<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>İyi ve Kötü Ayrımı yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.sanatlog.com/sanat/iyi-ve-kotu-ayrimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sanatlog.com/sanat/iyi-ve-kotu-ayrimi/</link>
	<description>Sanatla büyüyenlere...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 07:47:31 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
	<item>
		<title>Yazar: yelken</title>
		<link>http://www.sanatlog.com/sanat/iyi-ve-kotu-ayrimi/comment-page-1/#comment-3282</link>
		<dc:creator>yelken</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Dec 2009 01:56:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatlog.com/?p=3171#comment-3282</guid>
		<description>Anlattıklarınızın özeti, herkes sanatçı olunca, kanuna, kurala, siyasete gerek kalmayacak gibi birşey.
Sanatçılık yetenek işidir, her bünyede olmaz.
Vitaminin iştah açıcısı da yoktur, sanata karşı duyarlı ya da sanatçı olmak ve sanatçı gibi yaşayabilmek için...
 
İnsanoğlu en üstün yaratıktır ama, içimizde hayvandan tutun tutkuya kadar, kıskançlıktan tutun hüzne kadar, aşktan tutun yalnızlığa kadar, emretmekten (en basit örnek, patron) tutun da emir almaya (birileri mecburen emir alır, birileri emir verirken) kadar yani bizi insan yapan iç ve dış sebeplerin hepsi kadar insanken ve milyarlarca insan dünya üzerinde yaşıyorken ve bu duygularının birbirlerine karşı ortaya çıkış sıraları ya da kendilerine çıkışları farklıyken, kim hangi bilince ulaşırsa ulaşsın, biz iyi insanlarız, kötü hayvanlarız. Bunu kabul eden biri olarak, söylediklerinize katılıyor ama olmayacak dualar için asla amin demiyorum :D Masal diyarlarımızın bile cadıları, devleri, iyileri, kötüleri varken :D</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Anlattıklarınızın özeti, herkes sanatçı olunca, kanuna, kurala, siyasete gerek kalmayacak gibi birşey.<br />
Sanatçılık yetenek işidir, her bünyede olmaz.<br />
Vitaminin iştah açıcısı da yoktur, sanata karşı duyarlı ya da sanatçı olmak ve sanatçı gibi yaşayabilmek için&#8230;</p>
<p>İnsanoğlu en üstün yaratıktır ama, içimizde hayvandan tutun tutkuya kadar, kıskançlıktan tutun hüzne kadar, aşktan tutun yalnızlığa kadar, emretmekten (en basit örnek, patron) tutun da emir almaya (birileri mecburen emir alır, birileri emir verirken) kadar yani bizi insan yapan iç ve dış sebeplerin hepsi kadar insanken ve milyarlarca insan dünya üzerinde yaşıyorken ve bu duygularının birbirlerine karşı ortaya çıkış sıraları ya da kendilerine çıkışları farklıyken, kim hangi bilince ulaşırsa ulaşsın, biz iyi insanlarız, kötü hayvanlarız. Bunu kabul eden biri olarak, söylediklerinize katılıyor ama olmayacak dualar için asla amin demiyorum <img src='http://www.sanatlog.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Masal diyarlarımızın bile cadıları, devleri, iyileri, kötüleri varken <img src='http://www.sanatlog.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: wherearethevelvets</title>
		<link>http://www.sanatlog.com/sanat/iyi-ve-kotu-ayrimi/comment-page-1/#comment-3135</link>
		<dc:creator>wherearethevelvets</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Nov 2009 21:26:16 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatlog.com/?p=3171#comment-3135</guid>
		<description>Keşke yazın biraz daha uzun olsaydı da şu son dediklerini içine ekleyebilseydin. Şimdi seni daha iyi anlıyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Keşke yazın biraz daha uzun olsaydı da şu son dediklerini içine ekleyebilseydin. Şimdi seni daha iyi anlıyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Serhat Çolak</title>
		<link>http://www.sanatlog.com/sanat/iyi-ve-kotu-ayrimi/comment-page-1/#comment-3129</link>
		<dc:creator>Serhat Çolak</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Nov 2009 11:20:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatlog.com/?p=3171#comment-3129</guid>
		<description>Yazı &quot;iyi&quot; ve &quot;kötü&quot; kelimelerinin neye göre belirlendiği ve kimin belirlediği üzerine kuruludur. Burada &quot;hadi anarşist olalım, en sert tabulardan biri olarak cinayeti yıkalım, bakın toplum nasıl da bilinçlenecek&quot; demiyorum. Verdiğim örnek mantık yapısını tartışmak için verilmiştir. Neden cinayeti örnek olarak seçtim çünkü cinayet herkesin &quot;kötü&quot; olduğu konusunda hemfikir olduğu bir kavram ve bunu hiçbir zaman sorgulama gereği duyulmamıştır. 

