Pink Floyd Üzerine Denemeler - Bölüm 1: Syd Barrett

25 Mart 2012 Yazar:  
Kategori: Gösteriler & Topluluklar, Müzik, Sanat

“Onsuz başlayamazdık ama onunla da devam edemezdik.” (Roger Waters)

Yağmurlu bir havada yalın ayak koşan bir kadının hüznüydü düşen her bir nota, çıldırış ve Syd Barrett’i kaybediş; ardından Wish You Were Here…

Bazen güneş açar gitarların gölgesinde, bilirsiniz, inanılmaz şarkılara gebe olur, sonra sizi hapseder duygularına, Comfortably Numb, High Hopes, Hey You, Shine On You Crazy Diamond, Julia Dreams, Another Brick On the Wall part 2 ve daha sayılmayacak nicesinin yaratıcısı, on sekiz albümünün dünya çapında yaklaşık 150 milyon sattığı ve 2 Mart 1973 çıkışlı Dark Side of the Moon albümünün hala listelere girebildiği grup Pink Floyd ve hikâyenin adının başladığı adam.

Syd Barrett’in Pink Anderson ve Floyd Council adlı iki jazz müzisyeninden ilham alarak bulduğu Pink Floyd ismi; adı daha önceleri sırasıyla adı  Sigma 6, T-Set, Meggadeaths ve Abdabs olan grubun oldukça hoşuna gitmişti; özellikle Roger Waters’ın.

Henüz on sekiz yaşındaydı. Syd iyi derecede vokal yapıyor, söz yazıyor ve müzikler besteliyordu. Tek bir şarkı haricinde (Take Up ahe Stethoscope and Walk) albümde yer alan tüm şarkılar onun imzasını alırken çok değil dört yıl önce babasını kaybettiğinde içine dökülen duygular yavaş yavaş zihnini yoğun uyuşturucunun (LSD) etkisiyle de zehirliyordu. Ve bu, şarkılardaki psychedelic etkinin onun bir parçası olduğu gerçeği ve giderek kötüleşen halüsinasyon nöbetlerinin hızlı adımlarla yaklaştığında olacakların gölgesini göstermeye devam ediyordu. Konserlerdeki kötü performansları ve giderek artan dengesiz ruh hali artık onun gerçekliği olmaya başladığında, zamanı dolmuştu, gidiyordu, grubun sadece söz yazarı olarak filan tekrar anlaşması hikâye, böyle olmalıydı.

Yaklaşık beş yıl sonra gurubun yayınlayacak olduğu Wish You Were Here (1973) albümü kayıtları ona ithaf edilmiştir. Albüm kaydedilirken vucudundaki tüm tüyler alınmış, oldukça şişman bir adam stüdyoyu ziyaret ettiğinde, grup üyeleri onun Syd Barrett olduğunu fark edememişlerdi. Fark etmeleri sonucunda ağlayan grup üyeleri ona Wish You Were Here’i ona dinlettiklerinde eski moda bir şarkı olduğunu söyleyerek gitti Syd ve bu son toplu görüşmeleriydi.

Grup ayrıca Dark Side of The Moon albümündeki çıldırışı anlatan Brain Damage şarkısını Syd’den etkilenerek yazmış ve Roger Waters, 1982 tarihli Pink Floyd: The Wall filminin başkahramanı Pink’i yaratırken eski dostu Syd’i düşünerek oluşturmuştur.

Mehmet Onur Kocabıyık

 m.onurkocabiyik@hotmail.com

Yorumlar

4 Yorum on "Pink Floyd Üzerine Denemeler - Bölüm 1: Syd Barrett"

  1. kusagami on Çar, 11th Nis 2012 6:43 pm 

    eline kulağına sağlık üstad. devamını sabırsızlıkla bekliyorum. floydiyan olmasam da bir pink floyd dinleyicisi olarak faydalı bir yazı olduğunu düşünüyorum ;)

  2. m.onurkocabiyik on Cts, 14th Nis 2012 2:47 am 

    teşekkürler.

  3. statikmor on Cum, 13th Tem 2012 6:37 pm 

    İnsan içindeki Pink Floyd sevgisini, o beş adamın yarattıklarını gördükçe, anlatmadan duramıyor. Öyle bir bağımlılık yaratıyor ki Pink Floyd, onu duymak, onu yazmak, onu yaşamak istiyor “Floydian”lar.

    Hem herkesin duymasını istediğim, hem de kendime saklayacağım bir yazı bu. Devamını bekliyorum…

  4. Floyd Floydian on Paz, 29th Tem 2012 12:20 am 

    Ey Türk Floydianlari! Birleşin. 1.220 üyemiz ile Facebook gruplarımıza bekliyoruz.

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz...
Yorumunuzda avatar çıkması için gravatara üye olmalısınız!