<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Livius&#8217;un Roma Tarihi, Efsaneler, Mitler ve Kurtlar Vadisi yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.sanatlog.com/sanat/liviusun-roma-tarihi-efsaneler-mitler-ve-kurtlar-vadisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sanatlog.com/sanat/liviusun-roma-tarihi-efsaneler-mitler-ve-kurtlar-vadisi/</link>
	<description>Sanatla büyüyenlere...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 07 Mar 2010 22:33:32 +0300</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>GamzE tarafından</title>
		<link>http://www.sanatlog.com/sanat/liviusun-roma-tarihi-efsaneler-mitler-ve-kurtlar-vadisi/comment-page-1/#comment-2524</link>
		<dc:creator>GamzE</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Jul 2009 14:05:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatlog.com/?p=2579#comment-2524</guid>
		<description>Çok başarılı bir inceleme olmuş, eleştiri konusunda wherearethevelvets&#039;e katılıyorum. Kaleminize sağlık.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Çok başarılı bir inceleme olmuş, eleştiri konusunda wherearethevelvets&#8217;e katılıyorum. Kaleminize sağlık.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>wherearethevelvets tarafından</title>
		<link>http://www.sanatlog.com/sanat/liviusun-roma-tarihi-efsaneler-mitler-ve-kurtlar-vadisi/comment-page-1/#comment-2519</link>
		<dc:creator>wherearethevelvets</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Jul 2009 07:30:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatlog.com/?p=2579#comment-2519</guid>
		<description>Hah, şimdi kafamda bazı şeyler oturdu. Teşekkürler.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hah, şimdi kafamda bazı şeyler oturdu. Teşekkürler.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>emin tarafından</title>
		<link>http://www.sanatlog.com/sanat/liviusun-roma-tarihi-efsaneler-mitler-ve-kurtlar-vadisi/comment-page-1/#comment-2516</link>
		<dc:creator>emin</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Jul 2009 18:45:03 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatlog.com/?p=2579#comment-2516</guid>
		<description>Yazıyı kısa tutmak için bazı yerleri kaçırmışım sanırım. 

Hıristiyanlık birinci Constantine&#039;den önce Roma&#039;da geniş kitlelere ulaşmış durumdaydı zaten. Ki wherearethevelvets&#039;in görüşünü kanıtlar bir biçimde (faşist) Roma birinci Constantine&#039;e değin Hıristiyanlara zulmeder. Roma&#039;daki yayılımı MS. 64&#039;te başlatırsak (bunu Nero&#039;nun şehrin yakılışı konusunda Hıristiyanları suçlamasından öğreniriz; demek ki büyük bir yıkımın yüklenebileceği ve korkulan bir &quot;öteki&quot; olma konumuna bu tarihte gelmişler.), MS. 331&#039;e dek Roma&#039;daki aristokrasi Hıristiyanlığı reddeder, hatta baskılamak için ellerinden gelen her şeyi yapmışlardır. Bu kabul edişten bir asır sonrasında ise düşüş başlar ve imparatorluk ikiye bölünür.

Constantine&#039;in elbetteki din alanında iktidar olma isteği vardı ve buna göre kendi iktidarını da destekleyecek (katolikliği) biraz da kendine göre şekillendirerek değiştirmiştir. Ancak dinin (bu bağlamda) yayılışının sebebi iktidarın imparatorluğu bütünleştirecek bir dini ileri sürmesi olamaz. Din zaten tüm engellemelere rağmen yayılmıştı (özellikle alt tabakada -ki bu da nüfusun yüzdelik olarak çoğunluğunu oluşturur). İmparator ya kabul edecekti ya reddedecekti. Reddetmek yerine (zaten halihazırda biraz da ilgi duyduğu) dini kabul edip kendi iktidarı için kullanmayı seçti.

Teslis ise MS. ikinci yüzyılda teolojik olarak tartışma içerisinde ve bu görüşün en çok taraftarı da Roma&#039;da olur. Neden yakındoğu ve hatta uzakdoğuda değil de Roma&#039;da? sorusuna cevap ararken böyle bir yazı çıktı. Gerçi bunun cevabı tek bir şey olamaz. Bunların yanına ekonomik ilişkileri, sosyal yaşamdaki değişimleri vs. de koymak gerek. Benim söylediklerim sadece bir tarafı. Kısaca şöyle: Hıristiyan doktrini için &quot;algısal kapasite&quot; Roma&#039;da vardı. Çünkü doktrinin alt metinleri varsayılabilecek mitler ve efsaneler yumağına haizdiler. Bu nedenle Hıristiyanlık dünyanın başka bir tarafında değil (örneğin Hindistan&#039;da), Roma&#039;da yayıldı.

