Estrella Morente Türkiye’de

7 yaşından beri sahnelerde olan ve günümüzün en iyi kadın flamenko şarkıcısı olarak gösterilen, geçtiğimiz sene vefat eden, efsane flamenko şarkıcısı Enrique Morente’nin kızı Estrella Morente 19 Aralık’ta ilk kez Türkiye’ye geliyor. Penelope Cruz’un başrolünü oynadığı, Pedro Almodovar’ın bol ödüllü filmi “Volver” için şarkı söylediğinden beri tüm dünyanın ilgisini çeken Estrella Morente, “Ondas En İyi Flamenko Sanatçısı” ödülü başta olmak üzere, sayısız ödüller almış bir sanatçı. Ünlü şarkıcının ilk albümü “Mi Cante y un Poema” büyük başarısının ardından Peter Gabriel’in Real World plak şirketi etiketiyle tüm dünyada yayınlandı. 2005 sonbaharında biletleri günler öncesinden tükenen “1922” adlı oyunu ile bir flamenko efsanesine dönüşen Estrella’ya İspanyol Radyo ve Televizyon Yayıncıları Birliği, İspanyol Kültürüne katkılarından dolayı “Altın Mikrofon Ödülü” verdi. Uzun zamandır Türk flamenko sevenleri tarafından beklenen sanatçı Türkiye’de ilk kez 19 Aralık’ta Cemal Reşit Rey’de!

ESTRELLA MORENTE Hakkında

Estrella Morente Carbonell 1980 yılında Granada’da dünyaya geldi. Ünlü flamenko şarkıcısı Enrique Morente ve dansçı Aurora Carbonell’in kızı olan Morente aynı zamanda ünlü gitarist Montoyita’nın da torunu. Çocukluğundan itibaren flamenko müzisyenleriyle büyüyen sanatçı daha küçük yaşlardayken sahneye çıkmaya başlamış.

Henüz 7 yaşındayken efsane gitarist Sabicas’la şarkılar söyleyen Morente, 16 yaşına geldiğinde artık dünyaca ünlü televizyon kanallarına konuk olmaya başlayan bir yıldıza dönüşmüş. Uluslararası Kayak Şampiyonası’nın açılış töreninden ünlü televizyon şovlarına çıkan Morente, flamenko efsaneleri Chano Lobato ve Juan Habichuela gibi isimlere eşlik etmeye başlamış. Morente daha sonra ünlü sinema filmi “Sobrevivire”’nin soundtrack albümü için bir şarkı kaydetmiş.

Peter Gabriel, Morente’nin “Los Pastores” şarkısından esinlenirken, Estrella Carlos Saura’nın “Buñuel y la mesa del Rey Salomón” filmi için “Los Cuatro Muleros” adlı şarkıyı söylemiş. Virgin etiketiyle yayınlanan ilk albümü  “Mi Cante y un Poema” adını taşıyor.

1997 yılında ilk solo performansını Granada’da Peña de la Platería’da gerçekleştiren sanatçı, sonrasında Federico García Lorca için yapılan anma programında sahneye çıkmış. Granada ve Freiburg şehirlerinin kardeşliği ilan edildiğinde de sahneye çıkmış ve Alman izleyicileri büyülemiş. Sanatçı aynı yıl Barselona’daki Grec festivali’nde Juan Manuel Cañizares’in konuğu olarak sahneye çıkmış.

Seville’in ünlü tiyatrosu “Teatro de la Maestranza”’da “Huellas de la Argentinita”  prodüksiyonunda da yeralan yıldız, Martirio ve Carmen Linares gibi isimlerle aynı sahneyi paylaşmış.

“Mi Cante y un Poema” prodüktörü olan ve şarkı seçiminden, aranjelere kadar kendisine rehberlik eden babasıyla ilk çalışmasını gerçekleştirirken Estrella’nın bu çalışması Peter Gabriel’in Real World plak şirketinin etiketiyle tüm dünyada yayınlanmış.

Albümün başarısıyla İspanya’nın en ünlü festivallerinde sahneye çıkan sanatçı, 12. Flamenko Bienali’nin kapanış konserini gerçekleştirmiş. 

