Siemens Sanat Yeni Sezonu ‘Başka Dünyalar’ Sergisiyle Karşılıyor

’tan ayrı dünyaları bir araya getiren sergi: ‘Başka Dünyalar’

, yeni sezonunu ‘Başka Dünyalar’ adlı sergi ile karşılıyor. Mürteza Fidan ve T. Melih Görgün’ün küratörlüğünü üstlendikleri sergide, Roza El-Hassan, Tamas Oszvald ve Youssef Tabti’nin yapıtları yer alıyor. Sergi, 29 Eylül 2010 - 23 Kasım 2010 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşuyor.

Fotoğraftan desene, yerleştirmeden heykel ve videoya kadar farklı türde yapıtların yer aldığı serginin küratörlerinden Mürteza Fidan sergide yer alan yapıtların kökenlerini oluşturan kültürel veya toplumsal göstergeler arasındaki iletişimin asıl temayı oluşturmadığına dikkat çekiyor. Esas olanın kültürlerarası farklılıkların bilincine vararak, yaratıcı öznenin kendi davranışını kendine yönelik değerlendirmenin bir aracına dönüştürüp dönüştüremeyeceği olduğunu belirten Fidan şöyle devam ediyor: “Önemli olan çıların çalışmalarının birbiriyle uyumlu ya da ilişkili olup olmadığı değil, bir yapıttan diğerine geçiş esnasında yapıt içeriklerinin yeniden nasıl oluştukları, nasıl parçalandıkları ve izleyicide bu duruma ilişkin nasıl bir tutum geliştiğidir.”

Uluslararası ortamında önyargıları ele alan performanslarıyla tanınan Roza El-Hassan’ın, ortağı Salam Haddad ile beraber farklı yıllarda gerçekleştirmiş olduğu çalışmaları sergide yer alıyor. Ayrıca, El-Hassan’ın Türkiye’de ürettiği yapıtlar da sanatseverlerin beğenisine sunuluyor.

Tamas Oszvald, İstanbul’da yaşayan çeşitli kişilerden ödünç aldığı değişken objeler ile ziyaretçilerin de bir parçası olabileceği alışılagelmişin dışında bir yerleştirme projesi gerçekleştiriyor.

Youssef Tabti ise, mekan, ses ve görseller arasında karşılıklı olarak güçlü bir bağ bulunan video ve yerleştirmeleriyle sergide yer alıyor.

Euromessage, Garanti Bankası, Intercity, Madebycat, OSRAM, Ran Logistics ve Siemens Ev Aletleri’nin desteğiyle gerçekleştirilen Başka Dünyalar adlı sergi, 29 Eylül – 23 Kasım 2010 tarihleri arasında, haftanın her günü 10.00 – 19.00 saatleri arasında ’ta ziyaret edilebilir.

“BAŞKA DÜNYALAR” SERGİSİ KONSEPT METNİ

Kendimizi toplumsal açıdan ifade ederken, toplumsal alanın sonu, toplumsal bölünmeler ve karşı toplumsallık gibi güncel olgular, birey olarak bizleri kişilik yarılmalarına maruz bırakmaktadır. Birey varlığımızı tehdit eden bu şiddete karşı kendimizi nasıl koruyabiliriz, özne ve kültürel bakımdan kendimizi yeniden nasıl yapılandırabiliriz? Toplumların kimlik saplantısı değil burada sözü edilmek istenen. Çünkü kimlik saplantısı genellikle insan zihninde kapalılığa ve türdeşliğe yol açabilmektedir. Bu durum, dünyanın önemli bir bölümünün maruz kaldığı yıkıcı sonuçları bir hak olarak meşrulaştırabilmektedir. Dolayısıyla zamanın ruhunu iyileştirmenin kimlik arayışına dayandırılamayacağı görülmektedir artık: Geçmişe göre çok daha fazla kimlik parçalarından meydana gelen toplumsallık içinde yaşıyoruz bugün.

Sergide yer alan yapıtların kökenlerini oluşturan kültürel veya toplumsal göstergeler arasındaki iletişim asıl temayı oluşturmamaktadır. Esas olan kültürlerarası farklılıkların bilincine vararak, yaratıcı öznenin kendi davranışını kendine yönelik değerlendirmenin bir aracına dönüştürüp dönüştüremeyeceği ve çıların çalışmalarının birbiriyle uyumlu ya da ilişkili olup olmadığı değil; bir yapıttan diğerine geçiş esnasında yapıt içeriklerinin yeniden nasıl oluştukları, nasıl parçalandıkları ve izleyicide bu duruma ilişkin nasıl bir tutum geliştiğidir.

Özne ancak kendi kendine geri başvuruyla, gündelik yaşamın hengamesine karşın kendi kendisiyle kurduğu en açık ilişki sonucunda, kendi özgürleşmesini ve berraklaşmasını geliştirebilir.

Günümüzde ortak yaşamın toplumsal kategorileri karmakarışık olmuş durumda. Günümüzün  bölünmüş bireyinin bunalımlarına karşın yeni aktörlerin oluşturulması, bireyin gösterimlerini ve bakışımızda yeni bir manzara meydana getiren yeni algılamalara ilişkin birlikteliklerin deneyimlenmesi, Youssef Tabti’nin çalışmalarının ana temasını oluşturmakta.

Tamas Oszvald yabancıların zorlanarak içine girebildiği kültürel blokların kalelerini yıkarak birbirlerine geçişlerin yollarını aramakta: Kültürel farklılıkların bilincinde olarak, öznenin kendine yönelik davranışlarını değerlendirmeye ilişkin bir araca dönüştürebilmenin deneysel sosyal formlarını araştırıyor, çalışmalarında.

Roza El-Hassan’ın çalışmalarında ise merhameti gündemin dışına iten şiddet altındaki toplumsal düzenlenimin karşısında, özne bağımsızlığının sakınılmasının gerekliliği (yalnızlığa yol açıyor olsa bile) türdeşliğe karşı en anlamlı güvenilir yerini korumakta. Baskıcı toplumsal düzenlenime karşı, karşılıklı birbirini tanıma-bilme ilişkileri geliştirmenin kaçınılmazlığını içine sindirme ve özne için kendini yapılandırma önceliği ve kendini keşfetme gerekliliği daha çok önem kazanmakta.

Toplumsal kategorilerle mesafeli olmak türdeşlikten uzaklaştırarak özgürleşmek için özne olma yolunda bir fırsat sunar bizlere. Tourainne ”Özne, dünyada yaşar ama dünyaya ait değildir. İşte bu yüzden özne fikri ırkçılığa karşı alabildiğine güçlü bir silahtır.” ifadesiyle kaybolan öznenin günümüzde yeniden yapılandırılması, türdeşliğin toplumsal yapıda yaratmış olduğu yıkıma ve bölünmelere karşı nasıl kendimizi geliştirebileceğimizi işaretlemekte.

Mürteza Fidan - Melih Görgün / Ağustos 2010

www.sanatlog.com

İlişkili yazılar

Yorumlar

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz...
Yorumunuzda avatar çıkması için gravatara üye olmalısınız!




Additional comments powered by BackType