Yorumun için ayrıca teşekkür ederim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yazıyı kısa tutmak için bazı yerleri kaçırmışım sanırım. </p>
<p>Hıristiyanlık birinci Constantine&#8217;den önce Roma&#8217;da geniş kitlelere ulaşmış durumdaydı zaten. Ki wherearethevelvets&#8217;in görüşünü kanıtlar bir biçimde (faşist) Roma birinci Constantine&#8217;e değin Hıristiyanlara zulmeder. Roma&#8217;daki yayılımı MS. 64&#8242;te başlatırsak (bunu Nero&#8217;nun şehrin yakılışı konusunda Hıristiyanları suçlamasından öğreniriz; demek ki büyük bir yıkımın yüklenebileceği ve korkulan bir &#8220;öteki&#8221; olma konumuna bu tarihte gelmişler.), MS. 331&#8242;e dek Roma&#8217;daki aristokrasi Hıristiyanlığı reddeder, hatta baskılamak için ellerinden gelen her şeyi yapmışlardır. Bu kabul edişten bir asır sonrasında ise düşüş başlar ve imparatorluk ikiye bölünür.</p>
<p>Constantine&#8217;in elbetteki din alanında iktidar olma isteği vardı ve buna göre kendi iktidarını da destekleyecek (katolikliği) biraz da kendine göre şekillendirerek değiştirmiştir. Ancak dinin (bu bağlamda) yayılışının sebebi iktidarın imparatorluğu bütünleştirecek bir dini ileri sürmesi olamaz. Din zaten tüm engellemelere rağmen yayılmıştı (özellikle alt tabakada -ki bu da nüfusun yüzdelik olarak çoğunluğunu oluşturur). İmparator ya kabul edecekti ya reddedecekti. Reddetmek yerine (zaten halihazırda biraz da ilgi duyduğu) dini kabul edip kendi iktidarı için kullanmayı seçti.</p>
<p>Teslis ise MS. ikinci yüzyılda teolojik olarak tartışma içerisinde ve bu görüşün en çok taraftarı da Roma&#8217;da olur. Neden yakındoğu ve hatta uzakdoğuda değil de Roma&#8217;da? sorusuna cevap ararken böyle bir yazı çıktı. Gerçi bunun cevabı tek bir şey olamaz. Bunların yanına ekonomik ilişkileri, sosyal yaşamdaki değişimleri vs. de koymak gerek. Benim söylediklerim sadece bir tarafı. Kısaca şöyle: Hıristiyan doktrini için &#8220;algısal kapasite&#8221; Roma&#8217;da vardı. Çünkü doktrinin alt metinleri varsayılabilecek mitler ve efsaneler yumağına haizdiler. Bu nedenle Hıristiyanlık dünyanın başka bir tarafında değil (örneğin Hindistan&#8217;da), Roma&#8217;da yayıldı.</p>
<p>Yorumun için ayrıca teşekkür ederim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>wherearethevelvets tarafından</title>
		<link>http://www.sanatlog.com/sanat/liviusun-roma-tarihi-efsaneler-mitler-ve-kurtlar-vadisi/comment-page-1/#comment-2508</link>
		<dc:creator>wherearethevelvets</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Jul 2009 13:46:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatlog.com/?p=2579#comment-2508</guid>
		<description>Çok ilginç bir konu. Emin Saydut&#039;un yazıları gerçekten insanı heyecanlandırıyor.

Ben birkaç konuya katılmıyorum (bunun dışında herşey çok güzel). Şöyle ki:

Roma&#039;da Hristiyanlığın neden hızla yayılabildiği sorusuna bulunan cevap beni tatmin etmedi. Çünkü Hristiyanlığı kabul etmeden önce Roma zaten imparatorluk olmuştu. Fakat heterojen bir yapıya sahipti. Irk, dil ve din bütünlüğü yoktu. Eski Yunan&#039;ın panteonundan aldıkları tanrılarla oluşturdukları çok tanrılı sistem, tarihin (bence) ilk faşist oluşumu olan Roma için yeterli değildi. Bir din bütünlüğü istiyorlardı. 

Eski Yunan, dini veya yaşayış biçimiyle daha çok anaerkil özellikler taşıyordu. Roma ise ataerkil yapıdaydı. O tarihte Hristiyanlığı kendisine yakın hisseden Constantine, her faşist liderin yapacağı gibi, tüm halkının bu dine inanmasını istedi. Fakat bir sorun vardı. İnsanlar kendi geleneklerine uymayan bu dini kabul etmeyeceklerdi. Onun için kurulan bir konsülle şu an bildiğimiz Hristiyanlık oluşturuldu. İsis, Mithra, Dionyssoss, Hermes veya Easter gibi değişik kültürlerin inançlarından yeni hibrid bir tanrı yarattı: İsa. (eski Hristiyanlığa İsevilik deniyordu ve Musevilikle ana tanrıça kültünün bir karışımıydı). Böyle olunca Hristiyanlık kolaylıkla yayıldı.

