garip tarafı eğlenmek ve zaman geçirmek için de aynı romanları okuyorlar! Bu size de garip gelmiyor mu?</p>
<p>Filmde ve romanda, dişi karakterin yansıtılması bile sinir bozucu. Yurtdışında &#8220;loser&#8221; olarak tabir edilen asosyal kızlara, yakışıklı ve mükemmel erkekler vaad ediliyor. &#8220;Evet, belki çirkinsin, belki arkadaş edinemiyorsun ve burnunun ucunda koca bir sivilce var. Ama ya kokun güzelse? Ve bu kokuya değer verecek, diğer salak oğlanlardan daha üstün bir errrrkek varsa?&#8221; denerek genç dimağlar uyuşturuluyor. Benzetme için özür dilerim ama bu durum, konulu pornolardaki sıska pizza dağıtıcısının evin dolgun memeli sahibesi tarafından yatağa atılması ihtimaliyle eşdeğer. İkisi de asıl sonuca ulaştırmadan mastürbasyonla işi geçiştiriyor. Bir farkla; pornoyu bir fenomen haline getirmiyoruz, dii mi?</p>
<p>Çocukken bir bakıcı kıza sahip olduğumuzdan biliyorum; eskiden beyaz- pembe- kırmızı diziler vardı. Cep kitabı şeklindeki bu romanlarda renk koyulaştıkça cinsel içerik de sertleşiyordu. Onlarda da sakar bir kız vardı, zengin-mükemmel-snob bir erkeğe hem aşık olup hem de nefret ederdi. Beyaz dizide evlenirlerdi, pembe dizide üstü kapalı bir şekilde yatarlardı, kırmızı dizide kız uğradığı korkunç tecavüzle doyuma ulaşırdı! Kadınlara ve çocuklara uygulanan şiddetten bahsederken, kocasının dayağından zevk alan &#8220;hasta&#8221; kadınlardan da bahsetmeliyiz. Annemin altın günlerinden kulak misafiri olduğum kadarıyla; kadınlar kendisini dövdükten sonra bir de kendisini beceren erkeklerden hoşlanıyor. Sokakta genç bir çift gördüm; erkek kızı önce tokatladı. Biz tam müdahale edecekken kız ağlayarak sevgilisinin peşinden koştu ve öpüştüler! Ben bu durumu kabullenemem. Eşime olan saygımı kaybetmek sevgimi de bitirir. Değil ona tokat atmak&#8230; Tövbe tövbe&#8230; Sonuçta demek istediğim kadınlar (veya kızlar) bir karar vermeli. Onları her durumda sahiplenecek bir erkek mi istiyorlar, yoksa kendi ayakları üzerinde durarak altında kalmayacakları bir erkekle ilişki mi kurmak istiyorlar? Ona göre ya hareketlerini değiştirecekler (ve kadınları aşağılayan bir romanı eğlendirici bulmayacaklar) ya da söylemlerini değiştirecekler, abicim!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Çavlan</title>
		<link>http://www.sanatlog.com/sanat/stephenie-meyer-dalgasi-ve-kulturel-deger-birikimi-twilight-the-twilight-saga-new-moon-ve-ataerkil-yansimalar/comment-page-1/#comment-3430</link>
		<dc:creator>Çavlan</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Dec 2009 12:11:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatlog.com/?p=3291#comment-3430</guid>
		<description>Elbette &#039;Bayan&#039; sözcüğünü kullananlar aşağılamak için kullanmıyorlar, ama sanırım &#039;kadın&#039; sözcüğünün aşağılamak olduğunu düşünüyorlar (tam anlayamıyorum kullanılma nedenini açıkçası). Yani &#039;Bayanlar Tuvaleti&#039; demek tabii ki normal, ancak cümlenin içinde &#039;Erkekler ve Bayanlar&#039; diye geçirmek çok anormal geliyor bana. 

Kitabın kahramanlarının bir türlü seks yapamamaları, Meyer&#039;ın ilişkinin daha etkili görünmesi için uyguladığı bir yöntem olabilir -ki yerinde bir karar bence. Liseli kızların da daha çok ilgisi çekmiştir böylece, sonuç olarak hemen herkesin, hayatının bir döneminde (çoğunlukla lisede) yaşadığı bir şey bu: &quot;Sevdiğim kişiyle cinsel ilişkiye giremiyorum çünkü...&quot;, nedenler önemini yitiriyor zaten. Kitapta Edward Bella&#039;yı başka bir açıdan da arzuluyor olduğu için sevişemiyorlar, çünkü kontrolünü yitirip kızın kanını içebilir... Ki bunun da hayranların çok hoşuna gittiğini düşünüyorum, kendilerini bu son derece sıradan kızın (Bella) yerine koyuyorlar ve sadece vücutları için değil, başka bir şey (bu kan kadar abes bir şey de olsa) için de arzulanıyorlar. Bir de büyük koruyucunun yani Edward&#039;ın aslında her an kızın boğazını parçalayarak onu öldürebileceği gerçeği var ortada; bu da gerekli gizem ve heyecanı katıyor sanırım. Günümüz çağdaş kadınına bu derece eşitsiz bir ilişkinin çekici geldiği gerçeği, onları her an öldürebilecek/ama ne pahasına olursa olsun da koruyacak kurgusal erkek karakterin gece rüyalarına girmesi vahim. Ama elbet dünyada çok daha vahim meseleler var :)

Hamiş: Son kitapta yatıyor Edward ve Bella. Sanırım bu &quot;birbirini sevemeyen ama birlikte olamayan kadınla erkek&quot;i daha fazla uzatamayacağını düşünmüş yazar. Son kitapta Bella vampir de oluyor zaten, Edward&#039;ın korumasına ihtiyaç duymamaya başlıyor, hatta özel güçleri oluyor, tüm vampirlerden -ve Edward&#039;dan- daha güçlü oluyor. İlk 3 kitapta verilen mesajın tamamen karşısında bu, karakterizasyon da çöpe gidiyor... Neyi simgelediğini, neyin metaforu olduğunu bilemiyorum :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Elbette &#8216;Bayan&#8217; sözcüğünü kullananlar aşağılamak için kullanmıyorlar, ama sanırım &#8216;kadın&#8217; sözcüğünün aşağılamak olduğunu düşünüyorlar (tam anlayamıyorum kullanılma nedenini açıkçası). Yani &#8216;Bayanlar Tuvaleti&#8217; demek tabii ki normal, ancak cümlenin içinde &#8216;Erkekler ve Bayanlar&#8217; diye geçirmek çok anormal geliyor bana. </p>
<p>Kitabın kahramanlarının bir türlü seks yapamamaları, Meyer&#8217;ın ilişkinin daha etkili görünmesi için uyguladığı bir yöntem olabilir -ki yerinde bir karar bence. Liseli kızların da daha çok ilgisi çekmiştir böylece, sonuç olarak hemen herkesin, hayatının bir döneminde (çoğunlukla lisede) yaşadığı bir şey bu: &#8220;Sevdiğim kişiyle cinsel ilişkiye giremiyorum çünkü&#8230;&#8221;, nedenler önemini yitiriyor zaten. Kitapta Edward Bella&#8217;yı başka bir açıdan da arzuluyor olduğu için sevişemiyorlar, çünkü kontrolünü yitirip kızın kanını içebilir&#8230; Ki bunun da hayranların çok hoşuna gittiğini düşünüyorum, kendilerini bu son derece sıradan kızın (Bella) yerine koyuyorlar ve sadece vücutları için değil, başka bir şey (bu kan kadar abes bir şey de olsa) için de arzulanıyorlar. Bir de büyük koruyucunun yani Edward&#8217;ın aslında her an kızın boğazını parçalayarak onu öldürebileceği gerçeği var ortada; bu da gerekli gizem ve heyecanı katıyor sanırım. Günümüz çağdaş kadınına bu derece eşitsiz bir ilişkinin çekici geldiği gerçeği, onları her an öldürebilecek/ama ne pahasına olursa olsun da koruyacak kurgusal erkek karakterin gece rüyalarına girmesi vahim. Ama elbet dünyada çok daha vahim meseleler var <img src='http://www.sanatlog.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Hamiş: Son kitapta yatıyor Edward ve Bella. Sanırım bu &#8220;birbirini sevemeyen ama birlikte olamayan kadınla erkek&#8221;i daha fazla uzatamayacağını düşünmüş yazar. Son kitapta Bella vampir de oluyor zaten, Edward&#8217;ın korumasına ihtiyaç duymamaya başlıyor, hatta özel güçleri oluyor, tüm vampirlerden -ve Edward&#8217;dan- daha güçlü oluyor. İlk 3 kitapta verilen mesajın tamamen karşısında bu, karakterizasyon da çöpe gidiyor&#8230; Neyi simgelediğini, neyin metaforu olduğunu bilemiyorum <img src='http://www.sanatlog.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: emin</title>
		<link>http://www.sanatlog.com/sanat/stephenie-meyer-dalgasi-ve-kulturel-deger-birikimi-twilight-the-twilight-saga-new-moon-ve-ataerkil-yansimalar/comment-page-1/#comment-3429</link>
		<dc:creator>emin</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Dec 2009 11:03:05 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatlog.com/?p=3291#comment-3429</guid>
		<description>&quot;bayan&quot; kelimesine çok takmışsın :) bence kadın, kız nasıl ki aşağılamak değilse &quot;bayan&quot; da aşağılamak değildir. sadece türkçeye uyan bir kelime olmadığını söyleyebilirim.

