[RotterdaminIstanbul] Rotterdam’dan Tiyatro, Dans ve Müzik…

İstanbul 2010 Avrupa Başkenti etkinlikleri kapsamında, garajistanbul işbirliği ile hayata geçirilen ‘RotterdaminIstanbul’ gösteri sanatları programı 3 – 8 Kasım tarihleri arasında İstanbullu sanatseverlerle buluşuyor.

Rotterdam Belediyesi’nin girişimiyle Rotterdam Şehir Tiyatrosu tarafından organize edilen gösteri programına garajistanbul, Cemal Reşit Rey, İTÜ Maçka ev sahipliği yapacak. Biletler Biletix’te.

İstanbul’un kardeş şehirlerinden Hollanda’nın Rotterdam kenti, İstanbul 2010 Avrupa Başkenti Ajansı Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetmenliği etkinlikleri kapsamında ‘RotterdaminIstanbul’ adlı gösteri sanatları programıyla 3 – 8 Kasım tarihleri arasında İstanbullu seyircilerin karşısına çıkıyor.

İstanbul 2010 Avrupa Başkenti Ajansı ve garajistanbul işbirliği ile İstanbul seyircisiyle buluşan ‘RotterdaminIstanbul’ gösteri programı, Rotterdam Belediyesi’nin girişimiyle Rotterdam Şehir Tiyatrosu (Rotterdamse Schouwburg) tarafından organize edildi. Rotterdam’ın önemli sanat kurumlarından Ro Theater, Conny Janssen Danst ve Productiehuis Rotterdam’ı İstanbul’a getiren programda sahne performanslarının yanı sıra Hollandalı ve Türkiyeli sanatçılarla seyircileri bir araya getirecek geniş kapsamlı yan etkinlikler de gerçekleşiyor. 50 yaş üstü profesyonel olmayan şarkıcılar için düzenlenecek Euro+ Songfestival bunlardan en önemlisi.

Rotterdam’dan taptaze portakallar geldi: VİTAMİNİ BOL MÜZİK!

Rotterdam Belediyesi bünyesinde yer alan Productiehuis Rotterdam topluluğunun çalışmalarında tiyatro sık sık müzik, plastik sanatlar, teknoloji gibi başka disiplinlerle bir araya getiriyor. 3 Kasım Çarşamba ve 4 Kasım Perşembe tarihlerinde saat 20.30’da garajistanbul’da sahnelenecek gösterilerinin adı Rosto in Turansureishon; yani ‘Lost in Translation’ın Japon ağzıyla telaffuzu. Sofia Coppola’nın yönetmenliğini yaptığı İngilizce filme gönderme tesadüf değil. Zira Coppola’nın filmindeki iki kahramanın başına Tokyo’da geldiği gibi, burada da iki kişi kendi hayatlarında yollarını kaybederler. Robbrecht mekân olarak Hollanda’yı seçtiği bu oyunda, efsane filmi ti’ye alıyor. Ancak bu sefer Japon kahramanlar yollarını şaşırmış değiller, bilinmeyeni ve yabancı olanı bulmaya çabalıyorlar. Kendilerini bir Hollanda karaoke barında bulduklarında, dünyanın, artık hiçbir şeyi saklayamadığı sonucuna varıyorlar.

Rotterdam’dan taptaze portakallar geldi: ENERJİ VEREN DANS!

Hollanda’nın önde gelen modern dans topluluklarından biri Conny Janssen Danst’ın en tanınmış eserlerinden Vuil & Glass (Kir & Glass) 2002 yılında bir çöp evinde tasarlandıktan sonra günümüzde tiyatroya uyarlandı. 5 Kasım Cuma günü saat 20.30’da CRR’de sahnelenecek uyarlama eser de, en az eski hali kadar etkileyici. Yeni bir dansçı grubu, yeni bir koreografi ve yeni bir tasarımla bir araya gelen Cello Octet Amsterdam’ın (‘Amsterdam Viyolonsel Sekizlisi’) sekiz viyolonselcisi, bir yığın yatak ve Philip Glass’ın uğuldayan, hipnotize eden müziği ile eskisi gibi sahnede varlığını koruyor.

Rotterdam’dan taptaze portakallar geldi: ZİNDE TUTAN TİYATRO!