“Calle del Aire” albümünü 2001 yılında yayınlanan sanatçı, bu albümdeki eklektik tarzıyla büyük ilgi görmüş. Ünlü Kübalı piyanist Pepesito Reyes ile ‘El Manisero’yu kaydeden sanatçı bu şarkı ile birçok ödül kucaklamış.

Ondas “En İyi Flamenko Sanatçısı” ödülü başta olmak üzere birçok ödül alan sanatçı albümleriyle birçok kez platin satışlarını geride bırakmış.

Estrella efsane flamenko şarkıcısı Camarón de la Isla’nın ve babasının hayranı. Şarkıcı Malaga’daki Picasso müzesinin açılışından İspanyol Kraliyet ailesinin katıldığı Londra’nın ünlü salonu Barbican’daki performasına verdiği her konserinde izleyicilerini büyülüyor. Babasıyla bir dizi konser veren Estrella, Cordoba Uluslararası Gitar Festivali’nin de yıldızlarından biri olmuş.

José Sánchez Montes’in çektiği belgesel film “Morente Sueña la Alhambra”’da da yeralan sanatçıyı, dünyaca ünlü yönetmen Pedro Almodovar Penelope Cruz’un başrolü oynadığı “Volver” adlı filminde şarkı söylemesi için seçmiş.

2005 sonbaharında biletleri günler öncesinden tükenen “1922” adlı oyunu ile eleştirmenlerin büyük beğenisini kazanmış. Babası Enrique Morente’nin yönettiği, 1922 yılının Elhamra Sarayında gerçekleşen dillere destan şarkı yarışmasını konu eden bu prodüksiyon ünlü feminist efsaneler La Niña de los Peines ve Maria Zambrano anısına gerçekleştirilmiş. Rafael Riqueni ve Tomatito gibi isimlerin de yer aldığı bu gösteri sayesinde Estrella bir kez daha babasıyla çalışma fırsatı yakalamış.

2006’da büyük bir turneye çıkan sanatçı “Mujeres” albümünü yayınlamış. Estrella’nın kalbindeki kadınlara ithaf ettiği bu albümün prodüksiyonu yine babasına ait. Albüm’ün İspanta turnesi için Madrid, Barselona, Jerez, Valencia  ve Malaga’da konserler veren Morente ardından Broadway’den Marsilya’ya,Sardunya’dan Brüksel’e, Oslo’dan Helsinki’ye kadar dünyanın çeşitli yerlerinde konserler vermiş.

Londra konserleri için babasının yarattığı “Pastora 1922” gösterisini hazırlayan sanatçı, La Niña de los Peines, Maria Zambrano gibi isimlerin eserlerini ve Granada flamenko geleneğini sahneye taşımış. 

Latin Grammy adaylığı da bulunan sanatçı, 2006 yılının “En İyi Flamenko” ödülünün sahibi. İspanyol Radyo ve Televizyon Yayıncıları Birliği, İspanyol Kültürüne katkılarından dolayı sanatçıya ayrıca “Altın Mikrofon Ödülü vermiş.

Dünyanın tek online flamenko dergisi “deflamenco.com“ tarafından 2008 yılında gerçekleştirilen bir anket sonucu sanatçı “Casacueva y Escenario” DVD’si ile “En İyi Konser” ödülünü kucaklamış. Estrella Oslo, Helsinki, Sofya ve Lizbon’daki birçok festivalin yıldızı haline gelirken bir yandan Dulce Pontes’le işbirliği yaparak ‘Dulce Estrella’ turnesine start vermiş. Bu turne Zaragoza’da ki EXPO 2008 fuarında başlamış ve Seville’da sona ermiş. 

2009 yılında Hollanda’da ilk konserini gerçekleştiren Morente, ünlü Musiekgebouw sahnesine çıkmış. Dünyaca ünlü Carnegie Hall’de 2800 kişinin karşısına çıkan sanatçı, bir flamenko efsanesi olarak tüm dünyada en prestijli sahnelerde konserleriyle flamenko geleneğini milyonlara ulaştırmaya devam ediyor.

19 ARALIK 2010 - 20:00, CRR  

Biletler Biletix’de!  www.biletix.com Biletix Çağrı Merkezi (0 216 556 98 00)

www.sanatlog.com

Cervantes Enstitüsü Yeni Yılı İki Konser ile Kutluyor

Altın Çağ’dan çok sesli İspanyol müziği

Cervantes Enstitüsü’nün yıl sonu konseri olarak düzenlediği ilk etkinlik Commentor Vocis grubunun vereceği Rönesans müziğinin en önemli müzisyeni Tomás Luis de Victoria’yı anıyor. Ücretsiz olan konser 11 Aralık Pazar günü saat 20.00’de Beyoğlu’nda Santa Maria Draperis Kilisesi’nde gerçekleşecek.

