Clara ve Luigi Mayer’in Resimlerinde 18. Yüzyıl İstanbul’u

4 Nisan 2011 Yazan:  
Kategori: Duyurular, Resim, Sanat, Sanatsal Etkinlikler, Sergiler

18. yüzyılda Aydınlanma düşüncesiyle ivme kazanan Doğu’ya yolculuk, devlet adamları, siyasetçiler ve gezginler kadar sanatçılar için de son derece cazipti.

İstanbul ise, klasikten moderne doğru evrimleşen estetiğiyle için bir cazibe merkezi ve Batı’yı etkileyen “Türk Modası”nın kalbiydi.

İstanbul Araştırmaları Enstitüsü galerisinde açılan sergi, 1776 - 1792 yılları arasında İstanbul’da görev yapan İngiltere Büyükelçisi Sir Robert Ainslie’yle birlikte kente gelen Luigi Mayer ve İstanbul’da evlendiği ’in resmettiği, kentin 18. yüzyıl sonunda kazandığı eşsiz pitoresk görüntülerinden oluşuyor. ’in dokuz, Luigi Mayer’in ise bir eserinin yer aldığı suluboyalar Suna ve İnan Kıraç Vakfı ’na ait.

LUIGI MAYER (1755-1803)

18. yüzyılda Doğu’nun büyüsüne kapılıp bu coğrafyayı resimleyen Avrupalı ressamların önemli temsilcilerindendir. eğitimini İtalya’da aldı. 1771′de St. Luc Akademisi’nin desen ödülünü kazanarak dikkatleri üzerine çekti. Geç Barok döneminde kökleşen Aydınlanmacı düşüncelerden etkilenerek antik uygarlıkları resimledi. Bu amaçla 1776-1792 arasında İstanbul’da görev yapan İngiltere Büyükelçisi Sir Robert Ainslie’nin Anadolu’daki arkeoloji gezilerine ressam olarak katıldı. İstanbul’a dönüşünde Clara Barthold ile evlendi. Birlikte, kentin 18. yüzyıl sonunda kazandığı eşsiz pitoresk görüntüleri tuvale aktardılar. Mayer’in sanatında naif estetik ile gerçekçi üslup, sağlam bir denge üzerinde III. Selim’in modernleşen İstanbulu’nu yansıtırlar.

CLARA BARTHOLD MAYER

Hayatı hakkında yeterli bilgi yoktur. İsviçre asıllı olduğu, babasının İstanbul’daki İngiltere Büyükelçiliği’nde tercümanlık yaptığı farklı kaynaklarda belirtilir. Luigi Mayer’le İstanbul’da tanışmış, evlendikten sonra 1794′te eşiyle birlikte İngiltere’ye yerleşmiştir. Figürlü manzara resmine yoğunlaşan sanatçının yapıtları aynı yıl J. Harris taragından Londra’da yayınlanmıştır. Sanatçı ayrıca eşinin resimlerini de yayınlamış, Luigi’nin 1803′teki ölümünden sonra, Londra’da Portman Square’deki evlerinde çalışmalarını sürdürmüştür. Clara Mayer’in Boğaziçi, Sarayburnu ve Yedikule’yi konu alan, John William Edy tarafından gravürlenmiş kompozisyonları ve “İstanbul Limanı’na Giriş” başlıklı suluboya yapıtı bugün Victoria and Albert Museum Koleksiyonu’ndadır.

18. YÜZYILDA İSTANBUL’A PANORAMİK BİR BAKIŞ

“Kuzeyden güneye doğru akan, çevresinde her renkten evlerin bulunduğu büyük bir ırmak düşünün; sırtlarında güzel evler, bahçeli, çiçekler içinde şahane köşkler. (…) Öyle bir ırmak hayal edin ki üstünde muazzam bir kentin insanları hiç eksik olmasın ve kıyılarında şahane çimenler, büyüleyici vadiler, görkemli köşkler bulunsun ve bu köşklerde Türk padişahları, Avrupa ülkelerinin elçileri, zengin Rum, Ermeni, Yahudi, Avrupalı tüccarlar dinlensinler, kendilerine gelsinler ve bu hayatın zevklerinden yararlansınlar.” Guillaume Martin, 1794

“Sultanların kayıkları, büyüklük ve zarafetleri, altın yaldızları ve süsleri, kürekçilerin sayıları ve heybetleri ile uzaktan derhal farkedilir. Bunların on dört çift küreği vardır. Beyazlar giyinmiş 28 Bostancı mağrur bir edâ ile kürek çekerler. Bostancıbaşı Hünkâr kayığında dümen tutar. Padişahın böyle kayıkla denize çıkışı ve saraya dönüşü her seferinde top atışlarıyla selâmlanır. Padişahın kayığı, kıç tarafındaki koyu kırmızı renkli altın saçaklı güzel tenteden belli olur.” , 1792

www.sanatlog.com