Hollanda’nın en büyük üç tiyatro grubundan biri olan Rotterdam Belediyesi’nin tiyatro topluluğu Ro Theater, Yangınlar (Branden) adlı oyunla İstanbul seyircisinin karşısına çıkıyor. 7 Kasım Pazar günü saat 20.30’da CRR’de sahnelenecek, Lübnanlı yazar Wajdi Mouawad’ın imzasını taşıyan oyunda, “Kökenlerimiz nereye dayanıyor, nereden geliyoruz, anne babalarımız kimler” sorularını irdeliyor. Branden’da, suskunluğa gömüldüğü uzun yılların ardından hayata veda eden Nawal Marwan, vasiyetinde Jeanne ve Simon adlı çocuklarından, ölü olduğunu sandıkları babaları ile varlığından haberdar dahi olmadıkları kardeşlerini aramalarını ister. Gönülsüzce çıkılan bu yolculuk, iki kardeşi Ortadoğu’ya, savaş halinde olan bir ülkeye götürür ve acımasız bir gerçeğin perdesi adım adım aralanır. Branden’da tarih ile yaşam öyküleri arasındaki bağ ustaca kurulmuş. Savaş, oyunda intikam ve kısasın anlamsız kısır döngüsü olarak gösterilip her savaşın ebedi sorusu soruluyor: İnsan, insanlıktan çıkmış bir ortamda insan gibi davranmaya devam edebilir mi?

Rotterdam 2001’den İstanbul 2010’a: EURO+ SONGFESTIVAL

Euro+ Songfestival adı altında, İTÜ Devlet Konservatuarı’nın işbirliğiyle iddialı bir müzik projesi gerçekleşecek. Rotterdam’da geliştirilen Euro+ Songfestival projesi, çeşitli kültürlerden gelen 50 yaş üstü şarkıcıları bir araya getirip onların şarkı söylemeleri için ortam yaratacak. Proje, ilk olarak Rotterdam’ın Avrupa Başkenti olduğu 2001 yılında gerçekleştirilmiş, sonra Hollanda’nın çeşitli şehirlerinde farklı ülkelerden gelen ve güzel bir sese sahip olanlara hem kendi kültürlerinden şarkıları hem de yeni besteleri seslendirmeleri için fırsat yaratmıştı.

İTÜ Devlet Konservatuarı ve İstanbul 2010 Avrupa Başkenti Ajansı işbirliğiyle şef Paul Mayer’ın yönetiminde Hollanda, Almanya veya Türkiye’den gelen, 50 yaş üstü profesyonel olmayan şarkıcılardan oluşan bir koro çeşitli şarkılar seslendirecekler. Koronun toplam üye sayısı 25’i geçiyor. İstanbul’dan katılan Darülaceze sakinlerine İTÜ Devlet Konservatuarı ve Rotterdam Codarts öğrencileri eşlik edecekler.

Bir hafta boyunca sürecek olan üst düzey dersler ve atölye çalışmalarından sonra 6 Kasım Cumartesi günü saat 16.00’da garajistanbul, 7 Kasım Pazar günü saat 19.30’da İTÜ Maçka Mustafa Kemal Amfisi’nde olmak üzere iki konser verilecek. Konserlerin sahne düzenlemesi yönetmen Ger Beukenkamp’a ait.

www.sanatlog.com

İstanbul’un Kapalı Kapıları Açık Kapı Festivali ile Halka Açılıyor

19 Mayıs 2010 Yazan: admin  
Kategori: Duyurular, Mimarlık, Sanat, Sanatsal Etkinlikler

İstanbul 2010 Avrupa Başkenti etkinlikleri kapsamında, Arkitera Mimarlık Merkezi’nin organize ettiği ve BUILdIST Yapı Malzemeleri Fuarı’nın desteklediği Açık Kapı Festivali, 22-30 Mayıs tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştiriliyor. Festivalle birlikte, İstanbullulara yaşadıkları kentin kültürel ve mimari dokusunu daha yakından hissetmeleri için önemli bir fırsat sunuluyor.

Açık Kapı Festivali’nin gerçekleşeceği 22-30 Mayıs tarihleri arasında, İstanbul’da olağan koşullarda ziyaret edilmesi mümkün olmayan ya da ziyaret için özel izin alınması gereken tarihi ve mimari öneme sahip bina ve mekanlar halkın erişimine açılıyor. Londra’da her yıl bir haftasonu boyunca düzenlenen ve genellikle halka açık olmayan ilginç binalara giriş imkanı sağlayan Open House Festivali ile aynı amaç doğrultusunda hazırlanan Açık Kapı Festivali ile halkın kentteki binalara ve mimari değerlere ilgisinin artırılması amaçlanıyor.