Kurtlar Vadisi mevzusuna gelirsek; Susurluk kazasından sonra iyice aşikar olan &quot;derin devlet&quot; oluşumunu halka sevdirmek için çekilmiş bir propaganda filmidir. Ben faşist kökeni dışında Roma&#039;ya pek bağlayamadım!

Bunlar benim düşüncelerim...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Çok ilginç bir konu. Emin Saydut&#8217;un yazıları gerçekten insanı heyecanlandırıyor.</p>
<p>Ben birkaç konuya katılmıyorum (bunun dışında herşey çok güzel). Şöyle ki:</p>
<p>Roma&#8217;da Hristiyanlığın neden hızla yayılabildiği sorusuna bulunan cevap beni tatmin etmedi. Çünkü Hristiyanlığı kabul etmeden önce Roma zaten imparatorluk olmuştu. Fakat heterojen bir yapıya sahipti. Irk, dil ve din bütünlüğü yoktu. Eski Yunan&#8217;ın panteonundan aldıkları tanrılarla oluşturdukları çok tanrılı sistem, tarihin (bence) ilk faşist oluşumu olan Roma için yeterli değildi. Bir din bütünlüğü istiyorlardı. </p>
<p>Eski Yunan, dini veya yaşayış biçimiyle daha çok anaerkil özellikler taşıyordu. Roma ise ataerkil yapıdaydı. O tarihte Hristiyanlığı kendisine yakın hisseden Constantine, her faşist liderin yapacağı gibi, tüm halkının bu dine inanmasını istedi. Fakat bir sorun vardı. İnsanlar kendi geleneklerine uymayan bu dini kabul etmeyeceklerdi. Onun için kurulan bir konsülle şu an bildiğimiz Hristiyanlık oluşturuldu. İsis, Mithra, Dionyssoss, Hermes veya Easter gibi değişik kültürlerin inançlarından yeni hibrid bir tanrı yarattı: İsa. (eski Hristiyanlığa İsevilik deniyordu ve Musevilikle ana tanrıça kültünün bir karışımıydı). Böyle olunca Hristiyanlık kolaylıkla yayıldı.</p>
<p>Kurtlar Vadisi mevzusuna gelirsek; Susurluk kazasından sonra iyice aşikar olan &#8220;derin devlet&#8221; oluşumunu halka sevdirmek için çekilmiş bir propaganda filmidir. Ben faşist kökeni dışında Roma&#8217;ya pek bağlayamadım!</p>
<p>Bunlar benim düşüncelerim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Elifin Günlüğü tarafından</title>
		<link>http://www.sanatlog.com/sanat/liviusun-roma-tarihi-efsaneler-mitler-ve-kurtlar-vadisi/comment-page-1/#comment-2247</link>
		<dc:creator>Elifin Günlüğü</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Jul 2009 10:28:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatlog.com/?p=2579#comment-2247</guid>
		<description>Mitoloji ve gelecek ilişkisi üzerine günlüğüme düştüğüm mayıs girdilerinden birine, &quot;Geleceği özellikle uzay üzerinden tasarlayan kitapların, filmlerin ve hatta çocukların düşlerini biçimlendiren çizgi filmlerin kahramanlarının mitolojik nitelikler taşıması tesadüfî değildir. Uzak geçmiş, geleceği besler; çünkü, insanların hayalleriyle düşündükleri dönemleri kapsar.&quot; diye başlamışım; &quot;&#039;Yarın&#039;, en iyi &#039;dün&#039;le okunur çünkü.&quot; diyerek kapamışım. Şimdi sizin bence kayda değer tanıtımınızı okuyunca anlıyorum ki, yarın aynı zamanda en iyi de dünle dokunur.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Mitoloji ve gelecek ilişkisi üzerine günlüğüme düştüğüm mayıs girdilerinden birine, &#8220;Geleceği özellikle uzay üzerinden tasarlayan kitapların, filmlerin ve hatta çocukların düşlerini biçimlendiren çizgi filmlerin kahramanlarının mitolojik nitelikler taşıması tesadüfî değildir. Uzak geçmiş, geleceği besler; çünkü, insanların hayalleriyle düşündükleri dönemleri kapsar.&#8221; diye başlamışım; &#8220;&#8216;Yarın&#8217;, en iyi &#8216;dün&#8217;le okunur çünkü.&#8221; diyerek kapamışım. Şimdi sizin bence kayda değer tanıtımınızı okuyunca anlıyorum ki, yarın aynı zamanda en iyi de dünle dokunur.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