esasen dünyanın gidişatıyla ilgili çok daha vahim konular var da dile getirmeye korkuyor insan.. tecavüzlerin artması, şiddetin(hem kadına hem çocuklara) artması vs.

ayrıca wherearethevelvetsin söyledikleri üzerine bir şeyler söylemem gerekecek. filmde cinsellik geçmiyor. çünkü edward o heyecanla ısıracağından korkuyor. bu da &quot;gösterip vermeyen kız&quot;, &quot;sadece seksi düşünmeyen erkek&quot; imgelemlerini doğuruyor. yazıda buna da değinecektim, ama kızların(bayanların, kadınların, dişilerin) gerçekten de bu imgelemler hakkında ne düşündüklerini bilmiyorum. araştırmak da gelmedi içimden. ama toplumsal olarak popüler olanın bu tip imgeler oldukları belli..

bu arada konuyla ilgili çavlanın güzel bir yazısı varmış, daha önce okuma şansına erişememişim. linki şöyle:

http://kedilervekitaplar.blogspot.com/2009/12/twilight-house-of-night-ve-vampire.html</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;bayan&#8221; kelimesine çok takmışsın <img src='http://www.sanatlog.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  bence kadın, kız nasıl ki aşağılamak değilse &#8220;bayan&#8221; da aşağılamak değildir. sadece türkçeye uyan bir kelime olmadığını söyleyebilirim.</p>
<p>esasen dünyanın gidişatıyla ilgili çok daha vahim konular var da dile getirmeye korkuyor insan.. tecavüzlerin artması, şiddetin(hem kadına hem çocuklara) artması vs.</p>
<p>ayrıca wherearethevelvetsin söyledikleri üzerine bir şeyler söylemem gerekecek. filmde cinsellik geçmiyor. çünkü edward o heyecanla ısıracağından korkuyor. bu da &#8220;gösterip vermeyen kız&#8221;, &#8220;sadece seksi düşünmeyen erkek&#8221; imgelemlerini doğuruyor. yazıda buna da değinecektim, ama kızların(bayanların, kadınların, dişilerin) gerçekten de bu imgelemler hakkında ne düşündüklerini bilmiyorum. araştırmak da gelmedi içimden. ama toplumsal olarak popüler olanın bu tip imgeler oldukları belli..</p>
<p>bu arada konuyla ilgili çavlanın güzel bir yazısı varmış, daha önce okuma şansına erişememişim. linki şöyle:</p>
<p><a href="http://kedilervekitaplar.blogspot.com/2009/12/twilight-house-of-night-ve-vampire.html" rel="nofollow">http://kedilervekitaplar.blogspot.com/2009/12/twilight-house-of-night-ve-vampire.html</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Çavlan</title>
		<link>http://www.sanatlog.com/sanat/stephenie-meyer-dalgasi-ve-kulturel-deger-birikimi-twilight-the-twilight-saga-new-moon-ve-ataerkil-yansimalar/comment-page-1/#comment-3428</link>
		<dc:creator>Çavlan</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Dec 2009 10:04:39 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatlog.com/?p=3291#comment-3428</guid>
		<description>Sevgili yorumcular, &quot;cinsel ayrımcılık şuramıza geldi&quot; deyip sonra da kadından &#039;bayan&#039; diye bahsetmeniz fazla ironik geldi, belirtmeden geçemeyeceğim. Çekinmeyin dostlar, &#039;kadın&#039; deyin (ya da &#039;teenager&#039; dediğimiz kesimden bahsediyorsanız &#039;kız&#039; deyin, her neyse), bu aşağılamak değil, kötü bir şey değil, tırsacak bir şey yok bu kelimede! (Bu, son yorumlarla ilgiliydi, yazıyla ya da yazının yazarıyla değil tabii ki)