İyi ve kötü kavramları belirlenirken neyi kıstas aldılar? Özgürlükler diyelim. Mutlu ve huzurlu yaşama hakkı veya en azından yaşama hakkı. Buna uymayanlar kötü ilan edildi. Ancak söylemek istediğim buna uymayanlar buna uymazken aslında kendi doğrularına veya iyilik değerlerine göre hareket ediyorlar. Bu da onların iyilik anlayışı diyorum. Bizim de yaptığımız başka bir insanın iyilik anlayışı, biz çoğunluğun iyilik anlayışına uymadığı için onu cezalandırmak. Bu açıdan baktığınızda çok faşist bir uygulama. Hoşgörüsüz, anlayışsız, basiretsiz bir davranış. Ancak diğer taraftan yani özgürlük sınırlarını ihlal açısından baktığımızda bu kuralların varlığı gerekli gibi görünüyor. Ben de diyorum, anarşizm ya da adı her neyse bunun uygulanması yani insanların devletten de bağımsız, kendi kurallarıyla yaşayan bir ortama kavuşması için bilinç düzeyinde artmayı beklemek yerine, bu sistemi veya en azından bir başka geçiş sistemi uygulanırsa insanlar biraz daha kurallardan arınmış, bağımsız düşünebilme yetisine sahip olmuş olacakları için bilinçlerde bir artma olacaktır. Birden mi olacaktır derseniz, en üst sınır için hayır belki ancak bir noktaya kadar, hem de ciddi bir noktaya kadar birden artma yaşanacaktır.

İnsanlar kuralların, kanunların, dayatmaların olduğu yerde rahat düşünme yetilerini kullanamazlar. Çok derin, güçlü ve üst fikirler üretirler ama bunu dile getiremezler ve uygulayamazlar. İşte kurallar ortadan kalkınca birden aydınlanma olacak dediğim budur. Aslında o noktadayız ama kurallarla sıkıştıkça bunu gösteremiyoruz. Hatta çoğu birey bilinç düzeyinde o noktada olduklarını bile bilmezler ama bilinçaltında kesinlikle o seviyededirler.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yazı &#8220;iyi&#8221; ve &#8220;kötü&#8221; kelimelerinin neye göre belirlendiği ve kimin belirlediği üzerine kuruludur. Burada &#8220;hadi anarşist olalım, en sert tabulardan biri olarak cinayeti yıkalım, bakın toplum nasıl da bilinçlenecek&#8221; demiyorum. Verdiğim örnek mantık yapısını tartışmak için verilmiştir. Neden cinayeti örnek olarak seçtim çünkü cinayet herkesin &#8220;kötü&#8221; olduğu konusunda hemfikir olduğu bir kavram ve bunu hiçbir zaman sorgulama gereği duyulmamıştır. </p>
<p>İyi ve kötü kavramları belirlenirken neyi kıstas aldılar? Özgürlükler diyelim. Mutlu ve huzurlu yaşama hakkı veya en azından yaşama hakkı. Buna uymayanlar kötü ilan edildi. Ancak söylemek istediğim buna uymayanlar buna uymazken aslında kendi doğrularına veya iyilik değerlerine göre hareket ediyorlar. Bu da onların iyilik anlayışı diyorum. Bizim de yaptığımız başka bir insanın iyilik anlayışı, biz çoğunluğun iyilik anlayışına uymadığı için onu cezalandırmak. Bu açıdan baktığınızda çok faşist bir uygulama. Hoşgörüsüz, anlayışsız, basiretsiz bir davranış. Ancak diğer taraftan yani özgürlük sınırlarını ihlal açısından baktığımızda bu kuralların varlığı gerekli gibi görünüyor. Ben de diyorum, anarşizm ya da adı her neyse bunun uygulanması yani insanların devletten de bağımsız, kendi kurallarıyla yaşayan bir ortama kavuşması için bilinç düzeyinde artmayı beklemek yerine, bu sistemi veya en azından bir başka geçiş sistemi uygulanırsa insanlar biraz daha kurallardan arınmış, bağımsız düşünebilme yetisine sahip olmuş olacakları için bilinçlerde bir artma olacaktır. Birden mi olacaktır derseniz, en üst sınır için hayır belki ancak bir noktaya kadar, hem de ciddi bir noktaya kadar birden artma yaşanacaktır.</p>
<p>İnsanlar kuralların, kanunların, dayatmaların olduğu yerde rahat düşünme yetilerini kullanamazlar. Çok derin, güçlü ve üst fikirler üretirler ama bunu dile getiremezler ve uygulayamazlar. İşte kurallar ortadan kalkınca birden aydınlanma olacak dediğim budur. Aslında o noktadayız ama kurallarla sıkıştıkça bunu gösteremiyoruz. Hatta çoğu birey bilinç düzeyinde o noktada olduklarını bile bilmezler ama bilinçaltında kesinlikle o seviyededirler.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: wherearethevelvets</title>
		<link>http://www.sanatlog.com/sanat/iyi-ve-kotu-ayrimi/comment-page-1/#comment-3125</link>
		<dc:creator>wherearethevelvets</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Nov 2009 06:32:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatlog.com/?p=3171#comment-3125</guid>
		<description>Yazı, baştan sona bir karmaşa içinde. 

