Anasayfa / Edebiyat / Dergi & Fanzin / “Güney Dergisi” Sorumlu Yazıişleri Müdürü Aziz Özer’e 1 yıl 6 Ay Hapis Cezası Verildi!

“Güney Dergisi” Sorumlu Yazıişleri Müdürü Aziz Özer’e 1 yıl 6 Ay Hapis Cezası Verildi!

Konuyla ilgili olarak Güney Dergisi’nin basın açıklaması şöyle…

Basına ve Kamuoyuna Duyurulur:

Sorumlu Yazıişleri Müdürümüz Aziz Özer’e 1 yıl 6 ay hapis cezası verildi!

Güney Dergisi’nde bir öykü ve bir karikatürü yayınladığı gerekçesiyle PKK propagandası yapmak suçlamasıyla Sorumlu Yazıişleri Müdürümüz Aziz Özer’e açılan dava 1yıl 6 ay hapis cezasıyla sonuçlandı.

Bilindiği gibi dergimizin 51.sayısında yayınlanan “İnanılmaz bir direnişin üç günlük hikayesi” (Yazar: Mehmet Söğüt) ve “Hakim” (Meray Ülgen) başlıklı kısa film öyküsüne önce 21.01.2010 tarihinde soruşturma açılmış ve sonrasında 11.05.2010’da, Mehmet Söğüt’ün “İnanılmaz bir direnişin üç günlük hikayesi” başlıklı öyküsünün yanı sıra bu kez Meray Ülgen’in “Hakim” başlıklı öyküsünde değil de onun aynı dergide yayınlanan “Niyazi Şehit” karikatüründe, terör örgütü PKK-KONGRA GEL’in propagandasının yapıldığı gerekçesiyle dergimizin sahibi ve sorumlu yazıişleri müdürü AZİZ ÖZER’e dava açılmıştı. Yine daha önce 53. sayıda yayınlanan, Ali Dağdeviren’in “Zindan (Kürt) Çocukları’nın Çocuk Hakları!” başlıklı bir yazı gerekçesiyle 53. sayının tamamının toplatılıp, el konulması ve dağıtımının yasaklanması kararı verilmiş ve uygulanmıştı.

7 Ekim’de görülen ilk duruşmada dava 31 Mart 2011’e ertelenmişti. 31 Mart’ta TC 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, mahkeme heyeti kararını verdi: PKK propagandası yapıldığı gerekçesiyle 1 yıl hapis cezası. Bu suç basın yoluyla işlendiğinden ceza yarısı oranında artırılarak 1 yıl 6 aya çıkarılmıştır. Daha önce de benzeri suçlamalarla ceza alındığı için TCK’nın 62. Maddesinden yararlandırılmamıştır.

Bu dava ve alınan karar bir kez daha, devletin yüce çıkarları adına özgür basının nasıl susturulmaya çalışıldığını, sadece bir dergide yayınlanan öykü ve karikatür nedeniyle birbuçuk yıl hapis cezası vererek, imajının zedelenmesini dahi göze aldığını, her türlü yöntemle halkların özgürlüğünü ve halkların kardeşliğini savunanların üzerine gittiğini açıkça ortaya koymuştur.

Güney Kültür Sanat Edebiyat Dergimiz bu konuda takibata uğrayan onlarca özgür basından biridir sadece. Egemenler saltanatlarını dikensiz gül bahçesinde sürdürebilmek için her türlü özgür sesi, düşünceyi boğmaya çalışıyorlar. Ama yıllardır dergimize verdikleri onlarca para, hapis ve kapatma/toplatma cezalarına rağmen susturamadıklarını kendileri de görmüşlerdir. Onun için bu cezalarının da boşuna olduğunu, gazetemizi susturamayacağını biliyorlardır.

Dergimizin en önemli yayın ilkelerinden biri taraflılığıdır; safının ezilenlerden, sömürülenlerden, işçi ve emekçilerden yana olduğunu açıkça ortaya koymasıdır. Ve bu, bu tür yıldırmalara rağmen ısrarla devam ettirilecektir.

Bütün dostlarımızı, okurlarımızı, işçileri ve emekçileri dergilerine sahip çıkmaya, dayanışmaya çağırıyoruz. Doğru saflarda birleşirsek yenemeyeceğimiz bir güç yoktur.

31 Mart 2011
Güney Kültür Sanat Edebiyat Derg
isi

SanatLog olarak Aziz Özer’in ve Güney Dergisi’nın yanında olduğumuzu bildiririz…

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

Hakkında Editör

Hakan Bilge - The Godfather Mitosu (Şule Yayınları, 2015) ve Aşktan da Üstün: Hitchcock Sinemasında Kişisel Bir Gezinti (Doruk Yayınları, 2016) adlı sinema kitaplarının yazarıdır.

Bu yazıya da bakabilirsiniz.

Hermann Hesse’nin Bozkırkurdu İsimli Romanı Üzerine

Harry Haller; yolunu şaşırıp kendi habitatından ayrı düşmüş, kazârâ bir kente inip sürüye karıştığına inandığı ...

7 Yorum

  1. İçeriği ne olursa olsun ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına karşıyım.

  2. Ben bu cezaların ne zaman son bulacagini merak ediyorum. Benim ulkemde insanlar dusunce ozgurluklerinden dolayi sorgulanip yargilaniyorlar.Cok uzgunum, artik insanlar rahatlikla dusuncelerini dahi paylasamiyor. Fikirler gizlendigi surece ilerlememiz mumkun degil.

  3. Güney Dergisi’nde yazmaktan onur duyuyorum ve Aziz Özer gibi hapis cezası almaktan da çekinmiyorum. Düşünceye ceza veriliyor olması ise ne yazık ki bu ülkenin ayıp hanesine eklenmeye devam ediyor.

  4. Güney’in mirası bizim de mirasımız. Hem Yılmaz Güney’in hem de bizzat kendisinin kurduğu Güney Dergisi’nin.

    Olayı nefretle kınıyorum…

  5. Utanç verici!

  6. Merhaba.

    Dayanışmadan ötürü Sanatlog’a ve yorumlarıyla bizlere destekte bulunan herkese teşekkür ederiz. Güney Dergisi elbette okurlarından ve dostlarında aldığı destekle doğru bildiği yoldan ilerlemeye devam edecektir. Biz Yılmaz Güney’in mirasını taşımaya çalışıyoruz. Bu mirası taşımanın ağır bir sorumluluğu olduğunu bildiğimiz gibi bir bedeli olduğunu da biliyoruz.

  7. Artık yasaklamalar ile hiçbir yere varılamayacağını anlamalılar. Tarih bizlere öğretiyor ki bir fikri ne kadar yasaklarsanız bir o kadar daha çok insan onlara daha sıkı sıkıya bağlı oluyor.

    Söylenen üç yazıyı da internette bulup okudum. Hatta bir kısmı bamtelime dokunmadı değil. Doğru yazılar veya yanlış yazılar demek istemiyorum ama hapis cezasının saçmalık olduğunu düşünüyorum. Yazıyı yazarken de aklıma şu söz geldi ki;
    Gönülleri fethetmeden kalelere giremezsiniz. Kale kapıları kırılarak açılır; ancak gönül kapıları kıralarak açılmaz. Sevgiyle açılır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir