Kaos GL: 130. Sayı

10 Mayıs 2013 Yazan:  
Kategori: Dergi & Fanzin, Duyurular, Edebiyat, Sanat

Kaos GL #130

Mayıs-Haziran, 2013

Her şeye rağmen yerine, herkes için feminizm

8 Mart ekseninde, Türkiye’nin doğusundan batısına uzanan feminist örgütlenme deneyimlerini Ankara’da buluşturduk. Van da buradaydı, Batman, Adana, İzmir, Malatya, Eskişehir de… Sırbistan, Arnavutluk, Tunus, Cezayir, Lübnan, Mısır, Ermenistan, Bosna-Hersek, Hırvatistan, Gürcistan, Yunanistan, Kosova, Makedonya ve Filistin’den feministler de Ankara’daydı, nerede olursak olalım ortak bir noktada buluşturulduğumuzdan yola çıkarak. Feminizmin kendisinin marjinalleşmesine karşı, birbirimizin varlığını birbirimiz için ilan etmeye geldi kadınlar. İşte bu bir araya geliş, bir dergiye büründü ve sizlerin konuğu artık. Bu sayının dosya konusunu aylar öncesinden “Feminizm ve Queer Yoldaşlığı” olarak belirlemiştik.

Gündemin “Feminizmin öznesi kimdir?” sorusuyla çalkalandığı şu günlerde, dosyada yer alan söyleşiler ve yazıların oldukça iyi ve gerekli bir tartışmanın önünü açtığını düşünüyoruz.

kaosgl-dergisi-130.sayi

Dosyamız, AÜ Kadın Çalışmaları’ndan Alev Özkazanç, Duke Üniversitesi’nden Ara Wilson, Harward Üniversitesi’nden Henry Abelove, Stony Brook Üniversitesi’nden Michael Kimmel, Güney Kaliforniya Üniversitesi’nden Jack Halberstam, Balkanlar’daki Siyah Giyen Kadınlar’dan Lepa Mladjenovic, İmge Oranlı, Serdar Küçük, Begüm ve Gülkan, Yıldız Tar, Sema Semih, Hilal Demir, Evun Okumuş, Sema Semih, Zeynep Özdal ve Pelin’e kapısını açıyor. Dergimizin UMUM sayfasını ve kapağını, dosya konumuzu en iyi anlayan ve anlatan şekliyle Gözde İlkin taçlandırıyor.

131. dergimizin dosya konusu “Barış”. Herkesin şöyle ya da böyle mesaj kaygısına sığdırdığı barış dileğini, bizler de diliyoruz ancak içini kendi hayatlarımızla dolduruyoruz. Yazılarınızı, 7 Haziran’a kadar editor@kaosgl.org adresine bekliyoruz. Elbette, dergiye anlam veren yazılarınızdan, kaosgl.org haber sitesinde de olsun diliyoruz. Bunun için adresimiz de web@ kaosgl.org!

Barış dosya konusunda buluşmadan önce, sizlerle Ankara sokaklarında buluşmak istiyoruz. 8. Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma, “Barış” temasıyla 1-17 Mayıs arasında Ankara’yı sarıyor.

Savaş ortamında gelişen milliyetçi dalganın nefretle harmanlanıp tüm toplumu ablukaya almasına karşı her zaman barışı savunagelen Kaos GL, Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma’nın ilk gününde “barış süreci”ni ele alıyor. LGBT toplumunu barış sürecine dâhil olmak için Buluşma’ya çağıran Kaos GL, Kürtler “Kürt” olmak bakımından özgür ve eşit hissetmedikçe, hiç kimsenin gerçekten özgür olamayacağını savunuyor.

Homofobi ve Transfobi meselesi ile seksizm, milliyetçilik, ırkçılık, militarizm arasındaki ilişkilere dikkat çeken Kaos GL, farklı ayrımcılıklar arasında bağlantılar kurmaya çalışıyor. Söz konusu ayrımcılıklara karşı mücadele pratikleri ve özgürlük mücadeleleri arasında yatay ağlar örmeyi hedefliyor.