Bir insanı öldürmemek bir kural değildir ki. Eğer bir insanın temel haklarını koruyacak müdahalelerde bulunuyorsak bu kurallar yıkılması gereken kurallar değildir en azından. Anarşizmi yanlış yorumladığını düşünüyorum. Suç diye örnek verdiğin eylemler nedense hep başka birinin özgürlük haklarına müdahale etmekten geçiyor. Bu kurallarla belirlenmiş birşey değildir. Haktır. Bu, başkasının yaşamasına izin vermektir, kural demeyelim başka şey diyelim o zaman. Her şey insanların düşüncelerine ve fikirlerine tabii değildir. Doğanın da kanunları ve kuralları vardır. Onları nasıl yıkacağız bu durumda? Aç kalmamak için yemek yemeliyiz, bu bir kuraldır. Yemek malzememizi oluşturan şeyleri yememiz iyi veya kötü olarak algılanabilir mi? Algılanmalı mı? 

Onun için cinayetmiş tecavüzmüş hırsızlıkmış bunlar temel insan haklarına (yaşama) müdahaleden başka birşey değildir. Anarşist olmak için bile hayatta olmak ve yaşamak gerekir. Al sana bir kural daha! Sırf kural olduğu için yıkmaya çalışmak anarşizm değil, boşa kürek sallamaktır.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yazı, baştan sona bir karmaşa içinde. </p>
<p>Bir insanı öldürmemek bir kural değildir ki. Eğer bir insanın temel haklarını koruyacak müdahalelerde bulunuyorsak bu kurallar yıkılması gereken kurallar değildir en azından. Anarşizmi yanlış yorumladığını düşünüyorum. Suç diye örnek verdiğin eylemler nedense hep başka birinin özgürlük haklarına müdahale etmekten geçiyor. Bu kurallarla belirlenmiş birşey değildir. Haktır. Bu, başkasının yaşamasına izin vermektir, kural demeyelim başka şey diyelim o zaman. Her şey insanların düşüncelerine ve fikirlerine tabii değildir. Doğanın da kanunları ve kuralları vardır. Onları nasıl yıkacağız bu durumda? Aç kalmamak için yemek yemeliyiz, bu bir kuraldır. Yemek malzememizi oluşturan şeyleri yememiz iyi veya kötü olarak algılanabilir mi? Algılanmalı mı? </p>
<p>Onun için cinayetmiş tecavüzmüş hırsızlıkmış bunlar temel insan haklarına (yaşama) müdahaleden başka birşey değildir. Anarşist olmak için bile hayatta olmak ve yaşamak gerekir. Al sana bir kural daha! Sırf kural olduğu için yıkmaya çalışmak anarşizm değil, boşa kürek sallamaktır.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: emin</title>
		<link>http://www.sanatlog.com/sanat/iyi-ve-kotu-ayrimi/comment-page-1/#comment-3123</link>
		<dc:creator>emin</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 08:35:24 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatlog.com/?p=3171#comment-3123</guid>
		<description>&quot;Kuralların olmadığı bir evrende zaten şimdi suçlu dediğimiz insanlar da başkalarının hayatlarına müdahale etmemeleri gerektiğini anlayacaktır.&quot;