Commentor Vocis Grubu 2008 senesinde Basilea’da kuruldu ve İspanyol forum panaromasında önemli bir yankı uyandırdı. İsminin de işaret ettiği gibi, grup, sesler hakkında çalışma yaparak, yorumlanabilecek her perdeyi inceliyor. Repertuarları eski koro müziği ve modern müzik arasında bir seçki şeklinde hayat buluyor. İspanya Ulusal Radyosu için farklı kayıtlar gerçekleştiren grup, bu günlerde bir İspanyol Rönesans müziği CD’si kayıt ediyor.

Grubun üyeleri, soprano María Jesús Prieto Menchero, contralto Helia Martínez Ortiz, tenor Miguel Bernal, bas ve şef Héctor Guerrero’dan oluşuyor.

Tomas Luis de Victoria  (Ávila 1548-Madrid 1611) İspanyol Rönesansı’nın ve dönem Avrupası’nın en önemli polifonist ismidir. Avila’da doğmuş, Roma’da, İtalyan Giovanni Pierluigi da Palestrina ile birlikte eğitim görmüştür. 1571 senesinde Collegium Romanum’un müzikal direktörlüğünü yapmıştır. 1578-1585 seneleri arasında İtalyan rahip Felipe Neri ile birlikte dini müzik yazımına katılmış, güzel konuşma sanatıyla da eserler yazsa da, bu tipteki eserleri günümüze ulaşmamıştır. Müzikal bağlamda, 20 ayin ve 44 müziksiz çok sesli ilahiye imza atmıştır. Victoria’nın müziği, ayin müzikleri başta olmak üzere, yaşadığı süre zarfında çok popülerdir. 1611 senesinde Madrid’de yaşama gözlerini yummuştur.

Kanaryalar’dan Çağdaş Müzik

Cervantes Enstitüsü’nün yeni yılı karşılamak için düzenleği ikinci konser ‘Denizin Örtüsünde’ 5 Ocak saat 20.00’de yine Beyoğlu’nda Santa Maria Draperis Kilisesi’nde ücretsiz olarak gerçekleşecek.

‘Denizin Örtüsünde’ Kanarya Adaları Hükümeti tarafından, Septenio Programı kapsamında finanse edilen, disiplinler arası bir projeye ait bir konser. Bu kültür projesi, Kanarya Adalarını, kültür ve yaratıcılığını kullanarak, adaları ve denizlerini, yeni bir bakış açısından tanıtmayı ve Kanaryalar’dan çıkan çağdaş müzik yaratımını desteklemeyi amaçlıyor.

Kanaryalar’dan çıkmış dünyaca ünlü yazarlardan ve 27 Kuşağından olan şair ve yazar Pedro García Cabrera’nın kendine ilham aldığı denizi ve Cabrera’nın şiir ve eserlerini kendine çıkış noktası olarak alan konser, Kanaryalı Gustavo Trujillo, Laura Vega, Dori Díaz ve Milena Perisic gibi kompozitörlerin eserlerinden hazırlanmış bir seçkiye de yer veriyor. Aynı zamanda, Kanaryalar’ın umut vaadeden gençleri arasında düzenlenmiş kompozisyon yarışmasını kazanan eser de bu konserde yer alıyor. Konserdeki müzisyenler: klarnette Juan Félix Álvarez, perküsyonda Javier Rodríguez ve piyanoda Esther Ropón’dan oluşuyor.

www.sanatlog.com

2. İstanbul Dünya Müzikleri Festivali

2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında ilki düzenlenen “WOMİST -  İstanbul Dünya Müzikleri Festivali”nin ikincisi, 8 - 19 Aralık 2011 tarihleri arasında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile Pi Prodüksiyon tarafından gerçekleştiriliyor. WOMİST’2011’e, 10 ülkeden (Arjantin, Avusturya, Azerbaycan, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Fransa, Cezayir, Türkiye, Uruguay, Yunanistan) sanatçı grupları katılıcak.