“Homofobi ve Transfobiye Karşı Yürüyüş” bu yıl 19 Mayıs Pazar günü yapılıyor. Hepinizi saat 14:00’da Kıbrıs Caddesi Kavşağı’nda görmek; şarkılarda, sloganlarda ve danslarda buluşmak dileğiyle…

İçindekiler

Kaos GL’den

SÖYLEŞİ - Mısır’da “Kız Başına” Devrim Yapmak

SÖYLEŞİ - Van’da Bir Dernek, Deprem ve Barış Özlemi

KÜTÜPHANE - “Anahtarı Karanlıkta Arayabilmek”

SÖYLEŞİ - Küçücük Kabin’e Kocaman Duygular

SÖYLEŞİ - “Sorunlarla Başa Çıkabilmeyi Marjan’dan Öğrendim Ama O Yok Artık!”

HAPİSHANE - Hapishane Yönetimleri LGBT Mahpuslardan da Sorumludur!

SİNEMA - ATAERKİNİN MASKESİNİ İNDİRMEK – Hakan Bilge

Homofobi Karşıtı Buluşma’da “Barış” Konuşulacak

Feminizm Artık “Herkes” Adına Söz Almalı

Feminizmde Özcülük Tartışması ve Queer

SÖYLEŞİ - LGBT ile Feministler Müşterek Güçlerini Muhafazakârlığa Karşı Sergilemeli

SÖYLEŞİ - Kendini Sev, Ayrıcalıklarının Sorumluluğunu Taşı!

GÜNDEM

Sakallı Bir Kadının Tragedyası

Feminizm ve Queer’e dair gullümlü bir muhabbet

Queer ile Feminizm Hattında İnterseks’in “İ”si Ne Yöne Düşer!

Queer Toplumsal Cinsiyet Sorunları Kaçınılmaz Olarak Heteroseksüel Toplumsal Cinsiyet Sorunlarından Farklılık Gösterir!

Feminist siyasetin öznesi kim?

FUTBOL - Tiki Taka, Oyun Yıkma ve Barcelona

SÖYLEŞİ - Özgürlüğün Kapıları Birbirine Açılıyor

TUNUS DEVRİMİ - Devrimden bir dilim de kadınlara, lütfen…

Kaos GL Dergisi: 124. Sayı

28 Nisan 2012 Yazan:  
Kategori: Dergi & Fanzin, Duyurular, Edebiyat, Sanat

Kaos GL #124

Mayıs-Haziran, 2012

Sınırların Ardında Buluşmak

Bu sayıda tasviri edilen “sınır”, beden, dil, mekân ve dünyanın yüzü üzerindeki zimmetlerin bütünü oldu aslına bakarsanız. Bize de hem bunları deşifre etmek, hem de gönüllerden geçeni derlemek kaldı. Nefes alanlarımızın, çekilen sınırlar ile belirlendiği dünyada kulağımıza gelen bir dolu sözcük var: Sınırı geçmek, sınır ötesi operasyon, sınırsız özgürlük, sınırını bilmek, sınırda yaşamak, “Ben muhafazakâr demokrat bir partinin bakanıyım”, sınırı aşmak, Türk aile yapısı, genel ahlak, vatandaşı olmak, sınır çekmek, “Bu yüzyılın meselesi değil, “Bu kadar da olmaz”, “Burası Türkiye, Hollanda değil”, “O kadar da değil!”…

Sınırla ilgili aklımıza gelen bütün deyimler, kalıplar ve söylemler, “sınır” denilenin bir yasağın başladığı yer olduğunu hatırlatıyor bize. Sınırlanmak ya da bir sınırla çevrilmiş olmak, hep bir aidiyet alanını, bir kabul edilebilir kimliği ve sınırın ötesindeki “biz”den olmayanı bildiriyor hepimize. Bir sınırla belirlenmiş olmak ya da çevrilmek, aynı zamanda bir sınırın iki yakasında yer alan ve birbirine teması yasaklanmış, aralarında düşmanlık inşa edilmiş ve iletişimleri kesilmiş -belki de hiç kurulamamış- farklı insan gruplarını bize anlatıyor. Sınır, mallardan, bedenlerden, topraklardan, mekânlardan önce zihinlere duvar örüyor. Önyargıların ve nefretin temelleri sınırla oluşturuluyor.