Bu da nerden çıktı? Sanki şu anki suçlular sırf kural var diye suç işliyor. Eski bir freudyen yaklaşım mı? Ütopya mı? &quot;Kuralların olmadığı bir evrende&quot; şimdiki suçluların ne işi var? Hadi diyelim ki varlar, nasıl oluyor da birdenbire inisiye olup aydınlanıyorlar. &quot;Başka&quot; diye tanımladığın şey ne? &quot;Müdahale&quot; ne? Sonuçta ben aksırdığımda Çindeki birilerine müdahale etmiş olurum. Cidden ya.. Müdahale derken neden bahsediyorsun?

Evrensel bir &quot;iyi&quot; veya &quot;kötü&quot; yok diye, bilinç düzeylerimizle ortaya çıkmış bireysel &quot;iyi&quot; ve &quot;kötü&quot;lerimizi de bırakmamız gerekmiyor sanırım. Çünkü evrensel bir &quot;iyi&quot;nin varolmayışı kendimizden başka hiçbir şeyin ontolojisine varamamamızdan kaynaklanır. Sadece &quot;ben&quot; var yani.. Ki o &quot;ben&quot;in de ne olduğunu bilmiyoruz.

Diğer yandan öldürmenin makbul sayıldığı bir toplum olamaz(çünkü çok kısa bir sürede yok olur, daha doğrusu toplum olamadan yok olur). Ancak belirli alanlarda öldürmeyi makbul kılan toplumlar olabilir ki hala var.. Böyle toplumların olması ise savlarınıza hiçbir şey katmıyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Kuralların olmadığı bir evrende zaten şimdi suçlu dediğimiz insanlar da başkalarının hayatlarına müdahale etmemeleri gerektiğini anlayacaktır.&#8221;</p>
<p>Bu da nerden çıktı? Sanki şu anki suçlular sırf kural var diye suç işliyor. Eski bir freudyen yaklaşım mı? Ütopya mı? &#8220;Kuralların olmadığı bir evrende&#8221; şimdiki suçluların ne işi var? Hadi diyelim ki varlar, nasıl oluyor da birdenbire inisiye olup aydınlanıyorlar. &#8220;Başka&#8221; diye tanımladığın şey ne? &#8220;Müdahale&#8221; ne? Sonuçta ben aksırdığımda Çindeki birilerine müdahale etmiş olurum. Cidden ya.. Müdahale derken neden bahsediyorsun?</p>
<p>Evrensel bir &#8220;iyi&#8221; veya &#8220;kötü&#8221; yok diye, bilinç düzeylerimizle ortaya çıkmış bireysel &#8220;iyi&#8221; ve &#8220;kötü&#8221;lerimizi de bırakmamız gerekmiyor sanırım. Çünkü evrensel bir &#8220;iyi&#8221;nin varolmayışı kendimizden başka hiçbir şeyin ontolojisine varamamamızdan kaynaklanır. Sadece &#8220;ben&#8221; var yani.. Ki o &#8220;ben&#8221;in de ne olduğunu bilmiyoruz.</p>
<p>Diğer yandan öldürmenin makbul sayıldığı bir toplum olamaz(çünkü çok kısa bir sürede yok olur, daha doğrusu toplum olamadan yok olur). Ancak belirli alanlarda öldürmeyi makbul kılan toplumlar olabilir ki hala var.. Böyle toplumların olması ise savlarınıza hiçbir şey katmıyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