Festival, 8 Aralık akşamı, Fulya Sanat Merkezi’nde, Arjantinli ve Uruguaylı sanatçıların yer aldığı “Tango Negro” topluluğunun konseri ile açılacak. Tangonun kökenlerine uzanarak,  19. yüzyılda Arjantin’e getirilen Afrikalı kölelerin müziğinden kaynaklanan, sürgün acılarını ve vatan hasretini dile getiren “Tango Negro” Quartet (Buschini, Rusillo, Mangalavite & Marini) geleneksel tangoyu modern caz’la buluşturan müzikleriyle 2. Uluslararası İstanbul Dünya Müzikleri Festivali’nin açılışını gerçekleştirecek. 

Festivalde, Saraybosnalı solist Amira iki konser verecek.  Yerel müziklerden evrensele ulaşan tarzıyla, Boşnak gençlerinin en sevdiği sanatçılardan biri olan Amira’nın şarkıları, son yıllarda Bosna-Hersek ve öteki Balkan ülkelerinin sınırlarını aşıp, Avrupa sahnelerine ve festivallerine uzandı. “Amira” adlı son CD’si Avusturya’da yayımlandı. Sanatçının konserleri 9 Aralık’ta Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde ve 10 Aralık’ta Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.

Dünyaca tanınmış Yunanlı müzisyen Eleftheria Arvanitaki’nin konseri ise, 13 Aralık Salı günü TİM Show Center’da yer alacak. Kariyerine 80’li yıllarda bir Rembetiko grubunun solisti olarak başlayan sanatçı, geleneksel ve modern Yunan müziğinin özgün bir sentezini sunduğu konserleri ile Amerika’dan Avustralya’ya dünyanın dört bir yanında geniş hayran kitleleri kazandı.  Eleftheria Arvanitaki, pek çok Yunan şairi, bestecisi ve söz yazarı için ilham kaynağı oldu; onun için yazılan eserler, Yunanistan’da olduğu kadar Avrupa’da da büyük beğeni topladı. Roma’da Papa’nın huzurunda verdiği konser ve 2004 Atina Olimpiyatları’nın Kapanış Töreninde seslendirdiği Philip Glass bestesi, unutulmaz performansları arasında yer alıyor.

Festival kapsamında 14 Aralık Çarşamba günü Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi’nde seyirci ile buluşacak olan Azeri müziğinin ünlü solisti Sevda (Elekberzade), geleneksel Azeri müziğinin günümüzdeki en usta yorumcularından biri olmasının yanısıra, caz yorumlarıyla da bütün dünyada ilgi görüyor. “Lolo”, “Ala Göz”, “Elveda”, “Men Seni Araram”  adlı parçalarıyla Avrupa’da ün kazanan sanatçının “Gül Açıldı” adlı son CD’si Almanya’da yayımlandı.  Doğu ve batı müziklerini özgün bir sentezde buluşturan Sevda, Azeri müziğine farklı bir boyut getiriyor.

Fulya Sanat Merkezi’nde 15 Aralık günü sahne alacak olan Sofya doğumlu Martin Lubenov, bugün Balkan dünyasının en ünlü akordeon sanatçılarının başında geliyor.  Lubenov’un Avusturya’da kurduğu “Jazzta Prasta” Orkestrası, dinleyiciyi coşturan sahne performansları ile tüm dünya müziği festivallerinin vazgeçilmezleri arasında. Çalışmalarını Avrupa’nın farklı kentlerinde sürdüren Lubenov, Balkan geleneklerini, Bulgar, Makedon, Sırp, Yunan, Türk ve Roman folklorunu, Fransız geleneksel dans müziklerini (musette), caz ve tango ritmleri ile buluşturan zengin repertuarı ile ‘Dünya Müziği’nin önde gelen ustaları arasında sayılıyor.