Festival kapsamında ziyaret edilebilecek yerler arasında Camialtı Tersanesi, Fener Rum Patrikhanesi, Ahırkapı Feneri, Deniz Palas, Selimiye Kışlası, Haydarpaşa Garı, SSK Zeyrek Binası, Yenikapı Marmaray Kazıları, Alman Konsolosluğu, Karaköy Yolcu Terminali ve Heybeliada Ruhban Okulu gibi İstanbulluların her gün önünden geçtiği ancak belki de hiçbir zaman içine girme fırsatı bulamadığı önemli yapılar bulunuyor.

İstanbul 2010 Ajansı’nın gönüllü kadrosunda yer alan üniversite öğrencilerinin de aktif olarak çalışacakları Açık Kapı Festivali süresince, belirlenen yapılar rehberlik yapan gönüllüler eşliğinde ziyaret edilecek. Ziyaretler, acikkapi.arkitera.com internet sitesinden kayıt yaptıran kişilerce oluşturulacak sınırlı sayıda gruplar ile dokuz gün boyunca belli saatlerde gerçekleştirilecek.

Açık Kapı Festivali kapsamında gezilebilecek binalar:

Heybeliada Ruhban Okulu

Büyükada Splendid Otel

Mısır Apartmanı

Ortaköy Camii

Dolmabahçe Camii

Tophane Camii

Haydarpaşa İngiliz Mezarlığı

Taksim Aya Triada Kilisesi

Bulgar Kilisesi

Tabanlıoğlu Mimarlık Ofisi

Levent Loft Binası

II. Selim Türbesi

Borusan Müzik Evi

Atlas Pasajı İstanbul 2010 AKB Ajansı

Lütfi Kırdar Kongre Sarayı

Florya Atatürk Köşkü

Santral İstanbul

Süreyya Opera ve Konser Salonu

Sepetçiler Kasrı

Hasanpaşa Gazhanesi

www.sanatlog.com

Sil, Düzelt, Ekle: İstanbul’u Baştan Yarat!

17 Nisan 2010 Yazan: admin  
Kategori: Duyurular, Resim, Sanat, Sanatsal Etkinlikler, Sergiler

Resepsiyon ve katilima acik interaktif kolaj calismasi

24 Nisan, Cumartesi
Saat 16-18:00
Kadirga Sanat Uretim Merkezi
Kadirga Liman Caddesi, No:87
Kumkapi,
www.transistanbul.org

gibi cok merkezli ve degisken bir sehirde kendini bulmaya calisan genc kusagin kimliginin oturmasinda psiko-cografya nasil bir rol oynar? Kent ve sakinleri arasindaki alisveris nedir? 2010 Avrupa Kultur Baskenti etkinliklerinin bir parcasi olarak Gul Cagin ve Arzu Arda Kosar “Kendini Bulma/TRANSISTANBUL” projesi ile bu sorulara cevap aramakta.

Gul Cagin’in katilimcilari ’u kendi ihtiyac, istek, amac, hayal ve dogrularini yansitacak sekilde silip, duzeltip, eklemeler yaparak gerek gercekci, gerek fantazi, utopik sehir manzaralari yaratmaya yonlendirecegi interaktif calismalar Kucuk Armutlu Mahallesinde ve Kadirga Sanat Uretim Merkezi’nde gerceklesecek. Kadirga Kultur Sanat Uretim Merkezindeki interaktif kolaj calismasi 24 Nisan, Cumartesi gunu saat 16-18:00 arasinda resepsiyon sirasinda gerceklestirilecek.

Sanatcilarin isleri ve interaktif calismalar surecinde ortaya cikacak yapimlar 10 Mayis 2010’a kadar 2010 Kadirga Sanat Uretim Merkezi’nde gosterime acik olacak. 2009’da cesitli sokak yerlestirmeleri ve graffiti calismalariyla baslayan “Kendini Bulma/TRANSISTANBUL” etkinlikleri Kasim 2010’da devam edecek.

www.sanatlog.com