İster mecazen isterse fiilen belirlenmiş bir çizgi olarak sınırı ihlal etmeye yönelik her girişimin cezalandırıldığını belirten Kaos GL Dergisi Yazı Kolektifi’nin derlediği dergide her sınır zorlandı. “Nedir sınır? Nerede başlar? Sınırın içi ve sınırın dışı neresidir? Sınırın öte yakasına geçersek ne olur? Gerçekten de sınırlar ihlal edilebilir mi ya da sınırlar tümden kaldırılabilir mi? Sınırsız olabilir miyiz? Peki, ya sınırları belirsizleştirecek hatta belki silecek olursak, sınırları ihlal etmeye gerek kalır mı?” soruları etrafında derlenen dosya yazıları, bu dergide sınırlarına sığmadı ve tüm dergiyi kapladı.

Dosya, kapılarını Cahide Sarı, Didem Çelik, Emre Özcan, Hakan Bilge, Hatice Pınar Şenoğuz, İmge Oranlı, Latife Akyüz, Levent Şentürk, Murat Çınar, Neşe Özgen, Poyraz Şahin, Sinan Elitemiz, Volkan Yılmaz, Yasemin Akis, Yigilante Kocagöz ve Yusuf Eradam’a açtı.

Kendi sınırlarını zorlayan dosya, Homofobiye Karşı Bölgesel Ağ üyesi Yunanistan Athens Pride, Arnavutluk Pro LGBT, Israeli Queers for Palestine ve Sırbistan Queeria Center örgütlerine mikrofonu uzattı. Dosya dışı sayfalar, Fırat Demir’le yeni kitabı üzerine söyleşen Ebru Tönel’i ve futbola başka bir bakış atan Osman Bulugil’i ağırladı. Hayriye Kara, Türkiye’de yaşayan mülteci dostlarımızla İran’a sırt dönüp sınırın bu tarafına geçmeyi sordu. UMUM’un konuğu Fahrettin Örenli, “Natural History Museum” çalışmasıyla dosyamızı taçlandırdı. Ermenistan’lı fotoğraf sanatçısı Nazik Armenakian, Erivanlı bir trans seksi işçisi, bakışları ve bedeniyle her sınırı aşan Layma’yı dergimizin kapağına armağan etti.

Bütün yazılar ve görseller, sınırların delik deşik olduğu, giderek anlamsızlaştığı ve ortadan kalktığı bir dünyayı hayal etmek için…

125. Sayı: “Göç ve Mültecilik”

Temmuz-Ağustos sayımızda “göç”ü ve “mültecilik”i dert ediyoruz. Taşrada yaşama imkânı bulunmadığı için metropollerde verilen uğraşıdan, hep geriye duyulan özleme ve tam gidememe hallerine… Ölüm korkusundan, başka bir ülkede yaşamaya mecbur bırakılmaya; yersiz yurtsuz kalma hallerimize… Mülteci LGBT’lerin İran’dan başlayan kara tren yolculuklarından, Türkiye’de “tekin olmayı bekleme” duraklarına… İşçi göçleri ve “ucuz işçiler”’den “cahil Türkler”e ve sonunda “terörist Müslüman” kimliğine evrilen göçmenlik hallerine… Entegrasyondan, asimilasyona… Dertlerimiz çok ve büyük. Soruyoruz: Sığınılan limanlar ve yeni yaşam alanları, gerçekten daha mı özgür?

1 Mayıs’ta gökkuşağı bayrağı altında buluşmak üzere…