Festivalin 19 Aralık günü Caddebostan Kültür Merkezi’nde gereçekleşecek kapanış konserinde ise, François Atlan ve Özlem Taner İstanbullu müzikseverlerle buluşacaklar. Cezayirli bir diplomat baba ile müzisyen bir Fransız anneden doğan ve şimdilerde Fas’da yaşayan şarkıcı Françoise Atlan, ilk albümü “Sefarad Romansları” ile tanındı. Piyano ve müzikoloji dallarındaki konservatuar eğitiminden sonra, Fas’dan Amerika’ya, İspanya’dan Japonya’ya dünyanın dört bir yanında konserler verdi; ünlü müzisyenlerle projeler gerçekleştirdi. Arap - Endülüs ve Sefarad şarkılarının yanısıra, Akdeniz’in tüm dillerinde şarkılar söyleyen Atlan, “dünya müziği”nin tanınmış isimleri arasında yer alıyor.   Sanatçı, İstanbul’da ünlü Cezayirli müzisyen Fouad Didi eşliğinde, “Granada’nın Ruhu” başlıklı bir program sunacak. Kapanış gecesinin diğer yıldızı Özlem Taner, geçen ay Kopenhag’da düzenlenen WOMEX 2011 Dünya Müzikleri Fuarı’nda ülkemizi temsil etti. Gaziantep’te doğan sanatçının Kalan Müzik’ten çıkan “Türkmen Kızı” isimli albümü İngiltere’de en çok dinlenen albümler arasına (top10 listesine) girdi. Ünlü world müzik dergisi FolkRoots’un övgüyle söz ettiği sanatçının albümü BBC’de en çok dinlenen 5 albümden biri olarak tanıtıldı.

FESTİVAL PROGRAMI

8 Aralık Perşembe     20:00 FULYA Sanat Merkezi, Beşiktaş             

                                    “Tango Negro”Quartet (Arjantin - Uruguay)

9 Aralık Cuma            20:00 Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi     

                                    Amira (Bosna-Hersek)

10 Aralık Cumartesi  20:00 Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi

                                    Amira (Bosna-Hersek)

13 Aralık Salı             21:00 TİM Show Center

                                    Eleftheria Arvanitaki (Yunanistan) 

14 Aralık Çarşamba   20:00 Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi

                                    Sevda (Azerbaycan)

15 Aralık Perşembe   20:00 FULYA Sanat Merkezi, Beşiktaş         

                                    Martin Lubenov  ‘Jazzta Prasta’ (Bulgaristan - Avusturya)       

19 Aralık Pazartesi    20:00 Caddebostan Kültür Merkezi

                                    Françoise Atlan & Fouad Didi (Fransa - Cezayir)

                                    Özlem Taner (Türkiye)  

Kartal, Bakırköy ve Fatih’deki konserlere katılım ücretsizdir.  Fulya Sanat, CKM ve TİM Show Center’daki konserlerin biletleri biletix’den temin edilebilir. www.biletix.comBilgi için : 0212 243 64 83   

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

Uluslararası Osmanlı Dans Kültürü Kongresi

Kasım 24, 2011 by  
Filed under Dans, Duyurular, Etkinlik Cetveli, Müzik, Sanat

Leave a Comment

UNESCO Uluslararası Dans Konseyi CID-UNESCO İstanbul Beyoğlu Şubesi tarafından, 24-27 Kasım 2011 tarihlerinde “Uluslararası Osmanlı Dans Kültürü Kongresi” yurt dışından ve Türkiye genelinden akademisyen ve eğitmenlerin katılımı ile İstanbul’da Kadir Has Üniversitesi’nde düzenlenecektir. Kongre kapsamında, sunum ve bildirilerden oluşan sempozyumlara ve uygulamaya yönelik atölye çalışmalarına yer verilecektir.

Bu kongre, UNESCO “Görünmeyen Kültürel Mirasın Korunması” ve “Kültürlerarası Yakınlaşma” projeleri çerçevesinde UNESCO Uluslararası Dans Konseyi (Conseil International de la Danse) CID–UNESCO tarafından aşağıda belirtilen amaçlara yönelik olarak düzenlenmektedir.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde, imparatorluk sınırlarında yaşamış olan farklı milletlerin dans kültürleri ile ilgili uzman ve profesyonellerin biraraya gelmesini sağlamak;

Dans, müzik, tarih, sanat tarihi, felsefe ve diğer disiplinlerden araştırmacıların, araştırma verilerini ve yaklaşımlarını, uluslararası bir platformda paylaşmalarını sağlamak, akademik olarak geçerliliği kanıtlanmış teori ve bilgileri bir çatı altında toplamak;

Döneme ait, eğlence, performans, sosyal veya rituel niteliği taşıyan dans formları ile ilgili, özüne sadık uygulamalarının, uzman eğitmen ve araştırmacılar tarafından canlandırılması ve sunulmasını sağlamak. 