Yazıyla ilgili bir şey söylemem gerekirse (hani istemiş ya yorum yapan arkadaşlardan biri bir &quot;bayan&quot;dan yorum gelmesini, buyrun. Edward&#039;a hayran değilim ama tüm kitap serisini okudum, filmlerin de birincisini izleme şanssızlığına eriştim), sonuna kadar katılıyorum, dünyayı saran Twilight/Edward çılgınlığında hissettiğim ama bir türlü parmak basamadığım noktayı yakalamışsınız, kutluyorum. Bella&#039;nın yani kitabımızın kahramanının aşırı sakar gösterilmesi, kendine bakamaması, başını doğal olamayacak kadar sık belaya, ölüm/kalım durumlarına sokması, bir süper-gücün (Edward oluyor burada tabii) kanatlarının altında olmaya gereksinim duyması sonucunu doğurmuş. Hemen her yaştan (ama daha çok 11-18 ve 40-55 arası) kadınların bu kurgusal karaktere —100 küsur yaşında (ama 17 yaşında görünen), kan içerek hayatını sürdüren, aşırı korumacı, zaman zaman sinir bozucu derecede küçümseyici davranan bir karakterden bahsediyoruz— ayılıp bayılmalarının, onu hayatlarının merkezine koymalarının nedeni daha güzel ve doğru biçimde açıklanamazdı... Dediğim gibi, eksik bir şeyi bulmuş gibi oldum bu yazıyı okuyunca, tam dillendiremediğim, tamamlayamadığım bir düşünceyi... Ama aynı zamanda da bir burukluk hissediyorum. 2009 yılında dünyada durum çok vahim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili yorumcular, &#8220;cinsel ayrımcılık şuramıza geldi&#8221; deyip sonra da kadından &#8216;bayan&#8217; diye bahsetmeniz fazla ironik geldi, belirtmeden geçemeyeceğim. Çekinmeyin dostlar, &#8216;kadın&#8217; deyin (ya da &#8216;teenager&#8217; dediğimiz kesimden bahsediyorsanız &#8216;kız&#8217; deyin, her neyse), bu aşağılamak değil, kötü bir şey değil, tırsacak bir şey yok bu kelimede! (Bu, son yorumlarla ilgiliydi, yazıyla ya da yazının yazarıyla değil tabii ki)</p>
<p>Yazıyla ilgili bir şey söylemem gerekirse (hani istemiş ya yorum yapan arkadaşlardan biri bir &#8220;bayan&#8221;dan yorum gelmesini, buyrun. Edward&#8217;a hayran değilim ama tüm kitap serisini okudum, filmlerin de birincisini izleme şanssızlığına eriştim), sonuna kadar katılıyorum, dünyayı saran Twilight/Edward çılgınlığında hissettiğim ama bir türlü parmak basamadığım noktayı yakalamışsınız, kutluyorum. Bella&#8217;nın yani kitabımızın kahramanının aşırı sakar gösterilmesi, kendine bakamaması, başını doğal olamayacak kadar sık belaya, ölüm/kalım durumlarına sokması, bir süper-gücün (Edward oluyor burada tabii) kanatlarının altında olmaya gereksinim duyması sonucunu doğurmuş. Hemen her yaştan (ama daha çok 11-18 ve 40-55 arası) kadınların bu kurgusal karaktere —100 küsur yaşında (ama 17 yaşında görünen), kan içerek hayatını sürdüren, aşırı korumacı, zaman zaman sinir bozucu derecede küçümseyici davranan bir karakterden bahsediyoruz— ayılıp bayılmalarının, onu hayatlarının merkezine koymalarının nedeni daha güzel ve doğru biçimde açıklanamazdı&#8230; Dediğim gibi, eksik bir şeyi bulmuş gibi oldum bu yazıyı okuyunca, tam dillendiremediğim, tamamlayamadığım bir düşünceyi&#8230; Ama aynı zamanda da bir burukluk hissediyorum. 2009 yılında dünyada durum çok vahim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