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

17 Grammy’li Pat Metheny 7 Yıl Aradan Sonra İstanbul’da!

Kayıtları 20 milyonun üzerinde satan, 33 kez Grammy’e aday gösterilen, bunların 17’sini alan caz tarihinin gelmiş geçmiş en önemli figürü Pat Metheny, üçlüsüyle, 30 Kasım ve 1 Aralık’ta Cemal Reşit Rey’de! Bu efsaneyi kaçırmayın!

Kariyerine kadim dostu piyanist Lyle Mays’le beraber oluşturduğu grubuyla başlayan Metheny, bu grupla kaydettiği Offramp, Travers, First Circle gibi albümler başta olmak üzere arka arkaya 7 tane grammy ödülü alarak rekor kırdı.

Müzikal kariyeri boyunca 33 kez Grammy Ödülü’ne aday olarak gösterilen sanatçı, bu ödüllerin 17’sini aldı. David Bowie ile yaptığı The Falcon and The Snowman adlı soundtrack çalışmasından çıkan This is Not America adlı single, Metheny’i dünyaca tanınan bir star haline getirdi.

Çok önemli bir doğaçlama ustası olan Metheny, Ornette Coleman ile beraber 1985 yılında çıkardığı Song X adlı albüm ile caz camiasının dikkatini çekmişti. Ayrıca kariyerinde Derek Baile, Jim Hall gibi pek çok saygı duyduğu ustasını da unutmayan Metheny, farklı tarzlarda yaptığı çalışmalarla da çok yönlü bir gitarist olduğunu gösterdi.

Modern caz dünyasının en yetenekli piyanistlerinden biri olan Brad Mehldau’yla kaydettikleri albümler ve Metheny’nin bu kayıtlarda kullandığı Kanadalı lutiye Linda Manzer tarafından Metheny için özel üretilen 42 telli pikasso gitarıyla çıkardığı tonlar, tüm müzik severlerin dikkatini çekti. Tam bir enstrüman delisi olan Metheny, yine geçmişte yorumladığı deneysel besteci Reich’ın Electric Counterpoint adlı eseri gibi deneysel bir çalışmaya el atıp ve çoğunu kendi ürettiği enstrümanlarla 2009 yılında Orchestration albümünü kaydetti.

Geçtiğimiz günlerde de What’s It All About adlı bir solo gitar albümü yayınlayan Metheny, üçlüsü Larry Grenadier, Bill Steawert ve 42 telli pikasso gitarıyla bütün müzikseverleri, 31 Ekim- 1 Kasım tarihlerinde CRR’ye davet ediyor. Kayıtları tüm dünyada yirmi milyon üzerinde satan bu inanılmaz müzisyen, yedi sene sonra tekrardan İstanbul seyircisi ile buluşacak!

80.00 - 70.00 - 60.00 - 50.00 TL olan konser biletleri CRR Konser Salonu ve Gişesi’nde!  

Pat Metheny Hakkında

1954’te dünyaya gelen Pat Metheny, sekiz yaşında trumpet çalmaya başladı. 15 yaşından itibaren Kansas City’deki değerli caz müzisyenleriyle birlikte düzenli olarak çalışmaya başlayan Metheny, uluslar arası anlamda caz sahnesine ilk geçişini 1974 yılında gerçekleştirdi. Gary Burton’dan aldığı ile 3 yıllık vibrafon dersleri neticesinde kendisine has bir tarz geliştirme yolunda önemli adımlar atan Pat Metheny, modern ve geleneksel caz ritimlerini bir arada bütünleştirerek oluşturduğu tarz ile ön plana çıktı. 1975 yılında Bright Size Life adlı ilk albümüyle geleneksel caz gitar soundu yeniden keşfetti. En İyi Caz Gitaristi, 18 adet Grammy Ödülü başta olmak üzere pek çok dalda sayısız ödül kazanan Metheny, 1974 yılından itibaren 120-240 adet arasında konser turuna katıldı. Günümüzün en parlak caz yıldızlarından birisi olarak kabul edilen Metheny, kariyeri boyunca, doğaçlama tekniğini yeni teknolojilerin ışığında geliştirmeye devam etti. 

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »